İçeriğe geç

Genel Esaslar

İYUK Madde 5 — Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller:

Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller:

(Değişik: 10/6/1994-4001/3 md.) 1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.

2. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir.

İçtihatlar
İYUK 5/12 karar

Danıştay 5. Daire

E. 2026/1886 · K. 2026/2937 · 14.04.2026

Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, emekli olduktan sonra Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi tarafından meslekten çıkarılmasına dair kararı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği'ne yapmış olduğu emekli hakim ve Cumhuriyet savcısı kimlik kartı ile pasaport, silah ruhsatı işlemlerinde kullanılmak üzere görev belgelerinin tanzim edilmesi başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmış ise de, dava dilekçesinde birden fazla idari işlemin iptali için talepte bulunulduğu ancak iptali istenilen işlemler arasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. …

Danıştay 10. Daire

E. 2024/6580 · K. 2025/1434 · 06.03.2025

2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu edilmesi kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin dayanak ve ilgili mevzuatının aynı olması, bir başka anlatımla hukukilik denetimine esas oluşturacak hukuk kurallarının aynı mevzuat alanında yer alıp birbiriyle ilgili olması zorunluluk arz etmektedir. Zira, birbiriyle alakası olmayan mevzuatın hukuki sebeplerini oluşturduğu işlemler arasındaki bu farklılık 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. …
Madde geneli4 karar

Danıştay 15. Daire

E. 2016/9581 · K. 2016/5332 · 10.11.2016

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3. maddesinde, dilekçelerin, aynı Kanunun 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş; "Aynı Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller" başlığını taşıyan 5. maddesinde, her bir idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi ya da hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçeyle de dava açılabileceği kurala bağlanmış; 15/1-d maddesinde de, dilekçenin 5. maddeye uygun olmadığının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.

Danıştay 3. Daire

E. 2012/726 · K. 2014/788 · 26.02.2014

… Vergi Mahkemesi … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5'inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair kararın dava dilekçesinde gösterilen adreste davacı şirkete tebliğ edilememesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35'inci maddesi uyarınca 19.3.2011 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde yenilenen dilekçeyle dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 22.7.2011 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. …

Danıştay 13. Daire

E. 2013/1036 · K. 2016/457 · 25.02.2016

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3. maddesinde, dilekçelerin görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiştir. Kanun'un 15/1-a maddesinde ise; yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın yetki yönünden reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

Danıştay 5. Daire

E. 2013/2227 · K. 2016/822 · 18.02.2016

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/d bendinde ise, 5. maddeye uygun olarak düzenlenmediği takdirde dilekçenin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu İYUK m. 5 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri2

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (5. madde, 1. madde, 2. madde, 3. madde, 4. madde, 6. madde, 7. madde, 8. madde, 9. madde, 10. madde, 11. madde, 12. madde, 13. madde, 14. madde, 15. madde, 16. madde, 17. madde, 18. madde, 19. madde, 20. madde, 21. madde, 22. madde, 23. madde, 24. madde, 25. madde, 26. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde, 31. madde).

BİRİNCİ BÖLÜM (Madde 1 - 31)

Birinci bölümde, 1 - 31 nci maddelerde, idari yargılama usulünün genel esasları düzenlenmektedir. Bu bölümde yer alan hükümler, daha önca 521 sayılı Danıştay Kanununun 63 - 102 nci maddeleri ile 521 sayılı Kanuna 1740 sayılı Kanunla eklenen bazı ek madde hükümleridir. Bunlar, genel olarak 521 sayılı Kanun hükümlerinin tekrarından ibarettir.

Yargılama usulünde 521 sayılı Kanuna göre yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda gösterilmiştir:

1. 521 sayılı Kanunda 90 gün olan dava açma süresi, işlerin çabuklaşması bakımından Danıştay ve idare mahkemeleri için 60 gün, vergi mahkemeleri için 30 gün olarak tespit edilmiştir. Ayrıca süre başlangıcı ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Madde 6)

2. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir. (Madde 12)

3. Harç ve posta pulu verilmeyen veya eksik verilen dosyalarda alınan tamamlatma kararından sonra gerekenin yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağını öngören 521 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş, bu hallerde dosyanın işlemden kaldırılması esası kabul edilmiştir. (Madde 5/5, 6)

4. Dilekçenin reddine dair kararlarda aynı hatanın tekrarı halinde davanın reddini öngören 521 sayılı Kanunun 75 nci maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş ve yeni kanuna alınmamıştır. (Madde 14)

5. Dilekçenin şekil şartlarına uymaması yüzünden reddi halinde, Danıştayda karar düzeltmesine konu yapılamayacağı esası kabul edilmiştir. (Madde 14/4)

6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve karşı dilekçelerin cevap süresi otuz gün olarak tespit edilmişti. Bu süreler onbeş güne indirilmiştir. (Madde 15/3)

7. Danıştayda temyizen görülen davalarda duruşmanın, tarafların istemi üzerine ilgili dairenin kararı ile yapılabileceği esası getirilmiştir. (Madde 16)

8. Bu Kanuna konulan yeni hükümlerle idari yargı denetiminin sınırları daha açık bir biçimde çizilmiş ve siyasal tercihler ile idarenin takdirinin yargı denetimine konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. (Madde 26)

9. Yürütmeyi durdurma müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Bu müessesenin sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde kullanımı kısıtlanmış ve önlenmiştir. Genel olarak yürütmeyi durdurma kararlarının verilmesi yeni düzenlemede yeni kayıtlamalara tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile bir idari işlemin uygulanmasının yürütmenin durdurulması kararı yoluyla ertelenebilmesi, idari işlemin uygulanmasının hem telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına neden olması ihtimalinin hem de söz konusu idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartının birlikte gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Ayrıca, verilen yürütmeyi durdurma kararlarının her 90 günde bir yeniden incelenmesi esası kabul edilmiştir. Böylece hem vatandaşın müessir bir idari yargı denetiminden yararlanması hem de idarenin kendisine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirebilmesi ve ülke yönetimindeki özel durumların gerektirdiği etkinliği gösterebilmesi imkânları getirilmiştir. (Madde 27)

10. Mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri aleyhine dava açılabileceği daha önce yargısal içtihatlarla kabul edilmişti. Bu husus kural olarak kanunda yeniden düzenlenmiştir. (Madde 28/4)

11. Mahkeme kararlarının süratle infazını temin için, tam yargı davalarında ilâmın idareye tebliği tarihinden itibaren, idareyi, kanuni gecikme faizi ödemeye mecbur eden bir kural getirilmiştir. (Madde 28/6)

Not: Madde gerekçesi bölüm bölüm yazılmıştır; metin tasarının Birinci Bölüm gerekçesidir; bölüm gerekçesinde bu maddeyi (tasarı 4) numarasıyla anan paragraf yoktur. Bu madde tasarının 4 üncü maddesidir; Adalet Komisyonunca 5 inci madde olarak kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · MGK S. Sayısı 312 (1/254; MGK 91 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (Birinci Bölüm), s. 1–2

10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik: 10/6/1994-4001/3 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile, birden fazla şahsın da müşterek dilekçesi ile dava açabilmesi hallerinde açıklık getirilmekte ve uygulamadaki duraksamalara son verilmek istenmektedir.

Not: Bu değişiklik tasarının 2 nci maddesidir; Adalet Komisyonunca 3 üncü madde olarak aynen kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 409 (1/637, 2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 2), s. 2

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.