İçeriğe geç

Konut Finansmanı

TKHK Madde 35 — Bağlı krediler

Bağlı krediler

(1) Bağlı kredi sözleşmesi; konut finansmanı kredisinin münhasıran belirli bir konutun satın alınması durumunda bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik bir birlik oluşturduğu sözleşmedir.

(2) Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen seçimlik haklarından birini kullanması hâlinde, satıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumludur. Ancak, konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu; konutun teslim edilmemesi durumunda konut satış sözleşmesinde veya bağlı kredi sözleşmesinde belirtilen konut teslim tarihinden, konutun teslim edilmesi durumunda konutun teslim edildiği tarihten itibaren, kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere bir yıldır.

(3) Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devrolması hâlinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz.

(4) Konut finansmanı kuruluşu ile satıcı arasında belirli bir konutun tedarikine ilişkin bir sözleşme olmaksızın, tüketicinin kendisi tarafından belirlenen konutun bedelinin kredi veren konut finansmanı kuruluşu tarafından ödenmesi suretiyle kullandırılan krediler bağlı kredi sayılmaz.

İçtihatlar
TKHK 35/24 karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/6746 · K. 2023/1973 · 21.06.2023

Bağlı tüketici kredilerinde bankanın sorumluluğu doğrudan kanun hükmünden doğmaktadır. TKHK madde 35/2’ye göre bağlı krediye konu mal veya hizmetin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde tüketiciye, doğrudan kredi verene başvurabilme imkânı tanınmıştır ve bankanın sorumluluğu satıcı ile birlikte müteselsil sorumluluktur. Bağlı tüketici kredilerinde bankanın sorumluluğu Kanunda açıkça düzenlenmiş olduğu için aynı zamanda kanundan doğan bir müteselsil sorumluluktur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2023/5187 · K. 2023/3530 · 05.12.2023

… Somut uyuşmazlıkta; davalı inşaat şirketinden taşınmaz satın alan davacıya davalı banka tarafından kullandırılan kredi, niteliği itibariyle bir bağlı kredi olduğundan davalı bankanın da hesap edilen bedelden diğer davalı yüklenici şirket ile birlikte sorumlu tutulmasının yerinde olduğu ve özellikle davalı bankanın 6502 sayılı Kanun'un 35/2 nci maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğunun kredi miktarı ile sınırlı olduğu; davalılar hakkında müşterek ve müteselsil olarak hükmedilen 198.708,16 TL'nin, davacı ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesindeki 285.963,00 TL'den az olduğu, ayrıca davalı banka yargı harçlarından muaf olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince hükümde muaf…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2023/4958 · K. 2024/3394 · 30.10.2024

1. Davalı ...Ş. vekili; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili banka ile davacı arasındaki kredi sözleşmesinin bağlı kredi olarak nitelendirilemeyeceğini, vekil eden bankanın hiç bir bedel için diğer davalı inşaat firması ile müteselsilen sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmesi ve avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını, bağlı kredi olarak kabul edildiği durumda ödenen bedele ilişkin olarak TKHK m. …

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2023/3205 · K. 2024/1210 · 20.03.2024

… Somut uyuşmazlıkta; davalı inşaat şirketinden taşınmaz satın alan davacıya davalı Banka tarafından kullandırılan kredi, niteliği itibariyle bir bağlı kredi olduğundan davalı Bankanın da hesap edilen bedelden diğer davalı yüklenici şirket ile birlikte sorumlu tutulmasının yerinde olduğu ve özellikle davalı bankanın 6502 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müteselsilen sorumluluğunun kredi miktarı ile sınırlı olduğu; davalılar hakkında müşterek ve müteselsil olarak hükmedilen 43.561,78 TL'nin, davacı ile davalı Banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesindeki 178.402,00 TL'den az olduğunun anlaşılmasına göre, davalı Bankanın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya…
Madde geneli4 karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/7055 · K. 2023/1974 · 21.06.2023

… anlaşmalı proje olarak lanse ettiği siteden konut satın almış olduğu, dosyadaki delillere göre (davalılar arasındaki protokol ve kredi sözleşmesi içeriği) kullanılan kredinin bağlı kredi vasfında olduğunun kabulü gerektiği, teslim tarihinin revize edildiği de dikkate alındığında kanunda öngörülen hak düşürücü süre içinde davanın açıldığı, TKHK'nın 35 inci maddesi gereğince, konut finansman kuruluşunun sorumluluğunun kullanılan kredi miktarı ile sınırlandırılmış olduğu, davacının konutu, davalı satıcı şirket ile aralarında mevcut satış sözleşmesi gereğince 246.400,00 TL'ye satın aldığı ve davalı bankadan 156.400 TL kredi kullandığı göz önünde bulundurularak, davada tespit edilen 206.406,00…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2022/5973 · K. 2023/1972 · 21.06.2023

… edildiğine ilişkin tek yanlı beyanının Bankayı bağlamadığını, bir tarafın sözleşmede yapmış olduğu tek taraflı değişikliğin o değişikliğe açıkça muvafakat etmeyen üçüncü bir kişinin haklarını etkilemesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın banka açısından hak düşürü süreden sonra açıldığını, bağlı kredi halinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 35/ 2 maddesi gereğince konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğunun konut satış sözleşmesinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren bir yıl olduğunu, dava konusu edilen ONS İncek projesinden iki adet taşınmaz alan davacının, söz konusu taşınmazları oturmak, son kullanıcı olarak kullanma imkanı bulunmadığından dava konusu uyuşmazlık…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2023/4495 · K. 2024/2602 · 26.09.2024

… Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Halkbank A.Ş. yönünden 6502 sayılı TKHK 35. madde gereği bir yıllık hak düşürücü süre geçmiş olması nedeniyle bedel iade talebinin reddine, davacının 40.500,00TL bedelli 15.03.2019 vadeli senet bakımından davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

E. 2026/173 · K. 2026/3671 · 09.06.2026

… vaadi sözleşmesine göre taşınmazın teslim tarihinin 15.02.2020 tarihi olmasına karşın keşif tarihi itibariyle %60 seviyesinde bulunduğu, davacının haklı nedenle sözleşmenin feshini ve ödediği bedelin iadesini talep edebileceği, davacı ile davalı..... arasındaki kredi sözleşmesinin tarihi itibariyle 6502 sayılı kanunun yürürlükte olduğu ve bu kanunun 35. maddesine göre kredi sözleşmesinin bağlı kredi olduğu, davalı bankanın kullandırılan kredi miktarı ile ödemelerden sorumlu bulunduğu tespit edildiğinden, davacının 21.02.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, bu tarih itibariyle borcun muaccel olduğu, ancak 6502 sayılı kanunun 45. maddesine göre temerrüd oluşmadığı, dava tarihi…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu TKHK m. 35 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu maddede konut finansmanında bağlı kredi sözleşmesine ilişkin hükümler düzenlenmiştir.

Birinci fıkra uyarınca konut finansmanı kredisinin münhasıran belirli bir konutun satın alınması durumunda bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik bir birlik oluşturduğu hallerde bağlı kredi sözleşmesi söz konusu olur.

İkinci fıkrada, bağlı kredilerde konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi halinde kredi verenin sorumluluğuna ilişkin hükümler düzenlenmiştir. İki sözleşme arasındaki bağlılığın önemli bir sonucu, konutun hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmemesi riskidir. Bu durumda, tüketici konut finansman kuruluşuna karşı da bazı haklar kullanabilecektir. Örneğin bağlı kredi ile satın alınan konut ayıplı çıkmışsa, tüketicinin satıcı veya sağlayıcıya karşı kullanacağı haklarına bağlı olarak konut finansman kuruluşuna da başvurması mümkündür. Tüketici satıcıdan tamirat veya yenisi ile değiştirme istemiş, yani içerik değiştirmiş bir ifa talebinde bulunmuşsa, konut finansman kuruluşuna karşı herhangi bir talebi olmaz. Buna karşılık tüketici, bedelin indirimi veya sözleşmeden dönme haklarını kullanmayı tercih etmişse, konut finansman kuruluşuna da başvurma imkânının olması büyük önem taşır. Aksi takdirde tüketici, elde etmek istediği konutun ayıplı olmasına veya hiç ifa edilmemiş olmasına rağmen kredi taksitlerini ödemeye devam etmek ve ödediği parayı bu sefer satıcıdan geri almaya çalışmak zorunda kalacaktır. Satıcının iflas riskini de tüketici taşımak zorunda kalacaktır. Bu nedenle tüketicinin, bedelin indirilmesi olasılığını seçtiği hallerde, konut finansman kuruluşuna yapacağı taksit ödemelerini de o oranda indirebileceği; sözleşmeden dönmesi halindeyse, o ana kadar yapmış olduğu bütün ödemeleri geri talep edebileceği kabul edilmiştir. Paranın tüketiciye iade edilmesi konusunda konut finansman kuruluşu ve satıcı müteselsilen sorumludur. Ancak, konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu konutun teslim edildiği tarihten itibaren bir yıl süre ve kullanılan kredi miktarı ile sınırlıdır. Ödemede bulunan kredi kurumu olursa, onun satıcıya rücu etmesi imkânı her zaman vardır.

Üçüncü fıkrada bağlı kredinin devrolması halinde kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğunun devam edeceği hüküm altına alınmıştır.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 490, 1/787 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 35), s. 31

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.