Değerleme · Alacaklarda ve Sermayede Amortisman
VUK Madde 323 — Şüpheli alacaklar:
Şüpheli alacaklar:Değişik
(Değişik: 30/12/1980-2365/55 md.)
Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. (Değişik: 1/5/1981-2455/3 md.) Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve 3.000 (25.000) Türk lirasını aşmayan alacaklar;[108][109]
Şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir.
(Ek beşinci fıkra:14/10/2021-7338/35 md.) İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, yukarıdaki fıkralar kapsamında tespit edilen şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına ve bunlardan sonradan tahsil edilen miktarları ise tahsil edildikleri dönemde defterlerinin gelir kısmına, hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde, kaydederler.
İçtihatlar
VUK 323/11 karar
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 2006/291 · K. 2006/334 · 08.12.2006
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 5.5.2005 günlü ve E:2004/1675, K:2005/808 sayılı kararıyla, vazgeçilen alacakla ilgili iddiaların, mahkeme kararının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacakların şüpheli alacak sayılacağı ve ikinci fıkrasında şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceğinin öngörüldüğü, bu düzenlemede alacağın şüpheli hale geldiği…
Madde geneli4 karar
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 1996/220 · K. 1998/32 · 16.01.1998
Israr kararına neden olan 3.Daire kararında; icra safhasında bulunan ve buna göre 1992 takvim yılı için şüpheli hale gelen alacak için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323.maddesiyle pasifte karşılık ayrılması yolunda bir hüküm getirilmesindeki amacın, tahsili tamamen imkansız bulunmayan alacağın şüpheli alacak yolu ile zarara aktararak noksan vergi ödeyen mükelleflerin, sonradan alacaklar tahsil edildikçe bunun beyan dışı bırakıp bırakmadıklarının vergi dairesince beyannameye bağlı olarak verilen bilançolardan kontrolünü sağlamak olduğu, değersiz alacaklarda bu yolda bir hükmün bulunmamasının, alacağın artık tahsiline imkan kalmamasından kaynaklandığı, bu hususun gözönünde bulundurulduğunda…
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 2002/35 · K. 2002/186 · 12.04.2002
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacaklar, şüpheli alacak sayılmış, şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği, bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun karşılık hesabında gösterilmesi gerektiği, teminatlı alacaklarda bu karşılığın teminattan geri kalan miktara inhisar edeceği, şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarlarının tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirileceği kurala bağlanmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 1999/102 · K. 1999/480 · 12.11.1999
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre şüpheli hale geldiği kabul edilen alacak için karşılık ayrılması,bir zorunluluk değil kullanılması mükelleflerin ihtiyarına bırakılmış bir haktır. Tanınan hakkın kanunda öngörülen zamanda kullanılmaması halinde müteakip yıllarda bu haktan yararlanılması söz konusu olamayacağından davacı kurum adına yapılan kurumlar vergisi tarhiyatında kanuna aykırılık bulunmamakta ve bu nedenle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
Danıştay 9. Daire
E. 2021/1101 · K. 2023/1057 · 28.03.2023
… 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesinde, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava ve icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan veya icra takibine değmeyecek küçük alacakların şüpheli alacak sayılması öngörülmüşse de, şüpheli alacak karşılığı ayırmanın yükümlülerin ihtiyarına bırakılmasının onları en çok kâr sağladıkları yılda şüpheli alacak karşılığı ayırma yoluna iteceği, bunun da kanun koyucunun amacına aykırı düşeceği açık olup, alacakların 2014, 2015 ve 2016 yıllarında şüpheli hale geldiği ihtilafsız olduğu ve karşılığın…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Dipnotlar ve değişiklikler2
[108]14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle bu bentte yer alan “dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük” ibaresi “ve 3.000 Türk lirasını aşmayan” şeklinde değiştirilmiştir.
[109]Bu maddeye kanunla getirilen miktarlar aynen korunmuş olup, daha sonra 30/12/2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) 588 Sıra No.’lu Tebliği ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.
İlk kabul ve önceki metinler1
İlk kabul metni
30/12/1980 tarihli ve 2365 sayılı Kanunun 55. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.
Şüpheli alacaklar
Şüpeli alacaklar şunlardır : 1. Dâva veya icra safhasında bulunan ihtilâflı alacaklar; 2. Vâdesi 3 defa uzatıldığı halde tahsil edilmemiş olan senede bağlı alacaklar; 3. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmiyen senetsiz alacaklar; 4. Veresiye üzerine geniş müşteri kütlesiyle muamelede bulunan tüccarların şüpheli alacak ortalamasını, son hesap döneminde aynı mahiyetteki alacaklara uygulamak suretiyle ayıracakları miktarlar (Bu fıkradaki şüpheli alacak ortalaması, geçmiş son iki yıl içinde tahsil edilememiş bulunan, veresiye muamelelere mütaallik, alacakların aynı süreye ait ve aynı mahiyetteki muameleler toplamına nispet edilmesi suretiyle bulunur). Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için, değerleme gününün (Tasarruf değeri) ne göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu ve 4 uncu fıkraya göre ayrılmış ise hangi yıla ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri zaman, karşılık hesabından indirilir.
Resmî Gazete · 11 Ocak 1961, Sayı 10704Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.