Tebligat Esasları
TK Madde 11 — Vekile ve kanuni mümesile tebligat:
Vekile ve kanuni mümesile tebligat:
(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.
(Ek ikinci fıkra: 11/1/2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.
Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.
İçtihatlar
TK 11/12 karar
Yargıtay 3. Ceza Dairesi
E. 2021/20628 · K. 2023/471 · 07.02.2023
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılmasının gerekli ve yeterli olmasına, tebliğ tarihinden önce 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişik anılan Kanunun 7/a maddesi gereğince baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasında zorunluluk bulunmasına, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. …
Yargıtay 3. Ceza Dairesi
E. 2021/6307 · K. 2022/318 · 27.01.2022
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1. maddesinde yazılı olduğu üzere "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının 03.01.2021 tarihinde duruşmada hazır bulunan ve sanık lehine istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin bizzat kendisine tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafiince süresinde temyiz isteminde bulunulmadığı, gerekçeli kararın daha sonradan sanığa tebliğ edilmesinin ayrıca yeni bir temyize imkan vermeyeceğinden süre geçtikten sonra yapılan temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
TK 11/21 karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2017/631 · K. 2021/480 · 19.10.2021
CMK hükümlerine göre müdafinin vekâlet sunma zorunluluğu olmaması karşısında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesindeki 'vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır...' amir hükmü karşısında, gerekçeli kararın sanık müdafisi olduğu anlaşılan Av. ... yerine sanığa tebliğ edilmesi kanuna aykırı olup, öğrenme tarihinden itibaren temyiz süresi başlayacağından, temyiz isteminin bu nedenle süresinde olduğu anlaşılmakla temyizin reddine ilişkin 17.03.2015 ve 27.03.2015 günlü ek kararlar kaldırılarak yapılan incelemede;
Madde geneli4 karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2017/1020 · K. 2020/350 · 07.07.2020
… bulunmadığının anlaşılması, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce dosyanın Yargıtay denetiminden geçmemesi nedeniyle sanığın ve müdafisi Avukat ...’ın yokluğunda verilen ve kanun yolu bildirimi de kanuna uygun şekilde yapılan karara yönelik sekizinci günde temyiz talebinin gerçekleştirilmesi yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca birden fazla vekil var ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olması, eğer birden fazla vekile tebligat yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihinin asıl tebliğ tarihi sayılacağı düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık ...’i soruşturma ve kovuşturma aşamasında temsil etmeyen ve Özel Dairece de gerekçeli…
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2014/662 · K. 2015/781 · 21.01.2015
Hemen belirtilmelidir ki, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın nasıl yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11.maddesinde açıklanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2026/258 · K. 2026/322 · 13.05.2026
… 73/1). Bu kapsamda vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın nasıl yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (TK) 11. maddesinde açıklanmış olup "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı maddenin 1. fıkrası; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır..." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi
E. 2021/6496 · K. 2024/9381 · 17.07.2024
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağının belirtilmesine rağmen sanıkların yokluğunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince verilen 13/10/2020 tarihli kararda "Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunan...sanıklar ve müdafilerine tebliğine,... …
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri3
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Lâyihanın 11 nci maddesinin birinci fıkrası, vekil vasıtasiyle takibedilen işlerde tebligatın vekile yapılmasını âmirdir. Ancak buradaki (vekil) tâbiri, münhasıran avukatları değil, bunları ve müvekkili namına işi takip salâhiyetini haiz olan kimseleri de şümulü içine almaktadır. Bu fıkranın mukabili halen, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 124 ncü maddesidir.
Maddenin ikinci fıkrası, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 120 nci maddesinin birinci cümlesinin, maksada uygun hale getirilmiş ve vuzuh verilmiş şeklidir. Bu fıkradaki (Kanuni mümessil) tâbiri, veli, vasi, kayyım gibi kimseleri ifade eder. Fıkra metninde üç ihtimal derpiş edilmiştir : 1. Tebligat kanuni mümessili bulunanların şahıslarına değil, mümessillerine yapılacaktır. 2. Kanuni mümessili olmayıp da bulunması gerekenlere, meselâ, velisi bulunmıyan bir küçüğün vasisinin olması gerektiğine göre, evvelâ usulü dairesinde kanuni mümessil tâyini cihetine gidilecek ve tebligat kanuni mümessile yapılacaktır. 3. Eğer tebligat; kanunlara göre, mümessili bulunan bizzat şahsına yapılması icabederse, meselâ, temyiz kudretini haiz küçük veya mahcurların münhasıran şahsa merbut haklarının istimali mevzuubahsolursa, tebligat mümessile değil, onun temsil ettiği kimsenin adresine çıkarılır.
Not: Birinci paragraf maddenin birinci fıkrasını açıklar; bu fıkra sonradan 3220 sayılı Kanunla değiştirilmiştir (ayrı kayıt). Lâyihanın esbabı mucibesi maddeleri tek tek açıklar; ayrı bir madde gerekçesi bölümü yoktur. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 129 (1/105; 11. Dönem 15. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet lâyihasının esbabı mucibesi (maddelerin izahı), s. 46/6/1985 tarihli ve 3220 sayılı Kanunun 5. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985 - 3220/5 md.)
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Madde 5. — Tasarının 5 inci maddesiyle 7201 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrası değiştirilmektedir.
7201 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında «Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.» hükmü bulunmaktadır.
Ancak, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerden birden çok vekilin mevcudiyeti durumunda tebligatın hangi vekile yapılacağı, her iki vekile de tebligat yapılmışsa hangi tebligatın geçerli olacağı konularında hüküm bulunmamakta, uygulamada tereddütler ortaya çıkmaktadır.
Diğer taraftan, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun «Kararların tefhim ve tebliği» başlığını taşıyan 33 üncü maddesinde, ilgililerin yüzüne karşı verilen kararların tefhim olunacağı ve diğer kararların tebliğ edileceği esası kabul edilmiştir.
Görülüyor ki, her hükmün ilgiliye bildirilmesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun ana ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Kanun koyucu bu konuda çok hassas davranmış, ilgililerin kanunî haklarını kullanabilmeleri için sanıkların karar ve hükümlerden haberdar edilmelerini öngörmüştür.
Hal böyleyken, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun eski 124 üncü maddesinin mukabili olan Tebligat Kanununun 11 inci maddesinde geçen «Vekil» kavramı çoğu zaman müdafi kavramıyla aynı mahiyette telâkki edilmekte, bu sebeple ceza yargılamasında, tebligat bakımından birbirinden farklı uygulamalara ve hatalı sonuçlar doğmasına sebep olmaktadır.
Bilindiği gibi, hukuk yargılamasındaki «Vekil» ile ceza yargılamasındaki «Müdafi» kavramları birbirinden farklıdır.
Vekil, müvekkilden ayrı ve bağımsız bir statüye sahip değildir, bağımlıdır. Temsil ettiği kişinin talimatıyla hareket eder ve onun yokluğunda onun yerine geçer. Müdafi ise, sadece ceza davasında söz konusudur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.12.1978 gün ve 427/507 sayılı kararında da belirtildiği üzere, duruşma vekil için değil sanık için yapılmaktadır. Akıbeti de sanığın özgürlüğü veya malî durumu ile kısacası şahsı ile ilgili bulunmaktadır.
Bu itibarla, ceza davalarında kararların sanıklara tebliğ edilmesine gerek görmemek, müdafiine yapılan tebliği geçerli saymak adalet ilkeleriyle bağdaştırılamıyacak bir durumdur.
İşte, yukarıda belirtilen görüşlerin ışığı altında uygulamaya açıklık getirmek için 11 inci maddenin birinci fıkrası yeniden düzenlenmiş ve vekilin birden çok olması halinde bunlardan birine tebligat yapılması yeterli görülmüş, tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılmış ve bundan ayrı olarak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmesine ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur.
Not: Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 316 (1/667; 17. Dönem 108. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 5), s. 2–311/1/2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 4. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Ek ikinci fıkra: 11/1/2011-6099/4 md.)
Tebligat Kanununda tebligatların resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılması konusunda bir düzenleme yer almamaktadır. Resmi çalışma gün ve saatlerinde tebligat yapılması yönünde bir düzenleme olmaması, uygulamada belirtilen zaman dilimlerinin dışında da tebligat yapılmasına neden olmakta ve avukatların resmi tatil gün ve saatlerinde genellikle işleri idame ettirdikleri yerde bulunmamaları nedeniyle hak kayıplarının oluşmasına neden olmaktadır. Vekil aracılığıyla takip edilen işlerde asıl tarafa tebligat yapılamaması ve resmi tatil gün ve saatleri dışında vekillerin de işlerini idame ettirdikleri yerde bulunmamaları/bulunamamaları hususları göz önünde bulundurulmuş ve avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatların resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılmasının sağlanması amacıyla Tebligat Kanununun 11 inci maddesine ikinci fıkra eklenmesine dair önerge yeni çerçeve 4 üncü madde eklenmek suretiyle kabul edilmiş ve kabul edilen madde çerçevesinde diğer çerçeve maddeler teselsül ettirilmiştir.
Not: Komisyonca eklenen hüküm: tasarıda madde gerekçesi yoktur; metin Adalet Komisyonu raporundaki açıklamadır.
TBMM · S. Sayısı 474, Adalet Komisyonu raporu (komisyonca eklenen hükmün açıklaması), s. 17Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.