Genel Esaslar
İYUK Madde 27 — Yürütmenin durdurulması
Yürütmenin durdurulmasıDeğişik[19]
(Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.)
1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20]
3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.
4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.)
5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.
6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.
10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
İçtihatlar
İYUK 27/21 karar
Danıştay 4. Daire
E. 2018/4437 · K. 2022/1488 · 10.03.2022
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.
Madde geneli3 karar
Danıştay 9. Daire
E. 2010/4896 · K. 2012/9474 · 13.12.2012
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, beyan olunan matrah üzerinden tarh olunan vergiye karşı mükelleflerin dava açamayacakları anlaşılmakta ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 27 . maddesinin 3. bendinde yer alan ve ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerle ilgili kural dikkate alındığında, ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı da dava açılabileceği, dolayısıyla yükümlülerin beyan ettikleri matrah için ihtirazi kayıt koymalarının mümkün olduğu görülmektedir. …
Danıştay 8. Daire
E. 2023/1195 · K. 2023/1040 · 07.03.2023
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinde bir idari işlemin yürütmesinin durdurulması için, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesinin gerekli olduğu, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz sonucunda verilen kararın kesin olduğu ve başka bir kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmaktadır.
Danıştay 4. Daire
E. 2023/8633 · K. 2023/5402 · 11.10.2023
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasal savunma haklarının, Mahkemenin 18/04/2018 tarihli ara kararı ile İYUK 20. ve 27. maddelerine dayanılarak 30 günden, 15 güne indirilmesinin hukuka uygun olmadığı, bakılmakta olan davanın ivedi yargılama usulüne tabi davalardan olmadığı, davanın retle sonuçlandığı, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi; İdare Dava Dairesi kararının bu yönüyle bozulması gerektiğ ileri sürülmektedir.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.
Dipnotlar ve değişiklikler3
[19]2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile bu maddeye (2) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere (3) numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
[20]2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ilgili kanun” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” ibaresi eklenmiştir.
[21]1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, çalışmaya ara verme süresi içinde ise idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hâkimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Madde gerekçeleri6
10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 12. maddesiyle verilen metnin gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Bu madde ile 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde yapılan değişiklikle, maddenin fıkraları yeni bir sistem içinde ele alınarak bazı fıkra numaralarının sırası değiştirilmekte ve bazı fıkralara ise yeni metinde yer verilmemektedir.
1 inci fıkradaki değişiklikle, kanun yollarına başvurulması halinde, dava konusu idarî işlem hakkında hangi koşulla yürütmenin durdurulması kararı verilebileceği Kanunun 52 nci maddesinde yapılan değişiklikle düzenlenmiş bulunduğundan “... veya kanun yollarına başvurulması” ifadesi metinden çıkarılmaktadır.
2 nci fıkrada yapılan değişiklikle, fıkranın ikinci ve üçüncü cümleleri yürürlükten kaldırılmaktadır. 2 nci fıkranın birinci cümlesinde yürütmenin durdurulmasına hangi koşullarla karar verilebileceği açıkca gösterilmiştir. Birinci cümle Anayasanın 125 inci maddesiyle de uyum içinde kaleme alınmıştır. İki ve üçüncü cümlelerle birinci cümlenin açıklaması yapılmaktadır ki bu da kanun yapım tekniğine uygun düşmemektedir.
Yürürlükteki maddenin 8 inci fıkrası 3 üncü fıkra olarak aynen muhafaza edilmiştir.
Tasarının 4 üncü fıkrasındaki hüküm; yürürlükteki maddenin 5 inci fıkrasının ikinci cümlesi aynen alınarak müstakil fıkra haline dönüştürülmüştür.
Tasarının 5 inci fıkrası; yürürlükteki maddenin 5 inci fıkrasının birinci cümlesi ile 6 ve 7 nci fıkraların birleştirilmesi suretiyle düzenlenmiştir. Maddeye sadece “Hakim” kelimesi eklenerek tek hakimle çözüme bağlanan davalarda teminata ilişkin uyuşmazlığın tek hakim tarafından karara bağlanacağına açıklık getirilmiştir.
Tasarının 6 ncı fıkrası: yürürlükteki maddenin 3 üncü fıkrası aynen alınmak suretiyle düzenlenmiştir.
Yürürlükteki meddenin :
a) 4 üncü fıkrasında, yürütmenin durdurulmasına doksan gün içinde karar verilebilmesi öngörülmüştür. Bu durum uygulamada karışıklıklara, mahkemelerin iş yükünün artmasına ve adaletin gecikmesine neden olmaktadır. Yürütmenin durdurulmasına karar verilen dava dosyalarının tekemmülden itibaren altmış gün içinde esastan karara bağlanamaması halinde yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalması, mahkemelerin iş yükü nazara alındığında, bu süre içinde karar verilmesinin imkansız olması sebebiyle kişilerin haklarının zarar görmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Bu suretle hakkın özü şekle feda edilmiş olmaktadır ki, bu durum, hiçbir zaman hukuken savunulamaz. Kaldı ki, mahkemenin bu süre içinde karar verememesi yüzünden hak sahibi kişi zarar görmektedir.
b) 9, 10 ve 11 inci fıkralar; savaş, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde hangi koşullarla yürütmenin durdurulması kararı verileceği veya verilemeyeceği özel kanunlarında düzenlenmiş bulunduğundan, kanun tekniği bakımından bu hükümlerin İdarî Yargılama Usulü Kanununda yer almaması gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, söz konusu fıkralar maddede değişiklik suretiyle yürürlükten kaldırılmaktadır.
Not: Bu değişiklik tasarının 11 inci maddesidir; Adalet Komisyonunca 12 nci madde olarak aynen kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 409 (1/637, 2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 11), s. 4–52/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 57. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile bu maddeye (2) numaralı fıkradan sonra gelmek üzere (3) numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Maddeyle, yürütmenin durdurulması müessesesi kısmen revize edilmektedir. Buna göre, yürütmenin durdurulması kararları kural olarak idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilebilecektir. Yürütmenin durdurulması talebinin yerinde olmadığı, dava dilekçesi ve eklerinden anlaşılmakta ise davalı idarenin savunması alınmaksızın talep reddedilebilecektir. Yıkım ve sınır dışı etme gibi uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki idari işlemler bakımından ise savunma alındıktan sonra yeniden bir karar verilinceye kadar geçici olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilebilecektir. Ayrıca, aynı hukuki sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamayacağı düzenlenmekte olup, bu sayede reddedilmiş taleplerin tekraren yargı mercileri önüne getirilmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 278, 1/565 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 42), s. 1421/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanunun 17. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.)
Teklif eden: 112 milletvekilinin teklifi (TBMM teklif sayfası imza listesi)
Maddeyle, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemlerin, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmayacağı düzenlenmektedir.
TBMM · S. Sayısı 560, 2/1981 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 18), s. 121/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanunun 13. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, çalışmaya ara verme süresi içinde ise idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hâkimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Tasarıyla 2577 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde yapılan değişiklikle, nöbetçi bölge idare mahkemesi heyetinin bölge idare mahkemesi başkan ve üyeleri arasından belirleneceğinin hüküm altına alınması nedeniyle mevcut durumda olduğu gibi nöbetçi idare ve vergi mahkemesi hâkimleri aynı zamanda nöbetçi bölge idare mahkemesinde görev yapmayacaklardır. Bu nedenle 27 nci maddenin yedinci fıkrasında yer alan çalışmaya ara verme süresi içinde idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı yapılan itirazların en yakın nöbetçi mahkeme tarafından incelenmesini öngören hüküm madde metninden çıkarılmaktadır. Zira 61 inci maddede yapılan değişiklikle nöbetçi bölge idare mahkemesi heyeti ile nöbetçi idare mahkemesi heyeti farklı hâkimlerden oluşacağından itiraza konu dosyanın en yakın bölge idare mahkemesine gönderilmesi zorunluluğu ortadan kalkmaktadır.
TBMM · S. Sayısı 400, 1/726 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 14), s. 102/7/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK'nin 185. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 185 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “ilgili kanun” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” ibaresi eklenmiştir.
Teklif eden: Hükümet (Bakanlar Kurulu)
Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (27. madde, 2. madde, 9. madde, 13. madde, 15. madde, 20. madde, 20/A. madde).
Anayasada yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda ibare değişiklikleri yapılması amaçlanmaktadır.
Not: Kanun hükmünde kararname Anayasa'nın 91 inci maddesi uyarınca TBMM'ye gerekçesiyle gönderilmiştir. Gerekçe 185 inci maddenin tamamına (2577 sayılı Kanundaki bütün ibare değişikliklerine: 2, 9, 13, 15, 20, 20/A ve 27 nci maddeler) aittir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · 1/5 esas numaralı 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin TBMM'ye gönderilen gerekçesi (madde 185), s. 2019/1/2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanunun 2. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi
(Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.)
Teklif eden: 78 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 301 başlığı: ilk imza sahibi ve 77 milletvekili)
2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesi uyarınca Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, yürütmenin durdurulmasına karar verebilmekte olup, bu kararların esasen teminat karşılığında verilmesi gerekmekle birlikte; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilmektedir.
Vergi kanunları uyarınca iade talep eden mükelleflerin taleplerinin gerekli şartları taşımaması nedeniyle kabul edilmemesi veya vergi incelemesi sonucu yerine getirileceğinin bildirilmesi nedeniyle meydana gelen uyuşmazlıklarda verilen yürütmeyi durdurma kararları üzerine iade yapılmakta ve yapılan incelemeler sonucunda bu iadelerin haksız yere alındığı yönünde tespit yapıldığında iade edilmiş tutarların büyük çoğunluğunun geri alımı sağlanamamaktadır.
Vergi kanunları iade hakkı doğuran konuları ayrıntılı düzenlemekte ve iade işlemlerinde aranılacak şartları belirleme noktasında Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki vermektedir.
Örneğin, alım yaptığı mükelleflerin önemli bir kısmı hakkında sahte belge düzenleme ya da kullanma yönünden tespit bulunan bir mükellefin katma değer vergisi iade talebinin yerine getirilmesi için mevzuat gereği aranılan şartlar yerine getirilmediği takdirde iade işlemi vergi incelemesi sonucu yapılmaktadır. Böyle bir durumda idarenin mükellefin iade talebini inceleme sonucu yerine getireceğini bildirmesi işlemi dava konusu yapılabilmektedir. Mahkemeler tarafından verilen bazı kararlarda işin esasına girilmeden yürütmenin durdurulmasına hükmedilebilmektedir.
Oysa yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu tür uyuşmazlıklarda idarenin mükellef hakkında yaptığı bir vergi tarhiyatı, ceza kesilmesi veya takip işlemi söz konusu olmayıp mükellefin idareden talep ettiği bir meblağın Hazineden çıkışı söz konusudur.
Karar uyarınca iade işlemi yapıldıktan sonra idarenin iadeyi yapmaması yönündeki işlemin konu ile ilgili düzenlenen inceleme raporları da dikkate alınarak esastan onaylanması durumunda bir başka anlatımla iade yapılmaması işleminin doğru olduğu yönünde karar verildiğinde iade edilen tutarların mükellefin mal varlığını yok etmesi vb. nedenlerle geri alımında sorun yaşanmaktadır.
Esasen tahsil edilen vergi gelirlerinden her yıl yapılan iadelerin büyüklüğü dikkate alındığında bu tür ret işlemlerinin sınırlı olduğu, büyük risk barındıran mükelleflerin taleplerinin reddedildiği göz önüne alındığında sınırlı sayıdaki işlem nedeniyle Hazine kaybının önlenmesi gereği ortaya çıkmaktadır.
Önerilen düzenlemede 2577 sayılı Kanunun 27 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen hüküm ile vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu edilen tutarın %50’si oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilememesi temin edilmektedir. Böylece, haksız iadelerin önüne geçilebilmesi amaçlanmaktadır.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.
TBMM · S. Sayısı 301, 2/4058 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 2), s. 8–9İlk kabul ve önceki metinler1
İlk kabul metni
10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 12. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.
Yürütmenin Durdurulması
1. Danıştayda veya idari mahkemelerde idari dava açılması veya kanun yollarına başvurulması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. 3. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir. 4. Yürütmenin durdurulmasına doksan gün için karar verilebilir. Tarafların istemi üzerine gerekçeli olarak yeniden yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi mümkündür. Yürütmenin durdurulmasına karar verilen davalar, tekemmül etmelerinden itibaren altmış gün içinde esastan karara bağlanır. Aksi halde yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 5. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire veya mahkemece çözümlenir. 7. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 8. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak 6 ncı maddeye göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. 9. Savaş halinde yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. 10. Sıkıyönetim veya olağanüstü halin ilan edildiği bölgelerde görevli olan veya sonradan bu bölgelerde görevlendirilen kamu personeli hakkında yapılan idari işlemlere ilişkin davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. 11. Olağanüstü halin ilan edildiği bölgelerde grev ve lokavt ile toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ertelenmesi, dernek ve kuruluşların kapatılması veya faaliyetten menedilmesi kararlarına ilişkin davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
Resmî Gazete · 20 Ocak 1982, Sayı 17580Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.