Mülkiyet Hakkının Tespitine İlişkin Esaslar
KadK Madde 15 — Taksim ve kısmi iktisap hali:
Taksim ve kısmi iktisap hali:
Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur.
Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir.
İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir.
(Değişik son fıkra: 22/2/2005 – 5304/5 md.) Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların, imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespiti yapılır.
İçtihatlar
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2008/1718 · K. 2008/2413 · 01.05.2008
… Davalı Fevzi dışında kalan diğer mirasçılar miras paylarını davacıya satıp devretmişlerdir. Miras payının devri kural olarak yazılı olmak koşulu ile geçerli ise de, taşınmazın bulunduğu yerde henüz kadastro çalışmaları geçmemiş bulunduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15. maddesi hükmü uyarınca pay devrinin her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Kaldı ki, bu davada davacı yazılı belgeyle de bu hususu kanıtlamıştır. Miras payının devri elbirliği mülkiyet haline son veren işlemlerden değildir. Miras payının devrine rağmen taşınmaz, miras payını devralanla devir dışında kalan mirasçılar arasında elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olmakta devam eder. …
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2007/1583 · K. 2007/2579 · 30.04.2007
Diğer yönden, kısmi iktisabı önleyen 08.04.1960 tarih, 15/7 esas ve sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15.maddesi karşısında uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Koşulları mevcut olduğu takdirde taşınmazın tamamı gibi bir parçasının veya bir payının kazanılması da mümkündür. Ayrıca, dava konusu 2688 parsel Söğüt Köyünde bulunmakta olup, ilgisi olmayan belediyenin gerekçesiz yazısına dayanılarak, ifrazının mümkün olmadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. …
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
E. 2021/5968 · K. 2023/1499 · 13.03.2023
7. Taksim yapılmadığı ispatlandığına göre, Kadastro Kanunu 15 ve 19/2 maddeleri değerlendirilerek, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, dava konusu muhdesatın (yapının) kadastro tespit tarihinden önce inşa edildiği de tespit edildiğinden, kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek hüküm kurulması doğru değildir.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.