PVSK Madde 11
Bu maddenin resmî başlığı bulunmamaktadır.
… Polis …Değişik
(Değişik: 16/6/1985 - 3233/3 md.)
Polis;
A) Genel ahlak ve edep kurallarına aykırı olarak; utanç verici ve toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanlar ile bu nitelikte söz, şarkı, müzik veya benzeri gösteri yapanları,
B) Çocuklar, kız ve kadınlar ile genç erkeklere sözle veya herhangi bir şekilde sarkıntılık edenleri, kötü alışkanlıklara ve hertürlü ahlaksızlığa yönelten ve teşvik edenleri,
C) (Değişik: 3/8/2002-4771/10 md.) Genel ahlâk ve edebe aykırı mahiyette her türlü sesli ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satanları,
Herhangi bir müracaat veya şikayet olmasa bile engeller, davranışlarının devamını durdurarak yasaklar, sanıklar hakkında tanzim olunacak evrakı derhal şikayete bağlı suçlar hakkındaki evrakı da şikayet ve müracaat vukubulduğu takdirde adliyeye tevdi eder.
(Mülga: 3/8/2002-4771/12 md.)
İçtihatlar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2024/196 · K. 2025/129 · 19.03.2025
PVSK'da ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nde hâkimden arama kararı alınması gerekmeyen hâller gösterilmiştir. Buna göre; polisin, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etme ve arama yetkisi bulunmaktadır (PVSK m.9/7). …
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
E. 2024/17663 · K. 2025/1371 · 20.02.2025
PVSK m. 9/7'de ve Adli ve Önleme Arama Yönetmeliğinin 25. maddesinde, 5442 sayılı İl İdare Kanunu'nun ek 1 maddesi kapsamında bulunan yerlerde, 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında, 1402 sayılı Sıkı Yönetim Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun çerçevesinde ve PVSK'nın 20. maddesi kapsamında yapılacak aramalar için arama kararı gerekmeyecektir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi
E. 2021/26356 · K. 2025/7809 · 26.05.2025
2559 sayılı PVSK'nda ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde hakimden arama kararı alınması gerekmeyen haller gösterilmiştir. Buna göre; polisin, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etme ve arama yetkisi bulunmaktadır. …
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri3
16/6/1985 tarihli ve 3233 sayılı Kanunun 3. maddesiyle verilen metnin gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Madde 3. — Kanunun 11 inci maddesi değişikliği.
Madde metnine açıklık getirilmek, özellikle;
a) Şikâyete bağlı suçları işleyenlere polisin müdahalesini sağlamak,
b) Söz atma ve sarkıntılık suçlarına çocuklar ve kızlar da dahil edilerek eksiklik giderilmek,
Maksadıyla ve gerekli olduğundan yeniden düzenlenmiş ve ticarî maksatla doldurulan video ve ses bantlarının satışa çıkarılırken birer nüshasının mahallî mülkî idare amirine verilmesi hüküm altına alınmıştır.
Not: Madde komisyonlarda ve Genel Kurulda önergelerle değiştirilerek kabul edilmiştir. (C) bendi sonradan 4771 sayılı Kanunla değiştirilmiş, son fıkrası 4771 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 343 (1/692; 17. Dönem 111. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 3), s. 23/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 10. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Değişik: 3/8/2002-4771/10 md.)
Teklif eden: 3 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 890 başlığı)
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (11. madde, 12. madde, 13. madde, EK 1. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.
– Maddenin (A) fıkrasıyla, 2559 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin (D) bendi değiştirilerek, polis tarafından kapatılabilecek umuma açık yerler ve kapatılma esasları yeniden düzenlenmiştir.
Maddenin (B) fıkrasıyla, Kanunun 9 uncu maddesi değiştirilerek, Anayasanın kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin 19 uncu maddesi ile özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığına ilişkin 20 ve 21 inci maddelerinde 4709 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle uyum sağlanmıştır.
Maddenin (C) fıkrasıyla, Kanunun 11 inci maddesinin (C)bendi yeniden düzenlenmiş, değişen teknoloji ve görüntülü ve sesli aletlerin niteliğinin değişmesi nedeniyle bütün bu araçları kapsayacak şekilde yeni hükümler öngörülmüştür.
Maddenin (D) fıkrasıyla, Kanunun eğlence yerlerine girebilecek ve buralarda çalışabilecek kişilerle ilgili 12 nci maddesi değiştirilerek, maddedeki umuma açık yerlere ilişkin ibareler değiştirilmiş ve güncel hale getirilmiştir. Ayrıca, Ülkemiz tarafından da onaylanan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereği, onsekiz yaşından küçüklerin çocuk sayılması nedeniyle ve çocukları korumak amacıyla dinlenme ve eğlence yerlerinde çalışabilecek kişilerin yaş sınırının onsekize çekilmesine ilişkin hüküm getirilmiştir. Bu düzenleme ile kadınların bu gibi yerlerde çalışabilmeleri için öngörülmüş olan mülkî âmirin izin verme yetkisi kaldırılmış ve kadın erkek ayrımcılığı önlenmiştir. Ayrıca, kanunlarımızda erginlik yaşı olarak kabul edilen onsekiz yaş esas alınmış ve böylece onsekiz yaşını dolduran kadın erkek herkesin her alanda çalışabilmelerine imkân tanınmıştır.
Maddenin (E) fıkrasıyla, Kanunun yakalama yetkisine ilişkin 13 üncü maddesi yeniden düzenlenmekte ve bu maddenin birinci fıkrasında kolluk kuvvetlerine yakalama yetkisini veren durumlar belirtilmektedir.
İki ve üçüncü fıkraları muhafaza edilen maddenin dördüncü fıkrası değiştirilmiştir. Buna göre, yakalanan kişilerden yalnızca uyuşturucu kullananlar ile sarhoş olanlar değil, zor kullanılarak yakalanan kişiler ile hakkında suç soruşturması yapılacakların sağlık durumlarını gösteren doktor raporları alınacaktır.
Maddenin beşinci fıkrası ile yakalanan kişiye, yakalanma sebebinin bildirilmesi yükümlülüğü ayrıntılı biçimde gösterilmiştir.
Maddenin altıncı fıkrası, Anayasanın 19 uncu maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, adlî bir işlem nedeniyle yakalanan kişinin durumu istediği kanunî yakınına derhal bildirilecektir.
Maddenin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları birleştirilerek yedince ve son fıkra olarak yeniden düzenlenmiştir. Burada, “sanık” ibaresi yerine “suç şüphesi altında olanlar” ibaresi, “haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kuruma gönderilir.” ibaresi yerine “haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum tarafından teslim alınır.” ibaresi getirilmiştir.
Maddenin (F) fıkrasıyla, Kanunun Ek 1 inci maddesi değiştirilerek, umumî veya umuma açık yerler ile umuma açık niteliğindeki ulaşım araçlarında, gerçek kişi veya toplulukların kırksekiz saat önceden mahallin en büyük mülkî âmirine yazılı bildirimde bulunarak, oyun ve temsil verebileceği veya çeşitli şekillerde gösteri yapabileceği konusu düzenlenmiştir.
Ayrıca, bu temsil ve gösterilerde devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzene veya genel ahlâka aykırı bir durum tespit edildiğinde, mahallin en büyük mülkî âmirinin derhal Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunacağı hükmüne yer verilmiştir. Yapılacak bildirimde, temsil veya gösteriye katılan yönetici ve diğer kişilerin kimlik, ikametgâh ve tabiiyetlerinin belirtileceği öngörülmüştür.
TBMM · S. Sayısı 890, 2/1020 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 10)3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Mülga: 3/8/2002-4771/12 md.)
Teklif eden: 3 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 890 başlığı)
– Maddenin (A) fıkrasıyla, 2908 sayılı Dernekler Kanununun 39 uncu maddesinde yer alan, “Belli bir kurum veya kuruluşta çalışsalar bile, belli bir mesleğe mensup olan kamu hizmeti görevlileri, ancak üyelerinin ortak sosyal, ekonomik, dinlenme, kültürel ve meslekî ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve sadece il ve ilçe merkezlerinde, dernek kurabilirler. Bu dernekler yukarıda belirtilen amaçlar dışında faaliyette bulunamazlar.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır.
Aynı Kanunun 47 nci maddesinde yer alan “Kamu yararına çalışan derneklerin hesapları ve bu hesaplarla ilgili belge ve defterleri, gerekli görülen hallerde, Maliye Bakanlığınca da denetlenir.” hükmü, - 45 inci maddeye göre dernekler amaç ve faaliyetleriyle ilgili olan bakanlıklar tarafından zaten denetlenebileceğinden - gereksiz bulunarak yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca bu Kanunun 56 ncı maddesinde yer alan “Aynı öğretim kurumlarında olsa bile iki yıl, sömestr usulü uygulanan yükseköğretim kurumlarında bu süreyi dolduran, sömestr sayısı kadar sınıfta kalan veya bulundukları öğretim kurumlarını normal bitirme senesinden iki sene sonrasına kadar bitirmemiş olan öğrenciler; öğrenci derneklerine başkan olamaz, yönetim, denetleme kurullarında ve diğer organlarda görev alamaz, dernek adına öğrenci temsilciliğine seçilemezler.Seçildikten sonra, yukarıda belirtilen hallere düşenler, daha önce kazandıkları sıfatları kaybedenler.” hükmü yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece öğrenci sayılan kişilere derneklerle ilgili olarak konulan yasaklar ortadan kaldırılmıştır.
Maddenin (B)fıkrasıyla, Basın Kanununun 31 ve Ek 3 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
Maddenin (C) fıkrasıyla, Polis Vazife ve Salâhiyetleri Kanununun 11 inci maddesinin son fıkrasında, video ve ses bantlarını ticarî maksatla doldurana gerçek ve tüzel kişilerin bu bantlarının birer adedini piyasaya çıkarılmadan önce mahallin en büyük mülkî âmirine verme zorunluluğunu getiren hükmü ile mülkî âmirliğe tevdi edilen bu görev Kültür Bakanlığı bünyesinde bulunan Telif Hakları Genel Müdürlüğünce yürütüldüğünden söz konusu hüküm kaldırılmıştır.
Maddenin (D) fıkrasıyla, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun serbest bölgelerde kuruluştan itibaren on yıl süreyle 5.5.1983 tarihli ve 2822 sayılı Kanunun grev ve lokavt ile arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 890, 2/1020 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 12)İlk kabul ve önceki metinler1
İlk kabul metni
16/6/1985 tarihli ve 3233 sayılı Kanunun 3. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.
Ar ve hayaya ve içtimaî nizam ve ahlâka uygun olmıyan harekette bulunanlarla bu yolda söz ve türkü söyliyen ve çalğı çalanları, kadın ve genç erkeklere söz atanları, sarkıntılık edenleri ve genç kimseleri her türlü ahlâksızlığa teşvik eyliyenleri polis meneder. Suçlular hakkında tanzim olunacak evrak yirmi dört saat içinde Adliyeye verilir.
Resmî Gazete · 14 Temmuz 1934, Sayı 2751Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.