İçeriğe geç

Diğer Kazanç ve İratlar

GVK Madde 82 — Arızi kazançlar

Arızi kazançlarDeğişik

(Değişik: 7/1/2003-4783/7 md.)

Vergiye tâbi arızi kazançlar şunlardır:

1. Arızi olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar.

2. Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat.

3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve malların tahliye ve devri sırasında kiralayan veya yeni kiracıya devrinde doğan kazançlar dahil).

4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat.

5. Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil).

6. Dar mükellefiyete tâbi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar.

Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticarî, ziraî veya meslekî bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının on milyar (350.000 TL) liralık kısmı gelir vergisinden müstesnadır.[85]

Bu maddede geçen “hâsılat” deyimi alınan para ve ayınlarla diğer suretlerle elde edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder.

Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur:

1. Bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı işlerde satış bedelinden maliyet bedeli ve satış dolayısıyla yapılan giderler indirilir.

2. Bu maddenin birinci fıkrasının (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde yazılı işlerde elde edilen hâsılattan tevsik edilmek kaydıyla yapılan giderler indirilir.

3. Bu maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yazılı işlerde, 45 inci madde hükümleri uygulanır.

İçtihatlar
GVK 82/11 karar

Danıştay 3. Daire

E. 1997/2770 · K. 1999/466 · 11.02.1999

… Gelir Vergisi Kanununun 82.maddesinin birinci fıkrasının 2.bendinde ticari veya zırai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde edilen hasılatın, 5.bendinde ise gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançların arızi kazanç olduğunun hükme bağlandığı, davacının ticari faaliyetinde kullandığı aracını ... tarihinde satarak işini terk ettiği hususunun tartışmasız olduğu, bu durumda sözü geçen aracın satışından elde edilen hasılatın arızi kazanç olarak kabul edilmesi gerektiği, vergi dairesince sözkonusu kazancın ticari olarak kabul edilmesinde ve ticari kazanç…
GVK 82/52 karar

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

E. 1996/224 · K. 1997/495 · 28.11.1997

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olması öngörülmüş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin 5 inci fıkrasında ise, gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançların arızi kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

Danıştay 9. Daire

E. 2000/2240 · K. 2002/3517 · 18.09.2002

… 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 82/5. maddesinde gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançların arızi kazanç olduğunun belirtildiği, 3065 sayılı Kanunun 1. maddesinde ise ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğunun hükme bağlandığı, olayda yükümlünün işletmesinde kullandığı aracını 31.12.1998 tarihinde sattığı ve aynı tarihte de mükellefiyetinin sona erdiği, söz konusu aracın satışından elde edilen kazancın arızi kazanç olarak değerlendirilmesi ve katma değer vergisine tabi tutulmamasının icapettiği, bu itibarla yapılan cezalı tarhiyatta isabet bulunmadığı gerekçesiyle…
Madde geneli4 karar

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

E. 1998/239 · K. 1999/209 · 16.04.1999

… olduğunu belirterek katma değer vergisinin bu oranlar dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini ileri sürdüğü, şirketin hukuki varlığının dava sırasında devam ettiği anlaşıldığından mahkemece, yükümlünün işini terk etmesi nedeniyle 3065 sayılı Yasa kapsamında yapılan bir teslim bulunmadığı, dönem sonu stokunun 1993 yılında satılmasının 193 sayılı Yasanın 82 nci maddesinin 5 inci bendine göre arızi kazanç kabulü suretiyle verilen terkin kararında yasal isabet bulunmadığı, yükümlü şirketin bayiliğini yaptığı üretim ve pazarlama şirketi tarafından kar oranlarının, meşrubatın ambalajlarına göre belirlendiği,…

Danıştay 3. Daire

E. 2022/2305 · K. 2024/5107 · 07.10.2024

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının banka hesabına gelen tutarın ilgili şirkete aktarıldıktan sonra ortaklara borçlar hesabında izlenmesinin söz konusu gelirin davacıya ait olduğu anlamına geldiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 82. maddesinde düzenlenmiş olan arızi kazanç kapsamına giren söz konusu bu gelirin vergilendirilmesi amacıyla yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Danıştay 3. Daire

E. 2022/1512 · K. 2024/5106 · 07.10.2024

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının banka hesabına gelen tutarın ilgili şirkete aktarıldıktan sonra ortaklara borçlar hesabında izlenmesinin söz konusu gelirin davacıya ait olduğu anlamına geldiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 82. maddesinde düzenlenmiş olan arızi kazanç kapsamına giren söz konusu bu gelirin vergilendirilmesi amacıyla yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Danıştay 3. Daire

E. 2022/843 · K. 2024/5903 · 15.11.2024

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu olayda 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 82.maddesinde aranan şartların bulunmadığı, elde edilen bir kazancın olmadığı, hatta servetinin eksildiği, yapılan tüm işlemlerin şirket adına gerçekleştirildiği, eksik incelemeye dayalı olarak cezalı vergi salındığı, raporda belirtilen gelir elde edilmiş olsa dahi ortaklıktan dolayı elde edildiğinden kar payı dağıtımı olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu GVK m. 82 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler1
DeğişiklikKabul/karar: 7/1/2003

[85]Bu fıkrada yer alan 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle getirilen arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı aynen bırakılmış olup, daha sonra 31/12/2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığının (Gelir İdaresi Başkanlığı) Seri No: 332 Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2026 takvim yılında uygulanmak üzere getirilen miktar metne parantez içinde siyah puntolarla işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için, Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.

İlk kabul ve önceki metinler4

İlk kabul metni

19/2/1963 tarihli ve 202 sayılı Kanunun 39. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

Ârızi kazançlar

Aşağıda yazılı kazançlar ârızi kazançtır : 1. Ârızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya ticari muamelelere tavassuttan elde edilen ve her bir muamelede 500 lirayı aşan kazançlar; 2. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan her türlü paralar ve menfaatler; 3. 500 lirayı aşan peştemallıklar ve gayrimenkulün tahliyesi veya kiracılık hakkının devri için alınan tazminatlar; 4. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar Ârızi kazançların sâfi miktarı aşağıdaki şekilde tesbit olunur : 1 Alım, satım işlerinde: Malın satış bedelinden maliyet bedeli ve satış dolayısıyle yapılan giderler indirilir. 2 Tavassut ve diğer ticari hizmet işlerinde: Tavassut veya hizmet karşılığında alınan paralardan veya menfaat değerlerinden bu iş dolayısiyle yapılan giderler indirilir; 3 Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralar ile ayınların ve elde edilen menfaatlerin değerleri, peştemallıkların tahliye ve devir tazminatlarının, transfer ücreti ve emsali paraların tutarları, bunların sâfi miktarı sayılır; 4. Dar mükellefiyete tabi olanların yabancı memleketlere ârızi olarak yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar 45 inci maddedeki esaslara göre tesbit edilir.

Resmî Gazete · 6 Ocak 1961, Sayı 10700

19/2/1963 tarihli ve 202 sayılı Kanunun 39. maddesiyle verilen metin

24/12/1980 tarihli ve 2361 sayılı Kanunun 59. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

Ârızî kazançlar

Aşağıda yazılı kazançlar ârızî kazançtır : 1. Arızî olarak ticari muamelelerin icrasından veya ticari muamelelere tavassuttan elde edilen kazançların, 2. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralar, ayınlar ve sağlanan her türlü menfaatlerin, 3. Peştemallıkların, gayrimenkulün tahliyesi veya kiracılık hakkının devri için alınan tazminatların, 1 000 lirayı aşan kısımları; 4. Ârızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle tahsil edilen hasılatın yıllık toplamının 1 000 lirayı aşan kısmı. Ârızî kazançların sâfi miktarı aşağıdaki şekilde tesbit olunur : 1. Alım satım işlerinde: Malın satış bedelinden, maliyet bedeli ve satış dolayısiyle yapılan giderler indirilir; 2. Tavassut ve diğer ticari hizmet işlerinde, tavassut veya hizmet karşılığında alınan paralardan veya sağlanan menfaat değerlerinden bu iş dolayısiyle yapılan giderler indirilir; 3. Ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan paralarla ayınların ve sağlanan menfaatlerin değerleri, peştemallıkların ve tahliye ve devir tazminatlarının tutarları, bunların sâfi miktarı sayılır. (Bu gelirleri elde edenler tarafından bu münasebetle ödenmiş giderler varsa tevsik edilmek şartiyle bu giderler nazara alınır). 4. Dar mükellefiyete tabi olanların yabancı memleketlere ârızî olarak yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar 45 inci maddedeki esaslara göre tesbit edilir : 5. Serbest meslek faaliyeti dolayısiyle tahsil edilen hasılattan bu faaliyet dolayısiyle yapılan giderler indirilir.

Resmî Gazete · 28 Şubat 1963, Sayı 11343

24/12/1980 tarihli ve 2361 sayılı Kanunun 59. maddesiyle verilen metin

22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 43. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

Arızi Kazançlar

Vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır : 1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar; 2. Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyetiyle serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat; 3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve malların tahliye ve devri sırasında kiralayana veya yeni kiracıya devrinden doğan kazançlar dahil); 4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısiyle tahsil edilen hâsılat; 5. Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleriyle ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil); 6. Dar mükellefiyete tabi olanların 45 nci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar. Yukarıda yazılı kazançlardan 1 - 4 numaralı bentlerde yazılı olanların (henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) 10 000 lirayı aşan kısmı, diğerlerinde tamamı vergiye tabidir. Bu maddede geçen hâsılat deyimi, alınan para ve ayınlarla diğer suretlerle elde edilen ve para ile temsil edilebilen menfaatleri ifade eder. Arızi kazançların safi miktarı aşağıdaki şekilde tespit olunur. 1. Bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde yazılı işlerde satış bedelinden, maliyet bedeli ve satış dolayısiyle yapılan giderler indirilir; 2. Bu maddenin birinci fıkrasının 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı işlerde, elde edilen hâsılattan tevsik edilmek kaydiyle yapılan giderler indirilir; 3. Bu maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde yazılı işlerde, 45 nci madde hükümleri uygulanır.

Resmî Gazete · 27 Aralık 1980, Sayı 17203

22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun 43. maddesiyle verilen metin

7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanunun 7. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

Diğer kazanç ve iratların matrahı

1) Mal ve hakların elden çıkarılmasından elde edilen diğer kazanç ve iratların safi tutarı, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanması halinde bunların rayiç değerleri esas alınır. Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca takdir edilir. Faaliyeti durdurulan bir iktisadi işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasında, elden çıkarılan iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli olarak kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır. İktisadi kıymetlerin amortismana tabi olması halinde, iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli yerine amortismanlar düşüldükten sonra kalan net değeri esas alınır. Menkul kıymetlerin elden çıkarılmasında, iktisap bedelinin tevsik edilememesi halinde, iktisap tarihindeki rayiç bedel iktisap bedeli olarak kabul edilir. Aynı yıl içinde birden fazla menkul kıymet alınıp satılması halinde, bunların kazancı birlikte hesaplanır. Alım satımın birinden doğan zarar, diğerinin kârından mahsup edilir. Dar mükelleflerin (kurumlar dahil), yabancı sermaye mevzuatına göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle, Türkiye'ye bizzat getirdikleri nakdi veya ayni sermaye karşılığında iktisap ettikleri menkul kıymetler ile iştirak hisselerini elden çıkarmalarından doğan kazançların hesabında, kur farkından doğan kazançlar dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu mükelleflerin Türkiye'de elde ettikleri kazançların, münhasıran bu menkul kıymet veya iştirak hisseleri dolayısıyla elde edilen menkul sermaye iratlarından ve bu kıymet ve hisselerin elden çıkarılmasından doğan kazançlardan ibaret olması şarttır. Bu mükelleflerin, Türkiye'de menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşmaları halinde, kur farkından doğan kazançlar da ticari kazancın hesabında dikkate alınır. Kur farkından doğan kazançların hesabında, menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin bu kıymet ve hisselerin iktisap tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet ve hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin T.C. Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Türk Lirası karşılığı arasındaki fark esas alınır. Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Menkul kıymetlerin elden çıkarılması halinde kazanç, yıl içinde elde edilen toplam gelirden, bu Kanunun 76 ncı maddesinde belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın düşülmesi suretiyle hesaplanabilir. Bu durumda iktisap bedeli endekslenmez. Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulması ve mal ve haklar üzerindeki tasarruf edebilme hakkının herhangi bir şekilde devredilmesini ifade eder. Yukarıda belirtilen haller dışında elde edilen diğer kazanç ve iratların safi tutarı, elde edilen hasılat veya satış bedelinden, tevsik edilmek kaydıyla yapılan gider veya maliyet unsurlarının indirilmesi suretiyle bulunur. 2) Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 bentleri veya bu maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen gelirlerle ilişkilendirilemeyen ve harcandığı veya tasarruf edildiği tespit edilen tutarlar safi irat olarak kabul edilir. Tasarrufun varlığının bir mal veya hak iktisabı olarak tesbiti halinde, bu mal veya hakkın maliyet bedeli (maliyet bedeli bilinmiyorsa iktisap tarihindeki rayiç bedeli), mal veya hakkın iktisap tarihi bilinmiyorsa bir önceki yılın son günündeki rayiç bedeli vergiye tabi matrah kabul edilir. 3) Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançlar hakkında söz konusu madde hükümleri uygulanır.

Resmî Gazete · 29 Temmuz 1998, Sayı 23417 (Mükerrer)

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.