Mükellefin Ödevleri · Bilanço Esasına Göre Defter Tutma
VUK Madde 192 — Bilanço:
Bilanço:
Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hulasasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif tablosunda borçlar gösterilir.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kar ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzüleri sayılırlar.
İçtihatlar
Danıştay 7. Daire
E. 2018/3914 · K. 2022/1342 · 29.03.2022
Yukarıda değinilen düzenlemelerin değerlendirilmesinden; 7338 sayılı Kanun'un 10. maddesinde belirtilen değerleme ölçülerinin, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere mükellefler tarafından beyana esas alınacak ölçüler olduğu; ancak, değerlemeye konu kıymetin bilanço esasına göre defter tutulması gereken şirkete ait hisse olması halinde, idarece, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 192. maddesinde düzenlenen öz sermaye hesabından hareketle ve ticari işletmeye dahil kıymetlerin, yine aynı Kanun'un servetleri değerleme ile ilgili 3. bölümündeki esaslara göre tespit olunacak değerlerle, beyan edilen değerler arasındaki fark üzerinden ikmalen vergi tarhı yoluna gidilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Danıştay 7. Daire
E. 2016/9697 · K. 2021/1418 · 08.03.2021
… Olayda, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 192. maddesi, 267. maddesi ile 292. maddeleri açıklandıktan sonra takdir komisyonunca belirlenen emsal bedellerin hukuka uygunluğunun tespiti amacıyla 10/11/2015 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, anılan bilirkişi raporunda özetle; murislerin ölüm tarihine takaddüm eden takvim yılı itibariyle düzenledikleri ayrıntılı bilançoyu esas aldığı ve bilançodaki 7.100.058,31 TL öz sermayenin %65'i olan 4.615.037,90 TL'yi öz sermaye olarak beyan ettikleri, takdir komisyonunun ise değerleme işlemlerinde 29/08/2009 tarihli bilançoyu esas aldığı, bu kapsamda…
Danıştay 7. Daire
E. 2016/4426 · K. 2020/5035 · 08.12.2020
Yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinden; 7338 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen değerleme ölçülerinin, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere mükellefler tarafından beyana esas alınacak ölçüler olduğu ancak, değerlemeye konu kıymetin bilanço esasına göre defter tutulması gereken şirkete ait hisse olması halinde, idarece, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 192. maddesinde düzenlenen öz sermaye hesabından hareketle ve ticari işletmeye dahil kıymetlerin, yine aynı Kanun'un servetleri değerleme ile ilgili 3. bölümündeki esaslara göre tespit olunacak değerlerle, beyan edilen değerler arasındaki fark üzerinden ikmalen vergi tarhı yoluna gidilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Danıştay 7. Daire
E. 2016/5230 · K. 2020/5036 · 08.12.2020
Yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinden; 7338 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen değerleme ölçülerinin, ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere mükellefler tarafından beyana esas alınacak ölçüler olduğu ancak, değerlemeye konu kıymetin bilanço esasına göre defter tutulması gereken şirkete ait hisse olması halinde, idarece, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 192. maddesinde düzenlenen öz sermaye hesabından hareketle ve ticari işletmeye dahil kıymetlerin, yine aynı Kanun'un servetleri değerleme ile ilgili 3. bölümündeki esaslara göre tespit olunacak değerlerle, beyan edilen değerler arasındaki fark üzerinden ikmalen vergi tarhı yoluna gidilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.