İçeriğe geç

AvK Madde 154 — İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller:

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller:Değişik

(Değişik: 8/5/1984 - 3003/7 md.)

Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya (...)[40] (...)[41] ve 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan vereceği kararla işten yasaklanırlar.[42]

İçtihat ara
Dipnotlar ve değişiklikler3
Mülga / İptalKabul/karar: 2/5/2001Yürürlük: 10/5/2001

[40]2/5/2001 tarih ve 4667 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “tutuklama müzekkeresi çıkarılan ve” ibaresi madde metinden çıkarılmıştır.

Mülga / İptalKabul/karar: 1/3/1985

[41]Anayasa Mahkemesinin 1/3/1985 tarih ve E. 1984/12, K. 1985/6 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan "... veya Devletin şahsiyetine karşı cürümlerden veya rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve yalan yere tanıklık cürümlerinden biri ile hakkında kamu davası açılan...” ibaresi iptal edilmiştir.

DeğişiklikKabul/karar: 2/5/2001Yürürlük: 10/5/2001

[42]2/5/2001 tarih ve 4667 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bakanlığın” ibaresi “Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun” şeklinde değiştirilmiştir.

Madde gerekçeleri2

8/5/1984 tarihli ve 3003 sayılı Kanunun 7. maddesiyle verilen metnin gerekçesi

Teklif eden: Hükümet (Bakanlar Kurulu)

6. Tasarının 6 ncı maddesi ile Avukatlık Kanununun 153 üncü maddesi değiştirilmekte ve maddeye yeni bir fıkra eklenmektedir. Kanunun 153 üncü maddesi, bazı durumlarda avukatların baro yönetim kurulunun istemi üzerine disiplin kurulu kararı ile tedbir mahiyetinde işten yasaklanmalarını öngörmektedir, 154 üncü madde ise bu durumlardan vahim olarak telakki edilen ve tadat edilen suçlarda kovuşturma açılması, tutuklama müzekkeresi çıkarılması veya meslekten çıkarma cezası verilmesi hallerinde avukatın işten yasaklanmasını zorunlu kılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasına, yasaklama kararının verilmesine neden olan cürümlere ayrıca Devletin şahsiyetine karşı işlenen cürümler de eklenmiş ve bu suretle Devlet Memurları Kanununun memurlar hakkındaki hükümleriyle paralellik sağlanmış bulunmaktadır. Esasen Kanunun 5 inci maddesinden çıkan anlama göre memur olamayan veya memur olma niteliğini kaybedenlerin avukatlığa kabul edilemeyecekleri hükme bağlanmış olduğundan, yapılan değişiklik bu hususu teyid etmekten ibarettir.

Avukatlık Kanununun onüç yılı bulan uygulamasından edinilen izlenimlere göre barolar, 154 üncü maddenin birinci fıkrasında sayılan durumların varlığına ve bu hususun bakanlıkça kendilerine ısrarla hatırlatılmasına rağmen işten yasaklama kararı vermekten kaçınmaktadırlar. Bu uygulama, kanunun amir bir hükmünün nazarı itibare alınmamış olmasından ötürü avukatlık mesleği camiasında ve kamuoyunda haklı tepkilere yol açmaktadır. Bu durumun telafisi için maddeye eklenen fıkrayla, işten yasaklama kararının verilmesi gerektiği halde verilmemesi durumunda bakanlığın bu kararı resen vermesi öngörülmüştür.

Not: 3003 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen 28/3/1984 tarihli ve 2991 sayılı Kanunun yeniden kabulüdür; Adalet Komisyonu yalnız 77 nci maddenin onuncu fıkrasını yeniden incelemiş, «Kanunun diğer maddeleri aynen benimsenmiştir» (S. Sayısı 43). Gerekçe ilk kabulün sıra sayısındadır (S. Sayısı 24). Gerekçe 54 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesine aittir (kanunun 7 nci maddesi); gerekçedeki «153 üncü maddesi değiştirilmekte» ibaresi baskıdaki gibidir, Kararnamenin 6 ncı maddesi 154 üncü maddeyi değiştirir. Adalet Komisyonu maddeyi değiştirmiş (rapor, madde 8), Genel Kurulda kabul edilen önergeyle madde Hükümet metnine uygun biçimde yeniden düzenlenmiştir (önergenin gerekçesi ayrı parçadır). Madde sonradan değişikliklere uğramıştır. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · S. Sayısı 24 (1/3, 1/4; 17 nci Dönem 45 inci Birleşim tutanağına ekli), 54 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin madde gerekçesi (madde 6), s. 2

Onayı söz konusu olan 54 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 154 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, Devletin şahsiyetine karşı suç işleyen avukatların da işten yasaklanmalarının zorunlu olması öngörülmüş, bu sebeplerin husule geldiği tarihten itibaren iki ay içinde baro disiplin kurulunca bu yolda karar verilmediği takdirde Adalet Bakanlığı resen işten yasaklama kararı vereceği hükme bağlanmıştır.

Bu düzenleme, 12 Eylül 1980 tarihinden önceki dönemde pek sık rastlanan bu gibi olaylarda, bazı barolarca gereken hassasiyetin gösterilmemesi nedeniyle duyulan ihtiyacı karşılamak gayesiyle yapılmıştır.

Ancak, tasarının Adalet Komisyonundaki görüşmeleri sırasında meseleye sırf avukatlık mesleği ve avukatlar cephesinden bakılmış ve bu nedenle de Devletin şahsiyetine karşı işlenmiş olsa bile Avukatlık Kanununun 5 inci maddesinde olduğu gibi ancak bir yıl ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahhûmiyet halinde işten yasaklama kararı verilmesi şeklinde değişikliğe gidilmiştir. Diğer taraftan, baronun işten yasaklama kararı vermesi için eski metinde iki ay olarak belirlenmiş olan süre altı aya çıkarılmış, Yargılama sonunda beraat eden avukatın maddî ve manevî tazminat hakkı bulunduğu ifade edilmiştir.

Aslında konuya tek cepheden bakılmamalıdır. Avukatlık, bir kamu görevidir. Kamu görevi ifa eden devlet memurları gibi bazı sıkı kurallara tabi olmasını normal görmek gerekir. Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2670 sayılı Kanunla değişik 48 inci maddesine göre, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar affa uğramış olsalar dahi Devlet memuriyetine girişe engel teşkil etmektedir.

Bu suçların, Avukatlık Kanununun 5 inci maddesinde gösterildiği gibi avukatlığa engel nitelikte olmasını kabul etmek, cezalarının bir yıldan fazla olmasını benimsemek olacaktır. Halbuki Türk Ceza Kanununun 125, 173 üncü maddeleri arasında düzenlenmiş bulunan Devletin şahsiyetine karşı cürümlerden bir yılı aşmayan müeyyideye bağlanmış olanlar da mevcuttur. Burada esas olan cezanın miktarı değil suçun mahiyetidir. Bu nedenle, metinde, Hükümet teklifine uygun şekilde değişiklik yapılması, konunun ciddiyeti bakımından zorunlu görülmektedir.

Diğer taraftan Baro Disiplin Kurulunca işten yasaklama kararı verilmediği takdirde, Adalet Bakanlığınca resen yasaklama kararı verilmesi için konulan iki aylık sürenin altı aya çıkarılmasına da gerek bulunmamaktadır. Esasen bu konuda gerekli şartlar varsa biran önce yasaklama kararının verilmesi işin icabıdır. Süreyi uzatmanın pratik hiçbir faydası bulunmadığı gibi, işten yasaklama kararı verilmesi gereken bir avukata belli bir süre daha avukatlık yaptırmak gibi sakıncalı yönü mevcuttur.

Hakkında, kanunla belirlenen şartlar bulunduğu için işten yasaklama kararı verilen bir avukata, ileride beraat ettiği takdirde maddî ve manevî tazminat hakkı tanınması da, eskiden beri mevcut olan bu hükmün getiriliş amacına ters düşmektedir. Zira, hükümde, mahkûm olan avukatın değil hakkında kamu davası açılan avukatın işten yasaklanacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle, Adalet Komisyonunda yapılan bu yoldaki değişiklik de uygun görülmediğinden söz konusu maddenin, sıkıyönetim askerî savcılarıyla devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet savcılarınca açılacak davaları da kapsaması ve tereddütlere mahal bırakmaması bakımından Hükümet teklifi» son soruşturmanın açılması kararı verilen» ibaresi, «kamu davası açılan» şeklinde değiştirilmek suretiyle yeniden düzenlenerek bu değişiklik teklifi hazırlanmıştır.

Not: 3003 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen 28/3/1984 tarihli ve 2991 sayılı Kanunun yeniden kabulüdür; Adalet Komisyonu yalnız 77 nci maddenin onuncu fıkrasını yeniden incelemiş, «Kanunun diğer maddeleri aynen benimsenmiştir» (S. Sayısı 43). Gerekçe ilk kabulün sıra sayısındadır (S. Sayısı 24). Genel Kurulda kabul edilen önergenin gerekçesidir; Komisyon ve Hükümet katılmış, 7 nci madde önergeyle değişik olarak kabul edilmiştir (17 nci Dönem 1 inci Yasama Yılı 45 inci Birleşim (28.3.1984), s. 147–148). «mahhûmiyet» ve «Hükümet teklifi» son soruşturmanın açılması kararı verilen» ibaresindeki tırnak baskıdaki gibidir. Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · Genel Kurul tutanağı, 17 nci Dönem 1 inci Yasama Yılı 45 inci Birleşim (28.3.1984), Genel Kurulda kabul edilen önergenin gerekçesi, s. 147–148
İlk kabul ve önceki metinler1

İlk kabul metni

8/5/1984 tarihli ve 3003 sayılı Kanunun 7. maddesiyle bütünüyle değiştirildi.

İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller

Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen veya tutuklama müzekkeresi çıkarılan yahut rüşvet, sahtecilik, hırsızlık, dolandırıcılık, inancı kötüye kullanma ve yalan yere tanıklık cürümlerinden biri ile haklarında son soruşturmanın açılması kararı verilen ve 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur.

Resmî Gazete · 7 Nisan 1969, Sayı 13168

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.