İçeriğe geç

Takip ve Tahsil Usûlleri

BankK Madde 137 — İspat külfeti

İspat külfeti

Fon tarafından bu Kanunun 108 ve 110 uncu maddeleri hükümleri uyarınca açılmış ve açılacak davalarda ispat külfeti davalılara aittir.

İçtihat ara
Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Fona intikal eden banka kaynaklarını kullanan hâkim ortaklardan Fon alacaklarının tahsilinde, geçmiş dönemde yapılan muvazaalı işlemlerin ispatında mevzuat karşısında yetersiz kalınması ve objektif delil tespitinin her zaman mümkün olmaması nedeniyle bu muvazaalı işlemler Fona karşı geçersiz sayılmak ve aksinin ispatı karşı tarafa yükletilmek suretiyle Fon alacağının tahsilinin hızlandırılması amaçlanmış; ancak, ispat külfetine ilişkin olarak getirilen bu istisna, banka kaynaklarının istismarı halinde hâkim ortaklar ve yöneticiler aleyhine Fon tarafından açılacak davalar ve şahsi sorumluluk davaları ile sınırlandırılmıştır.

Türk Medenî Kanununun 6 ncı maddesinde, "Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça" taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olduğu öngörülmüştür. Bu genel hüküm dahi, kanun koyucunun davalarda ispat yükünün paylaştırılmasında, hal ve şartlara göre, bu yükü davalıya da tahmil edebileceğini açıkça göstermektedir. Öte yandan, Borçlar Kanununun 96 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, sözleşmeden doğan hukukî sorumluluk davalarında, borçlunun kusurlu olduğu esas kabul edilmiş ve borçluya kusurunun bulunmadığına ilişkin kurtuluş beyinesi getirmek suretiyle tazminat ödemekten kurtulabileceği öngörülmüştür. Ayrıca Borçlar Kanununun 99 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, Devletten alınan izin ile yürütülen bankacılık faaliyetlerinde ve banka hissedarlığında, davalı borçluların hafif kusurdan dahi hukukî sorumluluklarının mevcut olduğu kabul edildiğinden, banka yöneticileri, denetçileri ve nitelikli ortakları hakkında açılan hukukî sorumluluk davalarında ispat yükünün ters çevrilmesi, hak ve adalet duygularının ve üstün kamu çıkarlarının korunması açısından hukuken yerinde olacaktır.

Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 972, 1/1007 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 139)

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.