İçeriğe geç

Marka

SMK Madde 6 — Marka tescilinde nispi ret nedenleri

Marka tescilinde nispi ret nedenleri

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

İçtihatlar
SMK 6/14 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/214 · K. 2026/419 · 24.06.2026

… Zira tanınmış markayı oluşturan ibareler tüketici nezdinde yerleşmiş olduğundan, sonraki işaret görüldüğünde bu işaretteki bazı farklılıklar gözden kaçırılarak tanınmış marka ile bağlantı kurulabilmektedir. Ancak vurgulamak gerekir ki, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında, önceki markanın tanınmış olması, tescil edilmek istenen markanın sadece aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Tanınmış markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerden farklı mal ve hizmetlerde korunup korunamayacağına SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 6/5. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeden sonra karar verilmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/417 · K. 2025/795 · 10.12.2025

… Zira tanınmış markayı oluşturan ibareler tüketici nezdinde yerleşmiş olduğundan, sonraki işaret görüldüğünde bu işaretteki bazı farklılıklar gözden kaçırılarak tanınmış marka ile bağlantı kurulabilmektedir. Ancak vurgulamak gerekir ki, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında, önceki markanın tanınmış olması, tescil edilmek istenen markanın sadece aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Tanınmış markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerden farklı mal ve hizmetlerde korunup korunamayacağına SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 6/5. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeden sonra karar verilmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2023/694 · K. 2023/1207 · 06.12.2023

… Ancak vurgulamak gerekir ki, 6769 sayılı Kanun 6/1 inci maddesi kapsamında, önceki markanın tanınmış olması, tescil edilmek istenen markanın sadece aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Tanınmış markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerden farklı mal ve hizmetlerde korunup korunamayacağına 6769 sayılı Kanun'un 6/1 inci maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 6/5 inci maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeden sonra karar verilmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/193 · K. 2026/274 · 29.04.2026

… Zira tanınmış markayı oluşturan ibareler tüketici nezdinde yerleşmiş olduğundan, sonraki işaret görüldüğünde bu işaretteki bazı farklılıklar gözden kaçırılarak tanınmış marka ile bağlantı kurulabilmektedir. Ancak vurgulamak gerekir ki, SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında, önceki markanın tanınmış olması, tescil edilmek istenen markanın sadece aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınmalıdır. Tanınmış markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerden farklı mal ve hizmetlerde korunup korunamayacağına SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 6/5. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeden sonra karar verilmelidir.
SMK 6/34 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/307 · K. 2025/609 · 08.10.2025

8. A.S.'nın 6/3. maddesi kapsamında öncelik hakkı, eskiye dayalı kullanımın söz konusu olduğu mal ve/veya hizmetler özelinde belirlenir. Başka bir anlatımla; bir işaret üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı hak, ancak kullanıldığı ispat edilen mal ve/veya hizmetlerle sınırlı olarak tescil engeli yahut hükümsüzlük nedeni teşkil eder.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/3626 · K. 2026/418 · 22.01.2026

Gerçek hak sahipliği ilkesi ise, bir markanın ihdas ve istimal edilerek piyasada maruf hale getirilmesidir. Bu ilke uyarınca ilk defa bir markayı ihdas ve istimal edip piyasada maruf hale getiren kişi marka üzerinde gerçek hak sahibidir (.../..., SMK Şerhi, ..., Ankara 2021, s. 1619). Bu ilkenin SMK’daki yansıması da, önceki tescil gibi, öncelik/üstün hakkın marka tescilinde bir nispi ret nedeni olarak SMK m. 6/3’de, bir hükümsüzlük sebebi olarak m. 25/1’de düzenlenmiş olmasıdır. SMK m. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/4710 · K. 2026/1714 · 26.03.2026

Gerçek hak sahipliği ilkesi ise, bir markanın ihdas ve istimal edilerek piyasada maruf hale getirilmesidir. Bu ilke uyarınca ilk defa bir markayı ihdas ve istimal edip piyasada maruf hale getiren kişi marka üzerinde gerçek hak sahibidir (YASAMAN/YASAMAN, SMK Şerhi, ..., ... 2021, s. 1619). Bu ilkenin SMK’daki yansıması da, önceki tescil gibi, öncelik/üstün hakkın marka tescilinde bir nispi ret nedeni olarak SMK m. 6/3’de, bir hükümsüzlük sebebi olarak m. 25/1’de düzenlenmiş olmasıdır. SMK m. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/2707 · K. 2025/7718 · 22.12.2025

Gerçek hak sahipliği ilkesi ise, bir markanın ihdas ve istimal edilerek piyasada maruf hale getirilmesidir. Bu ilke uyarınca ilk defa bir markayı ihdas ve istimal edip piyasada maruf hale getiren kişi marka üzerinde gerçek hak sahibidir (YASAMAN/YASAMAN, SMK Şerhi, Seçkin, ... 2021, s. 1619). Bu ilkenin SMK’daki yansıması da, önceki tescil gibi, öncelik/üstün hakkın marka tescilinde bir nispi ret nedeni olarak SMK m. 6/3’de, bir hükümsüzlük sebebi olarak m. 25/1’de düzenlenmiş olmasıdır. SMK m. …
SMK 6/53 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/2094 · K. 2025/7716 · 22.12.2025

Diğer yandan SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan tanınmış markadan haksız yararlanma halleri, her somut olayın özelliklerine, markanın ne kadar tanınmış olduğuna, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, farklı sınıftaki mal veya hizmetin tanınmış markanın asıl olarak kullanıldığı sektör veya sektörlerden mal ve/veya hizmetlerden ne derece uzak ya da yakın, ne derece farklı olduğuna göre değerlendirilmelidir. SMK 6/5 maddesi hükmü uyarınca, markaların aynı veya benzerinin önceden tescilli markanın tescil kapsamı dışında kalan farklı tür mal ve hizmetler yönünden tesciline bir engel bulunmamaktadır. …

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/75 · K. 2026/291 · 12.02.2026

… Davalı ... vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, SMK'nın 6/5 kapsamında detaylı bir inceleme yapıldığını, bu kapsamda davacı yanın markalarının tanınmış olduğu iddiasını ispatlamaya yeterli bilgi ve delilin sunulmadığının tespit edildiğini, tanınmışlık iddiasının, delillerle ispatlanması gereken bir husus olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da tanınmışlığın durağan bir kavram olmayıp, zaman içerisinde değişen bir kavram olduğunun belirtildiğini, buna rağmen mahkemenin, davacı markalarının tanınmış olduğunu kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmenin de doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının…

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/76 · K. 2026/292 · 12.02.2026

… Davalı ... vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, SMK'nın 6/5 kapsamında detaylı bir inceleme yapıldığını, bu kapsamda davacı yanın markalarının tanınmış olduğu iddiasını ispatlamaya yeterli bilgi ve delilin sunulmadığının tespit edildiğini, tanınmışlık iddiasının, delillerle ispatlanması gereken bir husus olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da tanınmışlığın durağan bir kavram olmayıp, zaman içerisinde değişen bir kavram olduğunun belirtildiğini, buna rağmen mahkemenin, davacı markalarının tanınmış olduğunu kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmenin de doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının…
SMK 6/62 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/308 · K. 2026/420 · 24.06.2026

… davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmekle başvurunun kötüniyetli olmadığı yönündeki tespitin kesinleştiği, bozma kararında başvuruda yer alan logonun davalı gerçek kişinin eserinden uyarlanmış bulunan "..." isimli televizyon dizisine ait logo ile ayniyete yakın düzeyde benzer olduğu ve davalının bu yönden de SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında öncelik hakkının bulunduğu kabul edilmişse de, İlk Derece Mahkemesince davalı gerçek kişinin sadece dava konusu başvurudan önce 2013 yılında yayınlanan kitap isminden kaynaklı olarak SMK'nın 6/6. maddesi anlamında başvurunun tescilini engelleme hakkının bulunduğunun kabul edildiği, davalı gerçek kişinin eserinden uyarlanan…

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2026/260 · K. 2026/617 · 27.03.2026

Oysa, SMK'nın 6/6. maddesi; "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir." hükmünü barındırmakta olup, davacı vekilince de ticaret ünvanına dayanıldığına göre, mahkeme gerekçesindeki "kullanımı ispat edilmemiş bir markanın karıştırılma ihtimali bakımından dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle SMK 6/6 kapsamındaki iddianın da değerlendirilebilir olmadığı" hususu ile bir ilgisi bulunmamaktadır. …
SMK 6/92 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/489 · K. 2025/266 · 30.04.2025

5. Hemen belirtilmelidir ki; 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren SMK'nın 6/9. maddesinde, kötüniyetle yapılan marka başvurularına itirazın nispi ret nedeni olduğu açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca hükümsüzlük hâllerinin düzenlendiği SMK'nın 25. maddesinde nispi ret nedenlerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda kötüniyetli tescil 556 sayılı KHK döneminde öğreti ve uygulama ile hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiş iken SMK ile birlikte artık açıkça hükümsüzlük hâli olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/38 · K. 2025/688 · 05.11.2025

22. Hemen belirtilmelidir ki; 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren SMK'nın 6/9. maddesinde, kötüniyetle yapılan marka başvurularına itirazın nispi ret nedeni olduğu açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca hükümsüzlük hâllerinin düzenlendiği SMK'nın 25. maddesinde nispi ret nedenlerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda kötüniyetli tescil 556 sayılı KHK döneminde öğreti ve uygulama ile hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiş iken SMK ile birlikte artık açıkça hükümsüzlük hâli olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Madde geneli3 karar

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/479 · K. 2025/1212 · 02.10.2025

… Bu değerlendirmenin önemi, markanın Türkiye'deki tanınmışlığından haksız olarak faydalanılıp faydalanılmadığını tespittir. İtibardan haksız faydalanma benzerlik veya çağrıştırma şeklinde olabilir. SMK m.6/f.5 markalar arasındaki iltibas kavramını genişleten, hatta iltibas olmasa bile markaları farklı mal ve hizmetlerde bile koruyan bir maddedir. Genişletici korumanın varlığı için, tanınmış marka ile sonraki başvuru konusu markaya konu işaretler arasında, markaları üreten firmalar arasında idari/ekonomik bir bağ olduğu konusunda ilişkilendirilme ihtimali bulunmasının şart olmayıp, sonraki markanın tanınmış markayı çağrıştırmasının yeterli olduğu kabul edilmektedir. …

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1061 · K. 2026/1443 · 14.07.2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli "...'' ve ''...'' ibareli markalar ile davalının "...” ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1062 · K. 2026/1250 · 18.06.2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli "...'' ve ''...'' ibareli markalar ile davalının "...” ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu SMK m. 6 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de aynen yer alan bu hüküm 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 5 inci maddesi ile uyumludur.

Maddenin birinci fıkrasında, aynı veya karışıklığa yol açabilecek derecede benzer marka başvurularına itiraz düzenlenmiştir. Hüküm, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünde de yer almaktadır.

Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmadan markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için başvuruda bulunması ve geçerli bir gerekçe gösterememesi halinde marka sahibinin itirazını düzenleyen ikinci fıkra, 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine uygun bulunmaktadır. Mevcut düzenlemeden farklı olarak itiraz edilen başvuru ile itiraza konu marka arasındaki benzerlik derecesini belirlemek amacıyla madde metnine bu belirliliği sağlayacak şekilde bir ekleme yapılmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, daha önce kullanılan tescilsiz bir marka veya ticari işaretin sahibi tarafından yapılabilecek itirazlar üzerine işaret için hak elde edilmişse başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Burada işaretin markasal kullanımı aranacaktır.

Maddenin dördüncü fıkrasında, niteliği gereği nispi bir hak içeren Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markaların aynısı veya benzeri niteliğindeki marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği hükmü düzenlenmiştir. Buna göre Türkiye’de Paris Sözleşmesinden yararlanacağı kabul olunan bir şahsa ait olduğu ve aynı veya benzeri ürünlerde kullanıldığı herkesçe bilindiği mütalaa edilen bir markanın karışıklığa meydan verebilecek surette örneğini, taklidini veya tercümesini yapan bir marka başvurusu tescili itiraz üzerine reddedilecektir. Bu düzenleme ile daha önce mutlak ret nedenleri arasında yer alan bu husus, AB ve uluslararası uygulamalarla uyumlu olacak şekilde nispi ret nedenleri arasına eklenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, tanınmış markaların sulandırılması ve tanınmış markalardan haksız yarar elde etme konusu TRIPS ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü ile uyumlu olarak düzenlenmiştir. Mevcut düzenlemeden farklı olarak başvuru sahibine başvuru yapma konusunda haklı sebepleri olduğunu ileri sürebilme imkânı tanınmış ve fıkra kapsamındaki korumanın, şartların sağlanması halinde mal veya hizmetlerin aynı, benzer veya farklı olup olmadığına bakılmaksızın sağlanacağı öngörülmüştür. Madde metninde her ne kadar “Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi” ifadesi geçmekteyse de bu ifadeden markanın tüm Türkiye’de tanınmış olması gerektiği anlamı çıkmamakta, mevcut olayın özelliklerine göre markanın ilgili tüketici kesimi tarafından Türkiye’nin önemli bir kısmında tanınmış olmasının yeterli olduğunun anlaşılması gerekmektedir.

Maddenin altıncı fıkrasında, marka tescil başvurusunun başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceği 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne uyumlu olarak düzenlenmiştir. Fıkrada yer alan fikri mülkiyet hakkı kavramı sınai mülkiyet haklarını da kapsamaktadır.

Maddenin yedinci ve sekizinci fıkralarında ise koruma süresi sona eren markaların başkaları adına tescil edilmek istenmesi durumunda itiraz hakkı, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmiştir.

Maddenin dokuzuncu fıkrasında kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği öngörülmüştür.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 6), s. 11–12

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.