İçeriğe geç

Marka

SMK Madde 7 — Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları

Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.

İçtihatlar
SMK 7/13 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/2707 · K. 2025/7718 · 22.12.2025

Daha önce tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış olan bir marka ile aynı veya benzer bir işaretin bir başkası adına aynı ve/veya benzer mal ve/veya hizmetlerde marka olarak tescil edilememesi tescilde öncelik ve teklik ilkesidir. Bu ilkenin SMK’daki yansıması; marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen m. 5/1-ç hükmü, nispi ret nedenlerini düzenleyen m. 6/1 hükmü ile mutlak ve nispi ret nedenlerini hükümsüzlük sebepleri arasında sayan m. 25/1 hükmüdür. Bu ilke gereği, kural olarak bir markanın tek sahibi olur. Bu kuralın istisnası SMK'da düzenlenen birlikte var olma müessesesidir. SMK sisteminde birlikte var olma müessesesi iki durumda meydana gelebilir. Biri, SMK m. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/4710 · K. 2026/1714 · 26.03.2026

Daha önce tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış olan bir marka ile aynı veya benzer bir işaretin bir başkası adına aynı ve/veya benzer mal ve/veya hizmetlerde marka olarak tescil edilememesi tescilde öncelik ve teklik ilkesidir. Bu ilkenin SMK’daki yansıması; marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen m. 5/1-ç hükmü, nispi ret nedenlerini düzenleyen m. 6/1 hükmü ile mutlak ve nispi ret nedenlerini hükümsüzlük sebepleri arasında sayan m. 25/1 hükmüdür. Bu ilke gereği, kural olarak bir markanın tek sahibi olur. Bu kuralın istisnası SMK'da düzenlenen birlikte var olma müessesesidir. SMK sisteminde birlikte var olma müessesesi iki durumda meydana gelebilir. Biri, SMK m. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/3626 · K. 2026/418 · 22.01.2026

Daha önce tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış olan bir marka ile aynı veya benzer bir işaretin bir başkası adına aynı ve/veya benzer mal ve/veya hizmetlerde marka olarak tescil edilememesi tescilde öncelik ve teklik ilkesidir. Bu ilkenin SMK’daki yansıması; marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen m. 5/1-ç hükmü, nispi ret nedenlerini düzenleyen m. 6/1 hükmü ile mutlak ve nispi ret nedenlerini hükümsüzlük sebepleri arasında sayan m. 25/1 hükmüdür. Bu ilke gereği, kural olarak bir markanın tek sahibi olur. Bu kuralın istisnası SMK'da düzenlenen birlikte var olma müessesesidir. SMK sisteminde birlikte var olma müessesesi iki durumda meydana gelebilir. Biri, SMK m. …
SMK 7/24 karar · (b) bentleri
SMK 7/2 geneli3 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/307 · K. 2025/609 · 08.10.2025

6. Nitekim marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarına ilişkin düzenlemenin yer aldığı SMK'nın 7. maddesinde; marka sahibinin tescilli markasına dayalı olarak önlenmesini talep hakkına sahip olduğu fiiller arasında, işaretin ticaret sırasında kullanımına dair hâller yer almaktadır. Buna göre ticaret sırasında kullanım hâllerinden işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması ile ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması da tescilli marka hakkı sahibi tarafından SMK'nın 7/2. maddesi kapsamında önlenebileceğinden bu türden kullanımların da markasal anlamda bir kullanım olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/2460 · K. 2025/1301 · 26.02.2025

… SMK'nın 7/2 (b) hükmü ise tescilli marka ile aynı veya benzer olan tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini izni alınmayan hak sahibinin isteyebileceği, 7/3(e) hükmü ile de işaretin ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının da ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabileceği düzenlenmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2024/1166 · K. 2026/1223 · 18.06.2026

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 7/2.maddesi uyarınca marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını önleme hakkının bulunduğu, somut olayda davacının 2016/40932 sayılı "..." ibareli markasının 35.sınıfın 1,2,3,4.alt grupları ile…
SMK 7/2-b1 karar

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2024/406 · K. 2026/605 · 09.04.2026

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka…
SMK 7/32 karar · (d) (e) bentleri
SMK 7/3-d1 karar

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

E. 2024/145 · K. 2025/1305 · 23.10.2025

… yayınlanan https://www...... uzantısında ve 09/01/2019 tarihinde yayınlanan https://www...com/... uzantısında bulunan video paylaşımlarındaki "... + şekil" ibaresinin; davacı markalarıyla benzer olduğu, aynı hizmetleri kapsamasından kaynaklı davalı marka kullanımının marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnalarını belirleyen 6769 sayılı SMK'nın 7/3-d.maddesi kapsamında sayılacağından, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varıldığından, davalının ... hesabında 05/01/2019 tarihindeki video paylaşımlarında bulunan "...+şekil" ibaresinin kullanılması nedeni ile davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil…
SMK 7/3-e1 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2021/446 · K. 2023/61 · 08.02.2023

17. Bununla birlikte anılan hususta SMK'nın 7 ve 29 uncu maddelerinde markasal kullanımdan bahsedilmemiştir. SMK'nın 7/3-e maddesinde bahsi geçen husus; markadaki işaretin, ticaret alanında ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasından ibaret olup aynı Kanun'un 29/1-a maddesi gereğince bu kullanım, marka hakkına tecavüz sayılmaktadır. Esasen 556 sayılı KHK döneminde bir marka ile aynı işareti içeren bir ticaret unvanının unvansal kullanımı marka hakkına tecavüz olarak görülmemekte, ancak unvanın markasal bir şekilde kullanılması hâlinde marka hakkına tecavüzden söz edilebileceği kabul edilmekteydi. …
SMK 7/53 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/5053 · K. 2025/4012 · 04.06.2025

… Elektrik Elektronik Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5 hükmü kapsamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde bir kullanım olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle belirtilen şekildeki marka kullanımının SMK'nın 29/l-a ve SMK 7/2-a hükümleri uyarınca davacının ..., ... ve ... tescil no’lu “...” markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalılardan ... Elektrik ’in, davacının “...” markalı makinelerinin tamirini yaptığını ticari dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde açıklamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu bağlamda davalı ... …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2026/49 · K. 2026/4323 · 07.09.2026

… belirtmek amaçlı olduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla davacının kötüniyetli tescile dair hükümsüzlük talebinin de yerinde görülmediği, davalının Sivas ili ... ilçesinde verdiği otelcilik hizmetinde “...” ilçesinin adını kullanmasının tanınmış markaya dayalı tecavüz sebebinin şartlarını gerçekleştirmediği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5 hükmü kapsamında dürüst kullanım olarak değerlendirilmesi ve hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin talebi yönünden de davanın reddi gerektiği, davalı kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği için, davalının 01.09.2016 tahsis başvuru…

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/1521 · K. 2026/15 · 20.01.2026

… kazandırmadığını, davalı kullanımlarının davacının tescilli ...markasına tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabete sebebiyet verebileceğini, ancak davalı şirket kurucularının ..., ... ve ... soyadının ... olduğunu ve odaya kayıt tarihinin davacının ...markasının başvuru tarihinden önce olduğunun tespiti ile, davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK 'nın 7/5 maddesi kapsamında dürüst kullanım olarak adledilmesinin mümkün olduğunu, ... sektöründe aile soyadının işletme adı ve marka olarak kullanımının oldukça yaygın olduğunu ve davacı markası bakımından, davlının marka tanınmışlığından açıkça faydalanma kastının bulunmadığını, bu kapsamda davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK 'nın 7/5 maddesi…
Madde geneli4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2025/280 · K. 2026/144 · 11.03.2026

4. Markaların korunması kural olarak, gerek 556 sayılı KHK'nın 6 ve gerekse de 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesi gereğince tescil yoluyla elde edilir. Bu husus 556 sayılı KHK’nin 6. maddesinde “Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” şeklinde belirtilmiştir ki buna “tescil ilkesi” denilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5951 · K. 2026/2880 · 12.05.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile görsel ve işitsel açıdan taraf markalarının kısmi benzerlik gösterdikleri, kavramsal açıdan taraf markalarının benzerlik içermediği, ortalama halkın işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu düşünmeyeceği, markaların karıştırılmayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmediği, davacı markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyinin değerlendirilebilmesi açısından dosya kapsamında sunulan belgelerin yeterli olmadığı, keza sektörel açıdan da bilirkişi raporuna göre bu durum tespit edilemediğinden SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da hükümsüzlük koşullarının…

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5926 · K. 2026/2890 · 12.05.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..” ibaresi taraf markalarında ortak unsur olarak yer almakla birlikte ilgili ibare genel ve tanımlayıcı nitelik arz ettiğinden taraf markalarının zayıf markalar olduğu, markaların “..” ibaresini ortak şekilde içermeleri nedeniyle işitsel, görsel ve kavramsal açıdan kısmi bir benzerlik tespit edilmekle birlikte, davacı markalarında yer alan ve aynı zamanda “.." kelimesi ile beraber diğer asıl unsuru oluşturan “ağzından alev/ateş çıkan ejderha görseli” şekil unsurunun eklenmesiyle davacı markasının bütünsel ve farklı bir marka haline geldiği, davalı markasında da “.." ibaresi yanında "..” ve “+” ibaresi nedeniyle markaya…

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

E. 2023/995 · K. 2025/1528 · 13.11.2025

… "Davacının marka hakkına tecavüze (ve haksız rekabete) dayalı iddia ve talepleri ile ilgili olarak; yukarıda SMK m.6/f.5 anlamında tanınmış markaya tanınan genişletici korumaya ilişkin hükümsüzlük düzenlemesi bakımından yapılan değerlendirme aynı düzenlemeyi bir marka hakkına tecavüz hali olarak kabul eden SMK m.7/f.2-c bendi açısından da geçerli olup, davalının ... ibaresini otelcilik alanında kullanmasının SMK m.7/f.2-c ve SMK m.29/f.1 uyarınca davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil etmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Öte yandan, SMK m.7/f.5 hükmünü de dava konusu kullanım bakımından ele almak gereklidir. …
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu SMK m. 7 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddenin birinci fıkrasında marka korumasının tescil yoluyla elde edileceği düzenlenmiştir. Bununla beraber, tescilsiz marka sahiplerinin hukuki durumunu düzenleyen istisnai hükümler de Kitapta yer almaktadır. Bu istisnalar kapsamında olan bir kişi, marka tescil başvurusuna itiraz ederek tescili önleme ya da tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkına sahip bulunmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında marka tescilinden doğan hakkın kapsamı belirtilmiş, üçüncü fıkrada ise marka sahibinin izni olmadan üçüncü kişiler tarafından markanın ticaret alanında kullanımının yasaklanabileceği haller sayılmıştır. 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 9 uncu maddesi ve Alman Marka Kanununun 14 üncü maddesi dikkate alınarak düzenlenen madde ile mezkur hükümlerle uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde markanın internette kullanılması hali düzenlenmiştir. Bu bent, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü ve Alman Marka Kanununda yer almamaktadır. Ancak, internette marka kullanımının marka hakkı kapsamına girdiği hususunda ulusal ve uluslararası doktrinde ve mahkeme içtihatlarında tam bir görüş birliği mevcuttur. Fiilen karşımıza yeni çıkan bir olgunun, markalar ile ilgili düzenleme yapılırken açıkça vazedilmesinin faydalı olacağı düşüncesiyle mezkur hüküm konulmuştur. Hüküm konulurken aralarında Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tahkim ve arabuluculuk merkezinin de bulunduğu internet alan adı ile marka arasındaki uyuşmazlıkları çözen merkezlerin kuralları esas alınmıştır. Bu bağlamda işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması şartıyla, işaretin aynı veya benzerinin internette ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması yasaklanmıştır. Türkçeye yönlendirici kod olarak çevrilen kelimenin, internetteki kullanımı “metatag”dır.

Maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri maddeye yeni eklenen bentler olup, bu anlamda özellikle 2015/2436 sayılı AB Direktifine ve uluslararası uygulamalara uyum sağlanmıştır.

Maddenin dördüncü fıkrasında markanın sahibine sağladığı hakların üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade edeceği, başvuru sahibinin tazminat davası açmaya yetkili olacağı ve mahkemenin öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremeyeceği düzenlenmiştir.

Maddenin beşinci fıkrası ile, markanın sahibine sağladığı münhasır haklara sınırlamalar getirilmiştir. Söz konusu hüküm, 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğünün 12 nci maddesinde ve 2015/2436 sayılı AB Marka Direktifinin 14 üncü maddesinde de yer almaktadır. Ancak 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede de yer alan hüküm, ifade ediliş biçimi bakımından doktrinde yöneltilen eleştiriler ve Tüzük ile Direktifteki anlam netliğinin Kanun Hükmünde Kararnamede bulunmaması sebepleriyle aslına uygun biçimde yeniden kaleme alınmıştır. Buna göre, gerçek kişilerin kendi ad ve adresini belirtmesi, üçüncü kişilerin mal ve hizmetler ile ilgili açıklamada bulunması ve özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça gibi malların ya da hizmetlerin kullanım amacını göstermek bakımından gereklilik bulunan hallerde markanın kullanılması marka sahibince önlenemeyecek durumlar olarak düzenlenmiştir.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 7), s. 12–13

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.