Aile Hukuku
TMKYUŞK Madde 10 — B. Mal rejimleri
B. Mal rejimleri
Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma veya iptal davaları sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tâbi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma veya iptal kararıyla sonuçlanırsa, bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. Davanın redle sonuçlanması hâlinde eşler, kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar.
Şu kadar ki eşler, yukarıdaki fıkralarda öngörülen bir yıllık süre içinde mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilirler.
Yukarıdaki hükümler uyarınca mal birliği veya mal ortaklığı rejiminin yasal mal rejimine dönüşmesi hâlinde, Türk Kanunu Medenîsinin ilgili mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümleri uygulanır.
İçtihatlar
TMKYUŞK 10/21 karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E. 2005/20358 · K. 2006/5396 · 13.04.2006
Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan boşanma davası sonuçlanıncaya kadar eşler arasında tabi oldukları mal rejimi devam eder. Dava boşanma karar ile sonuçlanırsa bu mal rejiminin sona ermesine ilişkin hükümler uygulanır. (4722 sayılı Kanun md. 10/2) Eşler arasındaki boşanma davası 15.03.2001 tarihinde açılmış, verilen boşanma kaWı 21.09.2004 tarihinde kesinleşmiş olmakla mal ayrılığı rejiminin sona ermfesi-ne ilişkin hükümler uygulanacağından işin esasının incelenmesi gerekirjken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
TMKYUŞK 10/33 karar
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2012/11466 · K. 2013/8552 · 06.06.2013
… Çünkü aile hukukunda; tam ve sınırsız bir sözleşme serbestisi kabul edilmemiş, tam aksine özgür tam aksine özgür iradeye dayalı sözleşme serbestisinin sınırlı olarak kabul edildiği ve kullanıldığı görülmektedir. Bu konuda en büyük yasal engel de, 4722 sayılı Kanunun 10/3. fıkrası olmaktadır. Bu nedenle, taraflar arasında yapılan mal ortaklığı sözleşmesinin geçmişe etkili olarak taşınmazın edinildiği 17.11.1980 tarihini de kapsayacak şekilde uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2010/6262 · K. 2011/3497 · 16.06.2011
… Çünkü aile hukukunda; tam ve sınırsız bir sözleşme serbestisi kabul edilmemiş, tam aksine özgür iradeye dayalı sözleşme serbestisinin sınırlı olarak kabul edildiği ve kullanıldığı görülmektedir. Bu konuda en büyük yasal engel de, 4722 sayılı Kanunun 10/3. fıkrası olmaktadır. Bu nedenle, taraflar arasında yapılan mal ortaklığı sözleşmesinin geçmişe etkili olarak uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
E. 2011/6194 · K. 2011/10238 · 14.06.2011
Ayrıca, 4722 sayılı Kanunun 10/3.maddesi gereğince mal rejimi sözleşmesi ile yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin geriye doğru evlenme tarihine kadar geçerli olacağına ilişkin eşlerin sözleşmede açık beyanları da bulunmamaktadır.
Madde geneli2 karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E. 2023/626 · K. 2024/6099 · 19.09.2024
… 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (4722 sayılı Kanun) 10 uncu maddesindeki sınırlamanın ve düzenlemenin 01.01.2002 tarihinden önceki evliliklere ilişkin olduğu, 01.01.2002 tarihinden sonraki evliliklerde geçmişe etkili mal rejimi belirlemede bir sınırlama bulunmadığı, tarafların sözleşme serbestisi kapsamında varolan bir sınırlama aşılmadığından sözleşmenin geçerli olduğu; taraflar arasındaki mal ortaklığı sözleşmesi nedeniyle evlendikleri tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar mal ortaklığı rejiminin geçerli olduğu, taşınmazın davalı adına evlilik birliği içinde satın alındığı, taşınmazın ortaklık malı olduğu; davacının yalnızca…
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2012/13166 · K. 2013/7003 · 13.05.2013
… Çünkü aile hukukunda; tam ve sınırsız bir sözleşme serbestisi kabul edilmemiş, tam aksine özgür iradeye dayalı sözleşme serbestisinin sınırlı olarak kabul edildiği ve kullanıldığı görülmektedir. Bu konuda en büyük yasal engelde, 4722 sayılı Kanunun 10/3. fıkrası olmaktadır. Bu nedenle, somut olayda taraflar yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde mal ayrılığı sözleşmesi yapmak suretiyle sözleşmeyle seçilen rejimi geriye götürme olanağı bulunmamaktadır. O halde; taraflar arasında ... 1. Noterliği'nce düzenlenen 02.04.2007 tarih 2374 yevmiye numaralı mal ayrılığı sözleşmesine değer verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri2
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Türk Medenî Kanunu, mal rejimleriyle ilgili oldukça farklı ve yeni hükümler getirmiş bulunmaktadır. Bu hükümlerin Türk Kanunu Medenîsi döneminde yapılmış olan evlilikler için de geçerli olup olmadığı konusu oldukça önem arz etmektedir. Madde bu konuları çözüme kavuşturmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasında, eşler için, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren altı aylık bir süre öngörülmüş, bu süre içinde eşlerin Türk Medenî Kanununda öngörülen mal rejimlerinden herhangi birisini seçme olanağına sahip olduğu belirtilmiştir. Eşlerin bu altı aylık süre içinde seçim hakkını kullanmamaları halinde Türk Medenî Kanunu ile getirilen yasal mal rejimine tâbi oldukları öngörülmüştür. Buna göre Türk Kanunu Medenîsi döneminde eşler ister mal rejimlerinden birini seçmiş olsunlar, isterse bunlardan birini seçmedikleri için yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimine tâbi olsunlar, Türk Medenî Kanununun getirmiş olduğu yasal mal rejimine tâbi olacaklardır.
Eşlerin altı ay içinde başka bir mal rejimini seçmemeleri nedeniyle, yasal mal rejimine tâbi oldukları hallerde bu rejimle ilgili hükümlerin hangi andan itibaren uygulanmaya başlayacağı hususu önemli bir sorun oluşturmaktadır.
Burada kanunların geriye yürümemesi ana ilkesinden hareket edilecek olursa, mal rejimiyle ilgili yeni kanun hükümlerinin eşlerin bu rejimi seçtikleri ya da yasal rejimi seçmiş sayıldıkları tarihten itibaren uygulanması gerekir. Ancak Türk Medenî Kanunu ile getirilen yasal mal rejimi, mal ayrılığı rejiminin Ülkemizde eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı yakınmaların ortadan kaldırılması amacını taşımaktadır. Bu yönüyle yeni yasal mal rejimi Türk Medenî Kanununun önemli devrimlerinden biri niteliğindedir. Bu değişiklikle beklenen amacın bir an önce gerçekleşmesi, buna ilişkin hükümlerin geçmişe etkili olasını gerektirir. Bu nedenle Komisyonda yapılan tartışmalar sonunda, aksi görüşlere rağmen, Türk Medenî Kanununun yasal mal rejimiyle ilgili hükümlerinin geçmişe etkili olarak Eşlerin Evlenme Tarihinden itibaren uygulanacağı kabul edilmiştir.
Maddede, eşlere yasal mal rejimi dışındaki bir mal rejimini seçmeleri hususunda altı aylık bir süre öngörülmüştür. Türk Medenî Kanununun yayımı tarihinden altı ay sonra yürürlüğe gireceği düşünülecek olursa, eşler Kanunun yayımı tarihinden itibaren oniki ay gibi uzunca bir düşünme ve karar verme süresine sahip olmaktadırlar.
Eşler, Türk Kanunu Medenîsine göre sahip oldukları bir mal rejiminden, Türk Medenî Kanununun öngördüğü farklı olmayan bir mal rejimini seçtikleri takdirde, bu rejimin tasfiyesi ile ilgili bir sorun doğmayacaktır. Örneğin: eşler yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejiminde iken, Türk Medenî Kanununun kabul ettiği seçimlik rejim olan mal ayrılığını seçtikleri takdirde tasfiye gündeme gelmeyecektir. Aynı durum, eşlerin mal ortaklığı rejiminde iken, yeni Kanunun seçimlik rejim kabul ettiği mal ortaklığını seçmiş olmaları halinde de söz konusudur.
Mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin Türk Kanunu Medenîsi yürürlükte iken sahip oldukları mal rejiminden farklı bir mal rejimine geçmeleri halinde gündeme gelecektir. Örneğin; eşler mal ayrılığı rejiminde iken, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesini müteakip altı ay içinde edinilmiş mallara katılma ya da paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimine geçmeleri halinde eşlerin mallarının mal ayrılığı hükümlerine göre tasfiyesi gündeme gelecektir. Bu durumda eşlerin yeni bir mal rejimine geçmeleri söz konusu olduğundan ilgili mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanacaktır. Mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri Türk Medenî Kanunundan seçimlik rejimler olarak aynen alınmış ve tasfiyesine ilişkin hükümler de aynen korunmuş olduğundan, bu konuda eski ya da yeni Kanun hükümleri tartışması gündeme gelmeyecektir.
Maddenin ikinci fıkrası, Türk Medenî Kanununun kaldırmış olduğu mal birliği rejimiyle ilgilidir. Türk Kanunu Medenîsi döneminde istisnaî de olsa seçimlik rejimlerden olan mal birliği rejimini kabul edenler çıkabilir. Yeni Kanunda bu rejim kaldırılmış olduğu için, Kanun, eskiden bu rejimi seçmiş olanlara da altı aylık bir seçim hakkı tanımıştır. Eşler, altı ay içinde Türk Medenî Kanununun getirmiş olduğu mal rejimlerinden birini seçmedikleri takdirde, mal birliği rejiminin yerini, Türk Medenî Kanununun öngördüğü yasal rejimin alacağını kabul etmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girdiği sırada devam eden boşanma veya evliliğin iptali davasının tarafları olan eşlerin mal rejimleri hükme bağlanmıştır. Buna göre, bu davalar sonunda eşlerin boşanmalarına ya da evliliğin iptaline karar verilecek olursa, bu kararın kesinleşmesini müteakip eşlerin mal rejimlerinin tasfiyesi, eşlerin eski Kanuna göre tâbi oldukları mal rejimi hükümlerine göre çözümlenecektir. Bu davalar ret ile sonuçlanacak olursa, kararın kesinleşmesini izleyen altı ay içinde eşlerin Türk Medenî Kanunu ile getirilen mal rejimlerinden birini seçmeleri zorunludur. Eşler bu zorunluluğu yerine getirmedikleri takdirde, yine aralarında Türk Medenî Kanununun öngördüğü yasal mal rejimi geçerli olacaktır.
Maddenin dördüncü fıkrası mal birliği rejiminin tasfiyesiyle ilgilidir. Türk Medenî Kanunu mal birliği rejimini kaldırmıştır. Buna göre, eşler mal birliği rejiminden, yasal mal rejimine geçtikleri hallerde bunun tasfiyesi yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenîsinin ilgili hükümlerine göre yapılacaktır. Aynı kural, eşlerin mal birliği rejimi yerine, Türk Medenî Kanununun kabul ettiği seçimlik rejimlerinden birinin seçilmesi nedeniyle mal birliğinin tasfiyesi için de geçerlidir.
Not: Madde Adalet Komisyonunca yeniden düzenlenmiş, üçüncü fıkrası (“Şu kadar ki eşler, …”) Genel Kurulda Hükümet önergesiyle eklenmiştir; kanunlaşan metin tasarı metninden farklıdır ve gerekçe tasarı metnine aittir (tasarıda yasal mal rejimi evlenme tarihinden, komisyon metninde Kanunun yürürlük tarihinden geçerlidir). Komisyonun açıklaması ve önergenin durumu aşağıdadır.
TBMM · S. Sayısı 724, 1/612 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 10)- Tasarının "Mal Rejimleri" başlıklı 10 uncu maddesi, Türk Medenî Kanununun yürürlüğe girmesinden önce evlenmiş olan eşler arasında, bu tarihe kadar tâbi oldukları mal rejiminin devam edeceğini, eşlerin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıl içinde; açılmış olan boşanma veya iptal davaların redle sonuçlanması hâlinde eşlerin kararın kesinleşmesini izleyen bir yıl içinde, başka bir mal rejimini seçmedikleri takdirde, Kanunun yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılacaklarını belirtmek amacıyla yeniden düzenlenmiştir.
Not: Adalet Komisyonu raporundaki açıklamadır (21.6.2001, Karar No. 18); Alt Komisyon bu maddede mutabakat sağlayamamış ve kararı Komisyona bırakmıştır.
TBMM · S. Sayısı 724 (1/612), Adalet Komisyonu raporu (komisyonun maddeyi yeniden düzenlemesinin açıklaması; madde gerekçesi değildir)Gerekçe bulunamadı: Üçüncü fıkra Genel Kurulda Adalet Bakanının (Hükümet) önergesiyle eklenmiştir (21. Dönem 4. Yasama Yılı 28 inci Birleşim, 29.11.2001, s. 434'te okundu; 29 uncu Birleşim, 3.12.2001, s. 119–120'de Komisyonun takdire bırakmasıyla kabul edildi); önergenin gerekçesi tutanakta okunmamıştır.
TBMMGösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.