İçeriğe geç

ÇekK Madde 5 — Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı

Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı[7]

(1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8] az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

(2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder.

(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.[9][10]

(4) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.)

(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılır.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.

(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.

(8) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi tarafından belirlenir.

(9) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63 md.) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.

(10) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz.

(11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.

İçtihatlar
ÇekK 5/17 karar

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2021/3107 · K. 2021/2771 · 10.03.2021

… Ancak, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesinde düzenlenen suç dolayısıyla, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren bir fail hakkında şikayet hakkının kullanabilmesi, dava açılması ve sanık hakkında cezaya hükmedilebilmesi için kural olarak 5941 sayılı Kanun'da yapılması zorunlu "karşılıksızdır" işleminin yapılmasının zorunlu olması karşısında; ilk kez başka bir bankaya ibraz edilen çekin arka yüzüne, sonradan muhatap banka tarafından zorunlu hususların yazılmak suretiyle tamamlanan "karşılıksızdır" işleminin, en geç ceza davası açmak için öngörülen şikayet süresi içinde yapılması gerekmektedir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi

E. 2020/4266 · K. 2021/8673 · 21.05.2021

Yukarıda açıklandığı gibi 15/7/2016 tarihinde kabul edilen ve 09.08.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6728 sayılı Kanunun 63. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinde karşılıksız çek düzenlemek suçunun karşılığı olarak uygulanması gereken cezai yaptırım gün adli para cezası olarak benimsenmiş ayrıca adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesinde yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilmesi yasa koyucu tarafından benimsenmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2018/3072 · K. 2018/5874 · 10.05.2018

5941 sayılı Çek Kanunu 5. maddesinde düzenlenen "karşılıksız çek düzenleme" suçunun tamamlanması için, çekin ibraz edildiği banka tarafından 5941 sayılı Çek Kanunu 3. maddesinde yazılı "karşılıksızdır" işleminin yapılması gerekmektedir. Suçun faili, Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurları ihtiva eden ve yasal ibraz süresi içerisinde bankaya sunulduğunda karşılıksız olduğu anlaşılan çeki düzenleyen kişilerdir. Ayrıca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına tabidir. Anılan suç nedeniyle şikayet hakkına sahip olan kişi, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yazılı olduğu üzere "hamil" dir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2019/33679 · K. 2021/1710 · 17.02.2021

1-) Sanığın üzerine atılı karşılıksız çek keşide etme eylemine konu çekin keşide tarihinin 29/07/2016 tarihleri olduğu, anılan çek yönünden 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3/1. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1. maddesi değiştirilerek eylem suç olmaktan çıkartılıp idarî yaptırıma dönüştürülmekle söz konusu düzenlemenin açıkça sanık lehine olması nedeniyle derhal uygulanması gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında keşide ve ibraz tarihlerinde yürürlükte bulunan yasal düzenleme uyarınca idarî yaptırım kararı veya idarî yaptırım kararı vermeye yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekeceği cihetle yazılı şekilde karar verilmesinde,

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2018/8292 · K. 2020/2073 · 26.02.2020

5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca, çekle ilgili olarak ''karşılıksızdır'' işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçunun işlendiği anın; Dairemizin istikrarlı uygulamaları ile de sabit olduğu üzere, kanunî ibraz süresinde ibraz edilmesi şartıyla çekle ilgili olarak karşılıksızdır işleminin yapıldığı an olarak kabul edildiği, şikayete konu çekin 28/11/2016 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve ibraz tarihi itibarı ile karşılığının bulunmadığından anılan çekle ilgili olarak ''karşılıksızdır'' işlemi yapıldığı, 09/08/2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunun 63. maddesi ile değişik 5941 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin ''...Çek düzenleme ve…

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2015/34498 · K. 2016/18557 · 26.05.2016

Cumhuriyet Savcısının 5326 sayılı Kanun'un 23/1. maddesindeki yetkiye dayanarak 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca çekin düzenlenme tarihine göre süresi içinde bankaya ibrazında karşılıksız çıkmasına sebep olan çek hesabı gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı vermesi halinde, 5941 sayılı Kanun'un 5/10. maddesi yollamasıyla bu karara karşı başvuru ve kanun yolunun 5326 sayılı Kanun'un 27. vd. maddelerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2021/13517 · K. 2022/3427 · 24.02.2022

"İçtihat Metni"Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nın, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 48.710,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına dair ... İcra Ceza Mahkemesinin 09/05/2018 tarihli ve 2016/34 esas, 2018/50 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.10.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2020 tarihli ve KYB. 2020-99587 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Madde geneli5 karar

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2019/23974 · K. 2019/9339 · 10.06.2019

5235 sayılı Kanun gereği, karar uyuşmazlığı hakkında Dairemizce verilecek olan kararın; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenen konkordato (tasdiki) yargılaması süreci öncesinde ileri tarihli (postdate) olarak düzenlenmiş ve konkordato yargılaması süreci içerisinde bankaya ibrazında karşılıksızdır işlemi yapılmış olan çekler hakkında, çek hesabı sahibi tüzel kişi şirketin gerçek kişi olan yetkili temsilcilerinin, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen "çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet verme" suçunun faili olup olmayacaklarına dair bir görüş bildirmekle sınırlı olacağının,

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2019/35817 · K. 2020/415 · 27.01.2020

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; 5941 sayılı Kanun'un 5/(1). maddesinde düzenlenen "çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçunun işlenmesi için maddi unsur olan fiilin, çekin karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme yönündeki davranış olduğu, 5941 sayılı Kanun'un 3. maddesi çerçevesinde, muhatap banka ve alacaklı tarafından birlikte yapılacak "karşılıksızdır" işleminin, suç oluşturan fiilin neticesini oluşturduğu değerlendirilmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2018/4807 · K. 2019/11655 · 23.09.2019

6728 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değiştirilen 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinde “(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur… Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. …

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2018/6510 · K. 2018/11325 · 05.11.2018

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'la değişiklik yapılmadan önceki dönemde, çekin karşılıksız çıkması halinde çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesini öngördüğü tartışmasızdır. Bu hükme göre anılan Kanun'da düzenlenen kabahatin maddi unsurları; çekin 6102 sayılı TTK'da çek için öngörülen zorunlu unsurları taşıması, çekin kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmiş olması ve kanunda yazılı usule uygun şekilde "karşılıksızdır" işleminin yapılmış olmasıdır. …

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

E. 2020/2053 · K. 2020/6650 · 15.06.2020

"...5235 sayılı Kanun gereği, karar uyuşmazlığı hakkında Dairemizce verilecek olan kararın; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenen konkordato (tasdiki) yargılaması süreci öncesinde ileri tarihli (postdate) olarak düzenlenmiş ve konkordato yargılaması süreci içerisinde bankaya ibrazında karşılıksızdır işlemi yapılmış olan çekler hakkında, çek hesabı sahibi tüzel kişi şirketin gerçek kişi olan yetkili temsilcilerinin, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen "çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet verme" suçunun faili olup olmayacaklarına dair bir görüş bildirmekle sınırlı olacağı,...
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu ÇekK m. 5 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler4
DeğişiklikYer: Madde başlığıKabul/karar: 31/1/2012Yürürlük: 3/2/2012

[7]Bu madde başlığı “Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” iken, 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Mülga / İptalKabul/karar: 26/7/2017Yürürlük: 10/10/2017

[8]Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017 tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde bulunan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” ibaresi iptal edilmiştir.

DeğişiklikKabul/karar: 31/1/2012Yürürlük: 3/2/2012

[9]31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hukukî ve cezaî sorumluluk” ibaresi “hukukî sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.

DeğişiklikKabul/karar: 15/7/2016Yürürlük: 9/8/2016

[10]15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu” ibaresi “ve cezai sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

Madde gerekçeleri3

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddede, çekin karşılıksız çıkması hâlinde ceza sorumluluğu düzenlenmiştir. Karşılıksız çıkması dolayısıyla ceza sorumluluğundan söz edebilmek için, çekin, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde, bankaya ibraz edilmiş olması gerekir.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, ileri tarihli çek, üzerinde yazılı düzenleme tarihi gelmeden önce de tahsil amacıyla bankaya ibraz edilebilir. Bu tarihten önce ibraz edilen çekin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması hâlinde, çekle ilgili olarak bu Tasarı hükümlerine göre karşılıksızdır işlemi yapılacaktır. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan bu çekle ilgili olarak ibraz eden hamil Türk Ticaret Kanununun verdiği yetkileri kullanabilir. Ancak, bu tarihten önce ibraz edilen çekin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması, ceza sorumluluğunu gerektirmemektedir.

Birinci fıkrada tanımlanan suç, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çek karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması suretiyle oluşur. Çekin karşılığını ibraz anında ilgili çek hesabında bulundurmamak, söz konusu suçun oluşmasını sağlayacaktır. Bu itibarla, çekin bankaya ibraz edildiği, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinde karşılığı ilgili hesapta mevcut olmamakla birlikte, bilahare, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde hesapta karşılığının bulundurulması, söz konusu suçun oluşmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, bu durum, bir sonraki maddedeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından dikkate alınacaktır.

Bu itibarla, söz konusu suç, çekin, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde karşılığının tam olarak bulundurulmaması hâlinde tamamlanmış olmaktadır. Bu husus, özellikle şikâyet ve zamanaşımı sürelerinin işlemesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Söz konusu suçun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.

Söz konusu suç, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçtur. Bu itibarla, şikâyet üzerine soruşturma başlatıldıktan sonra, dördüncü fıkra hükmüne göre, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından özel bir koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebilir.

Söz konusu suçun karşılığında ceza olarak sadece adlî para cezası öngörülmüştür. Bu ceza, gün para cezası sistemine göre belirlenmekle birlikte, sonuçta hükmedilecek adlî para cezasının miktarı, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacaktır.

Adlî para cezası, suçun faili hakkında hükmolunacaktır. Suçun faili, ancak bir gerçek kişi olabilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, bu gerçek kişi, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla karşılığını ilgili çek hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişidir. Bu gerçek kişi, çeki düzenleyen kişi olabileceği gibi, başka bir kişi de olabilir. Örneğin, bir limited şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen müdürün, bilahare, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmamış olabilir. Bu durumda çekin karşılığını ilgili hesapta tam olarak bulundurmakla yükümlü olan, şirketin bu tarih itibarıyla müdürlük görevini fiilen yürüten kişi veya kişilerdir.

Mahkeme ayrıca, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedecektir. Ancak, daha önce soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi veya kovuşturma evresinde mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olabilir. Bu durumda mahkeme adlî para cezasının yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının güvenlik tedbiri olarak devamına hükmedecektir.

Bu suçla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmayacaktır. Yani, her bir çekle ilgili olarak, lehtarı aynı kişi olsa bile, zincirleme suç hükümleri uygulanmayacaktır. Başka bir deyişle, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak ayrı suçun oluştuğu kabul edilerek gerçek içtima hükümleri uygulanmak gerekir. Aynı durum, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bakımından da söz konusudur. Yani, karşılıksız çıkan her bir çekle irtibatlı olarak ilgililer hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak ayrı ayrı çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilecektir.

Birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı yetkili ve görevli mahkeme, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı şubenin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin veya müştekinin yerleşim yerinin bulunduğu yer sulh ceza mahkemesidir.

İkinci fıkrada, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişiler belirlenmiştir. Bu hüküm, birinci fıkrada tanımlanan suçun failinin belirlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Kural, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibi gerçek kişidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olacaktır.

Üçüncü fıkrada çek hesabı sahibinin gerçek kişi olması halinde, ikinci fıkrada benimsenen ilke çerçevesinde, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci olarak tayin edemeyeceğine ilişkin hüküm düzenlenmiştir.

Dördüncü fıkrada, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının kimler hakkında verilebileceği hususuna açıklık getirilmiştir. Buna göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksız çıkan çeki düzenleyen gerçek kişi, adına karşılıksız çek düzenlenen gerçek veya tüzel kişi, tüzel kişi adına düzenlenen ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan gerçek kişi hakkında verilir.

Gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı tüzel kişiler hakkında da verilebilir. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına olarak işlenen suçlardan dolayı bu tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunabilecektir. Ancak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, 5237 sayılı Kanunda belirlenen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinden ayrı bir güvenlik tedbiridir.

Dördüncü fıkrada, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek kişiler, ceza yaptırımı uygulanacak kişilere nazaran geniş tutulmuştur. Bu itibarla, örneğin bir limited şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen müdür hakkında, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmaması hâlinde, adlî para cezasına hükmedilememekle birlikte, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebilecektir.

Koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından verilir. Kovuşturma evresinde ise, mahkeme talep üzerine veya re’sen koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verebilecektir.

Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz kanun yoluna başvurulabileceği kuşkusuzdur.

Güvenlik tedbiri gibi, koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak ayrı ayrı verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararında, bu kararın hangi çekle ilgili olarak verildiği açık bir şekilde gösterilir.

Beşinci fıkraya göre, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılacaktır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılacaktır.

Altıncı fıkra hükmüne göre, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş olması, bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Yedinci fıkraya göre, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür. Keza, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş olması, bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Sekizinci fıkrada, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak verilmiş olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilecektir. Bu bildirimde yer alan bilgiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından internet ortamında yayımlanacaktır. Bu bildirime ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığının görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecektir.

Ayrıca belirtilmek gerekir ki, sekizinci fıkrada belirlenen gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak verilmiş olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar bağlamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi ve burada bir sisteme kaydedilmesi; güvenlik tedbiri olarak hükmedilmiş olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının kesinleşmeleri hâlinde 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendine göre adlî sicile kaydedilmesine engel teşkil etmemektedir. Başka bir deyişle, adlî para cezası gibi, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin hükümler, kesinleştikleri takdirde, 5352 sayılı Kanunda belirlenen esas ve usuller çerçevesinde adlî sicile kaydedileceklerdir.

Dokuzuncu fıkrada, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının kaldırılabileceği hâller belirlenmiştir. Buna göre; karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan soruşturma veya kovuşturma neticesinde, Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına; mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine, karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilecektir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, sekizinci fıkradaki esas ve usullere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecek ve ilân olunacaktır.

Onuncu fıkrada, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına yapılan itirazın kabulü hâlinde bu kararın ilânı ile ilgili olarak nasıl bir usul izleneceği belirlenmiştir. Buna göre, itirazın kabulüne ilişkin karar, sekizinci fıkradaki esas ve usullere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecek ve yayımlanacaktır.

Onbirinci fıkrada, birinci fıkrada tanımlanan suç nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; önödemeye karar verilemeyeceği; ayrıca, tanımlanan suçtan dolayı verilen hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hâlinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine tebliğ edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır. S. Sayısı 445 (1/710): madde gerekçeleri s. 6–16 (taranmış; s. 2–5 sunuş yazısı ve genel gerekçe). Görüntüyle düzeltilen: düşen şapkalar (kanunî, ticarî, asgarî, nakdî, kısmî, adlî, Adlî Sicil, malî, idarî, Resmî, şahsîliği, mahkûm), 'fıkra' ı harfi, kıvrık kesme işareti (re’sen), harf hataları (bit→bir, çikması, fiktada, dezasının: 'c' harfi üzerindeki mürekkep lekesi metne alınmadı), sahte paragraf bölünmeleri ve satır sonu nokta izleri. Baskıdaki '18/ 2/2009' yazımı korunmuştur.

TBMM · S. Sayısı 445, 1/710 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 5), s. 10–13

31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

Bu madde başlığı “Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” iken, 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Madde ile, 5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adlî nitelikteki yaptırım, Cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idarî nitelikte bir yaptırıma dönüştürülmektedir. Yeni düzenlemede, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanabilecek kişi çek hesabı sahibi olarak belirlenmiştir. Buna göre, tüzel kişiler hakkında bu yaptırımın uygulanması öngörülmüştür.

5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikte, adlî nitelikte bir cezaya yer verilmediğinden, Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "cezaî sorumluluğa" ilişkin düzenleme "idarî yaptırım sorumluluğu" olarak değiştirilmiştir.

İdarî nitelikte bir yaptırım olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı, kanun yolu olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir. Bu başvurunun kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenecektir.

5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adlî nitelikteki yaptırım idarî nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, bu değişikliğin zorunlu sonucu olarak Kanunun 5 inci maddesinin ikinci, dördüncü, dokuzuncu ve onbirinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 137, 1/538 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 3), s. 5

15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 63. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu” ibaresi “ve cezai sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı düzenlenmektedir. Birinci fıkrada yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilmesi ve adli para cezasının çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmayacağı öngörülmektedir. Bu suçlara ilişkin yargılamaların icra mahkemeleri tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351,352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen usule göre yapılması öngörülmektedir. İcra ve İflas Kanununun mevcut düzenlemesinde de suçlara yer verilmiş olup, bu suçlar bakımından da belirtilen hükümler uygulanmaktadır.

Mahkeme, ayrıca gerek koruma tedbiri olarak yargılama aşamasında gerekse hükümle birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verebilecektir.

Dokuzuncu fıkrada yapılan düzenlemeyle mahkemelerce mahkumiyet dışında bir karar verilmesi halinde bu kararla birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilecek ve bu kararlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve MERSİS ile Risk Merkezine bildirilecektir. Birinci fıkra uyarınca koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına itiraz edilmesi halinde bu yasağın kaldırılması durumunda da aynı bildirim yapılacaktır.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır. S. Sayısı 404 (1/728): tasarı madde gerekçeleri taranmış s. 5–88 arasındadır; 5941 sayılı Kanuna ilişkin çerçeve 61–65 inci maddelerin gerekçeleri s. 28–30. Görüntüyle düzeltilen: 'fıkra' ı harfi (3 yer), 'hesabı', 'kanunî', fazladan nokta.

TBMM · S. Sayısı 404, 1/728 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 63), s. 30
İlk kabul ve önceki metinler1

4. fıkra: ilk kabul metni

31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yürürlükten kaldırıldı.

(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.

Resmî Gazete · 20 Aralık 2009, Sayı 27438

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.