İçeriğe geç

Arabuluculuk Faaliyeti

HUAK Madde 16 — Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi

Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi

(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

İçtihatlar
HUAK 16/11 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/567 · K. 2026/281 · 29.04.2026

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda (6325 sayılı Kanun) zorunlu ve ihtiyari ayrımı yapılmadan uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esaslar düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi düzenlenmiş olup ikinci fıkrası "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Madde metninden ve gerekçesinden anlaşıldığı üzere arabuluculuğun zorunlu veya ihtiyari olmasının süreler bakımından bir etkisi bulunmamaktadır.
HUAK 16/23 karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2026/2725 · K. 2026/3805 · 15.06.2026

… Kiraya verenin tahliye davası açma hakkının doğduğu andan itibaren arabuluculuğa başvurusu ile arabuluculukta geçen süre bakımından dava açma hakkının kullanım süresi bakımından bir kaybı olmayacaktır. Zira dava şartı arabuluculuğa başvuru ile son anlaşmama tutanağının düzenlenmesine kadarki geçen süre 6325 sayılı Kanunun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/3701 · K. 2025/2400 · 14.04.2025

O halde 6325 sayılı Kanun'un 16/2 ve 18/A-15 hükümleri uyarınca 27.10.2023-24.11.2023 tarihleri arasında arabuluculukta geçen sürelerin 5 yıllık zamanaşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı, dolayısıyla belirtilen süre geçmeden davanın açıldığı gözetilip işin esası incelenerek ulaşılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

E. 2026/45 · K. 2026/428 · 15.04.2026

… 2023/4770 E. 2024/6433 K. sayılı ilamında; "...6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda (6325 sayılı Kanun) zorunlu ve ihtiyari ayrımı yapılmadan uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esaslar düzenlenmiştir. 6325 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi düzenlenmiş olup ikinci fıkrası 'Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.' hükmünü içermektedir. Madde metninden ve gerekçesinden anlaşıldığı üzere arabuluculuğun zorunlu veya ihtiyari olmasının süreler bakımından bir etkisi bulunmamaktadır...
Madde geneli2 karar

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

E. 2023/1545 · K. 2024/630 · 24.05.2024

HUAK m. 5 hükmü uyarınca ihtiyari arabuluculuk sürecindeki belgeler (ilk oturum tutanağı (HUAK m. 16) ve son tutanak (anlaşma/anlaşamama) (HUAK m.17) uyuşmazlıkla ilgili hukuk davası açıldığında, gizlilik kapsamında, delil olarak ileri sürülemeyen (kullanılamayan) belgelerdir. Dava şartı arabuluculuk sürecindeki anlaşamama son tutanağı (7036 sayılı K. M. 3/2) HUAK m. 5/3, c. 3 hükmü uyarınca dava şartını sağlayan aleni bir belgedir. Bununla birlikte, gerek ihtiyari gerekse dava şartı arabuluculuk sürecinde hazırlanan anlaşma belgesi (HUAK m. 18) bir özel hukuk sözleşmesidir ve aleni bir belgedir; madde gerekçesinde de bu husus açıkça belirtilmiştir. …

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

E. 2023/1476 · K. 2024/564 · 16.05.2024

HUAK m. 5 hükmü uyarınca ihtiyari arabuluculuk sürecindeki belgeler (ilk oturum tutanağı (HUAK m. 16) ve son tutanak (anlaşma/anlaşamama) (HUAK m.17) uyuşmazlıkla ilgili hukuk davası açıldığında, gizlilik kapsamında, delil olarak ileri sürülemeyen (kullanılamayan) belgelerdir. Dava şartı arabuluculuk sürecindeki anlaşamama son tutanağı (7036 sayılı K. M. 3/2) HUAK m. 5/3, c. 3 hükmü uyarınca dava şartını sağlayan aleni bir belgedir. Bununla birlikte, gerek ihtiyari gerekse dava şartı arabuluculuk sürecinde hazırlanan anlaşma belgesi (HUAK m. 18) bir özel hukuk sözleşmesidir ve aleni bir belgedir; madde gerekçesinde de bu husus açıkça belirtilmiştir. …
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu HUAK m. 16 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bir uyuşmazlığın çözümü için, ister yargı yoluna ister yargı dışında bir yola başvurulmuş olsun, bir hak kaybının doğmaması açısından, bunun sürelere etkisi önem taşımaktadır. Bu konudaki tereddüt ve yanlışlıkların önüne geçmek için, arabuluculuk faaliyetinin başlamasının sürelere etkisi ayrıca düzenlenmiştir. Bu çerçevede dava açılmadan önce veya sonra arabulucuya başvuru konusunda bir ayrım yapılmıştır.

Birinci fıkrada, dava açılmadan önce ve dava açıldıktan sonra arabuluculuk sürecinin hangi andan itibaren başlayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu yolla arabuluculuk faaliyetinin başlaması ile zamanaşımı ve arabuluculuğun konusu olan hak ve taleplerin ileri sürülmesine ilişkin süreler hakkındaki tereddütler giderilmeye çalışılmıştır.

İkinci fıkrada, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen sürenin, uyuşmazlık konusu olan hakka ilişkin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Böylece arabuluculuk faaliyeti sebebiyle geçirilen sürelerin taraflar açısından hak kaybına neden olması önlenmek istenmiştir.

TBMM · S. Sayısı 233, 1/486 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 16), s. 13

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.