İçeriğe geç

Takip ve Tahsil Usûlleri

BankK Madde 134 — Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler

Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler

Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona borçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, Fon bankalarının;

a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinin,

b) Hâkim ortağı olan tüzel kişilerin,

c) Gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin,

d) Yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının,

Bu maddede belirtilen şirketlerde sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlı kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya yetkilidir.

Doğrudan ya da dolaylı olarak Fonun yönetim ve denetimini devraldığı bankaların veya şirketlerin ve/veya bu madde uyarınca yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin ve Fon iştiraklerinin ortak sayısının, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel kanunlarda belirtilen zorunlu ortak sayısının altına düşmesi hâlinde tüzel kişiliklerine halel gelmez.

Fonun yönetim ve denetimine sahip olduğu şirketlerin ve/veya bu fıkra uyarınca yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin, Fon tarafından atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve müdürleri ile Fonun atadığı bu yöneticiler tarafından şirketi temsil ve ilzam ile yetkili kılınan genel müdür, genel müdür yardımcısı ve müdür gibi şirket çalışanları veya Fon, bu fıkrada sayılan gerçek veya tüzel kişilere ait şirket hisselerinin ve/veya bu şirketlerdeki lisans, ruhsat, 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici frekans ve kanal kullanımı ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan hakları dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklarının ve/veya bu hisselerle orantılı aktiflerinin satışını gerçekleştirmeye ve bu satışlardan elde edilen tutarları Fon alacaklarına mahsup etmeye veya şirketlerin kamu borçları ve/veya Sosyal Sigortalar Kurumuna borçları ile sair borçlarını ödemede kullanmaya ve bu işlemler ile ilgili kararlar almaya 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 324 üncü maddesi ile bağlı kalmaksızın yetkilidirler.

Bu şirket ve iştiraklerin yüzde kırkdokuzundan fazlası ile bunlara ait her türlü mal, hak ve varlıklar, gayrimenkullerle ilgili özel kanunlarındaki kısıtlamalar saklı kalmak kaydıyla yabancı gerçek ve tüzel kişilere satılabilir.

Fon alacaklarının tahsilini teminen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen aktif değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan haklar ve bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmelerden doğan, ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dâhil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklar ile bunlarla bağlantılı finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelere konu varlıkları bir araya getirerek, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturarak alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması hâlinde de satışı yaptırmaya, ihale bedelinin ödenme şeklini, para birimini, alıcıların sahip olması gereken şartları, ödeme tarihini ve ihalenin sair usûl ve esasları ile satış şartlarını 6183 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın belirlemeye, satışa konu ticarî ve iktisadî bütünlüğü alacağına mahsuben satın almaya, satışa konu varlıkların ait olduğu şirketlerin teknik bilgi, yazılım, donanım, ekipman, mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını; ticari ve iktisadi bütünlük içinde yer alan mal, hak ve/veya varlıklar ile ilgili olması veya ticari ve iktisadi bütünlüğün değerinin korunması için gerekli veya değerini artırır mahiyette olması, taraflarca borç miktarının tespitinde mutabakata varılmış olması, varlıkları ticari ve iktisadi bütünlük satışına konu edilen tarafça bahsi geçen mutabakattan sonra Fona müracaat edilmesi ve işlemlerin en geç Fon Kurulunun ihaleyi onay tarihine kadar tekemmül ettirilmesi şartıyla öncelikli olarak ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödetmeye Fon Kurulu yetkilidir. (Ek cümle:26/5/2022-7407/9 md.) Bu şartlara uygun olmayan müracaatlar Fon tarafından işleme alınmaz. Fon Kurulu, satış kararıyla birlikte, bu satışı gerçekleştirmek üzere en az üç kişiden oluşan bir satış komisyonu oluşturur ve başkanını belirler. Satış komisyonu, toplam üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplam üye sayısının salt çoğunluğu ile karar alır. Ticarî ve iktisadî bütünlüğün muhammen bedeli, satış komisyonu tarafından, uzman gerçek veya tüzel kişilerin kıymet takdiri raporu dikkate alınarak, daha önce bütünlüğü oluşturan varlıkların ayrı ayrı kıymet takdirlerinin yapılmış olması ile bağlı olmaksızın düzenlenecek rapor çerçevesinde Fon Kurulu tarafından belirlenir. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzlar üzerinde birden fazla kişinin aynî veya şahsî hakkının bulunması veya bunların mülkiyetinin birden fazla kişiye ait olması durumunda, bu mal, hak ve/veya varlıkların değeri ayrı ayrı tespit edilir. Bu madde hükümleri uyarınca yapılacak satış sürecinde, satış ilânının Resmî Gazetede yayımlanması ilgililere yapılacak tebliğ hükmündedir. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturduğuna karar verilen mahcuzların satışı, kapalı zarf veya açık artırma usûllerinden biri veya ikisi birlikte uygulanmak suretiyle yapılır. Bundan sonra, Fon Kurulunun gerekli görmesi hâlinde, ihalelere pazarlık usûlü ile devam edilebilir. Bu usûllerden hangisinin uygulanacağına, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mal, hak ve varlıkların nitelikleri dikkate alınarak Fon Kurulu tarafından karar verilir. İhale bedelinin dağıtımına esas sıra cetveli satış komisyonu tarafından düzenlenir ve Resmî Gazetede ilan edilir. (Ek cümle:26/5/2022-7407/9 md.) Sıra cetveline itiraz süresi, sıra cetvelinin Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren 15 gündür. İhalenin sonuçlanması, Fon Kurulunun onayına bağlıdır. Bu hüküm uyarınca yapılan satışlarla ilgili ihalenin feshi davaları, Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. (Değişik son cümle: 31/10/2016-KHK-678/33 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/31 md.) Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.[59]

Yukarıdaki hüküm çerçevesinde telekomünikasyon, enerji, ulaşım, radyo, yazılı ve görsel medya ve diğer sektörlerdeki, yönetim ve denetimi veya hisseleri Fon tarafından devir alınan şirketlere tanınmış imtiyaz sözleşmesi, lisans, ruhsat, işletme izni, ön izin, yayın izni, 3984 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici frekans ve kanal kullanımı ve benzeri izinlerin yeni alıcıları adına devri ve tescili işlemleri, Fonun bildirimi üzerine ilgili kurum, kuruluş ve üst kurullarca, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip başkaca bir işleme gerek kalmaksızın en fazla bir ay içinde tamamlanır.

Bu hüküm uyarınca yapılacak satışlara ilişkin diğer esas ve usûller Fon tarafından çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.

(Değişik sekizinci fıkra:26/5/2022-7407/9 md.) Gerçek ve tüzel kişilerin sahip olduğu varlıkların, bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında satışlarından elde edilen bedelden; satış masrafları düşüldükten sonra satış tarihine kadar tahakkuk etmiş olmak şartıyla sırasıyla, rehinle teminat altına alınmış borçlar, bütünlük kapsamındaki varlıkların aynından kaynaklanan amme borçları, işbu maddenin beşinci fıkrasında belirtilen geçmiş dönem borçları, kişilerin Devlete ve sosyal güvenlik kuruluşlarına olan 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki borçları ile GSM imtiyaz sözleşmesinden doğan Hazine payı borçları ödendikten sonra kalan kısım, kişilerin diğer kamu kurum ve kuruluşları ile üst kurullara olan borçlarına garameten taksim edilerek ödenir. Finansal kiralama kapsamındaki varlıklara ait ekspertiz raporlarına göre ihale bedelinden isabet eden tutar ile finansal kiralama sözleşmesi kapsamındaki borç tutarından hangisi düşükse o tutar, finansal kiralayana ihale bedelinden sıra cetvelinin düzenlenmesi ve kesinleşmesi beklenmeksizin öncelikli olarak ödenerek Fonun bildirimi ile sözleşmeye konu varlıklar ihale alıcısına devredilir. Bu alacaklılara tamamen ödeme yapıldıktan sonraki bakiye, diğer alacaklılara garameten ödenir. Bu hükme göre yapılan dağıtım sonrasında bakiye borç kalması; lisans, ruhsat, imtiyaz sözleşmesi, geçici frekans ve kanal kullanımı ve benzeri hakların devri ve yeni alıcısı tarafından işletilmesi için gerekli olan ve kamu kurum ve kuruluşları ile üst kurullarca yapılması gereken devrin tescil ve nakli işlemine engel teşkil etmez.

(Ek fıkra: 8/3/2006-5472/1 md.) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrası ile bu madde kapsamında olan şirketler ile sermayesinin % 50'sinden fazlasını temsil eden hisselere Fonun, Fon Bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, yönetim kurulları tarafından alacaklılarına ve borçlularına Fonun belirlediği esaslar çerçevesinde yapılacak ilânı müteakiben düzenlenen bilançoları esas alınarak Fon Kurulu kararı ile İcra ve İflas Kanunu, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın tasfiye olunur. Tasfiyeye ilişkin Fon Kurulu kararı şirketin infisah ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek kalmaksızın terkin olunur. Tasfiye kararı aleyhine ilgililer tarafından açılacak davalar Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketlerin iflas ve ihyası istenemez. Yapılan ilân neticesinde kayıt altına alınan alacaklar Fon tarafından bu Kanun, 6183 sayılı Kanun ve İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesine uygun olarak düzenlenecek sıra cetveli ile tasfiye kararı verilen şirketin alacaklılarına dağıtılır. Bu madde hükümlerine uygun olarak tasfiye olunan şirketlerin hâkim ortakları ve yöneticileri ile üçüncü şahıslar aleyhine açılan şahsi sorumluluk, iflas ve alacak davaları kanunî halef; ceza davaları kanunî müdahil sıfatıyla Fon tarafından devam ettirilir. Bu davalar sonucunda herhangi bir tahsilat yapılması halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahsil edilen meblağ düzenlenmiş sıra cetveline uygun olarak dağıtılır. Dağıtım sonrasında alacağını tamamen alamamış olan alacaklılara talepleri halinde şirketin tasfiye edildiğine ve dağıtılacak tasfiye bakiyesi bulunmadığına dair bir belge verilir. Bu belge İcra ve İflas Kanununun 105 inci maddesi hüküm ve sonuçlarını doğurur. Alacaklılara sıra cetveline uygun olarak yapılacak dağıtım sonrası tasfiye bakiyesi kalması halinde bu bakiye şirket hissedarlarına hisseleri oranında ödenir. Tasfiyenin usûl ve esasları Fon Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir. Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya Fon yetkilidir. Bu suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her türlü hak Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.

Yukarıda belirtilen işlemlere taraf olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle, bu maddenin birinci fıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibi işlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan üçüncü kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar.

Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya denetimindeki şirketlerde ve/veya işletmelerinde iş akdine bağlı ve/veya bağlı olmaksızın geçici veya sürekli olarak istihdam edilen şahısların kurucusu, ortağı, yöneticisi veya denetçisi olduğu şirketlerin; bir iş akdine bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan şahısların vekâleten ve/veya ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil sıfatıyla ve/veya vekâletsiz iş görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye dayanarak geçici ve/veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil ettikleri gerçek ve/veya tüzel kişilerin; bu fıkrada belirtilen şahıslar dışındaki ve/veya bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık mevzuatına ve/veya teamüllerine uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya yetersiz teminat ile kredi kullandırılan ve/veya genellikle faaliyet yeri olarak aynı adresi kullanan ve/veya yapılan sözleşmelere cayma hakkı ve/veya borcun nakli gibi hükümler koymak suretiyle kullandıkları kredileri ve/veya banka kaynaklarını bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak tek başına ve/veya birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilere ve/veya bunların ve/veya bankanın iştiraklerine ve/veya doğrudan veyahut dolaylı bağı bulunan şahıs ve şirketlere yukarıdaki fıkralarda sayılan gerçek veya tüzel kişilere aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin kullanmış oldukları krediler ve/veya banka kaynakları bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak, tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar tarafından kullanılmış banka kaynağı sayılır ve bu şahıslar ile edindikleri ve/veya üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, alacak ve haklar hakkında bu madde hükümleri uygulanır.

Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü şahsi haklar ve/veya zilyetliğin devrine dair sözleşmeler dâhil her türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik gibi taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her türlü hisse devir sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır. Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü davacıya aittir.

Borçlunun, haline münasip konut kiralamasına ilişkin sözleşme yukarıdaki fıkra kapsamı dışındadır.

Fon, bu maddede sayılan alacaklara ilişkin para, mal, her türlü hak ve alacaklara ihtiyatî haciz koymaya, muhafaza altına almaya ve Fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına mahsuben devralmaya yetkilidir.

Bu alacaklara zararın ve/veya alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen oranda gecikme faizi uygulanabilir.

Fon tarafından bu madde hükümlerine istinaden tesis edilen işlemlere karşı idarî yargı mercilerinde açılan davalarda mahkemelerce yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için teminat şartı aranmaz.

Fon tarafından bu madde hükümlerine istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan istisna tutulur. Bu madde ile Fona tanınan yetkiler Fon tarafından başkaca bir işleme gerek olmaksızın Fon Kurulunun karar alması ile tekemmül eder. Yapılan işlemlerden tescile tâbi olanlar Fonun talebi üzerine tescil ve gerektiğinde ilân olunur.

(Ek fıkra: 31/10/2016-KHK-678/33 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/31 md.) Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan şirketler veya Fon iştiraklerince alınan tescile tabi tüm kararlar, yönergeler, sirküler ile imza beyannameleri Fonun talebi üzerine noter onayı şartı aranmaksızın ticaret sicil müdürlüklerince vergi, resim ve harca tabi olmaksızın resen tescil ve ilan edilir.

İçtihatlar
BankK 134/54 karar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2021/5023 · K. 2021/10269 · 16.11.2021

… Oil A.Ş. tarafından dosyaya yatırılan kira bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince “Borçlu şirket hakkında TMSF tarafından 20/02/2017 tarihinde 678 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 33. maddesi ile değişik 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin 5. fıkrası uyarınca iktisadi ve ticari bütünlük oluşturulmasına karar verildiği, 07/02/2019 tarihinde,

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2022/10738 · K. 2023/3250 · 10.05.2023

Borçlu ...'ne 678 sayılı KHK kapsamında TMSF'nin kayyım olarak atandığı, 10.05.2019 ve 06.05.2021 tarihli kararlar ile "Akbor Boru Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" oluşturulduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/5 hükmüne göre ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmesi halinde, karar tarihinden itibaren iki yıl içerisinde bütünlüğe dahil olan işletmenin menkul, gayrimenkul, hak ve alacakları, üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczinin mümkün olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, 27.07.2021 tarihli müdürlük kararının ve bu dosya üzerinden yapılan haciz ve devamındaki cebri icra işleminin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2021/11626 · K. 2022/4422 · 04.04.2022

… gerektiğinden bahisle uygulanamayacağı yönündeki iddianın dar yetkili icra müdürlüğü ve icra mahkemesinde dinlenebilmesine hukuken imkan olmadığı, iktisadi bütünlük kararının idari başvuru ya da yargı yolu neticesinde iptal edilmediği sürece geçerli olduğu ve 678 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 33.maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134. maddesinin 5.fıkrasının son cümlesindeki "….3.kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez" düzenlemesi göz önüne…

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2021/5060 · K. 2021/10260 · 16.11.2021

… Fonuna devredildiği, Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yönetimi ve denetimi TMSF tarafından devrolunan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak fona verilen yetkiler bu Kanun Hükmünde Kararname ile kıyasen uygulanır, hükmüne yer verildiği, 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33.maddesi ile değiştirilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi uyarınca da Ticari ve İktisadi bütünlük oluşturulan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul malları ile her türlü hak ve alacakları üzerinde üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemeyeceği…
BankK 134/61 karar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2011/13662 · K. 2012/3521 · 14.02.2012

5411 sayılı Kanun'un 134/6. maddesinde, (...Fon alacaklarının tahsilini teminen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen aktif değerler ile lisans ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan haklar ve bu varlıkların fer'i veya mütemmim cüz'ü niteliğindeki sözleşmelerden doğan...ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları bir araya getirerek, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturarak alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması halinde de satışı yaptırmaya ihale bedelinin ödenme şeklini, para birimini,…
BankK 134/94 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2016/865 · K. 2020/733 · 06.10.2020

18. Somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 414906 ticaret sicil numarasında kayıtlı davalı U.B.G. Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134/9. maddesi ve 02.09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik" hükümleri uyarınca Fon Kurulunun 18.10.2007 tarih ve 517 sayılı kararı ile tasfiyesine ve sicilden terkin olunmasına karar verilmiştir. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2024/1194 · K. 2024/1967 · 11.03.2024

Dava, 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sicilden terkin olunan şirketlerin ihyası talebine ilişkindir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

E. 2018/5100 · K. 2018/12842 · 07.06.2018

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 5411 sayılı Yasa’nın 134. Maddesinde fonun kanuni halef ve müdahil sıfatıyla devam ettireceği davaların açıkça düzenlendiği tasfiye olunan şirketlerin hakim ortakları ve yöneticileri ile 3. …

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

E. 2020/2235 · K. 2021/3216 · 11.03.2021

5411 sayılı Kanun’un 134. maddesinin dokuzuncu fıkrası “…Yapılan ilân neticesinde kayıt altına alınan alacaklar Fon tarafından bu Kanun, 6183 sayılı Kanun ve İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesine uygun olarak düzenlenecek sıra cetveli ile tasfiye kararı verilen şirketin alacaklılarına dağıtılır. Bu madde hükümlerine uygun olarak tasfiye olunan şirketlerin hâkim ortakları ve yöneticileri ile üçüncü şahıslar aleyhine açılan şahsi sorumluluk, iflas ve alacak davaları kanunî halef; ceza davaları kanunî müdahil sıfatıyla Fon tarafından devam ettirilir.” şeklinde düzenlemiştir.
BankK 134/141 karar

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2021/1310 · K. 2025/241 · 03.03.2025

… Maddesi, "19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan banka/şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır." şeklindedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134/14. …
Madde geneli4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2018/243 · K. 2018/769 · 11.04.2018

Hükmün Özel Dairece bozulmasından sonraki aşamada mahkeme 01.10.2013 tarihli duruşmada bozma kararı öncesi yargılamada alınan bilirkişi raporunda davacının ücret alacağı talebi ile ilgili belirleme yapılmadığı, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti hesaplandığı tespitini yaptıktan ve davacı vekilinin dava konusu edilen ücret alacağı ile ilgili beyanını " biz ücret alacağı talebimizden feragat ediyoruz" şeklinde aldıktan sonra gerekçesinde 5411 sayılı Kanunun 134'üncü maddesinde Fonun kanuni halef ve müdahil sıfatıyla devam ettireceği davaların açıkça düzenlendiği, tasfiye olunan şirketlerin hâkim ortakları ve yöneticileri ile üçüncü şahıslar aleyhine açılan şahsi sorumluluk,…

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

E. 2014/2888 · K. 2014/3804 · 10.02.2014

Dairemizin “5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134'üncü maddesinin (9) fıkrası ile 02.09.2006 tarih ve 26277 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik" hükümleri uyarınca ve Fon Kurulunun 16.11.2006 tarih 571 Sayılı kararıyla davalı ... …

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

E. 2011/9331 · K. 2013/18344 · 04.10.2013

Somut olayda; 10.01.2010 tarih ve 12 sayılı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu kararı ile 5411 sayılı Kanunun 134’üncü maddesi kapsamında davacı ... Tekstil San. ve Tic. AŞ. hakkında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği, söz konusu kararın iptal edildiğine dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda imtiyazlı olanlar dahil üçüncü kişiler tarafından haczedilen davacı şirket mallarının muhafaza altına alınması ve satışının iki yıllık süre için mümkün bulunmamaktadır. …

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi

E. 2013/2023 · K. 2013/5811 · 26.09.2013

Davacı tarafça, 6183 sayılı Kanun'un 62, 69,79. maddeleri kapsamında amme borçlusu Standart Film Video Televizyon Yapımcılık A.Ş'nin, müflis Kanal ... Radyo Televizyon Yayıncılığı A.Ş'den olan alacağı nedeniyle alacağın 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../.... ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddeleri kapsamında rüçhanlı alacak olduğu ileri sürülerek kayıt kabul talebinde bulunulmuş, iflas idaresinin ret kararı üzerine de bu dava açılmıştır.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu BankK m. 134 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler1
EklemeKabul/karar: 26/5/2022Yürürlük: 28/5/2022

[59]26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları” ibaresi “iktisadi değeri olmayanlar da dâhil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklar ile bunlarla bağlantılı finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelere konu varlıkları” şeklinde ve “mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını” ibaresi “mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını; ticari ve iktisadi bütünlük içinde yer alan mal, hak ve/veya varlıklar ile ilgili olması veya ticari ve iktisadi bütünlüğün değerinin korunması için gerekli veya değerini artırır mahiyette olması, taraflarca borç miktarının tespitinde mutabakata varılmış olması, varlıkları ticari ve iktisadi bütünlük satışına konu edilen tarafça bahsi geçen mutabakattan sonra Fona müracaat edilmesi ve işlemlerin en geç Fon Kurulunun ihaleyi onay tarihine kadar tekemmül ettirilmesi şartıyla öncelikli olarak” şeklinde değiştirilmiş, fıkranın mevcut onuncu cümlesinde yer alan “düzenlenir” ibaresi “düzenlenir ve Resmî Gazetede ilan edilir” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın mevcut onüçüncü cümlesine “maliklerinin iflasına karar verilemez,” ibaresinden sonra gelmek üzere “finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez,” ibaresi eklenmiştir.

Madde gerekçeleri5

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Hâkim ortakların doğrudan veya dolaylı olarak yönetim ve denetimini elinde bulundurdukları şirketlerin kapsamı genişletilerek, Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülmesi halinde, hâkim ortak adına hareket eden ve onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve denetiminin Fon tarafından devralınması imkânı getirilmiştir.

Fon alacaklarının tahsili bakımından yarar görülen hâllerde, Fonun yönetim ve denetimini devralacağı şirketler ile bu şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık haklarının Fon tarafından devralınması halinde, yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine atanacak uzman eleman teminindeki güçlük nedeniyle, Fonun hareket kabiliyetinin artırılmasını teminen şirket ana sözleşmesinde belirlenen yönetim ve denetim kurulu üye sayısı ile bağlı kalınmaksızın üye sayısını artırmak veya eksiltmek suretiyle Fonun atama yapma konusunda yetkili kılınması öngörülmüş, Fonun yönetim ve denetimine sahip olduğu şirketlerin ve/veya bu madde uyarınca yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin ve Fon iştiraklerinin ortak sayısının, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel kanunlarda belirtilen zorunlu ortak sayısının altına düşmesi halinde tüzel kişiliklerine halel gelmeyeceği hüküm altına alınarak uygulamada şirketlerin ortak sayısı değişiklikleri neticesinde hukuki varlıklarının devamı ile ilgili oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme ile Fon tarafından atanan yöneticilerin yetkilerinin kapsamı genişletilerek şirket aktiflerinin Fon alacağına mahsuben değerlendirilmesi hususunda yetki verilmiştir.

Fon iştiraklerinin veya yönetim ve denetimi devir alınan şirketlerin hisselerinin veya aktiflerinin rızai yollarla paraya çevrilerek alacağa mahsup edilmesinde, şirket yönetimi ile birlikte Fon da yetkili kılınmıştır.

Fon iştiraklerinin veya yönetim ve denetimi devir alınan şirketlerin hisselerinin % 49'undan fazlasının yabancı gerçek ve tüzel kişilere satılabileceğine yönelik hükme, bu şirketlere ait malların da satılabilmesi hususunda ekleme yapılmıştır. Ancak, bilhassa gayrimenkullerle ilgili olarak özel kanunlarda bazı kısıtlamalar olabileceği dikkate alınmak suretiyle bu kısıtlamalar saklı tutulmuştur.

İktisadi ve ticari bütünlük oluşturan malların; gerek borçlunun, gerekse kamunun menfaatlerine uygun biçimde en yüksek değerden satılabilmesi için 6183 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın;

- İktisadi ve ticari bütünlük oluşturarak satış,

- İhale bedelinin ödenme şekli, para birimi,

- Alıcıların sahip olması gereken şartlar,

- Ödeme tarihi, ihalenin sair usul ve esaslarını Fon Kurulunun belirlemesi,

- Satışa konu varlıkların geçmiş dönem borçlarının ödenmesi,

gibi kavramlara yer verilmek suretiyle bu amacın gerçekleştirilmesi için yasal zemin oluşturulmuştur.

İhalenin güvenliği ve bu sayede iç ve dış piyasada gerekli ilgiyi görmesi amacıyla; ihalenin sonuçlanmasından ve malların alıcısına teslim edilmesinden sonra iadesinin talep edilemeyeceği, ancak ihale bedeli ve faiz maliyeti ile sınırlı olarak tazminat talep edilebileceği düzenlenmiştir.

İktisadi ve ticari bütünlüğün bozulmasına yol açabilecek girişimlerin önüne geçilebilmesi amacıyla; Fonun izni olmaksızın bu bütünlük içerisinde yer alan bir malın satışının talep edilemeyeceği düzenlemesi getirilmiş, ancak iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarının zayi olmaması bakımından bunlarla ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceği hükme bağlanmıştır.

İhalenin sonuçlanmasından sonra alıcısının en kısa sürede yararlanmasına sunulabilmesi ve bu sayede daha fazla tahsilat sağlanabilmesi bakımından; telekomünikasyon, enerji, ulaşım, radyo, yazılı ve görsel medya ve diğer sektörlerdeki mal, hak ve varlıkların alıcıları adına devri ve tescili işlemlerinin en kısa sürede (bir ay içinde) tamamlanabilmesi hükmü getirilmiştir.

Bu madde uyarınca iktisadi ve ticari bütünlük çerçevesinde yapılacak satışlara ilişkin diğer esas ve usullerin Fon tarafından çıkarılacak yönetmelikle tespit edilmesi öngörülmüştür.

Yine bu madde kapsamında yapılacak satışlarda, kamu kurum, kuruluşları ve üst kurulların bütünlük oluşturan varlıkların maliklerinden olan alacaklarının satış bedelinden garameten tahsil edilmesi öngörülmüştür.

Fon Kuruluna düzenleme kapsamında "iktisadi ve ticari bütünlük" oluşturarak satış yapma yetkisi verilerek;

- Fona devredilen bankaların çözümlenmesi sürecinde kamu alacaklarının tahsil kabiliyetinin hızlandırılması ve artırılması,

- Satış süreci ve satış sonrasındaki işlemleri düzenleyerek iç ve dış talebin artırılması,

- İşletmelerle ilgili geçmiş dönemlerden kalan sorunların çözülmesi ve bu suretle ticari ve iktisadi bütünlüğün değerinin yükseltilmesi,

imkânı getirilmiş ve bu çerçevede kamu menfaatlerinin hak kaybına sebebiyet vermeden tahsilini sağlamaya yönelik çalışmaların kuvvetlendirilmesi ve istikrarlı bir şekilde devam ettirilmesi amaçlanmıştır.

Zira, Fonun, tasfiyeye tabi tutulan bankaların hâkim ortaklarından olan alacaklarını tahsil için uyguladığı 6183 sayılı Kanun hükümleri, takip sürecinin hızlı işlemesini sağlamakta; ancak, takip sonunda haciz konulan varlıkların yahut şirketlerin satışında yeterli hukukî imkânı sunamamaktadır. Hukuk tekniği açısında varlıkların (örneğin gayrimenkullerin ve araçların) tek tek satışına uygun olan 6183 sayılı Kanunun satış hükümleri, Fon tarafından el konulan bankaların ve iştiraklerinin, her biri başka şirkete farklı şekillerde dağıtılmış varlıklarının satışına uygun değildir. Büyük borç yükü nedeniyle şirketlerin hisselerini satmak, ekonomik ve finansal açıdan oldukça zordur. Dolayısıyla, söz konusu şirketlerin sahip oldukları varlıkların satılması, süreci hızlandırmada önemli avantaj sağlayacaktır. Bu sebeple, dağılmış ve parçalanmış varlıkların bir iktisadî bütünlük içinde satılmasını sağlamak özel önem taşımaktadır. 6183 sayılı Kanun, bu iktisadî bütünlüğü oluşturmaya imkân veren düzenlemeleri içermemektedir. Bu hüküm kapsamında, 6183 sayılı Kanunun satışa ilişkin bu ve benzeri kısıtlamalarını aşmayı, satış sürecini hızlandırmayı, satış sürecindeki ve satış sonrası hukuksal belirsizlikleri kaldırarak satış değerlerini yükseltmeyi sağlayacak yetkiler Fona tanınmaktadır.

Banka kaynağının kullandırılması olarak kabul edilecek birtakım işlemler sayılarak bu işlemlerin tarafları hakkında Fon, bu madde ile getirilen hükümleri uygulamakla yetkili kılınmıştır. Bu işlemler sebebiyle üçüncü kişiler lehine tesis edilen ayni veya şahsi her türlü hakkın Fona karşı hüküm ifade etmeyeceği ve bahsi geçen işlemler sebebiyle Fona karşı iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı yönündeki düzenleme ile de Fon alacaklarının tahsilinin hızlandırılması ve çözümleme sürecinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

Yine faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın maddede sayılan ortak veya kişilerce her türlü sınırlı ayni hak tesisine ilişkin olarak imzalanmış sözleşmelerinin geçersiz sayılması konusunda Fon Kuruluna yetki verilerek alacakların tahsil kabiliyetinin artırılması amaçlanmıştır.

Öte yandan maddede sayılan tüm alacaklara ilişkin olarak zararın veya alacağın doğmasından itibaren 6183 sayılı Kanunda belirlenen oranda gecikme zammı uygulayabileceği, yine bu alacaklara dayanılarak açılacak tüm davalarda yürütmenin durdurulmasını teminen Fonun her türlü teminat şartından muaf olacağı hüküm altına alınmıştır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 972, 1/1007 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 136)

8/3/2006 tarihli ve 5472 sayılı Kanunun 1. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Ek fıkra: 8/3/2006-5472/1 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (134. madde, 106. madde, 107. madde, 136. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.

Maddenin (a) ve (b) bentleri ile, Bankacılık Kanununa göre faaliyet izni kaldırılan ve yönetim ve denetimi Fona intikal eden bankalar hakkında iflas kararı verilmesi halinde, bankanın iflas masası tarafından külli icra yoluyla tasfiye edilmesi sonucunda dağıtılacak olan paralardan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesine göre üçüncü sırada yer alan Fon dahil imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek üzere ilk sırada sırasıyla Devlet ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna tabi alacaklarının mahsubunun yapılması sağlanmaktadır.

Maddenin (c) bendi ile, Bankacılık Kanununa göre faaliyet izni kaldırılan ve yönetim ve denetimi Fona intikal eden bankalar ile bankayla ilişkileri Kanunun 134 üncü maddesinde tanımlanan gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları varlıkların satışı neticesinde elde edilecek bedelden öncelikle, 134 üncü maddenin beşinci fıkrasına göre Fon Kurulu tarafından karar verilmesi halinde şirketlerin teknik bilgi, yazılım, donanım, ekipman, mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçları, daha sonra sırasıyla bu kişilerin Devlete ve sosyal güvenlik kuruluşlarına olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki borçları ile GSM imtiyaz sözleşmesinden doğan Hazine payı borçları ödendikten sonra bakiye kısmın, kişilerin diğer kamu kurum ve kuruluşları ile üst kurullara olan borçlarına garameten taksim edileceğine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Maddenin (d) bendi ile, Fon tarafından alacaklarının takibi için 5411 sayılı Kanun çerçevesinde açılan veya takip edilen davalar veya takipler neticesinde ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulan para, mal ve her türlü hak ile alacakların bedellerinden, alacak konusunda mahkemece verilen karar üzerine, imtiyazlı alacaklılardan ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacağından önce sırasıyla Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki alacaklarının mahsup edilmesi sağlanmaktadır.

Not: Sekizinci fıkranın değişikliği tasarıdadır; dokuzuncu fıkra Komisyonca eklenmiştir (sonraki parça).

TBMM · S. Sayısı 1078, 1/1160 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 1)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (134. madde, 13. madde, 93. madde, 129. madde). Bu maddeyi anan kısım vurgulanmıştır.

- Çerçeve 1 inci maddesi; uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi amacıyla yurt içinde banka şubesi açılması şartlarını açıklığa kavuşturmak üzere, Bankacılık Kanununun 13 üncü maddesinin değiştirilmesini öngören bir düzenlemenin yeni (a) bendi olarak eklenmesi; Bankacılık Kanununun 93 üncü maddesi ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna verilen yetkinin Kurumun karar organı olan Kurul tarafından kullanılacağı konusuna açıklık getirmek üzere, söz konusu maddede değişiklik yapılmasına ilişkin bir düzenlemenin yeni (b) bendi olarak maddeye ilave edilmesi; (a) ve (b) bentlerinde geçen "Devlet" ibarelerinin "Devletin" şeklinde düzeltilmesi; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 22/12/2005 tarihli ve 5436 sayılı Kanunla 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamından çıkarılmış olması nedeniyle, Bankacılık Kanununun Fonun bütçesine ilişkin 129 uncu maddesinin değiştirilmesini öngören bir düzenlemenin (e) bendi olarak eklenmesi; (c) bendine Bankacılık Kanununun 134 üncü maddesine eklenmek üzere, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun elinde bulunan ve Fonun alacaklarının tahsili bakımından değer taşımamakla birlikte, tüzel kişilikleri devam eden şirketlerin özel bir tasfiye usulüne tabi tutulmasını öngören bir düzenlemenin ilave edilmesi ve maddede yer alan bent numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle,

Not: Dokuzuncu fıkra (tasfiye usulü) Komisyonca eklenmiştir: tasarıda madde gerekçesi yoktur; metin Plan ve Bütçe Komisyonu raporundaki açıklamadır.

TBMM · S. Sayısı 1078 (1/1160), Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (komisyonca eklenen hükmün açıklaması; madde gerekçesi değildir)

31/10/2016 tarihli ve 678 sayılı KHK'nin 33. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik son cümle: 31/10/2016-KHK-678/33 md.)

Teklif eden: Hükümet (Bakanlar Kurulu)

Madde ile, TMSF’ye devredilen menkul ve gayrimenkul varlıklar ve alacakların, “ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına” karar verilmesinden itibaren iki yıl boyunca üçüncü kişiler tarafından haczinin talep edilememesi ve TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin tescile tabi kararlarının noter onayı aranmaksızın ve vergi, resim ve harç alınmaksızın tescil ve ilan edilmesi öngörülmektedir.

Not: Kanun hükmünde kararname Anayasa'nın 121 inci maddesi uyarınca TBMM'ye gerekçesiyle gönderilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır. Hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7071 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle aynen kabul edilmiştir.

TBMM · 1/790 esas numaralı 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM'ye gönderilen gerekçesi (madde 33), s. 8

26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 9. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları” ibaresi “iktisadi değeri olmayanlar da dâhil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklar ile bunlarla bağlantılı finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelere konu varlıkları” şeklinde ve “mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını” ibaresi “mal ve hizmet alımından doğan geçmiş dönem borçlarını; ticari ve iktisadi bütünlük içinde yer alan mal, hak ve/veya varlıklar ile ilgili olması veya ticari ve iktisadi bütünlüğün değerinin korunması için gerekli veya değerini artırır mahiyette olması, taraflarca borç miktarının tespitinde mutabakata varılmış olması, varlıkları ticari ve iktisadi bütünlük satışına konu edilen tarafça bahsi geçen mutabakattan sonra Fona müracaat edilmesi ve işlemlerin en geç Fon Kurulunun ihaleyi onay tarihine kadar tekemmül ettirilmesi şartıyla öncelikli olarak” şeklinde değiştirilmiş, fıkranın mevcut onuncu cümlesinde yer alan “düzenlenir” ibaresi “düzenlenir ve Resmî Gazetede ilan edilir” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın mevcut onüçüncü cümlesine “maliklerinin iflasına karar verilemez,” ibaresinden sonra gelmek üzere “finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez,” ibaresi eklenmiştir.

Teklif eden: 46 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 327 başlığı: ilk imza sahibi ve 45 milletvekili)

Maddede, Fon tarafından yapılan ticari ve iktisadi bütünlük (TİB) satışlarında mevcut düzenlemeler ve yargı içtihatları gözetilerek maddede ifade edilen geçmiş dönem borcuna dair kriterlerin daha açık ve anlaşılır olmasının sağlanması, fınansal kiralama sözleşmelerinin ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alınması ve ihale bedeline isabet eden tutarın sıra cetveli kesinleşmeden ödenmesi, sıra cetveline karşı dava açma süresinin düzenlenmesi, ayrıca mer’i düzenlemenin 6183 sayılı Kanunun 21 inci maddesine uyumlu hale getirilmesi amacıyla değişiklik yapılmaktadır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 327, 2/4389 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 9), s. 12

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.