Genel Esaslar
İYUK Madde 13 — Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9]
2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.
İçtihatlar
İYUK 13/11 karar
Danıştay 15. Daire
E. 2017/2219 · K. 2017/6564 · 09.11.2017
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinde ''1. Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 2. …
Madde geneli4 karar
Danıştay 15. Daire
E. 2016/6798 · K. 2017/484 · 25.01.2017
5233 sayılı Yasa, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanması konusunda, 2577 sayılı Yasanın 13. maddesinde genel olarak idari eylemlerden hakları ihlal edilenlerin uğradığı zararların karşılanması konusunda, dava açmadan önce idareye başvuruyu öngören düzenlemeden farklı bir yargılama usulü öngörmektedir. Kişilerin meydana gelen zararlarının karşılanması konusunda her iki kanundan hangisine göre idareye başvuracağı konusunda da bir kısıtlama bulunmamaktadır. …
Danıştay 15. Daire
E. 2015/9728 · K. 2017/3758 · 15.06.2017
… Zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde sosyal risk ilkesinin uygulanmasına olanak bulunmadığından; idare hukuku kuralları çerçevesinde öncelikle hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi; dolayısıyla idari eylemlerden doğan zararın, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tazmini gereken davalarda, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Danıştay 15. Daire
E. 2016/2896 · K. 2017/3045 · 25.05.2017
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 13 üncü maddesinde; idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin, eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurup haklarının yerine getirilmesini isteyebilecekleri; bu isteklerin reddi üzerine altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Danıştay 15. Daire
E. 2013/10664 · K. 2017/811 · 20.02.2017
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Dipnotlar ve değişiklikler2
[9]8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altmış” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.
[10]2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ve askeri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Madde gerekçeleri3
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (13. madde, 1. madde, 2. madde, 3. madde, 4. madde, 5. madde, 6. madde, 7. madde, 8. madde, 9. madde, 10. madde, 11. madde, 12. madde, 14. madde, 15. madde, 16. madde, 17. madde, 18. madde, 19. madde, 20. madde, 21. madde, 22. madde, 23. madde, 24. madde, 25. madde, 26. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde, 31. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.
BİRİNCİ BÖLÜM (Madde 1 - 31)
Birinci bölümde, 1 - 31 nci maddelerde, idari yargılama usulünün genel esasları düzenlenmektedir. Bu bölümde yer alan hükümler, daha önca 521 sayılı Danıştay Kanununun 63 - 102 nci maddeleri ile 521 sayılı Kanuna 1740 sayılı Kanunla eklenen bazı ek madde hükümleridir. Bunlar, genel olarak 521 sayılı Kanun hükümlerinin tekrarından ibarettir.
Yargılama usulünde 521 sayılı Kanuna göre yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda gösterilmiştir:
1. 521 sayılı Kanunda 90 gün olan dava açma süresi, işlerin çabuklaşması bakımından Danıştay ve idare mahkemeleri için 60 gün, vergi mahkemeleri için 30 gün olarak tespit edilmiştir. Ayrıca süre başlangıcı ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Madde 6)
2. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir. (Madde 12)
3. Harç ve posta pulu verilmeyen veya eksik verilen dosyalarda alınan tamamlatma kararından sonra gerekenin yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağını öngören 521 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş, bu hallerde dosyanın işlemden kaldırılması esası kabul edilmiştir. (Madde 5/5, 6)
4. Dilekçenin reddine dair kararlarda aynı hatanın tekrarı halinde davanın reddini öngören 521 sayılı Kanunun 75 nci maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş ve yeni kanuna alınmamıştır. (Madde 14)
5. Dilekçenin şekil şartlarına uymaması yüzünden reddi halinde, Danıştayda karar düzeltmesine konu yapılamayacağı esası kabul edilmiştir. (Madde 14/4)
6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve karşı dilekçelerin cevap süresi otuz gün olarak tespit edilmişti. Bu süreler onbeş güne indirilmiştir. (Madde 15/3)
7. Danıştayda temyizen görülen davalarda duruşmanın, tarafların istemi üzerine ilgili dairenin kararı ile yapılabileceği esası getirilmiştir. (Madde 16)
8. Bu Kanuna konulan yeni hükümlerle idari yargı denetiminin sınırları daha açık bir biçimde çizilmiş ve siyasal tercihler ile idarenin takdirinin yargı denetimine konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. (Madde 26)
9. Yürütmeyi durdurma müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Bu müessesenin sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde kullanımı kısıtlanmış ve önlenmiştir. Genel olarak yürütmeyi durdurma kararlarının verilmesi yeni düzenlemede yeni kayıtlamalara tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile bir idari işlemin uygulanmasının yürütmenin durdurulması kararı yoluyla ertelenebilmesi, idari işlemin uygulanmasının hem telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına neden olması ihtimalinin hem de söz konusu idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartının birlikte gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Ayrıca, verilen yürütmeyi durdurma kararlarının her 90 günde bir yeniden incelenmesi esası kabul edilmiştir. Böylece hem vatandaşın müessir bir idari yargı denetiminden yararlanması hem de idarenin kendisine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirebilmesi ve ülke yönetimindeki özel durumların gerektirdiği etkinliği gösterebilmesi imkânları getirilmiştir. (Madde 27)
10. Mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri aleyhine dava açılabileceği daha önce yargısal içtihatlarla kabul edilmişti. Bu husus kural olarak kanunda yeniden düzenlenmiştir. (Madde 28/4)
11. Mahkeme kararlarının süratle infazını temin için, tam yargı davalarında ilâmın idareye tebliği tarihinden itibaren, idareyi, kanuni gecikme faizi ödemeye mecbur eden bir kural getirilmiştir. (Madde 28/6)
Not: Madde gerekçesi bölüm bölüm yazılmıştır; metin tasarının Birinci Bölüm gerekçesidir; bu maddeyi (tasarı 12) anan paragraf: «2. Doğrudan doğruya tam yargı davası …». Bu madde tasarının 12 nci maddesidir; Adalet Komisyonunca 13 üncü madde olarak kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · MGK S. Sayısı 312 (1/254; MGK 91 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (Birinci Bölüm), s. 1–22/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK'nin 185. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ve askeri” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Teklif eden: Hükümet (Bakanlar Kurulu)
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (13. madde, 2. madde, 9. madde, 15. madde, 20. madde, 20/A. madde, 27. madde).
Anayasada yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda ibare değişiklikleri yapılması amaçlanmaktadır.
Not: Kanun hükmünde kararname Anayasa'nın 91 inci maddesi uyarınca TBMM'ye gerekçesiyle gönderilmiştir. Gerekçe 185 inci maddenin tamamına (2577 sayılı Kanundaki bütün ibare değişikliklerine: 2, 9, 13, 15, 20, 20/A ve 27 nci maddeler) aittir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · 1/5 esas numaralı 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM'ye gönderilen gerekçesi (madde 185), s. 208/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altmış” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.
Teklif eden: 65 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 274 başlığı: adı yazılan 2 milletvekili ile 63 milletvekili)
Teklifle, 2577 sayılı Kanunun 10 uncu ve 11 inci maddelerinde yapılması öngörülen değişiklikler dikkate alınarak, idari eylemler nedeniyle dava açmadan önce idareye yapılan zorunlu başvurulara ilişkin idareye tanınan altmış günlük cevap verme süresi de otuz güne indirilmektedir.
TBMM · S. Sayısı 274, 2/3697 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 3), s. 10Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.