İçeriğe geç

Uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemesinde Çözümlenmesi

KadK Madde 26 — Zaman bakımından görev ve yetki:

Zaman bakımından görev ve yetki:

Kadastro Mahkemesi;

A) 10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları,

B) 11 inci maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları,

C) Mahalli hukuk Mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları,

D) Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkları,

İnceler ve karara bağlar.

(Değişik ikinci fıkra: 22/2/2005 – 5304/7 md.) Kadastro mahkemelerinde görülen davalarda, 3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Aid Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolile Halli Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.

Kadastro mahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu taşınmaz mal, 40 ıncı madde uyarınca başkasına devredildiği takdirde, davaya devralan devam eder.

Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Bu yetkiyi bölgenin idari sınırları belli eder. Yeni ilçe kurulup, teşkilatlanarak faaliyete geçmesi hali hariç, idari kuruluşta yapılan değişiklik sebebiyle daha sonra başka bir bölgeye bağlanan taşınmaz mallara ilişkin uyuşmazlıklar, kadastroya başlama gününde yetkili olan kadastro mahkemesi tarafından karara bağlanır.

İçtihatlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2025/10819 · K. 2026/1872 · 09.02.2026

3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi taşınmazla ilgili tutanağın tanzimi ile başlar. Hakkında tutanak tanzim edilmeyen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde çözümlenmesi mümkün değildir. Hakkında tutanak tanzim edilmeyen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıkların genel hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir. Dosya içeriğinden davaya konu edilen taşınmazın C harfi ile gösterilen bölümünün yol olarak isimlendirilen tescil harici alan olduğu ve bu bölüm için kadastro tutanağı tanzim edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/13846 · K. 2025/6242 · 28.04.2025

… Mahallesi … ada … parsel numarasını alarak bahçe vasfı ile ... adına tapuya tescil edildiği, zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı, Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve kanunî süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerektiği, aynı Kanunun 27 nci maddesine göre ise, mahallî hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/12575 · K. 2025/10551 · 07.07.2025

Somut olayda her ne kadar kadastro hâkiminin re'sen lüzum gördüğü delilleri toplayarak tapu kaydı oluşmamış taşınmazın tamamının niteliğini ve gerçek hak sahiplerini belirleyip, kimin adına tescil edileceğine karar vermesi gerektiği değerlendirilebilecek ise de; taşınmaza ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş 06.07.1985 tarihli Tapulama Tutanağının bulunması, davaya konu taşınmaz hakkında Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesinde 1987/190 Esas sayılı dosyada karar verilmiş olması ve bu kararın kesinleşmemesi , şayet kesinleşmiş ise bu hususa ilişkin evrakın tapu müdürlüğüne ve mahkemeye devrolunan esas-karar-temyiz kartonlarına işlenmemiş olması, nedeniyle davalı olarak görülen taşınmaz hakkında…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/6083 · K. 2024/10399 · 23.12.2024

… 3402 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında da DA3 harfi ile gösterilen 5998,05 m²lik alanın ilk tesis kadastro çalışmalarında olduğu gibi tescile konu edilmediği, dere olarak tescil harici alan olarak bırakıldığı, yine aynı bilirkişi raporlarında 1969, 1977, 1988 ve 2001 yıllarına ait hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede, DA3 harfi ile gösterilen alanın dere yatağı içerisinde kaldığının belirtildiği, kadastro mahkemesinin görevinin ise 3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kadastro tutanağı düzenlenmesiyle birlikte başlayacağından kadastro tutanağı düzenlenmeyen yer bakımından kadastro mahkemesi görevli olmayıp…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu KadK m. 26 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.