Uyum Hükümleri
TCKYUŞK Madde 10 — İnfazın ertelenmesi veya durdurulması
İnfazın ertelenmesi veya durdurulması
(1) 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında bu Kanunun lehe olan hükümleri öncelikle dikkate alınarak, 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 402 nci maddesi uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir.[10]
İçtihat ara
Dipnotlar ve değişiklikler1
[10]Bu fıkrada geçen “1 Nisan 2005” ibaresi, 11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “1 Haziran 2005” olarak değiştirilmiştir.
Madde gerekçeleri2
İlk kabul gerekçesi
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (10. madde, 9. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.
Ceza hukukunun kişi hak ve hürriyetleri açısından güvence oluşturması amacıyla kabul edilen zaman bakımından uygulama kurallarına göre; fiili işlediği zaman yürürlükte olan kanunlara göre suç teşkil ediyorsa fail cezalandırılabilecektir. Bir fiil işlendikten sonra yürürlüğe giren kanunda suç olarak tanımlanmışsa; bu kanun geçmişe yürütülerek fail cezalandırılamaz. Yeni suçlar ihdas eden bir kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen fiiller açısından uygulama kabiliyeti bulur.
Keza, bir suçun unsurlarında, cezasında, bu suçtan dolayı mahkûmiyetin kanuni neticelerinde sonradan yürürlüğe giren bir kanunla failin aleyhine değişiklikler yapılması durumunda; bu kanun, yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan fiiller açısından uygulanamayacaktır.
Ancak, bu kuralın istisnası mevcuttur. Buna göre, bir fiil, bilahare yürürlüğe giren yeni bir kanun ile suç olmaktan çıkarılmış ise, işlendiği zaman yürürlükte olan kanuna göre suç oluşturmasına rağmen; fail cezalandırılmayacaktır. Yani, bu durumda sonradan yürürlüğe giren kanun, failin lehine sonuç doğurduğu için, yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan fiiller açısından da (geçmişe yönelik olarak) uygulama kabiliyetine sahip olacaktır. Yine sonradan yürürlüğe giren kanun, bir suçun unsurlarında, cezasında, bu suçtan dolayı mahkûmiyetin kanuni neticelerinde failin lehine değişiklikler yapması durumunda, yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan fiiller açısından da uygulanabilecektir.
Zaman bakımından uygulamaya ilişkin bu ilkeler, sonradan yürürlüğe giren kanunla bir suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, cezasında ve hatta, güvenlik tedbirlerinde değişiklik yapılması durumunda, dikkate alınacaktır.
Değiştiren kanunla değişikliğe uğrayan kanunlardan hangisinin lehe hükümler içerdiği, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanmasıyla ortaya çıkacak olan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenecektir.
Bu görüşler doğrultusunda, yeni Türk Ceza Kanununun kabulünün ortaya çıkardığı zaman bakımından uygulamaya ilişkin sorunların çözümü amacıyla; Tasarı metnine, "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9 uncu madde ile "İnfazın ertelenmesi veya durdurulması" başlıklı 10 uncu madde eklenmiştir.
Not: Komisyonca eklenen hüküm: tasarı/teklifte madde gerekçesi yoktur; metin komisyon raporundaki açıklamadır.
TBMM · S. Sayısı 675, Adalet Komisyonu raporu (komisyonca eklenen hükmün açıklaması)11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 5. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
Bu fıkrada geçen “1 Nisan 2005” ibaresi, 11/5/2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “1 Haziran 2005” olarak değiştirilmiştir.
Teklif eden: 4 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 898 başlığı: ilk imza sahibi ve 3 milletvekili)
5328 sayılı Kanunla yeni Türk Ceza Kanunu ve buna bağlı olarak bazı kanunların "1 Nisan 2005" olan yürürlük tarihi "1 Haziran 2005" şeklinde değiştirilmiş olduğundan, 5252 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde geçen "1 Nisan 2005" tarihinin de değiştirilmesi gerektiğinden bu madde düzenlenmiştir.
TBMM · S. Sayısı 898, 2/442 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 4)Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.