Ticari Kazanç
GVK Madde 39 — İşletme hesabı esnasında ticari kazancın tesbiti:
İşletme hesabı esnasında ticari kazancın tesbiti:
İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır.
(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.
İçtihatlar
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 1998/295 · K. 1999/219 · 30.04.1999
Sigorta şirketlerinin reasüröre devredilmek kaydı ile tahsil ettikleri primlerin bu şirketlerin hasılatı olarak kabul edilmesi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinde yer alan "Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder." hükmüne dayandırılmış ise de, hükmün amaçladığı hasılatın işletmenin kendisine ait ve işletme aktifine dahil hasılat olması, sigorta şirketlerinin reasüröre devredilmek üzere yaptıkları tahsilatların ise niteliği itibarıyla bu tür bir hasılat olmayıp başkalarına ait, bu nedenle nazım hesaplarda izlenmesi gereken bir hasılat özelliği taşıması karşısında bunların…
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 1996/261 · K. 1998/83 · 17.04.1998
… ortaklıktan çektiği emtianın hangi bedelle değerlenmesi gerektiğine ilişkin olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, aynı Yasanın 134 üncü maddesinde, vergi incelemesinin amacının belirtildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinde, işletme hesabı esasına göre ticari kazancın nasıl tespit edileceğinin düzenlendiği, davacının, ortaklıktan ayrılarak işletmeden emtia çektiği ve bu işlem için fatura düzenlendiği, faturada yer alan altınların 22 ayar olarak gösterilmesine rağmen Eylül 1991 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinde, altınların tamamının…
Danıştay 3. Daire
E. 2023/9630 · K. 2025/3457 · 24.09.2025
… konusunda genel kuralın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendinde öngörüldüğü, buna göre işletme ile ilgili olmak şartıyla gider vergilerinin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği ancak 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun, gider vergileri uygulaması açısından "özel hüküm" niteliğindeki 39. maddesi hükmü ile genel kurala istisna getirerek, özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemeyeceğinin kurala bağlandığı, her ne kadar özel iletişim vergisinin mükellefi 6802 sayılı Kanunla telekomünikasyon işletmecileri olarak belirlenmiş ise de bu işletmelerin sadece vergiyi tahsil ederek…
Danıştay 4. Daire
E. 1999/2562 · K. 2000/561 · 17.02.2000
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinde hasılatın tanımı; tahsil olunan paralarla, tahakkuk eden alacaklar olarak yapılmıştır. Bu durumda bir kısmı devredilse bile, sigortalıdan prim adı altında tahsil edilen meblağın, hasılat olarak kabulü gerekmektedir. Tahsil edilen bu paranın bir kısmının diğer sigorta ve reasürans şirketlerine devredilmesi halinde gider yazılması mümkün olup, bu husus alınan primlerin hasılat olma niteliğini etkilemez. Dolayısıyla aynı doğrultuda düşünceyle tahakkuk ettirilen vergide kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.