İçeriğe geç

Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi

MÖHUK Madde 47 — Yetki anlaşması ve sınırları

Yetki anlaşması ve sınırları

(1) Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.

(2) 44, 45 ve 46 ncı maddelerde belirlenen mahkemelerin yetkisi tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemez.

İçtihatlar
MÖHUK 47/12 karar

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2023/2069 · K. 2024/1027 · 24.06.2024

… taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığını, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun davacı şirketi bağladığını, taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil ve iddia bulunmadığını, davalı yönünden taraflar arasındaki yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1.maddesine göre geçerli olduğunu, yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, yetki şartında ön görülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, konişmentodaki yetki şartının yazılı, açık ve belirli olması nedeniyle geçerli olduğu anlaşılmakla davada yetki sözleşmesi gereği konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra…

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

E. 2026/344 · K. 2026/371 · 16.03.2026

… MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın özel borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. …
Madde geneli4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2024/176 · K. 2025/618 · 08.10.2025

24. Yeri gelmişken cebri icra, her devletin kendi ülke ve sınırları içerisinde haiz olduğu mutlak güç ve yetkilerinden olup devletin egemenlik ve hükümranlık haklarının kullanılmasının doğal bir sonucu olduğundan (Hukuk Genel Kurulunun 06.05.1998 tarihli, 1998/12-287 Esas, 1998/325 Karar sayılı kararı) yabancılık unsuru taşıyan bir hukuki ilişkide yabancı devlet mahkemelerinin yetkilendirilmesi suretiyle Türk mahkemelerinin yetkisinin ortadan kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme olan MÖHUK 47. madde hükmünün, cebri icra aşamasında icra dairelerinin yetkisine uygulanmayacağını vurgulamakta fayda vardır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

E. 2023/6788 · K. 2024/3789 · 24.04.2024

5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8347 · K. 2022/3672 · 09.05.2022

… Tahkim yeri Londra'dır ve İngiliz kanunları uygulanacaktır." şeklinde yetki sözleşmesi bulunduğu, yabancılık unsuru bulunan hukuki ilişkide 5718 sayılı MÖHUK'un 47. maddesinde uluslararası yetki sözleşmesinin bulunduğu durumlarda ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde davanın yetkili Türk mahkemelerinde görülebileceğinin belirtildiği, olayda yabancılık unsuru bulunduğundan ve anlaşmada gösterilen yetkili mahkeme tarafından verilen bir yetkisizlik kararı olmadığından ve davalı tarafça süresi içinde tahkim itirazında bulunulduğundan, davalı C.S.C.. …

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2025/5085 · K. 2026/1737 · 26.03.2026

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 47. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, eldeki dava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından Türk Mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoda taşıyan sıfatıyla ... unvanının yer aldığı, konşimentonun taşıyanın yurt dışı acentesi tarafından taşıyan adına düzenlenip imzalandığı, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK'nın 105/2 hükmüne göre dava…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu MÖHUK m. 47 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

2675 sayılı Kanunun 31 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.

2675 sayılı Kanunun 31 inci maddesi hükmünde, esas itibariyle bir değişiklik yapılmamış, madde daha anlaşılır bir hâle getirilmek için yeniden düzenlenmiştir. İlk cümlede bulunup fonksiyonu ve yararı belirlenemeyen ve açıklanamayan “kamu düzeni” kavramının madde metninden çıkarılmasının doğru olacağı düşünülerek, “kamu düzeni veya” ibaresi kaldırılmıştır.

Birinci fıkraya ilk cümleyi takip eden yeni bir cümle eklenerek yetki anlaşmasının “şekli” konusunda açıklayıcı bir hüküm getirilmiştir. Mevcut maddede şekle ait açıklık yer almadığından, “şekil” konusu tereddütlere sebebiyet vermekte idi. Getirilen hükümle, yetki anlaşmasının her türlü yazılı delille ispat edilebileceği, daha genel bir ifadeyle içeriğinin tespitine imkân verecek herhangi bir iletişim aracı ile yapılabileceği hususu açıklığa kavuşturulmuştur. Böylece bu cümleyle, milletlerarası uygulamadaki mevcut gelişmeleri de dikkate alan bir düzenleme, madde hükmüne dâhil edilmiştir.

Üçüncü cümle hâline gelen, 2675 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin ikinci cümlesi açık bir şekilde, seçilen yabancı mahkemenin münhasır bir yetki kazanacağını ifade etmekteydi. Buna rağmen, uygulamada taraflar arasında yapılan yetki anlaşmasıyla seçilen mahkemenin münhasır bir yetki kazanması konusunda farklı kararların çıktığı görülmüştür. Seçilen mahkemenin münhasır bir yetki tesis edeceği hükmünü daha net ve kesin olarak ifade etmek amacıyla, ikinci cümlenin yapısı değiştirilmiştir. Bu yeni ifade şekliyle, mevcut bir yetki anlaşması varsa, seçilen yabancı mahkeme kendisini yetkisiz görmedikçe veya davayı görmekten kaçınmadıkça, yetkili Türk mahkemesinde dava açılamayacağı, açıldığı takdirde yetkisizlik itirazı ile karşılaşılabileceğinin ifade edildiği hükmün artık farklı bir şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı düşünülmektedir. Ayrıca, yetki sözleşmesinin varlığına rağmen, Türk mahkemesinde açılan bir davada, davalı tarafın yetki itirazında bulunmaması hâlinde Türk mahkemesinin davayı görebileceği de, doğabilecek tereddütleri önlemek amacıyla, cümleye eklenmiştir.

Yetki anlaşmalarında zayıf durumda bulunan tarafın korunması maksadıyla maddeye ikinci fıkra eklenmiştir. Bu fıkra hükmü ile, ekonomik yönden güçlü olan taraf karşısında zayıf durumda bulunan tarafın, iş sözleşmelerinde işçinin, tüketici sözleşmelerinde tüketicinin ve sigorta akitlerinde sigorta ettiren ile sigorta edilen ve sigortadan istifade edecek kişilerin 43 üncü, 44 üncü ve 45 inci maddelerde gösterilen mahkemelerin yetkisinden yoksun bırakılmaması için, anılan mahkemelerin yetkisinin, yetki anlaşmaları ile bertaraf edilmesi önlenmiştir.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 47, 1/337 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 46), s. 27

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.