İçeriğe geç

Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi ve Tanınması

MÖHUK Madde 54 — Tenfiz şartları

Tenfiz şartları

(1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması.

b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması.

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.

ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.

İçtihatlar
MÖHUK 54/17 karar · (a) (c) (ç) bentleri
MÖHUK 54/1 geneli2 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5278 · K. 2023/1319 · 06.03.2023

Mahkemece 27.03.2015 tarih, 2014/530 E. ve 2015/177 K. sayılı kararı ile İtalya Usul Kanunları gereğince tebliğ edilmeden bir yıl bekletilmek sureti ile kararın kesinleşmesi mümkün ise de bu usûl hükmünün tebligata ilişkin Lahey Sözleşmesine üstün tutulamayacağı gibi kamu düzeninden olan Türk tebligat mevzuatına aykırı olduğu 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca evrensel bir hak niteliğindeki savunma hakkının ihlali olduğu gibi kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, bu sebeple tanıma ve tenfiz koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2023/1503 · K. 2024/330 · 28.02.2024

… Nitekim, 5718 sayılı Kanunda tenfiz için 54 üncü maddede öngörülen usul hukukuna ilişkin şartlardan, kararı veren mahkemenin tabii olduğu usul hukukuna göre değerlendirilebileceği ilkesinden hareket edildiği açıktır. Bu bakımdan kendi usul hukuku hükümlerine göre “ ilam” niteliğinde kabul edilen bir mahkeme kararını Türk İcra Hukukunda yer alan bir düzenlemeye benzeterek, belirli bir miktar paranın ödenmesi ihtarını içeren emirname veya “ödeme emri” olarak nitelemek imkansızdır. …
MÖHUK 54/1-a1 karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

E. 2015/17869 · K. 2016/1616 · 03.02.2016

Yabancı mahkemece verilen velayete ve nafakaya ilişkin kararın Türkiye'de icra olunabilmesi, tenfiz kararı verilmesine bağlıdır (5718 s. MÖHUK m. 50/1). Tenfiz kararı verilmesinin koşulları yasanın 54. maddesinde sayılmıştır. Tenfiz kararı verilebilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında, karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması şarttır (5718 s. MÖHUK m. 54/1-a). Bu koşul gerçekleşmedikçe yabancı ilamın tenfizine karar verilemez. …
MÖHUK 54/1-c2 karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/7393 · K. 2022/2707 · 04.04.2022

Ancak, 5718 sayılı Yasa'nın 54. maddesinde tenfiz koşulları 4 bent halinde sayılmış olup yürürlüğe giren Yasa'da, 1. fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücretinin ortaklık üzerinde bırakılacağı hükmü düzenlenmiştir. …

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

E. 2015/8907 · K. 2016/1305 · 01.02.2016

Davalı vekili, tenfizi istenen kararın davalıya tebliğ edilmediğini, bunun adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, MÖHUK 54/1-c ve 54/1-ç maddeleri uyarınca aranan tenfiz şartlarını taşımadığını, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi, MÖHUK ve HMK uyarınca kararın usulüne uygun tebliğ ve kesinleşmesinin aranması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
MÖHUK 54/1-ç2 karar

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

E. 2026/370 · K. 2026/1213 · 11.06.2026

… getirilmediğinden tenfiz talebinin reddedilmesi gerektiğini, netice itibariyle davalı şirket hakkında hiçbir şekilde taraf teşkili sağlanmadan, usulüne uygun çağrı veya tebligat yapılmadan yürütülmüş yabancı yargılamanın ürünü olan söz konusu kararın, Türk hukukunda geçerli bir mahkeme ilamı gibi icra edilmesinin mümkün olmadığını, yabancı kararın, hem MÖHUK m.54/1-ç anlamında savunma hakkı ihlali oluşturmakta hem de MÖHUK m.54/1-c uyarınca Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmakta olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2026/751 · K. 2026/1254 · 13.07.2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK.'un 54. maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, hükmün kamu…
Madde geneli4 karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2023/1038 · K. 2024/538 · 06.11.2024

… Nitekim 5718 sayılı Kanun’da tenfiz için 54 üncü maddede öngörülen usul hukukuna ilişkin şartlardan, kararı veren mahkemenin tâbi olduğu usul hukukuna göre değerlendirilebileceği ilkesinden hareket edildiği açıktır. Bu bakımdan kendi usul hukuku hükümlerine göre “ ilam” niteliğinde kabul edilmeyen bir mahkeme kararını Türk hukukunda yer alan düzenlemelere benzeterek, ilâm olarak nitelemek olanaksızdır. Öyleyse, tenfize uygun yabancı bir mahkeme ilâmının, 5718 sayılı Kanun’da sınırlı olarak sayılan şartları taşıması hâlinde tenfize karar verilmesi gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

E. 2022/880 · K. 2022/1750 · 15.12.2022

… N.M.’da tenfiz için 54. maddede öngörülen usul hukukuna ilişkin şartlardan, kararı veren mahkemenin tabii olduğu usul hukukuna göre değerlendirilebileceği ilkesinden hareket edildiği açıktır. Bu bakımdan kendi usul hukuku hükümlerine göre “ ilam” niteliğinde kabul edilen bir mahkeme kararını Türk icra hukukunda yer alan bir düzenlemeye benzeterek, belirli bir miktar paranın ödenmesi ihtarını içeren "emirname” veya “ödeme emri” olarak nitelemek olanaksızdır. Öyleyse, tenfize uygun yabancı bir mahkeme ilamının, MÖHUK’da sınırlı olarak sayılan şartları taşıması hâlinde tenfize karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2022/6087 · K. 2023/1475 · 13.03.2023

… 2021/671 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi tenfiz kararının verilebilmesinin en önemli şartlarından birisi MÖHUK'nın 54 üncü maddesinin (c) bendi gereğince, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamasıdır. Kamu düzeni kavramı, yabancı hukukun uygulanmasına engel olan bir kural olarak MÖHUK'nın 5 inci maddesinde ele alındığı gibi, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde de tanıma ve tenfiz engeli olarak MÖHUK'nın 54 üncü maddesinin (c) bendinde düzenlenmiştir. Bu durumda kamu düzeni, yabancı hukukun uygulanmasını engellediği gibi aynı sebeplerden yabancı mahkeme kararının Türk mahkemeleri önünde tanıma ve tenfizini de engellemektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

E. 2022/5191 · K. 2023/1476 · 13.03.2023

1.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54 üncü ve devamı maddeleri.
Başka kararlar için içtihat aramasını açArama kutusu MÖHUK m. 54 ile dolar; aramak için Ara'ya basın.

Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.

Madde gerekçeleri1

İlk kabul gerekçesi

Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)

2675 sayılı Kanunun 38 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.

2675 sayılı Kanunun, yabancı mahkeme ilâmlarının tanınma ve tenfiz şartlarını düzenleyen 38 inci maddesinin (b) bendinde tanıma ve tenfiz için, ilâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması şartı aranmakta, buna mukabil yabancı mahkemenin yetkisi üzerinde durulmamaktaydı. Bu durumda, kendi hukukuna göre dahi yetkisiz olan veya hukuk devletlerinde kabul edilmiş genel yetki ilkelerine aykırılık taşıyan aşırı yetki kurallarına göre kendilerini yetkili kabul eden yabancı mahkemelerin verdikleri ilâmların da Türkiye’de tanınması ve tenfizi yolu açık kalmıştı. Böylece, yabancı mahkemelerin, ihtilâfla hiçbir hukukî ilişkisi olmamasına rağmen veya bir hukuk devletinde kabul edilmesi mümkün olmayan yetersiz ilişkilere dayanan yetki kurallarından istifade edilerek verilen yabancı mahkeme ilâmları Türkiye’de tanınıp tenfiz edilebilirdi. Hukuken sakıncası bulunan bu durumu engellemek amacıyla ilâmın “dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması” şartının da bir tanıma ve tenfiz şartı olarak ilgili bende eklenmesi gerekli ve yararlı görülmüştür. Dava konusu ve taraflarla hukukî ve fiilî anlamda gerçek bir ilişkisi olmaksızın yabancı bir mahkemenin kendisini yetkili sayması milletlerarası yetki hukukunda kabul edilmeyen bir “aşırı yetki” olarak kabul edilmektedir. Ancak bu tanıma ve tenfiz şartının, tenfiz hâkimince incelenmesi davalının bu konuda itiraz etmesi şartına bağlanmıştır. Tanıma ve tenfiz hâkimi, “ilâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması” şartını resen inceleyecek, ancak (b) bendine eklenen yeni tanıma ve tenfiz şartını davalının itiraz etmesi şartına bağlı olarak inceleyebilecektir. 38 inci maddenin (b) bendine eklenen yeni tanıma ve tenfiz şartının benzerleri birçok Avrupa ülkesi kanunlarında da bulunmaktadır.

Maddenin (ç) bendinde, “gıyabında” kelimesi yanına “veya yokluğunda” ibaresi eklenmek suretiyle, aleyhine tanınma ve tenfiz isteminde bulunulan kişinin savunma hakları, onun sadece gıyabında alınan ilâmlar için değil, fakat aynı zamanda verildiği ülke kanunlarına aykırı şekilde “yokluğunda” verilen mahkeme ilâmları için de teminat altına alınmıştır.

TBMM · S. Sayısı 47, 1/337 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 53), s. 28–29

Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.