Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi
MÖHUK Madde 41 — Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar
Türklerin kişi hâllerine ilişkin davalar
(1) Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması hâlinde ilgilinin sâkin olduğu yer, Türkiye’de sâkin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
İçtihatlar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2009/280 · K. 2009/326 · 08.07.2009
… 41. maddesinde ise Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye'de yer itibariyle yetkili mahkemede, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür." denilmektedir. (2675 sayılı Kanun m.27 ve 28) 5718 sayılı yasanın 41. maddesi açık hükmüne göre Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalarda Türk mahkemeleri münhasır yetkili değildir.(Prof. Dr. E.Nomer - Prof. Dr. C. Şanlı Devletler Hususi Hukuku 16 bası - sahife 439)
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2026/694 · K. 2026/2506 · 16.02.2026
Dosyanın yapılan incelenmesinde her ne kadar kısıtlının yurt içi ikamet adresi bulunmasa da 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 41 inci maddesinde Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde Türkiye'de yer itibarıyla yetkili mahkemede, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, o da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görüleceğinin düzenlendiği, dava konusu somut olayda kısıtlının nüfusa kayıtlı olduğu yerin .../İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik…
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2026/3558 · K. 2026/12286 · 07.09.2026
Somut olayda davacının iç hukuktaki yer itibariyle yetki kuralları gereğince yetkili mahkemenin bulunmadığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun ( 5718 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca sakini olduğu yerin .../Yunanistan ülkesi olduğu ve Türkiye'deki son yerleşim yeri adresinin de dosya kapsamından .../Yunanistan olarak tespit edildiği anlaşıldığından Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36.maddesi ve 5718 sayılı Kanunun 41 inci maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
E. 2026/3092 · K. 2026/12277 · 07.09.2026
Dava dilekçesinde davacının yurtdışında ikamet ettiğinin beyan edildiği, davacının Uyap Entegrasyon ekranlarından yapılan adres sorgulamalarında herhangi bir adresinin bulunmadığı, nüfus kayıt örneğinde ikametinin .../İsviçre Konfederasyonu olarak gözüktüğü, davacının Türkiye’deki son yerleşim yeri adresinin belirlenememesi nedeniyle davanın Ankara ilçesinde açıldığı da gözetilerek 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun ( 5718 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
2675 sayılı Kanunun 28 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.
Türklerin kişi hallerine ilişkin bir davanın yabancı mahkemelerde görülmekte olması sebebine dayanarak derdestlik itirazında bulunma hakkını öngören 2675 sayılı Kanunun 28 inci maddesi hükmü, bu itirazı Türk vatandaşının ikametgâhının yabancı ülkede bulunması ve davanın da ikametgâhın bulunduğu bu yabancı ülke mahkemelerinde görülüyor olması şartına bağlamaktaydı. Yabancı mahkemelerde görülen davaların Türkiye’de derdestlik itirazı sebebi olmasının bu kısıtlayıcı iki şarta bağlı olması ise gerek dava ekonomisi gerekse de hukuk güvenliğinin gerçekleştirilmesini engellemekteydi. Özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sayısının yüksek oluşu ve buna bağlı olarak yabancı mahkemelerde görülmekte olan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaların sayısının çokluğu dikkate alındığında bu şartların doğurduğu mahzurların giderilmesi için madde hükmünde geçen “Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan” ibaresi ile “ikamet ettikleri ülke” ibareleri kaldırılmış ve “ikametgâh” deyimi yerine "yerleşim yeri" deyimi kullanılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 47, 1/337 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 40), s. 25Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.