İçeriğe geç

Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi

MÖHUK Madde 48 — Teminat

Teminat

(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.

(2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.

İçtihatlar
MÖHUK 48/14 karar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2025/975 · K. 2025/2718 · 26.03.2025

5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. Yasada öngörülen "mahkeme" teriminin icra takipleri için "icra dairesi" olarak anlaşılması gerekir. Anılan maddede öngörülen teminat takip yapmanın ön koşulu olup mahkemece re'sen gözetilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2021/20337 · K. 2022/17687 · 22.12.2022

5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2021/20322 · K. 2022/17701 · 22.12.2022

… Ne varki ülkemize göç eden Suriyeli göçmenlerin hukuksal statüleri, mülteci ve sığınmacı konumunda olmayıp “Geçici koruma statüsü'nde olduklarından MÖHUK 48/1. maddesinden doğrudan yararlanmaları mümkün değildir. Ancak bu kişiler AHİM kararlarında da sıkça yer alan “kırılgan grup“ olarak ifade edilen kişiler kapsamında değerlendirilmelidir. (MSS/Yunanistan/ Belçika kararı) Geçici koruma statüsündeki kişiler, ev sahibi ülkenin diline hakim olmadıkları gibi, kendilerine destek olacak bir yapıda bulunmamakta, toplam hayatına katılmaları, büyük oranda devletin katkısı ile mümkün olmaktadır. …

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2021/20360 · K. 2022/17706 · 22.12.2022

5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK 48/24 karar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2024/8363 · K. 2025/15489 · 19.11.2025

6458 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin davacı hakkında uygulanamayacağının anlaşılması halinde ise; Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında, teminattan muafiyete ilişkin yürürlükte olan bir sözleşmenin ya da fiili karşılıklılığın (uygulamanın) bulunup bulunmadığı sorulmalı, yazı cevabına göre, 5718 sayılı Kanun'un 48/2 nci maddesinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı belirlenmelidir. …

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2022/13431 · K. 2025/8638 · 27.05.2025

6458 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin davacı hakkında uygulanamayacağının anlaşılması halinde ise; Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, Ülkemiz ve ... Cumhuriyeti arasında, teminattan muafiyete ilişkin yürürlükte olan bir sözleşmenin ya da fiili karşılıklılığın (uygulamanın) bulunup bulunmadığı sorulmalı, yazı cevabına göre, 5718 sayılı Kanun'un 48/2 nci maddesinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı belirlenmelidir. …

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2022/8217 · K. 2024/3272 · 15.04.2024

6458 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin davacı hakkında uygulanamayacağının anlaşılması halinde ise; Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazı yazılarak, Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında, teminattan muafiyete ilişkin yürürlükte olan bir sözleşmenin ya da fiili karşılıklılığın (uygulamanın) bulunup bulunmadığı sorulmalı, yazı cevabına göre, 5718 sayılı Kanun'un 48/2 inci maddesinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı belirlenmelidir. …

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

E. 2021/22682 · K. 2023/1742 · 14.02.2023

5718 sayılı MÖHUK'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Madde geneli4 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/6543 · K. 2023/1082 · 23.02.2023

Uyuşmazlık, davacının mukim olduğu Yemen Devleti ve Ülkemiz arasında 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyetine dair sözleşme ya da fiili karşılıklılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

E. 2023/2316 · K. 2024/3044 · 30.09.2024

Yabancılık sebebine bağlı olarak teminat yatırma yükümlülüğü 12.12.2007 tarihli ve 5718 sayılı MÖHUK'nun 48.maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin teminattan muafiyet halini düzenleyen 2.fıkrasında ise mahkemenin dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutacağı bildirilmiştir. Karşılıklılıktan amaç; davacı, davaya katılanı (müdahil) veya icra takibini yapan yabancının mensubu olduğu devlette Türk vatandaşları için de aynı muafiyetin tanınabilmesidir. Karşılıklılık, Türk Milletlerarası Özel Hukuku kapsamında akdi, kanuni ve fiili olmak üzere üç ayrı şekilde sağlanabilmektedir. …

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2022/9782 · K. 2023/2740 · 25.04.2023

… teminatın hangi hallerde alınması gerektiğinin ifade edildiği, 85/1-ç maddesinde ise ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması halinde teminat alınmayacağının ifade edildiği, 5718 Sayılı MÖHUK ise Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuka ilişkin (5718 SK md 1) düzenlemeler getirdiği, yasanın 48/1 maddesinde icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırmak zorunda olduklarının hükme bağlandığı, burada HMK'nın 84/1 maddesinde olduğu gibi teminatın sadece yargılama giderleri ile sınırlı tutulmadığı, zarar…

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2025/7000 · K. 2026/5003 · 01.07.2026

Yabancı alacaklının Türkiye’de dava açabilmesi veya icra takibi yapabilmesi için teminat gösterme yükümlülüğünün istisnası, 5718 Sayılı MÖHUK’nun 48. maddesinde belirtildiği üzere alacaklının tabiyetinde bulunduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık esasına göre çok taraflı veya ikili anlaşmalarla yahut fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet bulunmasıdır.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu MÖHUK m. 48 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

2675 sayılı Kanunun 32 nci maddesini kısmen karşılamaktadır.

2675 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde, “vatandaş – yabancı” ayırımı yapılarak, Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibi yapan gerçek ve tüzel kişilerin yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı yatırmaları gerektiği hükmü aynen muhafaza edilmiş, ancak maddenin 2 nci fıkrası, uygulamada getirdiği güçlükler göz önüne alınarak tekrar kaleme alınmıştır.

Yapılan değişiklik eski ikinci fıkranın açıklanmasından ibarettir ve eski hükümle özde aynı düzenlemeyi ihtiva etmektedir. Yeni ikinci fıkra hükmü uyarınca da mahkeme “karşılıklılık” esasını gözetmek suretiyle, karşılıklılığın bulunması hâlinde, dava açanı, davaya katılanı ve icra takibi yapanı teminattan muaf tutacaktır. Ancak mahkeme, karşılıklılık bulunmasa dahi dava ve takibin niteliğine ve duruma göre davacıyı, davaya katılanı veya takip talebinde bulunanı teminat göstermekten muaf tutabilecektir. Hâkim, bu konuda takdir hakkına sahiptir.

TBMM · S. Sayısı 47, 1/337 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 47), s. 28

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.