İçeriğe geç

Kişinin Hakları ve Ödevleri

AY Madde 17 — I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı

I. Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

(…)[12] meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması (…)[13] veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.

İçtihat ara
Dipnotlar ve değişiklikler2
Kabul/karar: 7/5/2004Yürürlük: 22/5/2004

[12]7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın başında geçen, “Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

Mülga / İptalKabul/karar: 21/1/2017Yürürlük: 9/7/2018

[13]21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Madde gerekçeleri4

İlk kabul gerekçesi

Kişinin sahip bulunduğu hak ve hürriyetler, bu maddeden itibaren önem dereceleri göz önünde tututularak belirlenmiştir. Bu madde ile yaşama maddî ve manevî varlığın bütünlüğü ve bunun geliştirilmesi hakkı korunmaktadır. Bu iki hakkın bir bütün teşkil ettiği, birbirini tamamladığı açıktır. Kanun güvencesi altında olan yaşama hakkını korumak için devlet, gerekli tedbirleri alacaktır. Kişinin, rızası olmadan, bilimsel ve tıbbî deneylere tabi tutulması yahut organlarının alınması, yasağı, vücut bütünlüğünün korunması hakkının bir gereği ve uzantısı niteliğindedir.

Maddenin ikinci fıkrası işkence, eziyet yahut insan hürriyetiyle bağdaşmayan ceza ve muamele yasağı koymaktadır. Uzun açıklamalara gerek yokturki işkence, eziyet yahut insan hürriyetiyle bağdaşmayan ceza veya muamele, bugün ulaşmış bulunduğumuz uygarlık düzeyinde, hem insanî duyguları rencide eder niteliktedir; hem de kişinin vücut bütünlüğüne bir tecavüzdür.

Maddenin üçüncü fıkrasıyla ölüm cezası saklı tutulmakta yani bu cezanın uygulanması halinde, kişinin yaşama hakkı ihlal edilmiş olmamaktadır. Bu fıkrada ayrıca «Meşruluk şartları» da fıkrada yer almıştır. Kolayca anlaşılabileceği gibi, «Öldürme fiilinin» meşru sayılabilmesi için, herşeyden önce, böyle bir fiile yönelmeye mecbur kalınması; fıkrada sayılan amaçların (meşru savunma, isyanı bastırma gibi) gerçekleştirilebilmesinin başka türlü mümkün olmaması gerekir. Bu hallerde, öldürme fiilinin meşru sayılabilmesi için, girişilen hareketin kanuna dayanması gerekir. Ezcümle gerçekleştirilmek istenen yakalama yahut tutuklamanın, kanunun öngördüğü şartlara ve şekillere uygun bir yakalama veya tutuklama olması; veya isyan yahut ayaklanmanın bastırılmasında kanuna uygun şekilde hareket edilmesi gereği gibi.

TBMM · MGK S. Sayısı 450 (Danışma Meclisince kabul olunan metin), Danışma Meclisi Anayasa Komisyonunun madde gerekçesi (Danışma Meclisi metni madde 17), s. 8–9

Savaş hükümlerinin madde ile doğrudan doğruya ilgili bulunmaması nedeniyle «savaş hali» madde metninden çıkarılarak madde redaksiyona tabi tutulmuştur.

TBMM · MGK S. Sayısı 450, Millî Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu raporu, değişiklik gerekçesi (madde 17), s. 68

7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkranın başında geçen, “Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

Teklif eden: 198 milletvekilinin teklifi (TBMM teklif sayfası imza listesi)

Ölüm cezasının tamamen kaldırılması amacıyla 15 inci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak, 17 nci maddede de gerekli değişiklik yapılmaktadır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 430, 2/278 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 3)

21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Teklif eden: 316 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 447 başlığı: adı yazılan 6 milletvekili ile 310 milletvekili)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (17. madde, 8. madde, 15. madde, 19. madde, 73. madde, 78. madde, 82. madde, 88. madde, 89. madde, 93. madde, 96. madde, 108. madde, 117. madde, 118. madde, 123. madde, 124. madde, 125. madde, 127. madde, 131. madde, 134. madde, 137. madde, 146. madde, 148. madde, 149. madde, 150. madde, 151. madde, 152. madde, 153. madde, 154. madde, 155. madde, 158. madde, 166. madde, 167. madde).

Madde ile önerilen hükümet sistemine uyum sağlamak amacıyla anayasanın farklı maddelerinde bulunan bazı ibareler değiştirilmekte, bazı maddelere yeni ibareler eklenmekte, bazı maddelerde de bir kısım ibareler metinden çıkarılmaktadır.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır. Gerekçe teklifin 19 numaralı maddesine aittir; teklifin 5, 14 ve 15 numaralı maddeleri komisyonda metinden çıkarıldığından bu madde kanunun 16 numaralı maddesi olmuştur (Anayasa Komisyonu raporu, s. 40–42). Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 447, 2/1504 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 19), s. 15

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.