Amaç ve Temel İlkeler, Hapis Cezası ve Güvenlik Tedbirleri · İnfazla İlgili Kararlar
CGTİHK Madde 98 — Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaDeğişik
(Değişik:14/4/2020-7242/41 md.)
(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden,
duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
İçtihatlar
CGTİHK 98/14 karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2018/401 · K. 2019/181 · 07.03.2019
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine karar veren Yerel Mahkemece, kanunda öngörülen asgari taksit sayısına ilişkin kuralın açıkça ihlal edilmesi, hükmün bünyesine dâhil olan bu hukuka aykırılığın, 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemesinden karar istenmesi yoluyla giderilmesinin mümkün olmaması ve hükümde taksitlendirilme yapılmış olması nedeniyle infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir taksitlendirme yapılmasına da imkân bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşen hükümdeki bu hukuka aykırılığın ancak kanun yararına bozma yoluyla giderilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
E. 2023/3331 · K. 2024/9998 · 25.12.2024
1.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi "a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
E. 2021/1108 · K. 2022/19857 · 27.12.2022
… 5275 sayılı Kanunun 98/1. maddesinin uygulanma koşulları ise madde gerekçesinde; "Madde ile infazı söz konusu olabilen yani kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yorumunda, içeriğinin belirlenmesinde veya çektirilecek cezanın hesabında tereddüt edilirse yahut hükümlünün adının yanlış yazılması gibi bir nedenle cezanın infaz olunmayacağı ileri sürülürse veya sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise yerine getirilecek cezanın belirlenmesi veya tereddütün giderilmesi için, bir karar alınmak üzere yargılama makamına başvurulması hususları düzenlenmiştir." şeklinde açıklanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
E. 2021/6185 · K. 2022/5246 · 29.06.2022
… 5275 sayılı Kanunun 98/1. maddesinin uygulanma koşulları ise madde gerekçesinde; "Madde ile infazı söz konusu olabilen yani kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının yorumunda, içeriğinin belirlenmesinde veya çektirilecek cezanın hesabında tereddüt edilirse yahut hükümlünün adının yanlış yazılması gibi bir nedenle cezanın infaz olunmayacağı ileri sürülürse veya sonradan yürürlüğe giren kanun lehe ise yerine getirilecek cezanın belirlenmesi veya tereddütün giderilmesi için, bir karar alınmak üzere yargılama makamına başvurulması hususları düzenlenmiştir." şeklinde açıklanmıştır.
Madde geneli1 karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2010/241 · K. 2010/253 · 07.12.2010
Nitekim benzer bir uyuşmazlık Ceza Genel Kurulu gündemine gelmiş ve Genel Kurulun 17.04.2007 gün ve 71-98 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinde düzenlenmiş bulunan tekerrürün, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer almasına rağmen, maddi ceza hukukuna ilişkin bir düzenleme olduğu, hükümlülüğün yasal sonucu olmaması nedeniyle, 5275 sayılı Yasanın 98 vd. maddeleri uyarınca infaz aşamasında bu konuda karar alınmasının olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle tekerrür koşulları oluştuğu halde, mahkumiyet hükmünde tekerrür uygulamasına yer verilmemiş olmasının aleyhe bozma yasağına konu oluşturacağı kabul edilmiştir.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 41. maddesiyle verilen metnin gerekçesi
Teklif eden: 60 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 207 başlığı: adı yazılan 3 milletvekili ile 57 milletvekili)
Teklifle 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla, mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması hâlinde uygulanacak hükümleri düzenleyen 5275 sayılı Kanunun 98 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasının (a) bendiyle, mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olması veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği halde hükmü veren mahkemeden karar isteneceği düzenlenmektedir.
Mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Mahkûmiyet hükmünün yorumu hususunda en yetkin mercii, dosyanın tamamı hakkında bilgi sahibi olan ve kovuşturmayı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesi kapsamında hükümle sonuçlandıran mahkemedir. Bu sebeple, mahkumiyet hükmünün yorumunda duraksama olması, başka bir ifadeyle hükmü etkileyen hususlar bulunması halinde hükmü veren mahkemeden karar istenmesi gerekmektedir. Örneğin, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin duraksamayı gidermek amacıyla kararı veren mahkemeden bir karar verilmesi istenecektir. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediği hususunda bir tereddüt bulunması durumunda da hüküm mahkemesinden bu konuda bir karar verilmesi istenecektir. Yine, kararın hüküm kısmında yapılan hesap veya yazım hatası sonucu infaz edilecek cezanın miktarı hususundaki tereddüdün giderilmesi, suçun işlendiği tarihin karardan anlaşılamaması veya suç tarihinde tereddüt bulunması, ödeme veya şikayetten vazgeçme gibi nedenlerle hükmün ortadan kaldırılması veya cezanın düşürülmesi gibi hallerde hükmü veren mahkemeden karar istenecektir. Ayrıca, bu hallerde infazın durdurulmasına yönelik talepler de hüküm mahkemesinden istenecektir.
Sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün, hükümlünün lehine olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinde bu değerlendirmenin, dosyayı en iyi şekilde bilen hükmü veren mahkemece yapılması gerekmektedir. Örneğin, mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra mahkumiyete konu suçun unsurlarında veya hafifletici nedenlerinde yürürlüğe konulan bir kanunla değişiklik yapıldığı takdirde, bu değişikliğin söz konusu mahkumiyet hükmünü etkileyip etkilemediği hususunun kararı veren mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.
Fıkranın (b) bendinde ise, çektirilecek cezanın hesabında duraksama olması ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğinin ileri sürülmesi hâlinde infaz hâkimliğince karar verileceği belirtilmektedir. Bu bendin kapsamına giren hâllerde, dosyanın içeriğine herhangi bir şekilde ihtiyaç bulunmamaktadır. Duraksama, infaz dosyası üzerinden infaz hâkimliğince giderilebilecektir.
Çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya örnek olarak, süre belgesinde koşullu salıverilme süresinin veya tarihinin yanlış hesaplanması ya da adlî para cezası hapse çevrilirken hangi miktarın esas alınacağı hususunda duraksama olması hâlleri gösterilebilir. Cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceğine örnek olarak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı aşamasında mahsup, ceza zamanaşımı, hükümlünün ölümü veya artık yıl hesabı gösterilebilir. Bu hususlardaki kararlar da infaz hâkimi tarafından verilebilecektir.
Belirtmek gerekir ki, (b) bendindeki düzenlemenin sebebi, Teklifle 4675 sayılı Kanunda yapılması öngörülen değişikliklerdir. 4675 sayılı Kanunda yapılan değişikliklere ilişkin gerekçelerde açıkça vurgulandığı üzere, hükmün kesinleşmesinden itibaren infaza yönelik kararların, uzmanlaşmanın ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla infaz hâkimliklerince verilmesi esası benimsenmiş bulunmaktadır.
Teklifle, İnfaz Hâkimliği Kanununda yapılması öngörülen değişikliklerle Cumhuriyet savcılarının infaza ilişkin kararları bakımından şikayet yolu açıldığından ve bu şikayetleri infaz hâkimliği inceleyeceğinden, maddenin mevcut ikinci fıkrası madde metninden çıkarılmaktadır.
Maddenin yeni ikinci fıkrasında, Teklifle yapılması öngörülen değişikliklere uyum sağlamak amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
TBMM · S. Sayısı 207, 2/2762 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 41), s. 23İlk kabul ve önceki metinler1
İlk kabul metni
14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 41. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.
Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama
(1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir. (2) 16 ncı madde gereğince cezasının ertelenmesi isteminin reddi hâlinde de aynı hüküm uygulanır. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
Resmî Gazete · 29 Aralık 2004, Sayı 25685Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.