İçeriğe geç

Genel Esaslar

İYUK Madde 16 — Tebligat ve cevap verme:

Tebligat ve cevap verme:

1. Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.

2. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir.

3. Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez.

4. Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.

5. (Değişik: 10/6/1994-4001/8 md.) Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilir.

6. (Ek: 2/7/2012-6352/54 md.) Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler.

İçtihatlar
İYUK 16/31 karar

Danıştay 4. Daire

E. 2023/8633 · K. 2023/5402 · 11.10.2023

… "HMK 323., Avukatlık Kanunu 164/1., 2577 sayılı İYUK 16/3-4, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14/1 maddelerine değinilerek; 'avukatın, hukuki yardımının karşılığı olan avukatlık ücretini almaya hak kazanabilmesi için, hukuki yardım olarak nitelendirilen hizmetini, yasa ile belirlenen süre içinde yerine getirmesi gerektiği' belirtilmiş ve dava dilekçesi ile Mahkemenin 18/04/2018 tarihli 'yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin birinci savunması alındıktan ve ara gereği yerine getirildikten sonra..... …
İYUK 16/42 karar

Danıştay 15. Daire

E. 2016/8916 · K. 2017/7594 · 19.12.2017

Bilindiği üzere tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanuna Geçici 7. madde olarak, "Bu maddeyi ihdas eden…

Danıştay 8. Daire

E. 2024/4538 · K. 2024/4424 · 11.09.2024

Davacı ... vekili Av. ... tarafından, müvekkilinin "gemi adamı cüzdanı" alabileceği hususundaki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin beyanı neticesinde bahse konu Üniversiteye öğrenci olarak kayıt yaptırması ve Üniversitenin bundan davalı YÖK'ü sorumlu tutması sonucu vuku bulan idari eylemden doğan mağduriyetinin giderilmesi maksatlı şimdilik 45.062,50 TL (kırk beş bin altmış iki Türk Lirası elli kuruş) (İYUK m.16/4 hükmüne istinaden güncellenecektir) maddi ve 200.000,00 TL (iki yüz bin TL) manevi tazminatın ödenmesi istemiyle Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na karşı açılan davada; Ankara 25. …
Madde geneli4 karar

Danıştay 10. Daire

E. 2015/1845 · K. 2016/631 · 09.02.2016

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesi, üçüncü fıkrasında, tarafların, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebileceği; aynı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca istinaf mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihe kadar kanun yollarına dair uygulanacak hükümlerden olan; (eski şekliyle) 46. maddesi, birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesi 1. fıkrası, b- bendinde; İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından; idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; …

Danıştay 10. Daire

E. 2022/4023 · K. 2025/1910 · 08.04.2025

Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin davalı idareye 08/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinde öngörülen 30 günlük cevap verme süresi geçirildikten sonra davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinin 10/09/2021 tarihinde mahkeme kaydına girdiği, dolayısıyla süresinde savunma dilekçesinin verilmediği anlaşılmaktadır.

Danıştay 2. Daire

E. 2021/11088 · K. 2023/3420 · 13.06.2023

… İYUK'un "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinde, dava dilekçesi ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, tarafların yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebileceği, bu sürenin, ancak haklı bir sebep bulunması halinde, otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği, "Dosyaların İncelenmesi" başlıklı 20. maddesi, 5. fıkrasında ise, dosyaların tekemmül ettikten sonra, tekemmül sırasına göre incelenerek karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir. …

Danıştay 2. Daire

E. 2023/1749 · K. 2023/3636 · 20.06.2023

… İYUK'un "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinde, dava dilekçesi ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, tarafların yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebileceği, bu sürenin, ancak haklı bir sebep bulunması halinde, otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği, "Dosyaların İncelenmesi" başlıklı 20. maddesi, 5. fıkrasında ise, dosyaların tekemmül ettikten sonra, tekemmül sırasına göre incelenerek karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir. …
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu İYUK m. 16 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri4

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (16. madde, 1. madde, 2. madde, 3. madde, 4. madde, 5. madde, 6. madde, 7. madde, 8. madde, 9. madde, 10. madde, 11. madde, 12. madde, 13. madde, 14. madde, 15. madde, 17. madde, 18. madde, 19. madde, 20. madde, 21. madde, 22. madde, 23. madde, 24. madde, 25. madde, 26. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde, 31. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM (Madde 1 - 31)

Birinci bölümde, 1 - 31 nci maddelerde, idari yargılama usulünün genel esasları düzenlenmektedir. Bu bölümde yer alan hükümler, daha önca 521 sayılı Danıştay Kanununun 63 - 102 nci maddeleri ile 521 sayılı Kanuna 1740 sayılı Kanunla eklenen bazı ek madde hükümleridir. Bunlar, genel olarak 521 sayılı Kanun hükümlerinin tekrarından ibarettir.

Yargılama usulünde 521 sayılı Kanuna göre yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda gösterilmiştir:

1. 521 sayılı Kanunda 90 gün olan dava açma süresi, işlerin çabuklaşması bakımından Danıştay ve idare mahkemeleri için 60 gün, vergi mahkemeleri için 30 gün olarak tespit edilmiştir. Ayrıca süre başlangıcı ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Madde 6)

2. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir. (Madde 12)

3. Harç ve posta pulu verilmeyen veya eksik verilen dosyalarda alınan tamamlatma kararından sonra gerekenin yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağını öngören 521 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş, bu hallerde dosyanın işlemden kaldırılması esası kabul edilmiştir. (Madde 5/5, 6)

4. Dilekçenin reddine dair kararlarda aynı hatanın tekrarı halinde davanın reddini öngören 521 sayılı Kanunun 75 nci maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş ve yeni kanuna alınmamıştır. (Madde 14)

5. Dilekçenin şekil şartlarına uymaması yüzünden reddi halinde, Danıştayda karar düzeltmesine konu yapılamayacağı esası kabul edilmiştir. (Madde 14/4)

6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve karşı dilekçelerin cevap süresi otuz gün olarak tespit edilmişti. Bu süreler onbeş güne indirilmiştir. (Madde 15/3)

7. Danıştayda temyizen görülen davalarda duruşmanın, tarafların istemi üzerine ilgili dairenin kararı ile yapılabileceği esası getirilmiştir. (Madde 16)

8. Bu Kanuna konulan yeni hükümlerle idari yargı denetiminin sınırları daha açık bir biçimde çizilmiş ve siyasal tercihler ile idarenin takdirinin yargı denetimine konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. (Madde 26)

9. Yürütmeyi durdurma müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Bu müessesenin sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde kullanımı kısıtlanmış ve önlenmiştir. Genel olarak yürütmeyi durdurma kararlarının verilmesi yeni düzenlemede yeni kayıtlamalara tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile bir idari işlemin uygulanmasının yürütmenin durdurulması kararı yoluyla ertelenebilmesi, idari işlemin uygulanmasının hem telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına neden olması ihtimalinin hem de söz konusu idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartının birlikte gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Ayrıca, verilen yürütmeyi durdurma kararlarının her 90 günde bir yeniden incelenmesi esası kabul edilmiştir. Böylece hem vatandaşın müessir bir idari yargı denetiminden yararlanması hem de idarenin kendisine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirebilmesi ve ülke yönetimindeki özel durumların gerektirdiği etkinliği gösterebilmesi imkânları getirilmiştir. (Madde 27)

10. Mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri aleyhine dava açılabileceği daha önce yargısal içtihatlarla kabul edilmişti. Bu husus kural olarak kanunda yeniden düzenlenmiştir. (Madde 28/4)

11. Mahkeme kararlarının süratle infazını temin için, tam yargı davalarında ilâmın idareye tebliği tarihinden itibaren, idareyi, kanuni gecikme faizi ödemeye mecbur eden bir kural getirilmiştir. (Madde 28/6)

Not: Madde gerekçesi bölüm bölüm yazılmıştır; metin tasarının Birinci Bölüm gerekçesidir; bu maddeyi (tasarı 15) anan paragraf: «6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve …». Bu madde tasarının 15 inci maddesidir; Adalet Komisyonunca 16 ncı madde olarak kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · MGK S. Sayısı 312 (1/254; MGK 91 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (Birinci Bölüm), s. 1–2

10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik: 10/6/1994-4001/8 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

2577 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında yapılan değişiklikle, vergi davalarında olduğu gibi idare mahkemelerinin görev alınına giren davalarda da işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneğinin idarenin savunması ile birlikte Danıştaya veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilmesi zorunluluğu getirilmektedir.

Bu suretle, gerek yürütmenin durdurulması isteminin karara bağlanması, gerekse davanın esastan çözüme ulaştırılması aşamalarında gereksiz yere ara kararları verilerek uyuşmazlığın çözümünün ve dolayısıyla adaletin geciktirilmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

Not: Bu değişiklik tasarının 7 nci maddesidir; Adalet Komisyonunca 8 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 409 (1/637, 2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 7), s. 3

2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 54. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Ek: 2/7/2012-6352/54 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddeyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından ihlal kararına gerekçe teşkil eden sorunun çözümü amaçlanmaktadır. Daha önce Yargıtay Cumhuriyet savcılarının tebliğnamelerinin taraflara tebliğine ilişkin mevzuatımızda düzenlemeler yapılmıştır. Adil yargılanma hakkının bir gereği olarak Danıştay savcısı tarafından dosyaya sunulan yazılı görüşlerin taraflara tebliğ edilmesi, taraflara cevap vermek üzere onbeş gün süre verilmesi ve dosyanın bu aşamadan sonra karara bağlanması düzenlenmektedir.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 278, 1/565 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 39), s. 14

11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 4. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 445, 1/748 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 3), s. 4

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.