Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı · Hak ve Sorumluluktan Vazgeçme
SMK Madde 52 — Tescilin sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçme
Tescilin sağladığı hak ve sorumluluktan vazgeçme
(1) Coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını tescil ettiren, tescilin sağladığı haklarından ve kullanımın denetimiyle ilgili sorumluluklarından vazgeçebilir. Vazgeçme talebi Bültende yayımlanır.
(2) Bültendeki yayımı takip eden üç aylık süre içinde 36 ncı maddede belirtilen şartları taşıyanlar tarafından tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulması hâlinde, bu talep 43 üncü madde hükümleri çerçevesinde incelenir.
(3) Üç aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulmaması hâlinde, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı tescili üç aylık sürenin sonunda Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve terkine ilişkin bilgi Bültende yayımlanır. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
(4) Vazgeçmeye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
İçtihatlar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/3350 · K. 2026/522 · 28.01.2026
… Yapı Yatırım A.Ş.'nin ise her türlü yatırım işi çerçevesinde, Türkiye sınırları içinde veya yabancı ülkelerde faaliyet gösterdiğini, dava konusu "..." markasının davacı şirketler tarafından, hem ticaret unvanı, hem marka, hem de internet alan adı olarak kullanıldığını, aralarında ticari ilişki ve organik bağ olan şirketlerin, ortak kullandıkları marka, unvan hakları ve internet alan adı ile huzurdaki davada bir arada dava arkadaşı olarak gösterildiğini, 2017 ... numara ile tescilli "... GELECEK", 2017 ... numara ile tescilli "... PLANI", 2018 ... numara ile tescilli " ... ...", 2018 ... numara ile tescilli "...", ... numara ile tescilli " ... …
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/3955 · K. 2026/930 · 11.02.2026
… uyarınca tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, tecavüz konusu HILTI markalı geciktirici kremlerin dava süresince de fiziksel ve/veya dijital olarak satışının yapıldığının tespiti halinde anılan ürünlere el konulmasına ve imhasına, davalı şirketin Paris Sözleşmesinin 8. maddesi ile 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 52.maddesi anlamında müvekkilinin ticaret unvanına vaki tecavüzün önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına, davalının eylemleri yönünden haksız rekabetin ve tehlikesinin tespitine ve önlenmesine, dava esnasında saptanabilecek haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hüküm fıkrasının Hürriyet ve Sözcü Gazetelerinin bütün…
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2024/2631 · K. 2025/1311 · 26.02.2025
… Bununla birlikte YİDK kararı kesinleştiği için bu süre zarfında marka tescil edilmiş ise 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi gereğince YİDK kararının iptali davasından ayrı olarak hükümsüzlük davası da açılabilecektir. Her iki davanın şartları arasında (dava açma süresi, davanın tarafları ve konusu bakımından) farklar bulunsa da bu iki davanın birlikte açılmasında bir engel bulunmamaktadır. Bu kapsamda itiraza dayanak yapılan markaların hükümsüz kılınması hâlinde hükümsüzlük kararlarının etkisi hem YİDK kararının iptali davasını hem de başvuruya konu markanın hükümsüzlük davasını etkileyecektir. …
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
E. 2025/155 · K. 2026/762 · 13.05.2026
… "...Tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... tescil numaralı "..." esas unsurlu marka nedeniyle davacının önceki tarihli hak sahibi olduğu, davalı adına ... tescil nolu "..." esas unsurlu düz yazı şeklindeki sonraki tarihli marka mevcut ise de , SMK 155. maddesi de gözetildiğinde davacı markasından sadece bir harfinin değiştirilerek ve ayrıca davacı markalarına yakınlaştırarak iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer şekilde aynı emtia sınıfında kullanılması, ticari faaliyette bulunup, ürün satış pazarlaması vs. yapılması şeklindeki davalı eylemi SMK 29. maddesi anlamında davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve aynı zamanda TTK 54 ve devamı maddeleri anlamında…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı koruması, denetimin usulünce yerine getirilerek tüketicinin beklentilerinin karşılanması ve ürünün gerçek üreticilerinin bu korumanın ekonomik getirisinden faydalanması gibi hususlar başta olmak üzere tescil ettirene sorumluluklar yüklemektedir. Tescil ettirenin bu sorumluluğu yerine getiremeyecek durumda olması ya da çeşitli nedenlerle bu göreve devam etmek istememesi, tescilden doğan hak ve sorumluluklarından vazgeçmesi ile mümkündür. Bu durumda, kültürel değerlerin sürekliliğini sağlamak ve kırsal kalkınmaya destek olmak amacıyla bu görevi üstlenmek isteyen başvuru hakkına sahip kişilere sorumluluğu devralma hakkı tanınmıştır.
Maddenin birinci fıkrasına göre, tescil ettiren kişilerin vazgeçme talebi Bültende yayımlanır.
Maddenin ikinci fıkrasında, yayımı takip eden üç aylık süre içinde, başvuru hakkına sahip olan kişilerce yapılan taleplerin 43 üncü madde çerçevesinde inceleneceği düzenlenmiştir.
Maddenin üçüncü fıkrasında, tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulmaması halinde, tescilden doğan sorumluluklar artık yerine getirilemeyeceği için, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adının sicilden terkin edileceği, bu duruma ilişkin bilginin Bültende yayımlanacağı ve vazgeçmenin, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğuracağı belirtilmiştir.
Maddenin dördüncü fıkrasında ise vazgeçmeye ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 52), s. 29Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.