Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı
SMK Madde 44 — Coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı
Coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı
(1) Bir ürüne ilişkin coğrafi işaret koruması bu Kanun çerçevesinde tescil yoluyla elde edilir.
(2) Coğrafi işareti tescil ettiren ile tescil edilmiş coğrafi işaretin kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin;
a) Coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin veya 46 ncı madde uyarınca kullanılması öngörülen amblemin ticari amaçlı olarak doğrudan veya dolaylı kullanımının,
b) Ürünün gerçek menşeini veya niteliğini belirten açıklamalar yahut stilinde, tarzında, tipinde, türünde, yöntemiyle, orada üretildiği biçimde gibi terimler içerse veya başka bir dile tercüme edilmiş olsa dahi, tescilli coğrafi işaretin, tescil kapsamındaki özelliklerini taşımayan ya da çağrışım yapacak şekilde benzeri olan ürün üzerindeki yanıltıcı kullanımının veya taklidinin,
c) Tescilli coğrafi işareti üzerinde taşıyan ürünün iç veya dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede, ürünün tescil edilmiş doğal veya esas nitelik ve özellikleri ile menşeine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesinin,
ç) Tescilli coğrafi işarete ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımının,
önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.
(3) Coğrafi işaret tescilinin sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvuru yapan, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve coğrafi işaret tescilinin yayımlanmış olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak, tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremez.
(4) Tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüşmüş olduğu kabul edilmez.
(5) Coğrafi işaret korumasına konu adın bir kısmı, ürünün öz adından oluşsa bile tescil ile sağlanan koruma bu öz adları kapsamaz.
(6) Ürünün öz adı, o ürünün ilk üretildiği veya pazarlandığı bölge veya yöreyle ilgili olsa bile bir ürünün genel adı hâline gelmiş adıdır. Bir adın ürünün öz adına dönüşüp dönüşmediğinin tespitinde, söz konusu ürünün tüketim alanında halkın bu adı kullanımı ve ilgili diğer kanuni düzenlemeler göz önünde bulundurulur.
(7) Tescil edilen coğrafi işaret tescil ettirene inhisari hak sağlamaz.
İçtihatlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2024/2810 · K. 2025/756 · 11.02.2025
… verilere açıkça yer verilmediğini, tescildeki ve bültendeki verilerin bağlayıcı olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesindeki kıyaslamanın gerçek dışı olduğunu, ekmeğin tescilde ve bültende belirtildiği boyut ve gramajlarda üretildiğini, daha büyük ebatlarda ekmeğin üretilemeyeceği anlamına da gelmeyeceğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 44. maddesi gereği ... ekmeğinin fiziksel ve kimyasal özellikleri yönünden tescilden doğan bir hakkı da bulunmadığını, coğrafi işaretin tescili ile koruma altına alınan hususun ürünün değil ürünün özdeşleştiği yörenin adı olduğunu, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adının tescilinin tek bir üreticinin haklarını değil, tescil belgelerindeki…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
E. 2025/590 · K. 2025/883 · 25.04.2025
… Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 46. maddesinden ispat yükünün müvekkilinde olduğuna dair bir çıkarımda bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca SMK Uygulama Yönetmeliği'nin 44(1). maddesinde yalnızca satış faaliyetinde bulunanların tescil ettirene bildirim zorunluluğu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin üretici ve ürettiğini pazarlayan olmadığını, bunun aksinin de davacı tarafça ispat edilemediğini, hatalı, eksik bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kanunen bildirim zorunluluğu bulunmadığı gibi ispat yükünün de müvekkili üzerinde olmadığını, üretim yapmayan, üretim yapmadığının aksi karşı tarafça ispatlanamayan müvekkilinin,…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Madde ile, coğrafi işaret korumasının elde edilmesi ve tescilden doğan hakların kapsamı düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrası ile, coğrafi işaret korumasının, Kanun çerçevesinde tescil yoluyla elde edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Maddenin ikinci fıkrası ile, tescilden doğan hakkın kapsamı belirlenirken, 1151/2012 sayılı AB Tüzüğü ve ilgili TRIPS hükümleri dikkate alınmıştır.
Maddenin üçüncü fıkrasında ise coğrafi işaret tescilinin sağladığı hakların, üçüncü kişilere karşı tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade edeceği ancak başvuru yapanın, başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve coğrafi işaret tescilinin yayımlanmış olması halinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkili olacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemenin, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin Bültende yayımlanmasından önce karar veremeyeceği de belirtilmiştir.
Maddenin dördüncü fıkrası ile, tescil edilen coğrafi işaretlerin ürünün öz adına dönüşmüş kabul edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Maddenin beşinci fıkrasında coğrafi işaretin ürünün öz adını içermesi halinde, tescil ile sağlanan korumanın bu öz adları kapsamadığı belirtilmiştir.
Maddenin altıncı fıkrasında ürünün öz adının tespitinin nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre ürünün ilk üretildiği veya pazarlandığı bölge veya yöreyle ilgili olsa bile bir ürünün genel adı haline gelmiş adlar ürünün öz adı olarak kabul edilecektir. Bir adın ürünün öz adına dönüşüp dönüşmediğinin tespitinde, söz konusu ürünün tüketim alanında halkın bu adı kullanımı ve ilgili diğer yasal düzenlemeler gözönünde bulundurulacaktır.
Maddenin yedinci fıkrası ile, tescil edilen coğrafi işaretin, tescil ettiren kişilere inhisari bir hak sağlamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 44), s. 26Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.