İçeriğe geç

PVSK Madde 2

Bu maddenin resmî başlığı bulunmamaktadır.

… emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır …Değişik

(Değişik: 16/7/1965 - 694/2 md.)

Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır.

A) Kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmıyan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak,[5]

B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak,

Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz.[6]

Aşağıda yazılı hallerde:

I – Can, ırz veya mal emniyetini korumak için,

II – Devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümlerin faillerini yakalamak veya delillerini tesbit etmek için,

III – Devlet kuvvetleri aleyhine, yalnız veya toplu olarak taarruz veya mukavemette bulunanları yakalamak, veya bunların taarruz veya mukavemetlerini def etmek için,

IV – Hükümete karşı, şiddet kullanan veya gösteren veya mukavemet edenlerin yakalanması, taarruz veya mukavemet edenlerin def edilmesi için,

V – Zabıtaca muhafaza altına alınan şahıslara,bina veya tesislere,meskün veya gayrımeskün yerlere vakı olacak münferit veya toplu tecavüzleri def etmek için,

VI – Ağır cezalı bir suçun sanığı olarak yakalandıktan sonra zabıta kuvvetlerinin elinden kaçmakta olan şahısların yakalanması için,

VII – İşlenmekte olan bir suçun işlenmesine veya devamına mani olmak için,

VIII – Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda, zabıta tarafından suç delillerinin tesbiti veya suç faillerinin yakalanması maksadiyle yapılacak aramalar için,

IX – Kanunsuz toplantı veya kanunsuz yürüyüşleri dağıtmak veya suçlularını yakalamak için,

X – Yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi afetlerde olay yerinde görevlilerce alınması gereken tedbirler için,

XI – Umuma açık yerlerde yapılan her türlü toplantı veya yürüyüşlerde veya törenlerde bozulan düzeni sağlamak için,

XII – Herhangi bir sebeple tıkanmış olan yolların trafiğe açılması için,

XIII – Yukardaki maddeler dışında diğer kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle yapmaya mecbur tutulduğu haller için,

Yetkili amir tarafından verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemez. Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk emri verene aittir.[7]

İçtihatlar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2026/161 · K. 2026/3945 · 06.04.2026

nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşetler kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin…

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2022/9949 · K. 2026/434 · 19.01.2026

Oysa Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli ve 2019/19-569 E., 2022/10 K. ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamalarında yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi; …

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2025/3603 · K. 2026/3527 · 30.03.2026

… makul sebep nedeniyle sanığı durdurdukları, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşetler kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6.…

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

E. 2025/474 · K. 2025/5378 · 14.04.2025

CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerinin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında sanığa ya da suça ilişkin önceden alınmış bir ihbar ya da istihbari bilgi olmaksızın ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, soruşturma işlemlerinin başladığı, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu PVSK m. 2 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler3
DeğişiklikKabul/karar: 2/7/2018Yürürlük: 9/7/2018

[5]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “tüzüklere” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” şeklinde değiştirilmiştir.

DeğişiklikKabul/karar: 2/7/2018Yürürlük: 9/7/2018

[6]2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Ekleme

[7]Bu hükmün uygulanmasında Ek 4 ncü maddeye bakınız.

Madde gerekçeleri2

16/7/1965 tarihli ve 694 sayılı Kanunun 2. maddesiyle verilen metnin gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Yürürlükte bulunan kanunlarımızdan yeni Anayasamıza aykırı hükümler taşıyanlarının tesbiti için, Adalet Bakanlığında toplanan Bakanlıklararası Komisyonda; 2559 sayılı Polis vazife ve salâhiyet Kanununun 2 nci maddesinin (B) bendinin, Anayasanın 125 nci maddesine aykırı olduğu tesbit edilmiştir. Filvaki; bahis konusu 2 nci maddenin (B) bendi, Memurin Kanununun 40 ncı maddesi ile genel olarak memurlara tanınmış olan bir hakkı, polis mensuplarına tanımamaktadır. Halbuki yeni Anayasamız 125 nci maddesiyle kamu hizmetlerinde her hangi bir sıfat ve suretle çalışan kimseler için «Kanunsuz emir» konusunda geniş ölçüde bir hak tanımış bulunmaktadır. Bu sebeple polis mensuplarının da bu haktan yararlanmalarını ve Anayasaya aykırı hüküm ihtiva eden mezkûr kanun maddesinin değiştirilmesini sağlamak maksadiyle ilişikte sunulan kanun tasarısı hazırlanmıştır.

Maddenin 1 nci fıkrasının (A) bendinde, polisin önleyici zabıta olarak görevleri belirtilmiştir. Genel olarak polis, kanunsuz hareketlerin, yapılması için gerekli tedbirler alacak ve suç işlenmesine mâni olacaktır. Bu görev, polisin en başta gelen asli görevidir.

Aynı fıkranın (B) bendinde ise, polisin adlî zabıta olarak görevleri belirtilmiştir. İşlenmiş veya işlenmekte olan bir suçun failini yakalamak, suç delillerini tesbit etmek de polisin adlî görevidir. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda polisin adlî görevlerinin neler olduğu ayrıca gösterilmiştir.

Maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen hususlar polisin görevlerini yapması için âmirlerinden alacağı emirlerle ilgili hareket tarzına dairdir. Bu fıkra, Anayasanın 125 nci maddesinin birinci fıkrasına paralel olarak tanzim edilmiştir. Bu suretle, polis mensupları da âmirlerinden aldıkları emirleri, kanun, tüzük ve yönetmeliğe aykırı bulurlarsa, böyle bir emri yapmıyacaklar ve aykırılığı hemen âmirlerine yazı ile veya sözle bildireceklerdir. Ancak, emri veren âmir, bu emrini yazı ile teyidederse yani yenilerse bu halde emir yerine getirilecektir. Fakat bundan doğabilecek sorumluluk emri verene aidolacaktır. Şayet emir konusu suç teşkil ediyorsa, bu halde emir yazılı dahi olsa yerine getirilmiyecektir. Yani verilen emir yerine getirilmekle, görevlilerin işledikleri hareket tarzı, kanunlarımıza bir suç olarak tarif ve tavsif edilmiş ve karşılığında da bir ceza tâyin edilmiş ise bu takdirde o emir yerine getirilemez. Böyle bir emri yerine getiren sorumluluktan kurtulamaz.

Anayasamız 125 nci maddesinin son fıkrası ile, kamu hizmetlerinde bâzı hizmet alanlarının özelliklerini göz önünde bulundurarak, yazılı emir konusunda bâzı hallere munhasır olmak üzere, kanunla istisnalar konabileceğini ön görmüş bulunmaktadır. Kanunla istisna konabilecek hizmet olanlarının birisi de kamu güvenlik ve düzenliğinin korunmasında görevli bulunan zabıta hizmetleridir. Anayasamız zabıta hizmetlerinde yazılı emir müessesesine kanunla istisna konabileceğini ön görmüş ise de, bunu başlıca iki unsurun varlığına bağlamış bulunmaktadır. Bu unsurlardan birincisi «acele hal» dir. İkincisi de «kamu düzeni ve güvenliğinin korunması» dır. İki unsurdan birincisi zaman unsurudur. İkinci unsur ise olaya bağlı ve olayın mahiyeti ile ilgili bir unsurdur. Birinci unsuru teşkil eden «acele hal» den anlaşılan mâna şudur : Zabıtaca yapılması gereken bir fiil veya alınması icabeden bir tedbirde gecikme olduğu takdirde bir kamu zararı husule gelecek veya mevcut bir tehlike veya zarar daha ağır bir hal alacak ise bu halde acelelik var demektir. Bu takdirde zabıtaca yapılması gereken fiilleri geciktirmeden yapmak veya alınacak tedbirleri derhal almak icabeder. Aksi halde görev tam olarak yapılmamış olacak, sonuç olarak zabıtanın varlığı bir mâna ifade etmiyecektir. Zabıtaca yapılacak görevin acele olarak ifasında zaruret bulunup bulunmadığını ancak olaya el koyan yetkili âmir takdir edecektir.

Her hangi bir olayda acelelik bulunup bulunmadığını önceden tâyin ve tesbit etmek mümkün değildir. Bunu takdir edebilecek olan olayı bizzat takibeden yetkili âmir olabilir.

İstisna için aranan ikinci unsur, «kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması» amacıdır.

Maddenin 3 ncü fıkrası, yukarda kısaca izahına çalıştığımız istisna için aranan esaslı iki unsuru ihtiva etmek üzere tanzim edilmiş bulunmaktadır. İki unsurdan birincisi olan «Acele Hal» den ne anlaşıldığını yukarda açıklamış bulunuyoruz. İstisna için aranan «kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması» na gelince : Kamu düzeni ve kamu güvenliği deyimlerinin şümul ve muhtevasını tam olarak tâyin ve tesbitteki güçlük aşikâr olmakla beraber, kamu düzeni ve güvenliğini bozmaya mâtuf fiil ve hareketler, bu konuda başlıca kaynak olan Türk Ceza Kanunundan ve diğer zabıta mevzuatından istifade edilerek 13 bent halinde tesbit edilmiştir.

Birinci bent : Can, ırz veya mal emniyetinin korunmasına mâtuftur. Tek tek fertlerin bir araya gelmesinden meydana gelen millet topluluğunda, güvenlik ve düzenin varlığından behsedilebilmesi için, topluluğu teşkil eden fertlerin can, ırz veya mal emniyeti içinde bulunmaları şarttır. Can emniyetini, ırz ve mesken masuniyetini koruyamıyan bir devletin, genel güvenliği ve düzeni sağladığı iddia edilemez. Bu itibarla fertlerin can, ırz veya mallarına vukubulacak tecavüzler kamu güvenliğini bozucu mahiyette olduğundan bu tecavüzlerin defedilmesi ve suçlularının yakalanması zabıtanın kamu güvenliğinin korunmasına mâtuf başlıca görevleri arasındadır. Bu sebeple acele hallerde bir kimsenin can, ırz veya malına, tecavüz halinde, yetkili âmirin can, ırz veya mal emniyetini korumaya mâtuf emirlerinin yazılı olarak verilmesi istenilemez. Böyle bir halde sözle emir alan ilgili memur derhal emri yerine getirecektir.

İkinci bent : Türk Ceza Kanununun birinci babında devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümler başlığı altında bahis konusu edilen cürümler, kamu düzeni ve kamu güvenliğinin ortadan kaldırılması daha açık bir ifade ile devletin bizatihi varlığının tehlikeye sokulması ile ilgili olduğundan, acele hallerde bu cürümlerin faillerinin yakalanması ve suç delillerinin tesbiti için yetkili âmir tarafından verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemiyecektir. Sözle emir alan ilgili memur derhal emrin icabını yerine getirecektir.

Üçüncü ve dördüncü bentler : Türk Ceza Kanunun üçüncü babında Devlet idaresi aleyhinde işlenen cürümler başlığı altında bahis konusu edilen cürümler; kamu düzenini bozmaya ve kamu güvenliğini sarsmaya mâtuf suçlar olduğundan, acele hallerde bu gibi suçların faillerinin yakalanması taarruz veya mukavemetlerinin defedilmesi için, yetkili âmir tarafından verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilmiyecek, bu konuda sözle verilecek emirler derhal yerine getirilecektir.

Beşinci bent : Bu bent zabıtanın suçları önleyici görevi ile ilgilidir. Zabıta, herhangi bir sebeple şahısları, bina veya tesisleri, meskûn veya gayrimeskûn sahaları muhafaza altına almış olabilir. Böyle bir halde muhafaza altına alınan canlı veya cansız varlıklara karşı münferit veya toplu tecavüzler vâkı olduğu ve bunların acele olarak önlenmesinde zaruret bulunduğu takdirde yetkili âmir tarafından bu tecavüzlerin defedilmesi için verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemiyecek ve sözle verilen emir derhal yerine getirilecektir.

Altıncı bent : İşlenen suçlar, ceza kanunlarımızda derecelerine göre kademelendirilmiştir. Kamu güvenlik ve düzenini ağır bir şekilde bozan veya ortadan kaldıran suçların cezaları da ağır olarak tayin ve tesbit edilmiştir. İşte bu bentte de kamu güvenliğini ve düzenini ağır bir şekilde bozan suç sanıklarının yakalanmasından sonra zabıta kuvvetlerinin elinden kaçtıkları esnada tekrar yakalanmaları için verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemiyeceği belirtilmekte ve böyle bir halde sözle verilen emirlerin derhal yerine getirileceği ifade edilmektedir. Böyle bir halde emrin yazılı olarak verilmesini beklemek sanığın yakalanmasını güçleştirecek ve belki de imkânsız bir hale sokacaktır. Bu itibarla sözle verilecek emir gereği derhal yapılmalıdır.

Yedinci bent : Zabıtanın başlıca görevlerinden birisi, suçların işlenmesinden önce önünü almak, başka bir deyimle suça mâni olmaktır. Bir cemiyet içinde işlenen suçlara mâni olunamazsa, o cemiyette kamu düzeni veya güvenliğinin varlığından söz edilemez. Zabıta her şeyden önce suça mâni olmakla görevlidir. Bu mümkün olmadığı takdirde de suç işlenmekte iken veya işlendikten sonra faillerinin geciktirilmeden yakalanması zaruridir. İşlenmekte olan bir suçun devamına imkân vermemek için, suçlunun yakalanması ve suça müteveccih hareketlerine mâni olunması lâzımdır. Ancak bu takdirde cemiyet içinde zabıta kendisine düşen görevi yapmış olur. İşlenen her suç derece derece kamu güvenlik ve düzenini bozar. Bu itibarla işlenmekte olan bir suça mâni olmak zarureti vardır. İşlenmekte olan suçta acelecilik unsuru esasen vardır. Onun için işlenmekte olan bir suçun önlenmesi için, yetkili âmirden yazılı emir istenilmesi halin icaplarına uygun değildir. Böyle bir halde sözle verilecek emirler derhal yerine getirilecektir.

Sekizinci bent : Suçluların cezalandırılabilmeleri ancak, işlenen suçların delillerinin elde bulunmasına bağlıdır. Tehirinde mazarrat umulan hallerde zabıta, suçluları yakalamak veya suç delillerini tesbit tesbit etmek için suç mahallinde veya suçla ilgili meskenlerde veya iş yerlerinde aramalar yapabilir. Suç delillerinin ortadan kaldırılmaması için bazan aramaların vakit geçirilmeden derhal yapılması zaruri olabilir. Böyle bir halde yazılı emir istenen zaman kaybını icabettireceğinden sözle verilecek emir icapları derhal yerine getirilmelidir.

Dokuzuncu Bent : Kamu güvenlik ve kamu düzenini bozan hareketlerin başında gelen suçlardan birisi de, kanunsuz toplantı veya kanunsuz yürüyüşlerdir. Bu toplantı veya yürüyüşlere ekseriya kalabalık insan gruplarının iştirak etmesi, hareketli ve heyecanlı bir hava içinde yapılması ve tahrike çok müsaidolması sebebiyle, bu gibi kanunsuz hareketlerin büyümesine meydan verilmeden ani tesir ve müdahale ile derhal dağıtılmaları gerekir. Bu sebeple olaya el koyan yetkili zabıta âmirlerinin kanunsuz toplantı veya yürüyüşlerin dağıtılması veya tesirsiz bir hale getirilmesine mâtuf ve hadise yerinde vereceği emirlerin yazılı olarak verilmesi mümkün olamıyacağından böyle hallerde sözle verilecek emirlerin derhal yerine getirilmesi lâzımdır. Kanunsuz toplantı veya yürüyüşleri kamu güvenlik veya düzenini doğrudan doğruya bozan ve toplum içinde derin akisler bırakan suçlar olduğundan, bu gibi hareketlerin zaman kaybetmeden önlenmesi ve suçlularının yakalanması zaruridir. Kanunsuz toplantı veya yürüyüşlerin önlenmesinde dikkat edilecek en büyük unsur zaman unsurudur. Bu gibi hareketler daha nüve halinde iken bastırılmalıdır. Aksi halde, önlenmeleri güçleşebilir ve hattâ imkânsız hale gelerek kamu güvenlik ve düzenini ortadan kaldıran bir hal alabilir. Bu itibarla kanunsuz toplantı veya yürüyüşleri önlemekle görevlendirilen zabıta kuvvetlerinin başında bulunan yetkili âmirin toplantı veya yürüyüşü dağıtmak maksadiyle vereceği emirlerin yazılı olarak verilmesi istenilemez. Böyle hallerde sözle verilecek emirlerin derhal yerine getirilmesi zarureti vardır. Bu sebeple bu bent tanzim edilmiştir.

Onuncu bent : Yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi âfetler kamuyu doğrudan doğruya ilgilendiren ve kamu düzenine maddi ve mânevi etki yapan olaylar olduğundan, bu âfetlerin tevlidedeceği zararların önlenmesine ve hafifletilmesine mâtuf tedbirleri olay anında veya olay yerinde almakla görevli zabıta mensuplarının görevler de o nisbette ehemmiyet arz eder. Bu gibi ahvalde vakit geçirilmesi telâfisi imkânsız can veya mal kaybına sebebolabilir. Bu sebeple olay esnasında görevli zabıta mensuplarına yetkili âmir tarafından verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesine imkân bulunamıyacağından sözle verilecek emirler derhal yerine getirilecektir.

Onbirinci bent : Umuma açık yerlerde yapılacak her türlü kanuni toplantılar veya yürüyüşler (kapalı toplantılar dâhil) de veya törenlerde, zabıta nizamı temin etmek için önceden gerekli tedbirleri almaktadır. Bu tedbirler alınmasına rağmen, kalabalık halk kütleleri, alınan tedbirlere riayet etmiyerek düzeni bozabilirler. Böyle hallerde olay yerinde görevli zabıta kuvvetleri bozulan düzeni sağlamakla mükellef olduklarından, bozulan düzeni sağlamak için yetkili âmir tarafından verilecek emirlerin o sırada yazılı olarak verilmesi mümkün olamıyacağından sözle verilecek emirler derhal yerine getirilecektir. Çünkü olay yerinde seyyal bir kalabalık vardır. Ve kamu düzeni âni hareketlerle bozulmuştur. Vakit kaybetmeden düzeni sağlayıcı tedbirleri almak lâzımdır. Aksi halde düzeni sağlamak mümkün olamıyacak ve zabıta kendisinden beklenen önleyici görevini lâyıkı ile yapamıyacaktır. Bu itibarla bu gibi hallerde de verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilecek, yazılı emir istenilmiyecektir.

Onikinci bent : Nakil araçlarının ulaştığı büyük tekâmül ve çoğalma sonucunda bilhassa karayollarında, özellikle şehirlerde trafik büyük bir problem halini almıştır. Trafik tıkanıklıkları, âni müdahale icabettiren ve sık sık tekerrür eden hallerdendir. Kamu düzeni ile yakından ilgili olan bu konuda, karayollarında muntazam bir trafik akımını temin etmek zabıtanın başlıca görevleri arasına girmiş bulunmaktadır. Zabıta, bu görevini yaparken acele hareket etmek ve âni müdahale yapmak zaruretindedir. Bu sebeple trafik tıkanmalarında akımı sağlamak için verilecek emirlerin yazılı olarak verilmesi halin icabına uymadığından böyle bir halde de sözle verilecek emirlerin derhal yerine getirilmesi zaruridir. Aksi halde zaman kaybı sebebiyle trafik tıkanıklığı daha da artarak kamu düzeni esaslı bir şekilde bozulmuş olacaktır. Bunu önlemek için ilgili bent tanzim edilmiş bulunmaktadır.

Onüçüncü bent : Bu bentte zabıtaya görev veren diğer kanunlarda, yazılı emir istenemiyecek haller için öngörülmüş bulunmaktadır.

Onüç bent içinde sayılan ve tesbitine çalışılan hallerde, emri yerine getiren ilgililerin, maddenin ikinci fıkrasında yazılı emirde olduğu gibi, sorumlulukları olmıyacaktır. Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden ötürü doğabilecek sorumluluk emri verene aidolacaktır. Bu suretle zabıtanın derhal müdahale etmesi, tedbir alması gereken hususlarda, emri infaz ile mükellef olan ilgililerde doğması muhtemel tereddüt ve endişeler de önlenmiş bulunmaktadır.

Not: Tasarının tek değişiklik maddesinin gerekçesidir (gerekçe maddeyi fıkra ve bent bent açıklar; yürürlük ve yürütme maddelerine ilişkin son cümle alınmamıştır). Madde İçişleri Komisyonunda değiştirilerek kabul edilmiştir ((A) bendine 'yönetmeliklere', (IV) bendine 'kullanan veya' ibareleri eklenmiştir). Sayfa taranmış görüntüdür; metin katmanı kullanılamayacak kadar bozuk olduğundan sayfalar Tesseract ile okunmuş ve görüntüyle sözcük sözcük denetlenerek yazılmıştır.

TBMM · Millet Meclisi S. Sayısı 265 (1/458; 1. Dönem 41. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının gerekçesi, s. 1–4

2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK'nin 14. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “tüzüklere” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” şeklinde değiştirilmiştir.

Teklif eden: Hükümet (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (2. madde, 1. madde, 13. madde, 26. madde, EK 7. madde).

Madde ile, 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununda Anayasaya uyum çerçevesinde değişiklik yapılmıştır.

Not: Kanun hükmünde kararname Anayasa'nın 91 inci maddesi uyarınca TBMM'ye gerekçesiyle gönderilmiştir. Gerekçe 2559 sayılı Kanundaki bütün ibare değişikliklerini (1, 2, 13, 26 ve ek 7 nci maddeler) birlikte açıklar. Sayfa taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · 1/3 esas numaralı 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM'ye gönderilen gerekçesi (madde 14), s. 4
İlk kabul ve önceki metinler1

İlk kabul metni

16/7/1965 tarihli ve 694 sayılı Kanunun 2. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

Polisin umumî emniyete müteallik inzıbatî vazifeleri iki kısımdır: A) Kanunlara ve nizamnamelere ve Hükûmet emirlerine ve amme nizamına uygun olmıyan hareketlerin işlenmesinden evvel bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak. B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı vazifeleri yapmak polisin göreceği vazifelerde salâhiyetli âmirden verilecek emirlerde Memurin Kanununun 40 ıncı maddesi hükmü cari değildir.

Resmî Gazete · 14 Temmuz 1934, Sayı 2751

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.