Ortak ve Diğer Hükümler
SMK Madde 148 — Hukuki işlemler
Hukuki işlemler
(1) Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir, haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.
(2) Birinci fıkrada belirtilen hukuki işlemler işletmeden bağımsız olarak gerçekleştirilebilir.
(3) Sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması durumunda sahiplerden birinin kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşların önalım hakkı vardır. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Tarafların anlaşamaması hâlinde, önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın devrine karar verilmeden önce, satış bedelini, mahkeme tarafından belirlenen süre içinde mahkemenin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür. Cebri artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
(4) Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır.
(5) Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. 115 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
(6) Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir.
(7) Garanti markasının veya ortak markanın devri ya da ortak marka için lisans verilmesi, sicile kayıt hâlinde geçerlidir.
(8) Bu maddede yer alan hükümler, sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanır.
İçtihatlar
SMK 148/12 karar
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
E. 2025/330 · K. 2025/797 · 24.03.2025
… Asliye Ticaret Mahkemesince de, davacının talep sonucunun açıkça marka devir ve tescillerinin iptali ile dava dışı şirket adına tesciline ilişkin bulunduğu, sınai mülkiyet haklarının devrinin 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlendiği, dava konusu devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığının bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı şirket adına devirleri gerçekleştiren davalının, temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının 6102 sayılı TTK hükümlerine göre belirlenecek olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira yukarıda belirtildiği üzere işbu davada marka devir sözleşmesinin ve marka tescillerinin iptalinin talep edildiği hususları gözetildiğinde davaya bakma…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
E. 2023/1549 · K. 2025/1703 · 25.09.2025
Davalı ... vekili, itiraza mesnet tasarımın, dava dışı ... adına tescilli olduğunu, itirazın da ... tarafından 23.06.2021 tarihinde yapıldığını, davacı vekilince ...’ün müvekkili şirket çalışanı olduğu ve 21.01.2020 tarihli muvafakatname ile 2020/00500/1 sayılı tasarımın tüm hakları ile davacı şirkete devredildiğinin ifade edildiğini, SMK’nın 148. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, sınai mülkiyet hakları devri, miras yolu ile intikali, lisans konusu olması, rehin verilebilmesi, teminat konusu olabilmesi, haczi ve diğer hukuki işlemlere konu olabildiğini, aynı maddenin 4. fıkrasının “Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. …
SMK 148/41 karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/2900 · K. 2025/7781 · 24.12.2025
… devir bedeline ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalının devir bedelini ödemediği halde devir bedeli ödenmiş gibi göstererek işlem yapmasının şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırılık taşıdığı, davaya konu 2019/... sayılı markayı davacı şirketten bedelsiz, bağış yolu ile almak istediği halde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK)148/4 hükmü uyarınca geçerlilik şekli olarak noter onaylı şekilde yapılan devrin bağış yerine satış olarak yapılmış olmasının 6098 sayılı TBK'nın 19. maddesi kapsamında muvazaalı işlem mahiyeti taşıdığı, davacı şirketin sonraki ortakları ... ve ...'ın davalının eyleminden haberdar oldukları savunmasına işlemin muvazaalı olması nedeniyle hukuki…
SMK 148/52 karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/2728 · K. 2025/7726 · 23.12.2025
… A.Ş'nin eski ortağı olan ...'ın eşi ve yeni ortağının annesi olduğunu, bu nedenle 08.12.2023 tarihinde dava konusu markayı devralırken, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) SMK 148/5 hükmünde belirtilen iyiniyetli üçüncü kişi vasfına sahip bulunmadığını, ayrıca davalı devlet memuru olup dava konusu markayı devralmasını ve kullanmasını gerektirir herhangi ticari bir faaliyeti ve işletmesinin de bulunmadığını, davalının sicil kaydının düzeltilmesi talebini de reddettiğini ileri sürerek 2019/... sayılı "..." isimli markanın davalı adına yapılan devir ve tescil işleminin hükümsüzlüğünün tespiti ile bu markanın müvekkil şirket adına Kurum siciline kayıt ve tesciline karar verilmesini…
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
E. 2025/4044 · K. 2026/1033 · 23.02.2026
… devredildiğinden bahisle davacı...Hizmetler A.Ş.'nin işbu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliği kalmadığından davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiş ise de, davanın 13.10.2020 tarihinde açıldığı, davacının itiraza mesnet markalarının dava dışı şirkete devrine dair sicil kaydının en erken 15.10.2020 tarihi olduğu, SMK'nın 148/5 hükmü uyarınca sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, dava tarihi itibarı ile itiraza mesnet markaların davacı üzerinde kayıtlı olduğu, sonrasında devir sözleşmesinin sicile kaydı ile hak sahibinin değiştiği gözetildiğinde HMK'nın 125. maddesi de dikkate alınarak…
Madde geneli2 karar
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
E. 2024/813 · K. 2025/1578 · 10.12.2025
… bir hak sahibi olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, davalının ileri sürdüğü sözlü vasiyet durumunun dinlenen tanıklarca beyan edilmediği dikkate alındığında tek başına bu sözün dahi davalı tarafa marka hakkını iktibas yönünden hak sağlamayacağı, isim üzerindeki hakların kişi hayattayken münhasıran kendisine ait olduğu, vefatından sonra ise SMK'nın 148. maddesi gereği mirasçılarına intikal ettiği ve bu haliyle davacıların SMK'nın 6/6.maddesi gereği miras bırakanlarının isim ve soy isminin davalı tarafça marka olarak tescil ettirilmesi dolaysıyla hükümsüzlük talebinde bulunabilecekleri kabul edilmiş, kötü niyetli tescil iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
E. 2026/1711 · K. 2026/1507 · 11.09.2026
Oysa marka devir sözleşmesinin 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlenen hukuki işlemlerden olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Sözleşme ile devrine karar verilen haklar da SMK'nın 2/1-ı maddesinde belirtilen, sınai mülkiyet hakları kapsamında kalan marka haklarıdır. SMK'nın 1/2. maddesinde de bu Kanun'un; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsadığı belirtilmiştir. …
Künyeler hukuk sitelerinin madde yazılarından ve resmî kaynakta madde aramasından toplandı, her biri resmî kaynakta doğrulandı; gösterilen kısım kararın resmî metninden alındı. Güncelleme: 2026-11-01. Atıftan önce tam metni okuyun.
Madde gerekçeleri1
İlk kabul gerekçesi
Teklif eden: Hükümet tasarısı (Bakanlar Kurulu)
Uygulamada kötüniyetli birden çok devir yapılması durumlarıyla karşılaşılması, bu durumun hak kayıplarına neden olması, hak sahipliği konusunda tereddütlerin ortaya çıkması gibi nedenlerle, sınai mülkiyet hakkının devri için resmi yazılı şekil, bir geçerlilik şartı olarak öngörülmüştür.
Madde ile, sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması ve paydaşlardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması durumunda, diğer paydaşların kanuni önalım hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Önalım hakkının kullanılmasına ilişkin usul de maddede düzenlenmiştir. Buna göre, satış yapılana kadar satışı yapan paydaşa yöneltilecek olan önalım hakkı, satış yapıldıktan sonra payı devralan üçüncü kişiye karşı kullanılabilecektir. Payı devralanla önalım hakkı sahibinin devir konusunda anlaşamamaları durumunda uyuşmazlık, mahkeme tarafından çözülecektir.
Çalışanların buluşlarına ilişkin hak talebinde bedele ilişkin sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği hüküm altın alınmıştır. Bu bağlamda geçerli bir hukuki işlem sicile kaydedilmediği sürece iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ve sonuç doğurmayacaktır.
Madde ile ayrıca, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı hakkının lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamayacağı ve teminat olarak gösterilemeyeceği düzenlenmiştir.
Not: Madde komisyonda değiştirilerek kabul edilmiştir; gerekçe tasarı/teklif metnine aittir. Sıra sayısının madde gerekçesi sayfaları taranmış görüntüdür; metin OCR (Tesseract tessdata_best, 300 dpi) ile okunup görüntüyle sözcük sözcük karşılaştırılarak yazılmıştır.
TBMM · S. Sayısı 341, 1/699 esas numaralı tasarının madde gerekçesi (madde 148), s. 66Gösterilen metin mevcut konsolide metindir. Hukuki işlemden önce resmî kaynağı kontrol edin; bu uygulama hukuki görüş yerine geçmez.