Genel Esaslar
İYUK Madde 8 — Sürelerle ilgili genel esaslar
Sürelerle ilgili genel esaslar
1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
İçtihatlar
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu
E. 2021/815 · K. 2021/968 · 18.05.2021
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu imar planlarının ilan askı tutanaklarında dava açma sürelerine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, imar planlarına yapılacak itirazları düzenleyen 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesinin uygulanması gerektiği, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde belirtilen uyuşmazlıklarda aynı Kanun'un 11. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Danıştay 13. Daire
E. 2017/985 · K. 2017/1443 · 09.05.2017
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinde, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; tatil günlerinin sürelere dâhil olduğu, sürenin son gününün tatil gününe rastlaması hâlinde, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı kurala bağlanmıştır.
Danıştay 14. Daire
E. 2015/3716 · K. 2016/669 · 04.02.2016
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin, davacı şirkete 30.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu işlemde, 2872 sayılı Kanunun 25. maddesinde düzenlenmiş olan özel dava açma süresinin, yani işlemin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılabileceğinin açıkça belirtildiği, anılan Yasa hükmünde, 2577 sayılı Kanunun 8. maddesinde yer verilen genel kuralın aksine, dava açma süresinin, işlemin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başladığı yönünde bir düzenlemeye ise yer verilmediği dikkate alındığında, otuz günlük özel dava açma süresinin hesabında, işlemin tebliğ edildiği günün de dikkate alınması gerekmektedir.
Danıştay 8. Daire
E. 2013/6479 · K. 2015/12912 · 28.12.2015
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 'Sürelerle İlgili Genel Esaslar' başlıklı 8. maddesinin ilk iki fıkrasında;" Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (8. madde, 1. madde, 2. madde, 3. madde, 4. madde, 5. madde, 6. madde, 7. madde, 9. madde, 10. madde, 11. madde, 12. madde, 13. madde, 14. madde, 15. madde, 16. madde, 17. madde, 18. madde, 19. madde, 20. madde, 21. madde, 22. madde, 23. madde, 24. madde, 25. madde, 26. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde, 31. madde).
BİRİNCİ BÖLÜM (Madde 1 - 31)
Birinci bölümde, 1 - 31 nci maddelerde, idari yargılama usulünün genel esasları düzenlenmektedir. Bu bölümde yer alan hükümler, daha önca 521 sayılı Danıştay Kanununun 63 - 102 nci maddeleri ile 521 sayılı Kanuna 1740 sayılı Kanunla eklenen bazı ek madde hükümleridir. Bunlar, genel olarak 521 sayılı Kanun hükümlerinin tekrarından ibarettir.
Yargılama usulünde 521 sayılı Kanuna göre yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda gösterilmiştir:
1. 521 sayılı Kanunda 90 gün olan dava açma süresi, işlerin çabuklaşması bakımından Danıştay ve idare mahkemeleri için 60 gün, vergi mahkemeleri için 30 gün olarak tespit edilmiştir. Ayrıca süre başlangıcı ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Madde 6)
2. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir. (Madde 12)
3. Harç ve posta pulu verilmeyen veya eksik verilen dosyalarda alınan tamamlatma kararından sonra gerekenin yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağını öngören 521 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş, bu hallerde dosyanın işlemden kaldırılması esası kabul edilmiştir. (Madde 5/5, 6)
4. Dilekçenin reddine dair kararlarda aynı hatanın tekrarı halinde davanın reddini öngören 521 sayılı Kanunun 75 nci maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş ve yeni kanuna alınmamıştır. (Madde 14)
5. Dilekçenin şekil şartlarına uymaması yüzünden reddi halinde, Danıştayda karar düzeltmesine konu yapılamayacağı esası kabul edilmiştir. (Madde 14/4)
6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve karşı dilekçelerin cevap süresi otuz gün olarak tespit edilmişti. Bu süreler onbeş güne indirilmiştir. (Madde 15/3)
7. Danıştayda temyizen görülen davalarda duruşmanın, tarafların istemi üzerine ilgili dairenin kararı ile yapılabileceği esası getirilmiştir. (Madde 16)
8. Bu Kanuna konulan yeni hükümlerle idari yargı denetiminin sınırları daha açık bir biçimde çizilmiş ve siyasal tercihler ile idarenin takdirinin yargı denetimine konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. (Madde 26)
9. Yürütmeyi durdurma müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Bu müessesenin sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde kullanımı kısıtlanmış ve önlenmiştir. Genel olarak yürütmeyi durdurma kararlarının verilmesi yeni düzenlemede yeni kayıtlamalara tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile bir idari işlemin uygulanmasının yürütmenin durdurulması kararı yoluyla ertelenebilmesi, idari işlemin uygulanmasının hem telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına neden olması ihtimalinin hem de söz konusu idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartının birlikte gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Ayrıca, verilen yürütmeyi durdurma kararlarının her 90 günde bir yeniden incelenmesi esası kabul edilmiştir. Böylece hem vatandaşın müessir bir idari yargı denetiminden yararlanması hem de idarenin kendisine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirebilmesi ve ülke yönetimindeki özel durumların gerektirdiği etkinliği gösterebilmesi imkânları getirilmiştir. (Madde 27)
10. Mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri aleyhine dava açılabileceği daha önce yargısal içtihatlarla kabul edilmişti. Bu husus kural olarak kanunda yeniden düzenlenmiştir. (Madde 28/4)
11. Mahkeme kararlarının süratle infazını temin için, tam yargı davalarında ilâmın idareye tebliği tarihinden itibaren, idareyi, kanuni gecikme faizi ödemeye mecbur eden bir kural getirilmiştir. (Madde 28/6)
Not: Madde gerekçesi bölüm bölüm yazılmıştır; metin tasarının Birinci Bölüm gerekçesidir; bölüm gerekçesinde bu maddeyi (tasarı 7) numarasıyla anan paragraf yoktur. Bu madde tasarının 7 nci maddesidir; Adalet Komisyonunca 8 inci madde olarak kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · MGK S. Sayısı 312 (1/254; MGK 91 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (Birinci Bölüm), s. 1–2Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.