Takip ve Tahsil Usûlleri
BankK Madde 138 — Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin istisnalar
Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin istisnalar
Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca bir bankanın, borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya alacaklarının devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak açılmış veya açılacak dava ve icra takiplerinde kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dâhil her türlü süre, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile durur.
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak Fonun yapılan ihalelere iştirak etmesi hâlinde teminat şartı aranmaz.
Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz.
Fonun alacaklı olduğu dosyalarda yaptırılan kıymet takdirleri ile satış ilânlarının borçlular dışındaki ilgililere tebliği, ilânda belirtilen süreler geçerli olmak kaydıyla, varsa bilinen son adreslerine yapılacak tebligat ile yoksa keyfiyetin ilanen tebliği suretiyle yapılır.
Fonun alacaklısı olduğu icra dosyalarında Fona ödenmesi gereken satış bedelleri sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız olarak ödenir.
İçtihatlar
BankK 138/11 karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2011/15729 · K. 2012/14489 · 27.09.2012
Ayrıca 5411 sayılı Kanun’un 138/1 maddesinde “Fon'un taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz” hükmü düzenlenmiş olmakla mahkemece bu hüküm nazara alınmadan TMSF aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
BankK 138/43 karar
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
E. 2016/339 · K. 2016/15039 · 27.05.2016
19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir. Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenleme, ancak bankacılık faaliyetleri kapsamında olan alacaklar hakkında uygulanıp, bunun dışında kalan alacaklar yönünden uygulanma imkanı yoktur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
E. 2014/19809 · K. 2014/26867 · 11.11.2014
Somut olayda borçluların yasal süredeki itirazı ile takibin durması üzerine alacaklı icra müdürlüğüne başvurarak 5411 sayılı Kanunun 138/4. maddesi uyarınca satış dışındaki takip işlemlerinin devamını talep etmiş, müdürlükçe sözkonusu istem kabul edilmiştir. Takibin satış dışındaki işlemler yönünden devam edeceğine dair müdürlük kararı yerinde olup şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
E. 2022/491 · K. 2025/1500 · 26.09.2025
… Yönetim AŞ'ye 5411 sayılı Yasanın 138/4 maddesindeki TMSF'ye özgü hakların tanınmadığını, bu sebeple talebin zamanaşımına uğradığını, ödeme emrinin muğlak ve belirsiz ifadeler içerdiğini, davalının 24.11.1998 yılında ... AŞ yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, bu durumu da İstanbul 13.Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 18.01.2000 tarihli ihtarıyla da ...'a bildirdiğini, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Madde geneli4 karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2017/375 · K. 2019/594 · 21.05.2019
… Bankacılık Kanunu’nun İcra ve İflas Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, Bankacılar Dergisi, Yıl:2005 Sayı:55, s.42) Bankacılık Kanunu’ndaki istisnalardan istifade edilebilmesinin fonun bu şirketlere en az %20 oranında ortak olması gerektiğinin benimsendiği, buna göre bir varlık yönetim şirketinin ondan devraldığı alacakların devir tarihi itibarıyla fon alacağı sayılacağı ve şirketin bu alacakları tahsil etmek için borçlu aleyhine İİK hükümlerine göre başlatmış bulunduğu takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edileceğinin ifade edildiği (Pekcanıtez/Erdönmez, s.42), bu görüşün özü itibarıyla Bankacılık Kanunu’nun 132'nci maddesinin 8'inci fıkrasına dayandığı…
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
E. 2016/21114 · K. 2017/4011 · 16.03.2017
19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde; “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde, borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz" hükmüne yer verilmiştir. Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenlemeden, anılan Kanunun 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamaz. Bu nedenle, mahkemenin, borçluların itirazı ile takibin durdurulması gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde ise de; HMK’nun 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. …
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
E. 2020/286 · K. 2022/1685 · 15.12.2022
… Bu itibarla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun aşağıda arz edilen 138. Maddesinin kıyasen huzurda görülmekte olan dava kapsamında da uygulanması gerekmektedir. "Fon alacaklarının takip ve tahsilline ilişkin istisnalar. Madde 138 Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi halinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz." hükmü gereğince müvekkili şirket için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
E. 2020/727 · K. 2022/225 · 24.02.2022
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; borçlu şirkete 05.06.2013 tarihli 90.500.-TL tutarlı ve 22.06.2015 tarihli 500.000.-TL tutarlı sözleşmeler kapsamında kredi kullandırıldığını, borçlu ve kefillere sonraki tarihli bir sözleşme imzalatılması; öncekinin iptal edilmesi anlamına gelmediğini, 05.06.2013 tarihli 90.500.-TL tutarlı Kredi sözleşmesinin hem firma yetkilisi olarak hem de kefalet sayfasında kendi adına asaleten yani kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, davalının şirketteki hisselerini devretmiş olması, şahsi kefaletini geçersiz kılmadığını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararın 3. Paragrafında ; …
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Fon ve Fon bankalarının taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezaların uygulanmayacağı hüküm altına alınmış ve Fonun kamu adına tesis ettiği işlemlerin güvencesi olarak, Fona ait mal, hak ve alacakların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
Ayrıca doğrudan Fon alacaklarının tahsil kabiliyetinin artırılmasını teminen Fona bazı yetki ve imtiyazlar tanınmıştır. Bu kapsamda;
- Bir bankanın borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya alacaklarının devralınması halinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak açılmış veya açılacak dava ve icra takiplerinde kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dahil her türlü sürenin alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile duracağı öngörülmüş; 108 inci madde uyarınca temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona devredilen bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri, birleştirilmesi ve satışı ile ilgili sürecin devrin yapıldığı tarihten itibaren en geç dokuz aylık bir süre içerisinde sekteye uğratılmamasının sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca;
- Fonun yapılan ihalelere iştirak etmesi halinde teminat şartı aranmayacağı öngörülmüş,
- Fonun alacaklı olduğu takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağı hükme bağlanmış,
- Kıymet takdirleri ile satış ilanlarının borçlular dışındaki ilgililere tebliğinin nasıl olacağı düzenlenmiş,
- İhalenin feshi davalarında teminat yatırılması hususu düzenlenmiş,
- Fonun alacaklı olduğu icra dosyalarında Fona ödenmesi gereken satış bedellerinin sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız olarak ödeneceği öngörülmüş,
- Satış bedelinin dosyaya yatırıldığı tarihten itibaren icra müdürlüğünce nemalandırılarak ödeneceği ve faiz tutarının paranın dosyaya yatırıldığı tarihten itibaren kıstelyevm hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 972, 1/1007 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 140)Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.