İçeriğe geç

Amme alacaklarının korunması I – Teminat hükümleri

AATUHK Madde 33 — Tasfiye halinde mesuliyet:

Tasfiye halinde mesuliyet:

Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek mecburiyetindedirler.

Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde her hangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar. Bu mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez.

Bunların ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur.

İçtihatlar

Danıştay 9. Daire

E. 2021/1562 · K. 2023/379 · 22.02.2023

… 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca ihtiyati haczin alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla alınacağının düzenlendiği, 5345 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile mahalli en büyük memuruna yapılan atıfların vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü yada müdürlüğüne yapılmış sayılacağı yönündeki düzenlemesi ile ihtiyati hacze karar vermeye vergi dairesi başkanı veya başkanlığının yetkili hale geldiği, ancak 5345 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile diğer hükümlerinin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 70. maddesi ile 09.07.2018 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesi…

Danıştay 3. Daire

E. 2023/3350 · K. 2023/3114 · 21.09.2023

… Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirketin 18/07/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği, davacının şirketin tasfiye memurluğuna atandığı hususunun 27/07/2016 tarih ve 9124 sayılı Türkiye Ticaret S.G.'nde ilan edildiği, daha öncesinde davacının asıl borçlu şirkette herhangi bir ortaklığının ve kanuni temsilcilik sıfatının bulunmadığı, dava konusu ödeme emirlerinin davacı adına kanuni temsilci (tasfiye memuru) sıfatıyla 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi yasal dayanak alınarak tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kanun maddeleri, tasfiye memurlarının sorumluluğu yönünden herhangi bir düzenleme ihtiva etmemektedir. …

Danıştay 9. Daire

E. 2022/1224 · K. 2024/2189 · 29.04.2024

Temyize konu kararda, haciz işleminden önce ödeme emri düzenlenmediği gerekçesiyle dava kabul edilmişse de, uyuşmazlıkta, davalı idarece 6183 sayılı Kanun'un 79. madde hükmüne göre, anılan Kanunun 33. maddesi uyarınca işlem tesis edildiğinin belirtildiği, davacının; konkordato sürecinde olan anılan şirkete, Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla atandığı, yukarıda yer verilen mevzuat gereği sınırları belirlenen konularda hizmet veren görevli konumunda olduğu, amme borçlusunun alacaklısı olmadığı gibi, davacının 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre amme borçlusu sıfatıyla cebren takip koşullarının oluşmadığı görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu AATUHK m. 33 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.