Kanunlar İhtilâfı Kuralları
MÖHUK Madde 10 — Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık
Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık
(1) Vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri, hakkında vesâyet veya kısıtlılık kararının verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin millî hukukuna tâbidir.
(2) Yabancının millî hukukuna göre vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi mümkün olmayan hâllerde bu kişinin mutad meskeni Türkiye'de ise Türk hukukuna göre vesâyet veya kısıtlılık kararı verilebilir veya kaldırılabilir. Kişinin zorunlu olarak Türkiye’de bulunduğu hâllerde de Türk hukuku uygulanır.
(3) Vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesâyete ilişkin hususlar ve kayyımlık Türk hukukuna tâbidir.
İçtihatlar
MÖHUK 10/11 karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2009/280 · K. 2009/326 · 08.07.2009
5718 sayılı yasanın 10/1. maddesinde " Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri hakkında vesayet veya kısıtlılık kararının verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin milli hukukuna tabidir."-10/3 maddesinde ise " Vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesayete ilişkin hususlar ve kayyımlık Türk hukukuna tabidir" hükmü mevcuttur.(2675 sk.m. 9) Olayımızda Alman uyruklu eş Türk vatandaşı kocasına vasi atanmış olup, bu kararın tanınması için dava açılmıştır. …
MÖHUK 10/34 karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
E. 2023/4172 · K. 2023/6514 · 26.12.2023
… 5718 sayılı kanun olduğu, Yabancı mahkeme ilamının tanınması veya tenfizine karar verilebilmesi için ilamın taraflarının veya en az birinin Türk vatandaşı olmasına gerek bulunmadığı, taraflar Türk vatandaşı olmasalar bile hukuki menfaatlerinin bulunması koşuluyla yabancı ilamın tenfizini veya tanınmasını isteyebileceği, 5718 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 10 uncu maddelerinde yer alan hak ve fiil ehliyeti ile vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebepleri, vesayet ve kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin milli hukukuna tabidir hükmünün, milli hukukta mevcut olması şartıyla yabancı mahkemeler tarafından da verilebileceği şeklinde yorumlamak gerektiği, çünkü vesayet…
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi
E. 2018/5596 · K. 2018/7557 · 26.11.2018
… Yasa koyucu da Hukuk Genel Kurulu'nun kararında belirtilen muhtemel sakıncaları önlemek amacıyla 5718 sayılı Kanunun 10/3. maddesinde Türk hukukunu yetkili kılmıştır. Hukuk Genel Kurulu kararının vesayete ilişkin tüm alanlarda uygulanmasının kabulü halinde, yabancı ülke vatandaşı olan kişinin kendi ülkesinde milli hukuku (5718 Sayılı Kanun m.10/1) uyarınca ve doğal olarak vatandaşı olduğu Devletin mahkemesi tarafından verilen kısıtlılık kararının Türkiye'de tanınmasına karar verilemeyecektir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2017/2899 · K. 2017/11513 · 26.09.2017
… 5718 Sayılı Yasanın 50.maddesi uyarınca yabancı mahkemelerce verilen ve kesinleşen ilamlar tenfız ya da tanımaya konu olabileceğinden vesayetin yönetimi hakkındaki kararların belirtilen nitelikleri itibariyle (ilam vasfı taşımadıklarından) tanınması da mümkün değildir. Esasen Hukuk Genel Kurulunca kısıtlama kararlarının (vasi atanması kararları) tanınamayacağı kabul edilirken, açıklanan gerekçe, vesayetin yönetimi hakkındaki kararlar nedeniyle doğabilecek olası sakıncaların giderilmesi amaçlanmıştır. Yasa koyucu da Hukuk Genel Kurulunun kararında belirtilen muhtemel sakıncaları önlemek amacıyla 5718 sayılı Yasanın 10/3 maddesi hükmünü düzenlemiş,Türk hukukunu yetkili kılmıştır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
E. 2026/877 · K. 2026/842 · 18.06.2026
… TTK veya diğer kanunlarda tüzel kişilere kayyım tayini hususunda hüküm olmadığını, tüm gerçek ve tüzel kişilere 4721 sayılı TMK hükümlerinin uygulandığını, ilk derece mahkemesinin kayyımlık kararlarının yabancı menşeli tüzel kişiler için değil, gerçek kişi yabancılar için getirildiği yönündeki kabul ve gerekçesinin hukuka uygun olmadığını, MÖHUK'un 10/3 ve 42. maddesinde vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri dışında kalan bütün kısıtlılık veya vesayete ilişkin hususlar ve kayyımlığın Türk hukukuna tabi olduğunun belirtildiğini, bu hükmün Türk mahkemesinin Türk Hukukunu uygulayacağını amir olduğunu, 5718 Sayılı MÖHUK'un 42. maddesi gereğince, davalı…
Madde geneli4 karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2017/1924 · K. 2019/1060 · 15.10.2019
… MÖHUK'un 9. ve 10. maddelerinde yer alan hak ve fiil ehliyeti ile vesâyet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebepleri, vesâyet ve kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin millî hukukuna tabidir hükmü, millî hukukta mevcut olması şartıyla yabancı mahkemeler tarafından da verilebileceği şeklinde yorumlanması gerekir. Çünkü vesâyet ve kısıtlılık müessesesi hem Alman ve hem de Türk hukukunda mevcut olduğundan, Türk hukukunda mevcut olmayan bir müessese hakkında Alman mahkemelerinin vermiş olduğu bir karardan da söz edilemez. Buradaki ölçü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edilip edilmemesidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2013/1628 · K. 2015/894 · 04.03.2015
Hemen belirtmelidir ki, vesayet ve kısıtlamaya ilişkin hükümler, 2675 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılmasından sonra, 12.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı MÖHUK'un 10. maddesinde düzenlenmiştir. Burada vesayette uygulanacak hukuk yönünden ikili bir ayrıma yer verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2017/6589 · K. 2017/15189 · 14.11.2017
Dava konusu somut olayda; Türk vatandaşı olan ... ve ..., Almanya’da yaşamakta olup, Almanya Weilburg Yerel Mahkemesi'nin 2.9.2008 tarihli kararı ile büyük anne ve büyük babasının vesayeti altına alınmıştır. Karar içeriğinden, ... ve ...'ın Almanya Medeni Kanunu uyarınca büyük anne ve büyük babanın vesayeti altına alındığı ve bu kararın Türk Medeni Kanunu'nun 404.maddesine de uyar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar kısıtlıya milli (Türk) hukuk uygulanmamış ise de bu hususu tenfiz ve tanıma engeli olarak düzenleyen 2675 Sayılı Yasanın 38/e maddesi, 5718 Sayılı Yasada yer almamaktadır. Dava tarihi itibariyle uygulanacak Kanun, 2675 değil, 5718 sayılı yasadır. …
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
E. 2017/6212 · K. 2017/13546 · 24.10.2017
… MÖHUK'un 9. ve 10. maddelerinde yer alan hak ve fiil ehliyeti ile vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebepleri, vesayet ve kısıtlılık kararı verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin milli hukukuna tabidir hükmünün, milli hukukta mevcut olması şartıyla yabancı mahkemeler tarafından da verilebileceği şeklinde yorumlamak gerekir. Çünkü vesayet ve kısıtlılık müessesesi hem Almanya ve hem de Türk hukukunda mevcuttur. O halde Türk hukukunda mevcut olmayan bir müessese hakkında Almanya mahkemelerinin vermiş olduğu bir karardan da söz edilemez. Buradaki ölçü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlal edilip edilmemesidir. …
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
2675 sayılı Kanunun 9 uncu maddesini kısmen karşılamaktadır.
2675 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin kenar başlığında ve metnin tümünde yer alan "hacir" kelimesi Türk Medenî Kanununa uyum sağlamak için "kısıtlılık" kelimesi ile değiştirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasındaki "alınması" kelimesi yerine diğer fıkralarla kavram birliği sağlayan "verilmesi" kelimesi konulmuştur.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 47, 1/337 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 9), s. 13Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.