Patent ve Faydalı Model · Patentlenebilirlik Şartları
SMK Madde 82 — Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnaları
Patentlenebilir buluşlar ve patentlenebilirliğin istisnaları
(1) Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.
(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
d) Bilginin sunumu.
(3) Aşağıda belirtilen buluşlara patent verilmez:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
b) Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
c) İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemleri.
ç) Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
d) İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
(4) Üçüncü fıkranın (a) bendi kapsamında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olması, bu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez.
(5) Üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen mikrobiyolojik işlem, mikrobiyolojik materyal içeren, mikrobiyolojik bir materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan herhangi bir işlemi; esas olarak biyolojik işlem, melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulünü ifade eder.
(6) Üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hüküm, aynı bentte sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmaz.
İçtihatlar
SMK 82/11 karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/1743 · K. 2025/7581 · 16.12.2025
… Ancak, bilindiği üzere bir buluşun patentlenebilmesi, buluşun yeni ve buluş basamağının bulunmasıyla birlikte sanayiye uygulanabilir olmasına bağlıdır. [6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 82/1] Buluşa incelemeli patent verildiğine göre aksi ispat edilene ve dolayısıyla hükümsüzlüğü kesinleşinceye kadar (SMK m. 138 ve m. 139) sanayiye uygulanabilir olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, bilirkişi kurulu buluş kapsamındaki ürünün üretilmesi halinde, ortopedik cerrahide kullanılabileceğini, ancak malzeme tedariki yapılamadığı için projeye devam edilemediğini belirtmiştir. …
SMK 82/31 karar · (c) bentleri
SMK 82/3-c1 karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
E. 2017/145 · K. 2021/1278 · 21.10.2021
… Türk Hukuku’nda 551 sayılı KHK’nin 6. maddesinde patent verilemeyecek konular ve buluşlar belirlenmiştir. Bu kapsamda 551 sayılı KHK’nin 6/1-e (SMK 82/3-c) maddesinde “İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri” patent verilemeyecek konu ve buluşlar arasında sayılmıştır. A.K.’nin 6/2 maddesinde ise; 551 sayılı KHK’nin 6/1-e maddesinin bu usullerin herhangi birinde kullanılan terkip ve maddeler ile bunların üretim usullerine uygulanmayacağı düzenlenmiştir. …
Madde geneli4 karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/4134 · K. 2026/1068 · 25.02.2026
… 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 138. maddesi gereğince davalının hukuka aykırı olarak tescil ettirdiği 2013 11844 tescil numaralı incelemesiz patentin SMK'nın 82, 83. maddeleri uyarınca patent verilebilirlik şartlarını taşımadığını, davacı/karşı davalının asıl davaya mesnet olarak gösterdiği 2013 11844 tescil numaralı incelemesiz patentin daha önceden başka kişilerce kamuya arz edildiğini, bu patent ile ilgili WIPO/Patentscope patent veri tabanında yapılan araştırma sonucunda çok sayıda yüz tanıma ile ilgili patent dokümanlarının (1-42) bulunduğunu, bu dokümanların davacı-karşı davalıya ait TR 2013 ... numaralı incelemesiz patentin yenilik ve buluş basamağı özelliğine sahip…
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
E. 2023/1380 · K. 2025/1724 · 11.12.2025
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patentin sahibi olduğunu. Davalı tarafça davacıya şirkete gönderilen Kadıköy 13. Noterliği'nin 14 Mayıs 2020 tarih ve 6171 sayılı ihtarname ile patent hakkına tecavüz edildiğini ileri sürdüklerini, dilekçede ayrıntıları ile ortaya konacağı üzere, davalı adına tescil edilmiş olan 2014/101086 sayılı patent, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. 82 ve md. 83'de belirtilen patent verilebilirlik şartlarını taşımamakta olduğunu, keza davalı şirket tarafından patent başvurusu yapılırken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md. …
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
E. 2025/589 · K. 2025/735 · 27.05.2025
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin sahip olduğu "..." markası ile plastik ambalaj sektöründe 1989 yılından bu yana hizmet vermekte olduğunu, birikim ve tecrübesini günümüze taşıdığını, davalıya ait ... sayılı kolay kullanımlı bardak patentinin SMK'nın 82 kapsamında "yenilik" ve "buluş basamağı içerme" kriterinden yoksun olup, hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle davalıya ait ... numaralı patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini karşılamaması nedeniyle SMK'nın 138. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
E. 2024/88 · K. 2026/303 · 19.02.2026
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına tescil edilen ... tescil numaralı patentin SMK’nın 82. maddesi uyarınca yenilik özelliğinin bulunmadığını, davalının buluşunun “Bu buluş, kafe, restoran gibi ticari mekanlar ve konutlarda kullanılan tamamen açık durumda iken korkuluk görevi gören, mekanın istenilen ölçüde havalandırılmasını sağlayan açıklık seviyesi ayarlanabilir yatay pencere sistemi ile ilgilidir” şeklinde özetlendiğini, bu özette ve patentin istemlerinde yer alan unsurların uzun süredir kullanıldığını, ... arama motorunda bu konuda çok sayıda video bulunduğu, https://www.... linkinde yer alan 07 Ekim 2015 tarihli, https://www.... linkinde yer alan 13/06/2015 tarihli,…
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Maddenin birinci fıkrasında patent verilme kriterleri belirlenmiştir. Buluşa patent verilebilmesi için yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartlarını taşıması gerekmektedir. Herhangi bir sınırlama olmaksızın, teknolojinin her alanındaki buluşlar bu kriterleri sağlaması şartıyla patentlenebilecektir.
Maddenin ikinci fıkrasında, dünyadaki patent sistemlerinin birçoğunda olduğu gibi buluş niteliğinde sayılmayan konular belirtilmiş ve bunların patent verilerek korunacak nitelikte kabul edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Keşifler doğada var olan ancak henüz bilinmeyen nesnelerin veya olayların ortaya çıkarılmasıdır ve patentlenemez. Ancak keşfedilen bir maddenin teknik bir problemin çözümünde kullanılması patent konusu olabilir. Örneğin, bilinen bir maddenin mekanik şoklara dayanıklı olduğunun bulunması bir keşiftir ve patentlenemez. Ancak, demiryolu traverslerinin bu maddeden imal edilmesi bir buluştur ve patentlenebilir.
Bilimsel teoriler keşiflerin daha genel bir şeklidir ve aynı kural burada da uygulanır. Teknik bir kuralı ifade etmedikleri için buluş değildir. Örneğin, yarı iletkenlikle ilgili fiziksel bir teori patentlenemez ancak yeni yarı iletken cihazlar ve bunların üretimine ilişkin usuller patentlenebilir.
Matematiksel yöntemler de soyut veya yalnızca akılla ilgili yöntemler olduğundan patentlenemez. Örneğin, bölme işleminin kısa yoldan yapılmasına ilişkin bir yönteme patent verilmez. Bu tür bir hesaplama yapan cihaz patentlenebilir.
Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemlerde müşterek olan husus teknik bir faaliyet ile ilgili bilgi vermemiş olmalarıdır. Bu nedenle patentlenemezler. Örneğin, yabancı dil öğrenimi veya bulmaca çözümü için geliştirilen yöntemlere patent verilemez. Bununla beraber bir oyunun oynanması için geliştirilen cihazlar patentlenebilir.
Son zamanlarda patent verilmesi konusunda en çok tartışılan konulardan birisi de bilgisayar programlarıdır. Bilgisayar programı, kavram olarak bir bilgisayarın işletilmesi ile ilgili talimatları kapsar. Kaynak ve nesne kodları, problem veya sistem analizi, program akış planı, kodlama aşamaları itibarıyla bilgisayar programı patent korumasından yararlanamaz. Bununla birlikte bilgisayar programlarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki korumadan yararlanması mümkündür.
Bir buluşun patentle korunabilmesi için teknik bir problemi çözmesi gerekmektedir. Bilgisayar programları bilgisayarda veya bilgisayar özelliği gösteren herhangi bir cihazda çalıştırıldıklarında veya yüklendiklerinde cihaz içindeki işlemcide, bellekte fiziksel değişmelere neden olmaktadır. Bu fiziksel değişimler sıradan teknik etki olarak kabul edilmekle beraber bilgisayar programlarının patentle korunması için yeterli olmamaktadır. Bir bilgisayar programının patentle korunabilmesi için göstermiş olduğu bu sıradan teknik etkinin ötesinde ileri bir teknik etki göstermesi gerekmektedir.
Örneğin ABS (Kilitlenme Karşıtı Frenleme Sistemi) programı, iki mobil cihaz arasında daha hızlı veri iletişimini sağlayan metodu gerçekleştiren program, veri şifreleme metodunu gerçekleştiren program patentle korunabilecek bilgisayar programlarıdır. Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler, bilginin derlenmesi, düzenlenmesi ve sunulması ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller, matematiksel metotların kendisi teknik olarak kabul edilmemektedir. Bu nedenle, bunları gerçekleştiren bilgisayar programları da patentle korunmamaktadır.
Ancak, bir bilgisayar programı bir cihaz ile birlikte patent korumasına hak kazanabilmektedir. Teknik olmayan özelliklere sahip ve yorumu sübjektif değerlendirmeler gerektiren estetik niteliği bulunan mahsuller ile edebiyat, sanat ve bilim eserleri buluş niteliğinde sayılmadığından bunlara patent verilmez. Örneğin, resim, heykel ve mimari çizimler patentlenemez. Bununla beraber estetik niteliği bulunan mahsullerin gerçekleştirilmesinde kullanılan cihaz veya yöntemlere patent verilebilir. Örneğin, bir kumaş üzerindeki sadece estetik niteliği olan desene patent verilmezken bu deseni kumaşa uygulayan cihaz veya yöntem patentlenebilir.
Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan yöntemler teknik nitelik taşımayan usuller oldukları için patentlenemezler. Örneğin, internette sunulan bilgiler patent konusu olmazken bu bilgileri sunmada yardımcı olan cihazlar patentlenebilir.
İkinci fıkrada ayrıca, bu fıkra kapsamında yer alan konular için münhasıran koruma talep edilmesi halinde bu konuların patent koruması kapsamı dışında kalacakları belirtilmiştir. Örneğin, bir bilgisayar programının kendisi patentlenemeyecektir ancak, bilgisayar programı patent korumasına hak kazanan bir cihazın çalışması ile ilgili ise bu cihaz ile birlikte koruma talep edilmesi halinde patent korumasına hak kazanmaktadır.
Üçüncü fıkranın (a) bendinde, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşların patent verilerek korunamayacağı hükme bağlanmıştır. Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırılık kavramları, genel hukuk kavramları olarak seçilmiş olup, hukukumuzda geçerli olan kurallar çerçevesinde yorumlanarak anlam kazanacaktır.
Üçüncü fıkranın (b) bendinde, canlıların patentlenebilirliğine dair sınırlar çizilmiştir. Biyoteknoloji alanındaki çalışmalar yüksek maliyetli ve uzun solukludur. Bu nedenle, biyoteknolojik buluşların patentle korunarak desteklenmesi gereklidir. Ancak, bu alanda ortaya çıkarılan gelişmelerin her zaman buluş niteliği taşımaması, örneğin buluş basamağını içermemesi ya da keşif olması, patent kapsamı dışında bırakılmasını gerektirmektedir. Bitki çeşitleri, modern biyoteknolojik yöntemlerin yanı sıra, geleneksel yöntemlerle de elde edilebilmekte ve ülkemizde 8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ile korunmaktadır. Hayvan ırkları için de 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu yürürlüktedir. Bu nedenlerle, buluş niteliği taşımasına karşın geliştirilen bir bitki çeşidi ya da hayvan ırkı, çifte koruma sağlanmaması amacıyla patent kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca, bunların üretiminde kullanılan esas olarak biyolojik işlemler, yani melezleme ya da seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulü, buluş niteliği taşımadığından patent kapsamının dışındadır. Öte yandan, TRIPS’in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine uygun olarak mikrobiyolojik işlemler ve bunun sonucunda elde edilen ürünlere bir istisna getirilmiş; bu konudaki gelişmelere patent koruması sağlanmıştır.
Üçüncü fıkranın (c) bendinde, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi dahil tüm tedavi yöntemleri ile insan ve hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemlerinin patent verilerek korunamayacağı hükmü getirilmiştir. Burada amaçlanan kamu sağlığının korunmasıdır. Bu istisna, TRIPS’in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde verilen patentlenebilirliğin istisnaları kapsamında olduğundan uluslararası anlaşmalarla da uyumludur.
Üçüncü fıkranın (ç) bendinde, insan bedeni ve öğelerinin patentlenebilirliği hakkında sınırlar belirlenmiştir. Buna göre, eşey hücreleri dahil olmak üzere, oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni patentlenebilir bir buluş olarak kabul edilmemiştir. Bununla beraber, bir gen dizisi veya kısmi dizisi de dahil olmak üzere, insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi de patentlenebilir bir buluş değildir. Sadece keşiften kastedilen; sanayiye uygulanabilirliği açıklanmadan, insan bedeninin öğelerinin rutin, bilinen ve basit tekniklerin kullanımıyla doğal ortamından sadece izole edilmesi ya da üretilmesidir. Bu tür uygulamalar basit bir keşif olarak değerlendirilecektir. İnsan bedeninin öğelerinin, bu şekilde herhangi teknik bir bilgi eklenmeden, sadece doğal ortamdan izole edilmesi ya da üretilmesi, doğada var olanın sadece ortaya çıkarılması olarak nitelendirileceğinden, bu durum doğada var olanın keşfinden öteye geçemeyecektir. Bu tür bir uygulama ile elde edilen öğeler, örneğin bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi patentlenebilir buluşların kapsamı dışında kalacaktır. Bununla birlikte, doğal ortamından izole edilen insan bedeninin öğelerinin, örneğin bir gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin fonksiyonunun bulunması, patentlenebilirlik kriterlerinden biri olan sanayide uygulanabilirliğin sağlanması durumunda, artık doğada olanın sadece keşfedilmesi kapsamından çıkılarak, bir buluşun ortaya çıkarıldığı kabul edilecektir. Bu tür buluşlara ilişkin patent başvurularında gen dizisinin veya kısmı gen dizisinin sanayiye uygulanabilirliğinin yani fonksiyonun açıklanması gerekecektir. İnsan bedeninden ya da doğal ortamından izole edilen veya diğer şekilde üretilen unsurlar, örneğin tanımlama, saflaştırma veya sınıflandırma ya da insan bedeni dışında üretilme gibi, doğada kendiliğinden ortaya çıkmayan, sadece insan müdahalesiyle uygulamaya konulabilecek nitelikte teknikler neticesinde ortaya çıkacağından, patentlenebilir buluşlar arasında değerlendirilecektir. Bu kapsamda, bir gen dizisi veya kısmi dizisi de dahil olmak üzere, yapısı doğal olanından farklı olan ve insan bedeninden izole edilen ya da başka bir teknik işlem sonucunda üretilen bir öğe, doğal olanıyla aynı olsa dahi, patentlenebilir bir buluş olabilecektir. Ancak, doğal ortamından izole edilen insan bedeninin öğelerinin sanayide uygulanabilirliğinin bulunması halinde, bu buluşlara patentlenebilirlik şartlarını sağlaması şartıyla patent verilebilecektir. Bu durumda, patente sağlanan korumanın kapsamı da buluşun patentte açıklanan sanayiye uygulama alanıyla sınırlı olacaktır, patente sağlanan hak, doğal ortamındaki insan bedeninin öğelerini kapsamayacaktır. Örneğin gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin fonksiyonunun bulunması ile ortaya çıkarılan buluşa sağlanan patent koruması, gen dizisinin patentte açıklanan fonksiyonu ile sınırlı olacaktır. Böylece, fonksiyonu belirtilmeksizin, bir gen dizisi ya da kısmı gen dizisinin sadece doğal ortamından izole edilmesi ya da üretilmesi, teknik bir bilgi içermediğinden patentlenebilir bir buluş olarak kabul edilemeyecektir. Sanayiye uygulanabilirliğin sağlanabilmesi için, gen dizisi ya da kısmi gen dizisinin bir protein ya da protein parçasının üretilmesi için kullanılması durumunda, bu proteinin ya da protein parçasının veya hangi fonksiyonu yerine getirdiğinin tanımlanması gereklidir.
Üçüncü fıkranın (d) bendi ile, patentlenebilirlik şartlarını sağlasa dahi bazı biyoteknolojik buluşların patent koruması kapsamı dışında bırakılması öngörülmüştür. Bu istisnai durumların temelinde bu buluşların kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı bulunması yatmaktadır. Bu nedenle maddede insan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlarla ilgili buluşlar patent koruması dışında tutulmuştur.
Maddenin dördüncü fıkrasında buluşun ticari kullanımının sadece mevzuatla yasaklanmış olmasının, aynı zamanda kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık anlamına gelmediği belirtilmiştir. Ancak, ticari kullanımı mevzuatla yasaklanmış bir buluşun ticari kullanımı, aynı zamanda örgütlü kamu yaşamını da muhtemelen tehdit edecekse, kamu düzenine aykırılığı beraberinde getirir.
Maddenin beşinci fıkrasında, üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen “esas olarak biyolojik işlem” ifadesinin tanımı yapılmıştır.
Maddenin altıncı fıkrasında, üçüncü fıkranın (c) bendinde yer alan hükmün, aynı bentte sayılan yöntemlerin herhangi birinde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler hakkında uygulanmayacağı açıklanmıştır. Böylece, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemlerinde kullanılan ürünlerin, özellikle madde ve terkiplerin, patent verilerek korunacak nitelikte buluş olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 82), s. 40–43Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.