İçeriğe geç

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı

SMK Madde 46 — Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı

Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı

(1) Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılır. Bu kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur.

(2) Tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkına sahip olan kişiler, söz konusu coğrafi işaret veya geleneksel ürün adını, amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanır. Coğrafi işaretler bakımından amblemin kullanılması zorunludur.

(3) Ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda, amblem ile tescilli işaret veya ad, kullanım hakkına sahip olanlar tarafından işletmede kolayca görülecek şekilde bulundurulur.

(4) Geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı bu Kanun hükümlerine tabi değildir.

(5) Tescilli coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adının kullanımı ile amblem ve amblemin kullanımına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

İçtihatlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/3680 · K. 2026/649 · 02.02.2026

… sicil kaydının yapıldığı, işletme sahibinin ... olduğu, bu ticaret ünvanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 42. madde vd. hükümlerine göre tüzel kişilerin veya tüzel kişi sayılan diğer tüzel kişilerin ticaret ünvanına ilişkin olmayıp, aksine gerçek kişi olan ...'in kendi ad ve soyadının yanına eklediği 6102 sayılı TTK'nın 41. ve 46. maddeleri uyarınca işletmenin özelliğini belirten ya da hayali adlardan ibaret eklerden olduğu, bu durumda, gerçek kişi ...'in kendi ad ve soyadı ile birlikte bütün oluşturacak şekilde ticaret ünvanını ticaret siciline tescil ettirdiği, eldeki davayı da bu ticaret ünvanının yetkilisi sıfatı ile açtığı anlaşıldığından davalı yanın aktif…

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

E. 2025/590 · K. 2025/883 · 25.04.2025

… Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 46. maddesinden ispat yükünün müvekkilinde olduğuna dair bir çıkarımda bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca SMK Uygulama Yönetmeliği'nin 44(1). maddesinde yalnızca satış faaliyetinde bulunanların tescil ettirene bildirim zorunluluğu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin üretici ve ürettiğini pazarlayan olmadığını, bunun aksinin de davacı tarafça ispat edilemediğini, hatalı, eksik bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kanunen bildirim zorunluluğu bulunmadığı gibi ispat yükünün de müvekkili üzerinde olmadığını, üretim yapmayan, üretim yapmadığının aksi karşı tarafça ispatlanamayan müvekkilinin,…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu SMK m. 46 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Maddenin birinci fıkrasında, tescil edilen coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adlarının ancak sicilde belirtilen şartları karşılayan ürünler üzerinde ve bu ürünlerin üretimi ve pazarlanmasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılacağı ve bu kişilerin, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunacağı belirtilmiştir.

İkinci fıkrada amblem uygulamasının kapsamı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, coğrafi işaretler için amblem kullanımı zorunludur. Bu fıkrada ayrıca, tescil edilmiş coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının kullanım hakkına sahip olan kişilerin, söz konusu işaret veya adı amblem ile birlikte ürün veya ambalajı üzerinde kullanacağı öngörülmüştür.

Bazı durumlarda ürünlerin niteliğinden kaynaklı olarak amblemin ürün üzerinde yer alması imkânsız olabilecektir. Bu nedenle üçüncü fıkra düzenlenmiştir. Hükme göre; ürünün niteliği gereği, amblem ile birlikte coğrafi işaretin veya geleneksel ürün adının ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı durumlarda, amblem ile tescilli işaret veya ad, kullanım hakkına sahip olanlar tarafından, işletmede kolayca görülecek bir şekilde bulundurulacaktır.

Maddenin dördüncü fıkrasında geleneksel ürün adının amblemsiz şekilde kullanımının Kanun hükümlerine tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.

Maddenin beşinci fıkrasında ise tescilli coğrafi işaretlerin ve geleneksel ürün adlarının kullanımları ile amblem ve amblemin kullanımına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.

Not: Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 46), s. 27

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.