İdarî Yaptırımlar
KK Madde 17 — İdarî para cezası
İdarî para cezası
(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur.
(5) İdarî para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. (Değişik cümleler: 1/7/2022-7417/46 md.) Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. (Ek cümle: 1/7/2022-7417/46 md.) Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
İçtihatlar
KK 17/71 karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu
E. 2008/222 · K. 2009/99 · 14.04.2009
5252 sayılı Yasanın 7. maddesinde “hafif hapis” veya “hafif para” cezalarının dönüştürülmesi ve yöntemi açıkça düzenlenmiş olmakla, maddede öngörüldüğü şekilde 5237 sayılı TCY’nın 52. maddesi ile idari para cezası belirleneceğinden, 5326 sayılı Yasanın 17/7. maddesinin bu şekilde dönüştürülen idari para cezaları bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, somut olayda uygulama konusu yapılan 2918 sayılı Yasanın 36. maddesinde öngörülen yaptırım halen hafif hapis cezası olarak varlığını sürdürmektedir. …
Madde geneli4 karar
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2023/5891 · K. 2025/1928 · 10.03.2025
… ilişkin Metropolitan alan ve nazım imar planı yapıldığını ve bu durumun zilyetlikle kazanıma engel oluşturduğundan bahsetmiş ise de, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1980 yılında onaylanan ancak yürürlükte olmayan 1/50000 ölçekli Metropolitan Alan nazım imar planı olduğu, bu planın yürürlükten kaldırıldığı ve ayrıca dava konusu taşınmazın KK 17. maddesi çerçevesinde imar ihyasının 1940 yılı ile 1968 arasında tamamlanmış olduğu, 1968 yılındaki görüntüsü göz önüne alındığında bu tarihten öncesinde tarım arazisine dönüştürülmüş olduğu, komşu … nolu parselin de aynı görünümde olduğu ve aynı çalışma ile "kişi" adına tespit edilip tapusunun oluştuğu, dolayısıyla dava konusu taşınmazın…
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
E. 2024/548 · K. 2024/2691 · 16.09.2024
4- Yukarıda anılan KK. m.17 ve 81/2. fıkranın dava ile ilgili kısımları birlikte değerlendirildiğinde kural olarak konut kooperatiflerinden çıkan veya çıkarılan üyelerin tazminat talep edebilecekleri istisnaen kooperatif “amacına ulaşmış ve tasfiyeye girmişse” istifa eden ortağa tahsis edilen konutun geri istenemeyeceği sadece tasfiye masraflarının kendisinden talep edilebileceği hükme bağlanmıştır. Kooperatifin amacına ulaşması ise “kooperatifin anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesi” şeklinde ifade edilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
E. 2023/6446 · K. 2023/12133 · 30.11.2023
1.Asıl davada davacı vekili, davacının Amasya Merkez köyünde köy halkına Köy Kanunu ve İskan Kanunu gereği yapılacak iskanlar için müvekkili adına davalı Kurum tarafından denetim raporları neticesi resen iş yeri tescili yapılarak iş yeri bildirgesi vermemek, işçi sigortalı girişi vermemek, işçi çıkışı vermemek ve belge ibraz etmemek ve bunun gibi nedenlerle müvekkili adına usulsüz ve kanunsuz olarak idari para cezası uygulandığını, idari para cezaları kesinleşmek sureti ile (toplam 16 adet ödeme emri takip başlatıldığını) takip başlatıldığını, iş yeri açılması gerekirse iskanların yapıldığı hak sahipleri adına iş yeri dosyası açması gerekirken hukuki sorumluluğu olmayan davacı adına ve…
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
E. 2022/3281 · K. 2023/495 · 25.01.2023
Taşınmaza tarım arazisi niteliği kazandırmayan uğraşlar, meydana getirilen eserler KK.'nın 17 nci maddesi kapsamında imar ve ihya olarak kabul edilemez.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri3
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Madde metninde, idarî para cezasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Birinci fıkrada, idarî para cezasının maktu veya nispi olabileceği kabul edilmiştir. İkinci fıkrada, idarî para cezasının, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebileceği öngörülmüştür. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı belirtilmiştir.
Üçüncü fıkrada, idarî para cezasının, Devlet Hazinesine ödeneceği kabul edilmiştir. Bu hükümle, çeşitli mevzuatta yer alan idarî para cezasının münhasıran ilgili kamu kurum ve kuruluşunun geliri olduğu yönündeki düzenlemelerin oluşturduğu sakıncanın giderilmesi amaçlanmıştır.
Keza üçüncü fıkra metninde, idarî para cezasının belli koşullarda taksitle ödenmesine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmıştır.
Dördüncü fıkrada, idarî para cezalarının tahsiline ilişkin rejim belirlenmiştir.
Beşinci fıkrada, tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından önem taşıması dolayısıyla, ilgili mal memuru tarafından idarî para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren belli bir süre zarfında durumun ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirilmesi gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştır.
Altıncı fıkrada, idarî para cezasının bu hususta karar veren kamu görevlisi tarafından da tahsil edilebilmesine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, bunun için, hakkında idarî para cezası verilen kişinin rızasının olması gerekir.
Yedinci fıkrada, idarî para cezasına ilişkin tutanak içeriğinde yer alması gereken bilgilerle ilgili düzenleme yapılmıştır.
Maddenin son fıkrasında ise, kanunlarda öngörülen idarî para cezası miktarlarının enflasyondan etkilenmesi halinde yeniden belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Ancak, bu hüküm, niteliği itibarıyla nispi idarî para cezaları açısından uygulanamaz.
Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 840, 1/993 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 17)6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 32. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.)
Teklif eden: 12 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 1255 başlığı: ilk imza sahibi ve 11 milletvekili)
Maddeyle, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üç ve dördüncü fıkraları değiştirilmiştir. İdari para cezalarının tahsil yetkisi ve gelir kaydı konusunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerin esas alınması ve Kabahatler Kanununun etkin ve hızlı bir şekilde uygulanabilirliğinin sağlanması amacıyla söz konusu değişiklikler yapılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 1255, 2/870 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 28)1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 46. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Değişik cümleler: 1/7/2022-7417/46 md.)
Teklif eden: 54 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 346 başlığı: ilk imza sahibi ve 53 milletvekili)
Kanunsuz suç ve kanunsuz ceza olmaz ilkesi gereğince, idari para cezalarının düzenlendikleri kanunlarda kabahati oluşturan fiiller ile bu fiiller nedeniyle verilecek cezaların açıkça düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, verilen cezaların hangi sürede ödenmesi gerektiğine yönelik olarak idari para cezaları için genel usul kanunu olan 5326 sayılı Kabahatler Kanununda bir düzenleme olmamasından dolayı, cezanın düzenlendiği hususi kanunda ödeme süresine yönelik de düzenlemelerin bulunması icap etmektedir. Ancak, cezaların düzenlendiği hususi kanunlarda ödeme sürelerine bazen yer verilmemesi halinde cezaların hangi sürelerde ödeneceği hususundaki belirsizlik nedeniyle cezaya muhatap olanlarda ve cezayı tahsil edecek idarelerde duraksamalar oluşmaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanununda yapılacak bu düzenleme ile idari para cezaları için genel ödeme süresi belirlenerek, hususi kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezalarının hangi sürede ödeneceği konusundaki belirsizlik giderilmiş olacaktır.
Ayrıca, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (6) numaralı fıkrasında, idari para cezaları için %25 oranında peşin ödeme indirimi düzenlemesi bulunmaktadır. Peşin ödeme indiriminden yararlanılabilmesi, kanun yoluna başvuru yani dava açma süresi içinde ödemenin yapılmış olma şartına bağlıdır.
İdari para cezaları için öngörülmüş olan dava açma süreleri ile ödeme süreleri çoğunlukla farklı süreler şeklinde düzenlenmiştir. Kabahatler Kanununda idari para cezaları için dava açma süresi onbeş gün olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, idari para cezalarının düzenlendikleri kanunlarda ödeme süreleri genellikle bir ay olarak düzenlenmiştir. Örneğin toplumdaki bireylerin genelinin muhatap olabilme olasılığı olan trafik idari para cezaları için öngörülmüş olan dava ve ödeme süreleri de bu şekildedir.
İdari para cezasının muhatabına tebliği sonucunda, dava açma ve ödeme süreleri eş zamanlı olarak başlamaktadır. Dava açma süresinin ödeme süresinden daha kısa olduğu durumlarda, ödeme süresinin belli kısmı içinde yani dava açma süresi içinde yapılan ödemelere indirim uygulanırken, ödeme süresi içinde olmasına rağmen dava açma süresi geçtikten sonra yapılan ödemelere indirim uygulaması mümkün olmamaktadır. Bu durum cezaya muhatap olanlarla idareler arasında ihtilafların oluşmasına sebebiyet vermektedir.
Buna karşın, bazı idari para cezaları için öngörülmüş olan ödeme süresi, dava açma süresinden daha kısa olabilmektedir. Örneğin, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununa göre verilen idari para cezaları için ödeme süresi bir ay olduğu halde dava açma süresi altmış gün olarak düzenlenmiştir. Bu durum ise süresinde ödenmemiş idari para cezaları için bir yandan takip yapılmasına bir yandan da indirim uygulanmasına neden olabilmektedir.
Hali hazırdaki hüküm ile amaçlananın, peşin ödeme indiriminden dava açma süresi içinde yapılan ödemeler için yararlanılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, indirimden yararlanılmış olmasının dava açmaya mani olmadığı düzenlemesi dikkate alındığında, peşin ödeme indirimi ile dava açmanın önüne geçmekten ziyade cezaların tahsil kabiliyetlerinin arttırılması olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki gerekçelerden hareketle, idari para cezaları için tatbik edilecek peşin ödeme indiriminin; dava açma süresi içinde yapılan ödemeler yerine, ödeme süresi içinde yapılan ödemelere uygulanmasına yönelik düzenleme yapılması lüzumu doğmuştur.
Not: Sıra sayısında bu gerekçe "Madde 42" başlığını taşır; Kabahatler Kanununu değiştiren hüküm teklif metninin 46 ncı maddesidir (gerekçe numaralaması teklif metninden farklıdır).
TBMM · S. Sayısı 346, 2/4527 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 42), s. 19–20Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.