İçeriğe geç

Genel Esaslar

İYUK Madde 31 — Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller:

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller:

1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…)[23] Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.[24][25][26]

2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

İçtihatlar

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu

E. 2024/760 · K. 2024/855 · 22.04.2024

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, idari yargıda uygulanacak hükümleri sayma suretiyle tek tek belirlenmiş, başka bir ifadeyle "hasren tayin ve tahdit" edilmiştir. Buna göre, anılan maddede atıf yapılmayan hususlarda, 6100 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelerin idari yargıda uygulanmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Nitekim benzer bir yaklaşımla, Anayasa Mahkemesinin 12/06/2008 tarih ve E:2004/103, K:2008/121 sayılı kararında da, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde sayılan hususların sınırlı olarak belirlendiği vurgulanmıştır.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu

E. 2021/2574 · K. 2021/1927 · 20.10.2021

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde yer alan hükümlerden açıkça anlaşılacağı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, idari yargıda uygulanacak hükümleri sayma suretiyle tek tek belirlenmiş, başka bir ifadeyle "hasren tayin ve tahdit" edilmiştir. Buna göre anılan maddede atıf yapılmayan hususlarda, 6100 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelerin idari yargıda uygulanmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Nitekim benzer bir yaklaşımla, Anayasa Mahkemesinin 12/06/2008 tarih ve E:2004/103, K:2008/121 sayılı kararında da, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde sayılan hususların sınırlı olarak belirlendiği vurgulanmıştır.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

E. 1986/16 · K. 1986/18 · 14.11.1986

İdari Yargı yerinde görülmekte olan vergi uyuşmazlıklarının, iptal ve tam yargı davalarına benzer yönleri bulunmakla beraber kendine özgü ilkeleri ve bu dava türlerine benzemeyen tarafları da vardır. Nitekim 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesi 2.fıkrasındaki, bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağına ilişkin hüküm de vergi uyuşmazlıklarının diğer idari dava türlerinden farklı yönlerinin bulunduğunu göstermektedir.

Danıştay 15. Daire

E. 2013/11565 · K. 2018/3853 · 17.04.2018

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, yargılama giderlerinin belirlenmesinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Yargılama Giderleri' başlıklı 323.maddesinde ise; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu İYUK m. 31 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-02. Atıftan önce tam metni okuyun.

Dipnotlar ve değişiklikler4
Mülga / İptalKabul/karar: 3/11/2016Yürürlük: 24/11/2016

[23]3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bilirkişi seçimi” ibaresi metinden çıkarılmıştır.

DeğişiklikKabul/karar: 2/7/2012Yürürlük: 5/7/2012

[24]2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan “işlemlerde” ibaresi “işlemler ile elektronik işlemlerde” şeklinde değiştirilmiştir.

DeğişiklikKabul/karar: 17/10/2019Yürürlük: 24/10/2019

[25]17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “işlemler ile elektronik işlemlerde” ibaresi “işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında” şeklinde değiştirilmiştir.

EklemeKabul/karar: 22/7/2020Yürürlük: 28/07/2020

[26]22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle, bu fıkraya “tarafların vekilleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,” ibaresi eklenmiştir.

Madde gerekçeleri6

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (31. madde, 1. madde, 2. madde, 3. madde, 4. madde, 5. madde, 6. madde, 7. madde, 8. madde, 9. madde, 10. madde, 11. madde, 12. madde, 13. madde, 14. madde, 15. madde, 16. madde, 17. madde, 18. madde, 19. madde, 20. madde, 21. madde, 22. madde, 23. madde, 24. madde, 25. madde, 26. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde).

BİRİNCİ BÖLÜM (Madde 1 - 31)

Birinci bölümde, 1 - 31 nci maddelerde, idari yargılama usulünün genel esasları düzenlenmektedir. Bu bölümde yer alan hükümler, daha önca 521 sayılı Danıştay Kanununun 63 - 102 nci maddeleri ile 521 sayılı Kanuna 1740 sayılı Kanunla eklenen bazı ek madde hükümleridir. Bunlar, genel olarak 521 sayılı Kanun hükümlerinin tekrarından ibarettir.

Yargılama usulünde 521 sayılı Kanuna göre yapılan belli başlı değişiklikler aşağıda gösterilmiştir:

1. 521 sayılı Kanunda 90 gün olan dava açma süresi, işlerin çabuklaşması bakımından Danıştay ve idare mahkemeleri için 60 gün, vergi mahkemeleri için 30 gün olarak tespit edilmiştir. Ayrıca süre başlangıcı ile ilgili olarak bazı düzenlemeler yapılmıştır. (Madde 6)

2. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılmasında, görevli olmayan yargı mercilerine başvurulduktan sonra idari yargı yerine başvurulması halinde idareye başvurma mecburiyetinin aranmayacağı esası getirilmiştir. (Madde 12)

3. Harç ve posta pulu verilmeyen veya eksik verilen dosyalarda alınan tamamlatma kararından sonra gerekenin yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağını öngören 521 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş, bu hallerde dosyanın işlemden kaldırılması esası kabul edilmiştir. (Madde 5/5, 6)

4. Dilekçenin reddine dair kararlarda aynı hatanın tekrarı halinde davanın reddini öngören 521 sayılı Kanunun 75 nci maddesinin son fıkrasındaki esas benimsenmemiş ve yeni kanuna alınmamıştır. (Madde 14)

5. Dilekçenin şekil şartlarına uymaması yüzünden reddi halinde, Danıştayda karar düzeltmesine konu yapılamayacağı esası kabul edilmiştir. (Madde 14/4)

6. 521 sayılı Kanunda, savunma ve karşı dilekçelerin cevap süresi otuz gün olarak tespit edilmişti. Bu süreler onbeş güne indirilmiştir. (Madde 15/3)

7. Danıştayda temyizen görülen davalarda duruşmanın, tarafların istemi üzerine ilgili dairenin kararı ile yapılabileceği esası getirilmiştir. (Madde 16)

8. Bu Kanuna konulan yeni hükümlerle idari yargı denetiminin sınırları daha açık bir biçimde çizilmiş ve siyasal tercihler ile idarenin takdirinin yargı denetimine konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. (Madde 26)

9. Yürütmeyi durdurma müessesesi yeniden düzenlenmiştir. Bu müessesenin sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde kullanımı kısıtlanmış ve önlenmiştir. Genel olarak yürütmeyi durdurma kararlarının verilmesi yeni düzenlemede yeni kayıtlamalara tabi tutulmuştur. Bu düzenleme ile bir idari işlemin uygulanmasının yürütmenin durdurulması kararı yoluyla ertelenebilmesi, idari işlemin uygulanmasının hem telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına neden olması ihtimalinin hem de söz konusu idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartının birlikte gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Ayrıca, verilen yürütmeyi durdurma kararlarının her 90 günde bir yeniden incelenmesi esası kabul edilmiştir. Böylece hem vatandaşın müessir bir idari yargı denetiminden yararlanması hem de idarenin kendisine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirebilmesi ve ülke yönetimindeki özel durumların gerektirdiği etkinliği gösterebilmesi imkânları getirilmiştir. (Madde 27)

10. Mahkeme kararlarını kasten yerine getirmeyen kamu görevlileri aleyhine dava açılabileceği daha önce yargısal içtihatlarla kabul edilmişti. Bu husus kural olarak kanunda yeniden düzenlenmiştir. (Madde 28/4)

11. Mahkeme kararlarının süratle infazını temin için, tam yargı davalarında ilâmın idareye tebliği tarihinden itibaren, idareyi, kanuni gecikme faizi ödemeye mecbur eden bir kural getirilmiştir. (Madde 28/6)

Not: Madde gerekçesi bölüm bölüm yazılmıştır; metin tasarının Birinci Bölüm gerekçesidir; bölüm gerekçesinde bu maddeyi (tasarı 31) numarasıyla anan paragraf yoktur. Maddenin Vergi Usul Kanununa ilişkin ikinci fıkrası tasarıda ve Komisyon metninde yoktur; Genel Kurulda (MGK 91 inci Birleşim, 6.1.1982) Devlet Bakanı ile Adalet Bakanının önergesiyle eklenmiştir. Önergede yazılı gerekçe yoktur; Devlet Bakanı fıkranın Maliye Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine sunulduğunu açıklamıştır. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · MGK S. Sayısı 312 (1/254; MGK 91 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (Birinci Bölüm), s. 1–2

5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanunun 11. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

31 inci madde, kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bazı hükümlerinin uygulanacağını âmirdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişi seçimini taraflara bırakan hükmü, idarî yargıda işin uzamasına sebep olmaktadır. Maddenin birinci fıkrasına eklenen cümle ile bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme ve hâkime bırakılmaktadır.

Not: Madde Adalet Komisyonunda ve Genel Kurulda tasarıdaki gibi kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 120 (1/415; 18. Dönem 93. Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 11), s. 4

10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik:10/6/1994-4001/14 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Yapılan değişiklikle cümleye sadece “davanın ihbarı” kavramı eklenmiştir. Bilindiği üzere idarî yargıda genellikle kişiler davacı, idare ise davalı durumundadır. İmar mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda idarenin işlemi davanın tarafları dışındaki kişilerin de hukukunu etkilemektedir. Menfaatlerin çatışması nedeniyle çoğu kez taraflar üçüncü kişiye davayı ihbar etmediklerinden üçüncü kişiler hak kaybına uğramaktadırlar. Yapılan değişiklikle davanın ihbarı mahkemeye bırakıldığından hak kayıpları önlenmiş olacaktır.

Not: Bu değişiklik tasarının 13 üncü maddesidir; Adalet Komisyonunca 14 üncü madde olarak aynen kabul edilmiştir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 409 (1/637, 2/908; 19 uncu Dönem 115 inci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının madde gerekçesi (madde 13), s. 6

3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 22. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve bilirkişi seçimi” ibaresi metinden çıkarılmıştır.

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddeyle, 2577 sayılı Kanunun 31 inci maddesine hüküm eklemek suretiyle, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri tarafından yapılacak bilirkişi görevlendirmeleri bakımından da Bilirkişilik Kanununda öngörülen hükümler ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanması sağlanmaktadır.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 388, 1/687 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 22), s. 19

17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “işlemler ile elektronik işlemlerde” ibaresi “işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında” şeklinde değiştirilmiştir.

Teklif eden: 68 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 105 başlığı: adı yazılan 6 milletvekili ile 62 milletvekili)

Maddeyle, 2577 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmak suretiyle, hukuk yargılamasında uygulanan ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasına dair hükümlerin idari yargıda da uygulanmasına imkân tanınmaktadır. Düzenlemeyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle taahhüt edilen adil yargılanma hakkının sağlanması ve Anayasanın 141 inci maddesinde yargıya verilen görev doğrultusunda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması amaçlanmaktadır.

TBMM · S. Sayısı 105, 2/2215 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 8), s. 10

22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 52. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle, bu fıkraya “tarafların vekilleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,” ibaresi eklenmiştir.

Teklif eden: 130 milletvekilinin teklifi (S. Sayısı 216 başlığı: adı yazılan 2 milletvekili ile 128 milletvekili)

Maddeyle, 2577 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasına ibare eklenmektedir. 2577 sayılı Kanunda dava dosyasının taraflarca ve ilgililerce incelenmesi usulüyle ilgili açık hüküm bulunmamaktadır. Düzenlemeyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi” başlıklı 161 inci maddesinin idari davalar hakkında da uygulanması amaçlanmaktadır.

TBMM · S. Sayısı 216, 2/2735 esas numaralı teklifin madde gerekçesi (madde 52), s. 24

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.