TKHK Madde 73 — Tüketici mahkemeleri
Tüketici mahkemeleri
(1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
(2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.
(3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir.
(4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.
(5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.
(6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir.
(7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir.
(8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.
İçtihatlar
TKHK 73/14 karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2017/3145 · K. 2021/266 · 16.03.2021
17. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve eldeki davaya uygulanması gereken 6502 sayılı TKHK’nın 73/1. maddesinde tüketici mahkemelerinin görev kapsamı “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde açıklanmıştır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi
E. 2019/5219 · K. 2019/6389 · 07.11.2019
… sebebiyle maddi zarara uğrayıp - uğramadığı, uğramış ise ne miktarda uğradığına ilişkin olup, davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi olduğu açık olup 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici tanımına uyduğu, olayda 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekli olup 6502 sayılı Kanunun 73. maddesinin 1. fıkrasında tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
E. 2025/558 · K. 2025/562 · 11.04.2025
… 6502 sayılı TKHK'nin 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacının tüketici konumunda olduğu, davacının kendisine ait mesken niteliğindeki bağımsız bölümü kiraya vermiş olmasının ticari veya mesleki amaçlarla hareket ettiğini göstermeyeceği, davacının tüketici sıfatının bulunduğu, zorunlu deprem sigortası akdedilen taşınmazın mesken niteliğinde olduğu ve davalı Kurum ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi, 6502 sayılı TKHK madde 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır." gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyayı…
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
E. 2025/1343 · K. 2025/993 · 27.06.2025
6502 sayılı yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde 'Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
TKHK 73/54 karar
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2023/11474 · K. 2024/2173 · 26.02.2024
4. Somut olayda, dava tarihi itibariyle yerleşim yeri Eyüp/İstanbul olan davacının davayı, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul 13. Tüketici Mahkemelerinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın, İstanbul 13. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2022/15393 · K. 2023/2021 · 06.03.2023
4. Somut olayda, dava tarihi itibariyle yerleşim yeri Sarıyer/İstanbul olan davacının davayı 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul mahkemelerinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2023/4700 · K. 2023/8117 · 02.10.2023
4. Somut olayda, dava tarihi itibariyle yerleşim yeri Beykoz/İstanbul olan davacının davayı, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına uygun olarak yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın, İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2020/9326 · K. 2020/10273 · 23.11.2020
… (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) davalı olan borçlunun ikametgah adresinin ... ... olduğu, 6100 sayılı HMK’nun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme tarifi yapıldığı, buna göre genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yine 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 73/5.fıkrasının tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği şeklinde düzenlendiği, davacının tüketici, davanın tüketici mahkemesi kapsamında bir dava olduğu ve davacının adresinin ... ... olduğu, gerek genel yetki kuralı gerekse 6502 sayılı Yasa'nın 73/5 fıkrası gereğince süresi içinde…
Madde geneli5 karar
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
E. 2016/16040 · K. 2017/11269 · 04.12.2017
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
E. 2022/8500 · K. 2023/1197 · 02.05.2023
… Hukuk Dairesi tarafından 13.02.2020 tarihinde 2020/85 E. 2020/454 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri'nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Y.K.'ında ticari niteliklteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığına ve arabulucuya gidilmiş olmasının dava şartı olmadığına oybirliği ile kesin karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince menfi tespit davasının 6502 sayılı TKHK m. …
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
E. 2022/7326 · K. 2022/9352 · 12.12.2022
… Ancak, a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73’üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74’üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz”. TKHK.m.73/A 1-d gereğince, tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmaz eşyaların aynından doğan, bir başka deyişle taşınmaz eşya üzerinde kurulan, sahibine doğrudan hakimiyet sağlayıp herkese karşı ileri sürülebilen haklarla ilgili uyuşmazlıklardan kaynaklanan davalar, dava şartı olan arabuluculuk kapsamı dışında bırakılmıştır. …
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
E. 2026/548 · K. 2026/3999 · 09.04.2026
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Davacı tarafından açılan konut sigortasından kaynaklanan tazminat davasının tüketici işleminden kaynaklandığı ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi kapsamında Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Anılan yasa değişikliği ve yasa hükmüne göre, belirtilen istisnalar dışında Tüketici Mahkemelerinde görülen tüm davalar zorunlu arabuluculuk dava şartına tabidir. …
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
E. 2024/2291 · K. 2024/5230 · 26.12.2024
1- İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesine dayalı tazminat davasında, taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunduğu, bununla birlikte 7251 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik 6502 sayılı TKHK'un 73/A maddesi uyarınca zorunlu arabulucuk kapsamında olduğu, davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının onaylı bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, bu hususta davacı tarafa usulüne uygun ihtaratlı davetiyenin tensip tutanağı ile birlikte tebliğ edildiği, ancak davacının arabuluculuk son tutanağını kesin süre içerisinde sunmadığı, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesi ile davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Birinci fıkrada, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere kendi işi, işletmesi, zanaatı veya mesleğine ilişkin ticari amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında yapılan, eser, taşıma, simsarlık sözleşmeleri de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlendirilmiştir.
Tüketici mahkemelerinin oluşturulmasının nedenlerinden birisi de tüketicilerin masrafsız ve hızlı bir şekilde uyuşmazlıklarının çözümlenmesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle tüketiciler, tüketici örgütleri, ilgili piyasayı düzenleyen kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık tarafından açılacak davalar ile ilgili olarak 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120 nci maddesinde yer alan; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü uygulanmayacaktır. Diğer taraftan bu davalar her türlü resim ve harçtan muaf olmaya devam edeceklerdir. Tüketiciler mahkeme ara kararında veya hükmünde yer alan giderleri ödeyeceklerdir.
Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda, davacının üstlenmek zorunda kalacağı avukatlık ve bilirkişi ücretlerinin Bakanlıkça karşılanacağı düzenlenmiştir. Ülkemizde halen üst kuruluş niteliği taşıyan iki tüketici derneği federasyonu bulunmaktadır. Bu üst kuruluşların, davanın davacı tarafını oluşturmaları halinde yargılama sırasında üstlenmeleri gereken bilirkişi ücreti ve yargılama sonunda davayı kaybetmeleri halinde davalıya ödenmesine mahkemece karar verilen avukatlık ücreti Bakanlık tarafından karşılanacaktır. Davacı üst kuruluşun davayı kazanması durumunda ise, yargılama sırasında davacı adına Bakanlıkça üstlenilen bilirkişi ücreti, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Bu düzenleme ile tüketici örgütleri üst kuruluşlarının dava açma yönünde teşvik edilmesi amaçlanmıştır.
Dördüncü fıkraya göre tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre basit yargılama usulüne göre yürütülecektir.
Beşinci fıkrada, tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilmesine imkân tanınmıştır.
Altıncı fıkrada, tüketici mahkemelerinde tüketicilerin ortak çıkarlarının korunması amacıyla dava açma ehliyetine sahip taraflar tüketiciler, tüketici örgütleri, ilgili piyasayı düzenleyen kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık olarak belirlenmiştir. Kendilerine dava hakkı verilenler, haksız ticari uygulamalar ile ticari reklam ve ilânlara ilişkin hükümler dışında, münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde dava açabileceklerdir. Örneğin tehlikeli malların piyasadan çekilmesi gibi talepler bu türden genel nitelikli taleplerdir. Dava hakkı sahiplerinin talepleri, bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hallerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulmasına karar verilmesi yönünde olacaktır.
Yedinci fıkrada, tüketici mahkemesince uygun görülen hallerde tedbir kararları veya hükümlerinin hakkında tedbir kararı veya hüküm verilen tarafından ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden en az üçünde ilân edilmesi öngörülmüştür. Bu şekilde, tüketicilerin evrensel haklarından biri olan bilgi edinme hakkının gereği olarak tüketicinin genelini ilgilendiren bir konuda verilen mahkeme kararından kamuoyunun haberdar olması sağlanmış olacaktır.
Sekizinci fıkraya göre, Bakanlık ile Adalet Bakanlığı arasında mahkeme kararlarının paylaşılması ve elektronik ortamda yayımlanması konusunda işbirliği yapılacaktır. Bu şekilde hakem heyetleri bir uyuşmazlık konusunda karar verirken mahkeme kararlarına rahatlıkla erişebilecektir.
Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 490, 1/787 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 73), s. 57–58Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.