İçeriğe geç

Amaç ve Temel İlkeler, Hapis Cezası ve Güvenlik Tedbirleri · İnfazla İlgili Kararlar

CGTİHK Madde 101 — İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü

İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü

(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.[42]

(2) (Değişik:14/4/2020-7242/44 md.) 99 uncu madde gereğince cezaların toplanması gerektiğinde bu hususta hüküm verme yetkisi, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine, bu durumda birden çok infaz hâkimliği yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemenin bulunduğu yer infaz hâkimliğine aittir. En fazla cezanın;

a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde Ankara infaz hâkimliğince,

b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il infaz hâkimliğince,

c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi hâlinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliğince,

bu hususta karar verilir.

(3) (Değişik:20/7/2017-7035/24 md.) Bu madde uyarınca verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.

İçtihatlar
CGTİHK 101/11 karar

Yargıtay 16. Ceza Dairesi

E. 2016/7019 · K. 2017/849 · 10.02.2017

… Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/982 esas ve 2012/646 karar sayılı ilamı ile verilen 8 ay hapis ve 1 yıl 3 ay hapis cezalarının da 5275 sayılı Kanun kapsamında toplanarak 4 yıl 14 ay 15 gün hapis cezası olarak infazına karar verildiği, kararda da açıkça belirtildiği üzere 5275 sayılı Kanunun 101/1 maddesi dikkate alınarak duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısı ile hükümlünün görüşleri alınmaksızın itiraza kabil olmak üzere içtima kararının verildiği, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2012 tarih 2011/448 değişik iş sayılı kararı ile içtima ettirilen ilamlar ile karşılaştırıldığında 19.12.2000 tarihinde işlenen Malatya 1. …
CGTİHK 101/35 karar

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

E. 2016/17254 · K. 2018/3975 · 05.04.2018

Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasa'nın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Yasa'nın 101/3. uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın…

Yargıtay 20. Ceza Dairesi

E. 2015/11756 · K. 2017/4041 · 21.06.2017

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101. maddeleri uyarınca infaza yönelik olarak verilen Mersin 2.Çocuk Mahkemesi’nin 05.12.2013 tarih 2013/456 esas ve 2013/849 karar sayılı kararının 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca temyiz kanun yoluna değil, itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 21.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

E. 2021/15739 · K. 2021/15334 · 28.09.2021

Ayrıntısı ... Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen kanun değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz kanun yolu olduğu, somut olayda ise ... …

Yargıtay 2. Ceza Dairesi

E. 2021/15745 · K. 2021/15329 · 28.09.2021

Ayrıntısı ... Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen kanun değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz kanun yolu olduğu, somut olayda ise ... …

Yargıtay 17. Ceza Dairesi

E. 2016/3013 · K. 2016/7428 · 11.05.2016

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Yasa'nın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Yasa'nın 101/3. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteğinin REDDİNE, 5271 sayılı CMK' nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve…
Madde geneli4 karar

Yargıtay 16. Ceza Dairesi

E. 2015/2153 · K. 2017/3989 · 27.04.2017

Kesinleşen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak 6352 sayılı Kanunun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlar 5275 sayılı Kanunun 98 ila 101. maddeleri uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğundan, temyiz incelemesine yer olmadığına, gereği merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline İADESİNE,

Yargıtay 3. Ceza Dairesi

E. 2016/11997 · K. 2017/4299 · 10.04.2017

… sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi üzerine hükümlü yönünden dosya re'sen ele alınarak dava zamanaşımının karar tarihinden sonra hükmün kesinleşmesinden önce dolduğundan bahisle davanın ortadan kaldırılmasına dair evrak üzerinde verilen 01/08/2014 günlü ek karar infaza ilişkin olup, 5275 sayılı Kanunun 98 ile 101. maddeleri uyarınca itiraza tabi bulunduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının dilekçesinin CMK'nin 264. maddesi uyarınca, itiraz merciince değerlendirilmesi için dosyanın incelenmeksizin isteme uygun olarak mahalline İADESİNE, 10.04.2017 gününde oyçokluğu ile karar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2014/17363 · K. 2014/20586 · 01.12.2014

… hükümlülerin cezalarının infazı... gibi işlem ve faaliyetlere ilişkin şikayetleri inceleme ve karara bağlama görevinin infaz hakimliğinin görevleri arasında sayıldığı, kanun koyucunun bazı özel durumlarda infaza ilişkin meselelerde hüküm veren mahkeme tarafından karar verilmesini de istediği, örneğin 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 101.maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 98 ila 100.maddeleri gereğince verilecek kararların hüküm mahkemesince verileceğinin hüküm altına alındığı, keza 98.maddenin 2.fıkrasına göre sadece hastalık sebebiyle cezanın ertelenmesinin gerektiği hallerde hüküm mahkemesinin karar vereceği şeklinde düzenleme bulunduğu nazara alındığında, 5275 sayılı Cezaların…

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

E. 2008/14970 · K. 2009/670 · 09.02.2009

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesinde "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. …
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu CGTİHK m. 101 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler1
EklemeKabul/karar: 14/4/2020Yürürlük: 15/4/2020

[42]14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkraya “mahkemeden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya infaz hâkimliğinden” ibaresi eklenmiştir.

Madde gerekçeleri3

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Madde, cezanın infazı sırasında hükmün açıklanması gereksinimi ortaya çıktığında veya cezanın infazında tereddüt edildiğinde veya birden fazla hükümlerdeki cezaların toplanması ve hastanede geçen sürelerin cezadan indirilmesi için verilecek kararlarda, mercii ve usulü göstermektedir:

1. Cezanın infazı sırasında 98 ila 100 üncü maddeler gereğince mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verilecektir. Merci, Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün iddialarının nedenlerini yazılı olarak bildirmelerini isteyebilecektir.

2. 99 uncu madde gereğince cezaların toplanmasına dair karar verme yetkisi en ağır türden cezaya hükmetmiş mahkemeye aittir; cezalar aynı türden ise en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkeme yetkilidir. Bu durumda bulunan birden fazla mahkeme varsa son hükmü veren mahkeme yetkilidir.

Hükümlerden birisi doğrudan doğruya bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan verilmiş ise, cezaların toplanması kuralının uygulanması yetkisi bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaya aittir.

Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka diğer mahkemelerin bu konudaki kararlarına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 710, 1/933 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 101)

20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 24. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik:20/7/2017-7035/24 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 101 inci maddesinin ikinci fıkrasında, koşullu salıverilme süresinin belirlenmesine esas olmak üzere cezaların toplanması gerektiğinde, bu hususta hüküm verme yetkisinin, en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemeye, bu durumda birden çok mahkeme yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemeye, hükümlerden biri doğrudan doğruya bölge adliye mahkemesi tarafından verilmiş ise bölge adliye mahkemesine, Yargıtay tarafından verilmiş ise Yargıtaya ait olduğu düzenlenmiştir.

Buna göre farklı mahkemelerce verilmiş kararların sadece toplanmasına ilişkin olan ve herhangi bir yargılama gerektirmeyen bu kararların, denetim mahkemesi niteliğini haiz bölge adliye mahkemeleri ceza daireleri veya Yargıtay ceza daireleri tarafından verilmesi, toplama kararlarının hızlı bir şekilde alınmasını engellemekte ve belirtilen yargı mercilerine iş yükü getirmektedir. Ayrıca, uygulamada bazı hallerde söz konusu kararların hangi mahkeme tarafından verileceğine ilişkin tereddütler de ortaya çıkmaktadır. Bu sakıncaların giderilmesi amacıyla maddenin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır.

İkinci fıkrada yapılması öngörülen değişiklik ile, ilk derece ceza mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ceza daireleri ve Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen cezaların toplanması gerektiğinde, bu hususta hüküm verme yetkisi en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemeye, bu durumda birden fazla mahkeme yetkili ise son hükmü vermiş olan mahkemeye ait olacağı öngörülmektedir. Toplama kararına dahil olan kararlardan birinin Yargıtay veya bölge adliye mahkemesi ceza dairelerine ait olması bu kuralı değiştirmeyecek ve Yargıtay veya bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından verilmiş mahkumiyet hükmü bulunsa dahi daha fazla cezaya hükmedilen bir ilk derece ceza mahkemesi kararı varsa toplama kararı bu ilk derece mahkemesi tarafından verilecektir. Ancak en fazla cezanın;

a) Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde Ankara ağır ceza mahkemesince,

b) Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde bölge adliye mahkemesinin bulunduğu il ağır ceza mahkemesince,

c) Bölge adliye mahkemesi tarafından duruşma açmak suretiyle verilmesi halinde ise hükmü kaldırılan ilk derece mahkemesince,

cezaların toplanmasına ilişkin karar verilecektir. Böylelikle Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinden toplama kararı vermesi talep edilmeyecektir.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 490, 1/839 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 23), s. 12

14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 44. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu fıkraya “mahkemeden” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya infaz hâkimliğinden” ibaresi eklenmiştir.

Teklif eden: 60 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 207 başlığı: adı yazılan 3 milletvekili ile 57 milletvekili)

Maddeyle, 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla 5275 sayılı Kanunun 101 inci maddesinde değişiklikler yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, infaz sırasında karar verecek merciler arasına infaz hâkimi de eklenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen görev ve yetkiye ilişkin değişikliklere uyum sağlanmaktadır. Toplama kararlarını verecek infaz hâkimlikleri, fıkranın mevcut metnindeki esaslar çerçevesinde belirlenmektedir.

TBMM · S. Sayısı 207, 2/2762 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 44), s. 24

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.