İçeriğe geç

İYUK İşlenemeyen Hükümler — 6/1/1982 TARİHLİ VE 2577 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:

6/1/1982 TARİHLİ VE 2577 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:

1 – 5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:

Geçici Madde – a) Bu Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında değişiklik yapan hükmündeki bir yıllık süre, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

b) Bu Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 33 ve 35 inci maddelerinde değişiklik yapan hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu maddelere göre açılmış olan davalar, aynı mahkemece sonuçlandırılır.

c) Bu Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrasındaki temyiz süresinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek nihai kararlara karşı yapılacak temyiz istemleri hakkında uygulanır.

d) Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, verdiği nihai kararlara karşı temyiz isteminde bulunulabilir. Ancak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemesi olarak verilen kararlara karşı yapılmış veya yapılacak karar düzeltme istemleri, ilgili dairede incelenerek sonuçlandırılır.

2 – 10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun geçici maddeleri:

Geçici Madde 1 – Bu Kanunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesinin 1 ve 4 üncü fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilecek kararlar hakkında uygulanır.

Geçici Madde 2 – (İptal: Ana. Mah.nin 21/9/1995 gün ve E.1995/46, K.1995/49 sayılı Kararı ile.)

İçtihat ara
Madde gerekçeleri4

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddenin (a) bendinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinde değişiklik yapan Tasarının 10 uncu maddesi hükmündeki bir yıllık sürenin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, (b) bendinde, 2577 sayılı Kanunun 33 ve 35 inci maddelerinde değişiklik yapan Tasarı hükümlerinin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte idarî yargı mercilerinde açılmış bulunan davalar hakkında uygulanmıyacağı dolayısıyla bu davaların açıldıkları görevli ve yetkili idarî yargı mercilerince görülüp çözümleneceği, (c) bendinde ise Tasarının, Kanunun 46 ncı maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapan ve temyiz süresini altmış günden otuz güne indiren hükmünün Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilecek nihaî kararlara karşı yapılacak temyiz talepleri hakkında uygulanacağı, dolayısıyla Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen nihaî kararlara karşı altmış günlük temyiz süresi içerisinde temyiz talebinde bulunulabileceği hususu düzenlenmiş bulunmaktadır.

Not: Bu bölüm 5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanunun geçici maddesidir (İşlenemeyen Hükümler 1. bent). Adalet Komisyonu (b) bendini değiştirmiş ve (c) bendine ilave yapmıştır (Komisyon raporu); (d) bendi Genel Kurulda eklenmiştir (aşağıdaki önerge gerekçesi). Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 120 (1/415; 18. Dönem 93. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanunun geçici maddesi), s. 7

Danıştay Kanunu ile İdarî Yargılama Usulü Kanununda yapılan değişikliklerle Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verilen kararlara karşı Danıştayda temyiz sistemi getirilmiş bulunmaktadır. Bu hakkın, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak verdiği nihaî kararlara karşı tanınması ve bu Kanunun yürürlüğünden önce Danıştayın ilgili daireden ilk derece mahkemesi olarak verilmiş bulunan kararlara karşı yapılmış veya yapılacak olan karar düzeltme istemlerine ise, ilgili dairelerde incelenip sonuçlandırılmasını temin ederek, uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin ortadan kaldırılması amacıyla bu önerge verilmiş bulunmaktadır.

Not: 3622 sayılı Kanunun geçici maddesinin (d) bendi Genel Kurulda önergeyle eklenmiştir; Komisyon çoğunluğu olmadığı için katılmamış, Hükümet katılmıştır. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · Genel Kurul tutanağı, 18 inci Dönem 3 üncü Yasama Yılı 99 uncu Birleşim (5.4.1990), Genel Kurulda kabul edilen önergenin gerekçesi (3622 sayılı Kanunun geçici maddesinin (d) bendi), s. 212

Bu Kanunla, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 ve 4 üncü fıkralarında değişiklik yapan hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilecek kararlar hakkında uygulanacaktır.

Not: Bu bölüm 10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesidir (İşlenemeyen Hükümler 2. bent); tasarının geçici maddesi Adalet Komisyonunca geçici 1 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 409 (1/637, 2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi), s. 8

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (İşlenemeyen Hükümler. madde, 2. madde).

6.1.1982 tarih ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Yasasının 2 nci maddesi uygulamada genel hukuk sistemine aykırı biçimde gelişmiştir. İdarî davalarda taraf ehliyeti konusundaki usulsüzlük İdarî Mahkemelerde ve Danıştay’da iş hacmini gereksiz biçimde artırmıştır. Bu durum hususi hukuktaki hak ve ehliyetin tatbikatında da eşitsizlik sonucu doğurmuştu.

Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti, Medenî Hukuktaki medenî haklardan istifade ehliyetinin medenî usul hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip oldukları Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38 inci maddesi ile Medenî Kanunun 8 ve 46 ncı maddelerinde açıklanmıştır.

Bu genel kaideye rağmen 6.1.1982 tarih ve 2577 sayılı “İdarî Yargılama Usulü Kanunu”nun başta 2 nci maddesi olmak üzere ilgili maddelerinde dava ve taraf ehliyeti yanlış değerlendirilmiş ve (menfaatleri ihlal edilenler) deyimi geniş yorumlanarak, esasta dava ehliyetine sahip olmayan kişilerin de, idarî yargıda iptal ve tam yargı davaları açma talepleri kabul edilmiş ve davalar buna göre görülerek, hükme bağlanmıştır.

Hazırlanan kanun teklifi ile dava açma hakkına ve taraf olma ehliyetine bir kısıtlama getirilmeden;

a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı, iptalleri için, ancak kişisel menfaatları doğrudan ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği,

b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı keza kişisel hakları doğrudan muhtel olanların tam yargı davaları açacakları kabul edilmiştir.

2577 Sayılı Kanunun 31 inci maddesi gereğince, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 578 inci maddesi Kanunda yapılan değişikliklerle ilgili hükümler ihtiva etmektedir. Ancak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yapılan değişikliklerin zaman bakımından ne suretle uygulanacağı hususunda literatürde ve uygulamada değişik görüşler vardır. İdarî yargının bütünlüğünü korumak ve İdarî Mahkemeleri arasında değişik uygulamalara meydan vermemek ve netice itibariyle ikinci maddedeki değişiklikle amaçlanan maksadı temin etmek bakımından Kanuna bir geçici hüküm konması gerekli görülmüştür.

Not: 4001 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi teklifin ek geçici 1 inci maddesidir; Adalet Komisyonunca geçici 2 nci madde olarak aynen kabul edilmiş, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Teklifin gerekçesi madde madde ayrılmamıştır; bu maddeye ilişkin olan son paragraftır. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 409 (2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Çorum Milletvekili teklifinin gerekçesi (10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi), s. 9

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.