İçeriğe geç

Marka

SMK Madde 5 — Marka tescilinde mutlak ret nedenleri

Marka tescilinde mutlak ret nedenleri

(1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:

a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.

f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.

g) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.

ğ) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.

h) Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.

ı) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.

i) Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.

(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.

(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İçtihatlar
SMK 5/115 karar · (a) (b) (ç) bentleri
SMK 5/1 geneli4 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/4626 · K. 2026/1723 · 26.03.2026

Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, SMK'nın 5/1-(i) hükmü şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesince bu yönde yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiş; ancak devamında her ne kadar uyuşmazlık, marka tescil başvurusunun SMK'nın 5/1-(i) maddesi uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin ise de SMK'nın 5. maddesindeki mutlak ret nedenlerinin, gerek davalı Kurum gerekse Mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiği, bu nedenle 5. maddenin diğer bentlerindeki mutlak ret nedenlerinin de bu davada değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davacının "... ..." ibareli başvurusunun "..." emtiası…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/3696 · K. 2026/492 · 27.01.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusundan SMK'nın 5/1-(ç) hükmü uyarınca çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Çaylar, buzlu çaylar." emtialarının, redde mesnet 2014/68036 sayılı marka kapsamında aynen bulunduğu, dava konusu başvurunun "... ...", redde mesnet markanın da "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünün "..." anlamına gelip davaya konu emtialar bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, "..." ibaresinin "Ney üfleyen kişi" anlamına geldiği ve davaya konu emtialar bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, her iki markanın esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, markaları hemen ve ilk…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/3022 · K. 2025/1741 · 12.03.2025

… başvuruda yer alan ... ibaresinin, redde mesnet coğrafi işaretteki ... ibaresini aynen içerdiği, başvuru markasının gerek görsel gerek işitsel olarak redde mesnet coğrafi işaretle benzerlik ilişkisi içinde bulunduğu, başvuruda son ek durumunda olan “-ino” ibaresinin ilgili tüketici nazarında ibareleri birbirinden kesin olarak uzaklaştırmadığı, SMK'nın 5/1-i hükmü uyarınca mutlak tescil engelinin bulunduğu, davacı başvuru sahibi tarafından 2007 24513 numaralı ... ve 2007 24509 numaralı…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5946 · K. 2026/3207 · 03.06.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markanın, tescili talep edilen sınıflar açısından, SMK'nın 5/1-(a) ve (b) hükümleri kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini aştığı, tanımlayıcı olmadığı, tescili talep edilen sınıflar açısından SMK'nın 5/1-(c) kapsamında sayılamayacağı, taraf markaları arasında dava konusu edilen 09. ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler açısından emtia benzerliğinin sağlandığı, ancak davaya konu markada ön planda asli ve ayırt edici unsurların bir bütün olarak “...” ibareleri olduğu, davacı yan markasında ise esas unsurun “...” ibaresi üzerine toplandığı, taraf markalarındaki ortak “...” ibaresinin söz konusu markaları…
SMK 5/1-a3 karar

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2023/2207 · K. 2025/2404 · 12.12.2025

… davacının mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibarelerinin anlamsal olarak da farklı bulunduğu, marka işaretleri benzer olmadığından SMK'nın 6/5 maddesi koşulları oluşmadığı gibi davacının dava konusu ibare üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında üstün hak sahibi olduğunun da ispatlanamadığı, diğer taraftan dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-a-b ve c maddeler anlamında da tescili engeli bulunmadığı zira mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere “...” ibaresi Kırgızistan'da, Çu Nehri vadisinde Bişkek ile Issık Gölü arasında tarihi bir şehrin ismi olsa da "..." şehrinin yaygın olarak tanındığının yan, maruf bir yer adı olduğunun veya uyuşmazlığa konu mal

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1331 · K. 2026/1586 · 17.09.2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1991 yılından itibaren “yem, gübre, yumurta” sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı başvurusunun ve kapsadığı sınıfların aynı/ayırt edilemeyecek derecede müvekkilinin markasına benzer olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, ayrıca davaya konu başvurunun ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan ve kalite belirten bir ibare olması nedeniyle öncelikle SMK 5.madde kapsamında YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının “hayvan yemleri” bakımından iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1335 · K. 2026/1584 · 17.09.2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1991 yılından itibaren “yem, gübre, yumurta” sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı başvurusunun ve kapsadığı sınıfların aynı/ayırt edilemeyecek derecede müvekkilinin markasına benzer olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, ayrıca davaya konu başvurunun ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan ve kalite belirten bir ibare olması nedeniyle öncelikle SMK 5.madde kapsamında YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının “hayvan yemleri” bakımından iptaline, markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SMK 5/1-b4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/365 · K. 2025/564 · 24.09.2025

5. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-b maddesine göre herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Madde metnindeki ayırt edici niteliği haiz olmamadan kasıt, ilgili tüketici kesimince ibarenin marka olarak algılanmaması olup ilgili tüketicilerce marka olarak algılanabilme hususunda yapılacak değerlendirme, tescil başvurusu kapsamındaki mal ve/veya hizmetlerin de nazara alınmasını gerektirir. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/6832 · K. 2026/4126 · 02.07.2026

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .....(....) üzerinden yaptığı 2022/028716 (uluslararası marka tescil no: ....) sayılı “ŞEKİL” marka başvurusunun, 6769 sayılı ...Kanunu'nun (SMK) 5/1-b hükmü kapsamında reddedildiğini, ret kararı üzerine yapılan itirazın.....Kurulu (...) kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin ....tescil numarası ile 1 Ağustos 2016 tarihinden beri 7, 9, 10, 11, 12, 20, 28, 37, 42... . sınıflarda ... nezdinde tescilli olan “....” markasının sahibi olduğunu, ... numarasıyla aynı sınıflarda ülkemizde de tescil edildiğini, müvekkilinin ... markasını, ürün ambalajlarında ve ürünlerin reklam kampanyalarının arka fonu olarak kullandığını, zaman içerisinde aynı…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5724 · K. 2026/2604 · 05.05.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince her ne kadar redde mesnet marka sahibine husumet yöneltmiş ise de işbu davanın konusunun, TÜRKPATENT'in SMK'nın 5/1-b, c, ve ç maddeleri kapsamında, mutlak ret nedenlerine dayanarak re'sen yapmış olduğu inceleme sonucunda verdiği YİDK kararının iptaline ilişkin bulunduğu, diğer bir deyişle söz konusu YİDK kararının diğer davalıların itirazı sonucunda tesis edilmiş bir karar olmadığından, davalılar ... ve ... Gıda Kombinaları A.Ş.'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2022/7194 · K. 2024/3028 · 18.04.2024

… marka başvurusunun, önceki tarihli marka nedeniyle somut ayırt ediciliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu marka başvurusunun kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığına ilişkin, bu işaretin başvuru tarihinden önce yoğun ve sıkı kullanımını gösterir yeterli bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle, 6769 sayılı Kanun'un m.5/2 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, "Güzel Çay Çay Filizi" ibareli işaretin, "Çaylar, buzlu çaylar" emtiaları dışında kalan diğer emtialar bakımından, bu emtiaların karakteristik özelliklerini belirten bir karşılığının bulunmadığı, bu emtiaları doğrudan tanımlamadığı, tasvir edici niteliğinin bulunmadığı, dolayısıyla bu…
SMK 5/1-ç4 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5033 · K. 2026/1832 · 31.03.2026

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2021/00075 başvuru numaralı "... sigorta" ibareli markasının 36. sınıfta tescili talebinin davalı bankanın "... ..." ibareli markalarına dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca "sigorta hizmetleri" yönünden YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki, müvekkilinin soyadının "..." olup uzun yıllardan beri sigortacılık faaliyetinde bulunması ve bu soyadını daha önceden tescil ettirmiş olması nedeniyle seri markalar oluşturmak amacıyla anılan ibarenin tescili için başvurduğunu, önceki tescilin müvekkiline kazanılmış hak sağladığını, öte yandan "..." ibaresinin zayıf niteliği ile…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5909 · K. 2026/2740 · 07.05.2026

… sınıflarda "meta şekil" ibaresinin marka olarak tescili için TÜRKPATENT'e başvuruda bulunduğunu, başvurunun ... numarasını aldığını, TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığınca 2004/28333, 2018/112034, 2021/043798 sayılı "meta şekil", "meta şekil", "meta şekil" ibareli markalar mesnet gösterilerek, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu ret kararına itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2022-M-18203 sayılı kararı ile nihai olarak reddedilmiş olduğunu, oysa taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığını, redde mesnet markalardaki şekil unsurları ile müvekkilinin markasının…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/5490 · K. 2025/3228 · 08.05.2025

… 2015 yılından beri www.yolcu360.com alan adı üzerinden çevrimiçi araç kiralama rezervasyon/aracılık hizmeti verdiğini, bu kapsamda 2018/32509 sayılı ses markasının tescili için davalı Kurum'a başvurduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2016/10701 sayılı "yolcu 360" ibareli markaya dayalı olarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç maddesi hükmü uyarınca müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yönelik itirazının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) tarafından reddedildiğini, ret kararına mesnet marka hakkında devam eden bir hükümsüzlük davası bulunduğunu, bu davada alınan bilirkişi raporunun müvekkili lehine olduğunu, YİDK…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5853 · K. 2026/2932 · 13.05.2026

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 2021/129279 başvuru numaralı “..” ibareli marka başvurusunun, “.. ŞEKİL” ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) bendi uyarınca ret edildiğini, bu karara karşı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde yapılan itirazın da yine reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında ayniyet düzeyinde bir benzerlik bulunmadığını, redde mesnet olan ".. …
Madde geneli4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2023/694 · K. 2023/1207 · 06.12.2023

1. Dava konusu markanın başvuru ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde bir marka tescil başvurusunun TÜRKPATENT tarafından “mutlak ret nedenleri” kapsamında yapılacak inceleme sonucunda reddedilmesinin koşulları belirlenmiştir. Mutlak ret nedenlerinin ortak özelliği, marka olarak tescili talep olunan işaretin kamuyu ilgilendirmesi veya kamuya mal olmasıdır. Ret nedenlerinin mutlak karakteri icabı, herhangi bir kişinin ileri sürmesine gerek kalmaksızın TÜRKPATENT ve mahkeme tarafından resen dikkate alınırlar. Zira mutlak ret nedenleri birer def'i değil itiraz sebebidir. …

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2022/1006 · K. 2023/517 · 24.05.2023

16. Başvurunun bültende yayımı aşamasında Markalar Dairesinin başvuru konusu işaretin tescil edilip edilmeyeceği hakkında henüz bir kararı yoktur. Başvurunun yayımlanması, başvuru konusu işaret hakkında mutlak red nedenlerinin mevcut olmadığı yönünde nihai kararın verildiği anlamına da gelmez. Ancak bu yayım Markalar Dairesinin başvuru konusu markayı tescil etme yönündeki iradesini ortaya koyuyor olması bakımından önemlidir. Markalar Dairesi 556 sayılı KHK’nın 7 nci (SMK’nın 5 inci) maddesi kapsamında başvuruyu incelemiş ve yayımlanmasına karar verdiği hususlarda başvuruya ilişkin bir red nedeni tespit etmediği için başvurunun yayımlanmasına karar vermiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1061 · K. 2026/1443 · 14.07.2026

Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafça YİDK aşamasında mutlak ret, nispi ret ve kötüniyet gerekçelerine, dava aşamasında ise mutlak ret ve nispi ret nedenlerine dayanılmış olup, mahkemece, yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere, sadece nispi ret nedeni inceleme ve değerlendirme konusu yapılmıştır. Davacı tarafça sunulan istinaf itirazında da, SMK'nın 5. maddesi anlamında mutlak ret sebepleri üzerinden bir değerlendirme yapılmadığının belirtilmiş olması nedeniyle, davacının bu iddiasının mahkemece olumlu veya olumsuz şekilde inceleme ve değerlendirme konusu yapılmamış olması yerinde bulunmamıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1062 · K. 2026/1250 · 18.06.2026

Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafça YİDK aşamasında mutlak ret, nispi ret ve kötüniyet gerekçelerine, dava aşamasında ise mutlak ret ve nispi ret nedenlerine dayanılmış olup, mahkemece, yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere, sadece nispi ret nedeni inceleme ve değerlendirme konusu yapılmıştır. Davacı tarafça sunulan istinaf itirazında da, SMK'nın 5. maddesi anlamında mutlak ret sebepleri üzerinden bir değerlendirme yapılmadığının belirtilmiş olması nedeniyle, davacının bu iddiasının mahkemece olumlu veya olumsuz şekilde inceleme ve değerlendirme konusu yapılmamış olması yerinde bulunmamıştır.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu SMK m. 5 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini, diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir. Marka olarak kullanılabilecek işaretlerin seçiminde serbesti olmasına rağmen tescil edilebilirlik bakımından bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Maddede, daha çok kamu yararı ile ilgili görülen ve Enstitü tarafından resen incelenen ret nedenleri yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlamayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini düzenlemektedir. 4 üncü maddede, marka olabilecek işaretlere yer verilmiş olup bir markanın, ayırt ediciliğe sahip olması markanın en önemli niteliği olarak belirlenmiştir. Marka olarak tescil edilecek bir işaret, teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etme özelliğine sahip olmalıdır. Bunun yanında, işaretin marka olarak tescil edilebilmesi için sicilde gösterilebilir olması gerekmektedir. Bu niteliklere sahip olmayan işaretin marka olarak tescil edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde marka olarak tescil edilemeyecek herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler benzer şekilde düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde başvurusu yapılan mal veya hizmet açısından tanımlayıcı olan, herkesin kullanımına açık tutulması gereken ve hiç kimsenin tekeline verilemeyecek işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu işaretleri, münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların ret nedeni olarak yer alması, rekabetin bozulmasının ve diğer üreticiler ile tüketicilerin bundan zarar görmesinin önlenmesine yönelik olarak tercih edilmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde aynı hüküm yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde, tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak reddi öngörülmüştür. Sicile kayıtlı önceki marka sahiplerinin haklarının korunmasını amaçlayan bu hüküm büyük oranda 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde ortak kullanıma ait, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları içeren işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Söz konusu işaretleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların ret nedeni olarak yer alması üreticiler ile tüketicilerin bundan zarar görmesinin önlenmesine yönelik olarak tercih edilmiştir. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde aynı hüküm yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (e) bendi, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci ve Alman Marka Kanununun 8 inci maddesinde aynen yer almaktadır. Böylelikle malın özgün doğal yapısından kaynaklı olarak ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şekli ya da başka bir özelliğini, münhasıran içeren işaretler marka olarak tescil edilemeyecektir. Örneğin, otomobil lastiği, portakal gibi doğası gereği başka şekillerde olamayacak şekilleri münhasıran içeren işaretler ilgili mallar açısından marka olarak tescil edilemez. Ancak bunlara özgün bir şekil verildiğinde marka olarak tescili mümkün olabilecektir.

Maddenin birinci fıkrasının (f) bendi, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanılgıya düşürecek markaların tescil edilemeyeceğini hükme bağlamış olup 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde ve Alman Marka Kanununun 8 inci maddesinde aynen yer almaktadır. Burada önemli olan, işaretin ortalama algılama seviyesine sahip tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olup olmadığıdır.

Maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, ülkemizin de taraf olduğu Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi gereken marka tescil başvuruları düzenlenmekte olup, hüküm anılan sözleşme uyarınca maddede yer almıştır. Atıf yapılan Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi; “Birlik ülkelerine ait arma, bayrak ve diğer hükümranlık belirtilerinin ve bu devletler tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve teminat, işaret ve damgalarının ayrıca diğer armacılık sanatı açısından her çeşit taklitlerin yetkili makamların izni alınmadan gerek fabrika ve ticaret markası ve bu markaları düzenleyen unsurlar olarak tescilini ret veya iptal eylemeyi, uygun tedbirlerle kullanılmasının yasaklanmasını temin hususunda Birlik Ülkeleri mutabık kalmışlardır.” hükmünü amirdir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre, bu yasak, üye devletlerden birinin veya birçoğunun üyesi bulunduğu hükümetler arası örgütlerin emareleri, kısaltılmış kelimeleri ya da diğer amblemleri, bayrak ve armaları hakkında da uygulanır.

Maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerin tescil izni vermediği armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretlerin tescil edilemeyeceği vazedilmiş olup benzer hüküm 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde de yer almaktadır. Örneğin, Fatih Sultan Mehmet gibi halka mal olmuş tarihi, kültürel değerlerin marka olarak tescili mümkün değildir.

Maddenin birinci fıkrasının (h) bendi ile, dini değerleri veya sembolleri içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümle dini sembollerin ticari çıkarlar için kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi ile kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı marka tescil taleplerinin reddi düzenlenmiş olup, benzer düzenleme 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 7 nci maddesinde de yer almaktadır.

Maddenin birinci fıkrasının (i) bendi ile tescilli bir coğrafi işaretten oluşan veya tescilli bir coğrafi işareti içeren markaların tescil edilemeyeceği hüküm altına alınmış olup, bu düzenleme ile müstakil bir sınai mülkiyet hakkı olan coğrafi işaretlerin korunması amaçlanmıştır. Koruma kapsamı tescilli coğrafi işaretin ilgili olduğu mal veya hizmetler gözetilerek belirlenecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markaların birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilememe hali düzenlenmiş olup, hüküm AB Marka Tüzüğünde de aynen yer almaktadır. Böylece temelde ayırt edici niteliği bulunmayan bir işarete kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandıran ve onu marka haline getiren müteşebbis korunmuştur.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise bir marka tescil başvurusunun, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Enstitüye sunulması halinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemeyeceği ve muvafakatnameye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu hükümle birbirleriyle ekonomik veya diğer yönlerden bağlı olanlar başta olmak üzere, başvuru sahiplerinin piyasada birlikte var olma yönünde ortaya koydukları iradenin korunması amaçlanmıştır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 5), s. 9–11

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.