Ticari Kazanç
GVK Madde 46 — Basit usulde ticari kazancın tesbiti:
Basit usulde ticari kazancın tesbiti:Değişik[49]
(Değişik: 22/7/1998-4369/31 md.)
47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.
Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. (Mülga üçüncü cümle:14/10/2021-7338/4 md.) (…) Kazançları bu usulde tespit edilenler, kazancın tespiti ve Vergi Usul Kanununun defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler.[50]
Kazançları bu usulde tespit edilen mükellefler, faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri ile hasılatlarını gösteren belgeleri ayrı ayrı dosyalarda saklamak zorundadırlar. Bu belgelerin kayıtları, mükelleflerin bağlı bulundukları meslek odalarının oluşturdukları bürolarda tutulur. Bu bürolarda 13/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubunun çalıştırılması zorunludur. Bu büroların kayıt, tasdik ve vergi dairesine karşı yükümlülükleri ile diğer usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.[51]
Basit usule tabi ticaret erbabından, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabi olurlar.
Aynı işte ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı yıllık kira bedeli ve 48 inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri toplu olarak, diğer şartlar ortakların her biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre gelir vergisine tabi bulunan ortaklıklarda, diğer ortakların ticari kazancı da gerçek usulde tespit olunur. Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer şahsi bir işle de iştigal edenlerin gerçek veya basit usulden hangisine tabi olacağı, 47 nci maddenin 2 numaralı bendi ile 48 inci maddede yer alan ölçülerden şahsi işine ait olanlara, ortaklıklardan hissesine düşen miktarların eklenmesi suretiyle tespit olunur. Şahsi işin mevcut olmaması halinde, muhtelif ortaklıklardaki hisselerin toplanması ile yetinilir.[52]
(Değişik altıncı fıkra: 31/5/2012-6322/7 md.) Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, 47 nci maddede yazılı şartları taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi 48 inci maddede yazılı hadlerden düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler de dikkate alınır. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenlerin kazançları hiçbir suretle basit usulde tespit edilmez.[53]
(Ek fıkra: 31/5/2012-6322/7 md.) Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya çocuklara devri halinde de uygulanır.
(Ek fıkra: 31/5/2012-6322/7 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
İçtihatlar
GVK 46/11 karar
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
E. 2020/827 · K. 2022/7 · 19.01.2022
Davalı idarece, 2007 takvim yılında basit usule tabi olmanın şartlarını kaybettiği belirtilen davacının 01/01/2007 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de davacının 193 sayılı Kanun'un 46. maddesi gereğince 01/01/2008 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, 31/12/2007 tarihine kadar basit usulde vergilendirilmesine devam edilecek olan davacının, 31/12/2007 tarihine kadar elde edilen gelir için basit usulde vergilendirileceği açıktır.
Madde geneli4 karar
Danıştay 3. Daire
E. 2022/1012 · K. 2022/5529 · 15.12.2022
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 46.maddesi uyarınca basit usulde ticari kazanç, hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet fark olup, bu usulde vergilendirilenler defter tutma hariç diğer hükümlerde ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabi olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Danıştay 3. Daire
E. 2022/1011 · K. 2022/5531 · 15.12.2022
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 46.maddesi uyarınca basit usulde ticari kazanç, hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet fark olup, bu usulde vergilendirilenler defter tutma hariç diğer hükümlerde ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabi olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Danıştay 3. Daire
E. 2022/1010 · K. 2022/5530 · 15.12.2022
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 46.maddesi uyarınca basit usulde ticari kazanç, hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet fark olup, bu usulde vergilendirilenler defter tutma hariç diğer hükümlerde ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabi olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Danıştay 4. Daire
E. 2014/865 · K. 2014/4085 · 03.06.2014
… 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 46 ncı maddesinde, 47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunacağı, mükerrer 80 nci maddesinin birinci fıkrasının 6 ncı bendinde, iktisap şekline olursa olsun 70 nci maddenin 1 nci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olduğu, son fıkrasında, faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dahil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Dipnotlar ve değişiklikler5
[49]Bu madde başlığı “Götürü usulde ticari kazancın tespiti:” iken, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
[50]14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bu usulde vergilendirilenler,” ibaresi “Kazançları bu usulde tespit edilenler,” şeklinde değiştirilmiştir.
[51]14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “Basit usulde vergilendirilen” ibaresi “Kazançları bu usulde tespit edilen” şeklinde değiştirilmiştir.
[52]14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “göre vergilendirileceği,” ibaresi “tabi olacağı,” şeklinde değiştirilmiştir.
[53]14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler.” ibaresi “edilenlerin kazançları hiçbir suretle basit usulde tespit edilmez.” şeklinde değiştirilmiştir.
İlk kabul ve önceki metinler1
İlk kabul metni
22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.
Götürü usulde ticari kazancın tesbiti
47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari ve sınai işlerinden sağladıkları sâfi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek iş cetvellerinde belirtilen iş nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki esaslar dairesinde, götürü olarak tesbit olunur. Aynı işlerde ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı iş yerleri gayrisâfi iratları ile 48 inci maddede yazılı iş hacmı ölçüleri, toplu olarak, diğer şartlar, ortakların her biri için ayrı ayrı aranır. Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklıklarda diğer ortakların sınai ve ticari kazancı da gerçek usule göre tesbit olunur. Âdi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer bir şahsi işle de iştigal edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirileceğinin tâyininde, şahsi işine ait iş hacmi ve gayrisâfi irat ölçüleri, ortaklığın iş hacmı ve gayrisâfi irat ölçülerinden hissesine düşen miktarların da eklenmesi suretiyle nazara alınır. Ortaklıktan hissesine düşen miktarın tesbitinde, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse nispetleri, böyle bir mukavele yoksa ortak sayısına bölünmek suretiyle bulunacak miktarlar esastır.
Resmî Gazete · 6 Ocak 1961, Sayı 10700Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.