İçeriğe geç

Anagayrimenkulün Yönetimi

KatMK Madde 33 — V - Hakimin müdahalesi:

V - Hakimin müdahalesi:

(Değişik birinci fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir.

Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder.

(Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Tespit edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlere, aynı mahkemece, ikiyüz elli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. 25 inci madde hükmü saklıdır.

İçtihatlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/13102 · K. 2025/4397 · 07.04.2025

Dosya kapsamından, anataşınmazın İstanbul ili, Fatih ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi bu Kanun'dan doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin, anataşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olduğu hükmünü getirmiştir. Bu maddede yazılı davalar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da, açıklanan özel hüküm kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan emredici niteliktedir. Bu nedenle uyuşmazlığın İstanbul 31. Sulh Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2026/1225 · K. 2026/10014 · 01.06.2026

634 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde bu kanundan doğan uyuşmazlıklarda anataşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu maddede yazılı davalar; taşınmazın aynına ilişkin olmamakla beraber açıklanan özel hüküm nedeniyle kamu düzeni ile ilgili ve buyurucu niteliktedir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

E. 2017/2670 · K. 2018/7377 · 14.11.2018

… HMK'nın 194/1. maddesi uyarınca davacı tarafa talebini somutlaştırması için süre verildiği, davacı tarafın 25/04/2016 tarihli dilekçesi ile talebini tekrarlayarak tabela asılmasına izin verilmesini talep ettiği, davanın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde düzenlenen hakimin müdahalesi talebi olduğu, bu davanın açılabilmesi için her şeyden öte davacının kat maliki sıfatının ya da bağımsız bölüm maliki sıfatının bulunması gerektiği, dava dilekçesinde keyfi kararın iptali, hükümsüz kılınması, hukuka aykırı olduğunun tespiti, talebin yerine getirilebilmesi için davalıya tebliğ ve tefhimde bulunulmasının talep edildiği, talep içeriğinde hem eda nitelikli hem de tespit nitelikli…

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

E. 2024/5587 · K. 2025/1092 · 03.02.2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ''kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23.06.1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararların'' temyiz edilemeyen kararlar olduğunu belirtmekle, dava dilekçesinde hakimin müdahalesi yoluyla tapuda cins değişikliği yapılması için kayyım atanması talebinin taşınmazın aynına ilişkin olduğunun ve temyizi kabil bir karar olduğunun…
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu KatMK m. 33 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri2

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Bu gerekçe birden çok maddedeki değişikliği birlikte açıklar (33. madde, 27. madde, 28. madde, 29. madde, 30. madde, 31. madde, 32. madde, 34. madde, 35. madde, 36. madde, 38. madde, 39. madde, 40. madde, 41. madde, 42. madde, 43. madde, 44. madde, 45. madde).

BEŞİNCİ BÖLÜM (Madde : 27 - 45)

«Anagayrimenkulün yönetimi» başlığını taşıyan bu bölüm 19 maddeden meydana gelmiş olup tasarının en uzun bölümünü teşkil etmektedir. Ve bu da pek tabiîdir. Yönetim plânının hangi hususları ihtiva etmesi lâzımgeldiği, kat malikleri kurulunun toplantısı, yönetici tâyini ve onun görev, yetki ve sorumluluğu ve hakları, yöneticinin denetlenmesi, doğacak anlaşmazlık dolayısiyle hâkimin müdahalesi hep bu bölümde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bütün bunlardan başka kat mülkiyetine konu olan gayrimenkule sonradan yapılacak ilâvelerle tamir ve saire işleri yine bu bölümde bir hal tarzına bağlanmış ve ayrıca temliki tasarruflara dair hükümler konulmuştur. Bu hükümlerin hepsi teferruatlı olarak kaleme alınmıştır. Zira kat mülkiyetinin işlemesinin en önemli şartlarından birisi bunun kuruluşu sırasındaki vuzuh ise, ikinci ve çok önemli bir şartı da, yönetim tarzının, birçok hususları önceden halledecek surette mümkün mertebe teferruatlı olarak tanzimidir. Bugün mahkemelere gelmeye başlamış olan kat ihtifaları gösteriyor ki, bugünkü hukukî imkânlara göre kurulmuş olan kat haklarının idaresi için özel hükümler bulunmadığından ve birçok hallerle kat irtifakı sahipleri toplanıp bir yönetim plânı yapmadıklarından, çıkan anlaşmazlıklar dallanıp budaklanmakta ve mahkemelerimizin işlerini çoğaltmaktadır. Bu sebeple kat malikleri kurulunun verecekleri kararların noterlikçe tasdikli bir deftere geçirilmesi ve belgelerin saklanması, işletme projesi yapılması gibi çeşitli mecburiyetler tasarıda yer almış bulunmaktadır. Böylece birçok anlaşmazlıkların mahkemeye gitmeden halledilmesine imkân hâsıl olacak, iş mahkemeye intikal ederse, hâkimin elinde bu anlaşmazlığı hal için sağlam dayanaklar bulunacak, tezvirat yapmak istiyen kat sahiplerinin kötü niyetleri böylece önlenmiş olacaktır. Bu bakımdan kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün idaresi ile ilgili seçimlerin teferruatlı olması tabiî sayılmalıdır.

Not: Gerekçe Hükümet tasarısının bölüm gerekçesidir (BEŞİNCİ BÖLÜM, madde 27–45); tasarıda maddeler tek tek gerekçelendirilmemiştir. Gerekçe bölünmeden gösterilir; maddeyi numarasıyla anan paragraf vurgulanmıştır. Madde Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen dört önergeyle («kira» kelimesinden sonra «akdine»; hâkimin kararını vermesi ve bunun yerine getirilmesi lüzumunun ilgiliye «tefhim veya tebliğ» edilmesi; son cümlenin «25 nci madde hükmü mahfuzdur» biçimine getirilmesi) birlikte Komisyona verilmiş, Adalet Komisyonunun bu önergeler ışığında düzenlediği yeni metin kabul edilmiştir. Önergelerin ve yeni metnin yazılı gerekçesi yoktur (Millet Meclisi 1 inci Dönem 65 inci Birleşim, 26.2.1965, s. 531–532; 71 inci Birleşim, 9.3.1965, s. 202). Sayfa taranmış görüntüdür; metin görüntüyle sözcük sözcük okunarak yazılmıştır.

TBMM · M. Meclisi S. Sayısı 524 (1/516, 2/288, 2/325; Millet Meclisi 1 inci Dönem 62 nci Birleşim tutanağına ekli), Hükümet tasarısının bölüm ve madde gerekçesi (BEŞİNCİ BÖLÜM), s. 11

14/11/2007 tarihli ve 5711 sayılı Kanunun 17. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesi

(Değişik birinci fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.)

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

Madde ile, kat malikleri kurulu kararları aleyhine kurul toplantısına katılmayan veya katılıp da aykırı oy kullanan kat maliklerinin, kurul kararları aleyhine gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açma hakkı düzenlenmiştir. Ancak, böyle bir davanın açılması için belli bir süre koşulu getirilmiştir. Böylece uygulamadaki kat malikleri kurulunca alınan bir kararın üzerinden yıllar geçtikten ve gerekleri yerine getirildikten çok sonra açılan iptal davaları sebebiyle ortaya çıkan anlaşmazlıkların önüne geçilmek istenmiştir.

Ayrıca, maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen para cezasının miktarı, günün ekonomik koşulları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi dikkate alınarak değiştirilmiştir. Para cezasının belirlenmesinde her ne kadar Türk Ceza Kanununa atıf yapılmış ise de, söz konusu para cezası, hukuk mahkemesi tarafından verilen disipliner ve tazmini nitelikte bir para ceza olup, sabıka kaydına da geçmeyecektir.

Not: Kanunlaşan metin tasarı/teklif metninden farklıdır (komisyonda ya da Genel Kurulda değiştirilmiştir); gerekçe tasarı/teklif metnine aittir.

TBMM · S. Sayısı 35, 1/332 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 16), s. 9

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.